BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Sinan KARAÇALI · 07.11.2006 · 2 görüntülenme
Türk ahlakıdır.Komşusunu ısırmak vazgeçmediği huyudur.Buna gücü yetmeyincede işi havlamaya döker.Son dönemlerde Türk cenahta Kürdlere hakaret ve tehdit savurmada bir patlama yaşandı.Son demlerini yaşadıklarının alametleridir.Kendilerinin dostluğuna mıhtaç olduğumuz söylendi.Koca bir yalan.Kendileri inanmasada buna kendin pişir, kendin ye politıkası derler.Başka bir anlamda at yalanı, kendin inan.Türkler, bunu siyasetede bulaştırdılar.Aslında siyasetlerini bunun üstüne inşa etmişler.Adamların işi gücü Kürdlere hakaret ve tehdit etmek. Buna birde gerekçe lazım.Gerekçe üretmek Türkler için zor değil.Bunun için resmi kurumları bile var.Kurumlarda kelefeli insanlar görevli.Hepsi prof. ünvanlı, devlet övünç madalyalı.Önce bir güzel senaryo yazıyorlar,İddialar üretiyorlar.Bunu Kürd önderlerine mal ediyorlar. Arkasında saldırıya geçiyorlar.Küfür ve tehdit savuruyorlar.Kürdlere hakaret ve tehdit etmek moda oldu. Bunu solda, sağda ağız dolusu yapıyorlar.Celal Talabani’nin ABD resmi ziyaretinde yaptığı bir mulakat sonrası bu konu da bir patlama yaşandı.Önce yalan makineleri çalıştırıldı. Celal Talabani’nin sarfetmediği bazı sözler piyasaya sürüldü. Bunlar baz alarak resmi ve sivil kuruluşlarıyla, iktidar ve muhalefetiyle bir bütünlük içinde saldırıya geçildi.Türk ahlakıdır. Yalana dayalı politıkasız yapamiyorlar. Aslında bu bir yerde olan bitteni olmayan Türk kamuoyunda gizleme telaşıydı. Son dönemlerde her ne kadar Türkler, savaş narası atıysada mevcut dünya dengesinden dolayı tükürdüklerini yalamak zorunda kaldılar.Güney Kürd önderliğiyle bazı uzlaşmalara gitmek zorunda kaldılar. Celal Talabani’nin Yunan gazetesine verdiği mülakata “Türkiye ile ilişkilerin düzeltileceği döneme girdiğimize inanıyorum.” sözü aslında bu gizli mutabakatı dilendiriyor.Bu mutabakat Türkleri tatmin etmiş olmayacak ki, havlamaları bundan ileri geliyor. Celal Talabani’ye karşı başladıkları karalama, hakaret ve tehditin nedeni de bundan kaynaklanıyor.TC Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, olup bittenlerin ilk elden tanığı olduğu için Kürd liderlere hakaret ve tehdit edilmesinin başını çekiyor.Daha evel Radikal gazetesine verdiği bir mulakata Güney Kürd siyasal önderliğini şu sözlerle tehdit ediyordu. „ABD'nin Irak'tan çekildiğinde Talabani'nin komşuları ile yaşamak zorunda kalacağı..Ölçüsüz davranırlarsa, ellerindekini kaybedeceklerdir. Dimyata pirince giderken, eldeki bulgurdan olurlar.“ demişti.Celal Talabani’nin Fransa ziyaret döneminde de Abdullah Gül gittiği Kayseri’de gazetecilerin bir sorusu üzerine aynı tehdidi bir kez daha tekrarladı."Talabani ve Barzani eğer ABD’nin oradaki varlığına güvenip ihtirasa kapılırlarsa, unutmasınlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu bölgede ilelebet kalıcıdır. ABD ise bir süre sona gider. Talabani ve Barzani ihtirasa kapılmasınlar. İhtiraslı liderlerin sonu bellidir. Ellerindekileri de kaybederler. Miloseviç’in hali ortada. Karadağ gitti, koskoca Yugoslavya dağıldı.”Bu tehdidi yapan sadece Abdullah Gül değildi. Bir bütün olarak Türk devlet yetkilileri ve muhalefet çevreleriydi.Aslında bu saldırı psikolojik savaşın ta kendisiydi. Anlaşılan yine eski hikaye. Mesele üzüm yemek değil, bağcı dövmekse bunun çok yolu var. Bu konu da Türklerin torbasında yeteri kadar deney var.Fakat modası geçmiş.Eskisi gibi alıcı bulmuyorAlıcı bulmayıncada Türk’ün payına havlamak düşüyor.Hani bir söz var.Isıran köpek diş göstermez.Bu herifçioğuları dişlerinin çekildiğini biliyorlar,Kürdleri ısırmak isteseler bile, artık ısıramayacaklarını biliyorlar.Çünkü ABD’nin bölgede geçici değil, kalıcı olduğunu herkesten çok onlar biliyorlar.Bu nedenle Kürdleri tehdit etmekten vaz geçsinler.Zaten bize karşı suçludurlar.Birikmiş suçlarına yenilerini eklemesinler.Kürdlerle dost olmaya baksınlar.Bugünden sonrada bize muhtaçtırlar.21. Yüzyılın yükselen milletiyiz.Petrol ve su zengini bir milletizKendilerinede vereceğimiz kemiğimiz olur,Yeterki kapımızda havlasınlar.05 Kasım 2006
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.