Siyaset

KHRP heyeti Van'ın köylerinde incelemelerde bulundu

Alixan Aras · 06.07.2006 · 2 görüntülenme

  VAN - Kürt İnsan Hakları Projesi (KHRP) çalışanlarından İngiliz avukatlar Lucy Claride ve Catriona Vine'den oluşan heyet, 5233 sayılı 'Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun çerçevesinde kurulan tazminat komisyonlarının çalışmalarını yerinde incelemek amacıyla, Van'da köy ve mezraları ziyaret etti. Boşaltılan köylerine geri dönen bazı köylüler, asker baskısından korktukları için heyet üyeleri ile konuşmak istemezken, okul, sağlık ocağı, yol, su ve elektirik sorunları olduğunu belirttiler.Merkezi Londra'da bulunan KHRP çalışanları Av. Lucy Claride ile Catriona Vine'den oluşan heyet, Van Göç-Der yöneticileri Burhan Borak ve Şemsettin Abi ile birlikte Gürpınar'a bağlı Taşnacak Mezrası (Xırabedar) ve Özlüce (Araz) Köyü'nde incelemelerde bulundu. Köylü kadınlar, heyet üyelerini tandır ekmeği, otlu peynir ve ayran ikram ederek karşıladı. Heyete bilgi veren Xırabedar köylüleri, mezranın 1994 yılında boşaltıldığını, 2001 yılında ise geri dönüşlerin başladığını söyledi. Şu anda mezrada 150 nüfus bulunduğunu belirten köylüler, birçok kişinin çadırlarda diğerlerinin ise kendi imkânları ile onardıkları eski evlerinde kaldıklarını, ancak okul, sağlık ocağı, yol, su ve elektrik gibi önemli sorunlarının bulunduğunu kaydetti. Askerlerden büyük baskı gördüklerini ifade eden köylülerden Mahmut Alıcı ise, konuyla ilgili bir süre önce suç duyurusunda bulunduğunu anlattı.'Su ve hastane sorunu var' Mezrada başta su ve hastane sorunu bulunduğunu ifade eden Asliye Abut ise, "Su sorununu ciddi bir şekilde yaşıyoruz. Su ihtiyacını gidermek için mezra meydanındaki çeşme, göçten sonra kuruduğu için, biz dağa doğru kazı yaparak suyu tekrar köye getirdik. Sağlık ocağımız olmadığı için, 50 kilometre uzaklıktaki hastaneye gidiyoruz. Doğumları da evde biz yaptırıyoruz" dedi. Devletten yana hiçbir beklentilerinin olmadığını ifade eden Abut, "Bizim devletten beklentimiz yok. Onlar zaten yardım etmiyorlar, yaşam koşullarımız ortada. Uluslararası örgütlerden durumumuzu görerek, çare bulmalarını istiyoruz. Özellikle de gıda ve sağlık yardımı bekliyoruz" diye konuştu.'Sürekli asker baskısı var' Askerlerin haftada 2-3 defa mezraya uğradığını, evleri boşaltıp arama yaptığını dile getiren Abut, "Ahıra girer gibi, ev içlerine postallarıyla girip, harabeye çevirip gidiyorlar" dedi.Heyet üyelerinin mayınların temizlenip temizlenmediği yönündeki sorusunu cevaplandıran köylüler, basında yer aldığı gibi bir mayın temizleme faaliyetinin olmadığını ve yakın zamanda köy yolunda mayın patladığını belirttiler. Köylüler, heyetin mezradan ayrılmasından sonra, askerlerin mezraya gelerek kendilerine sorular soracağını ve bu durumdan da kaygı duyduklarını ifade ettiler.Köyde her çocuğun hem Kürtçe hem Türkçe ismi var Heyet üyeleri bir süre mezradaki çocuklarla da ilgilendi. Her çocuğun 2 isminin olduğunu fark eden heyet üyelerinin merakını yine çocuklar giderdi. Çocuklar, nüfus müdürlüklerince Kürtçe isimler kabul edilmediği için aileleri tarafından kendilerine hem Kürtçe de Türkçe isim verildiğini söyledi. Kimliklerinin 8-9 yaşlarında çıkartıldığını ve Türkçe'yi okulda öğrendiklerini belirten çocuklar, bu nedenle derslerden geri kaldıklarını ve okulda uyum sağlayamadıklarını dile getirdi. Şilan adını verdikleri kuzularını heyet üyelerine gösteren çocuklar ile heyet üyeleri arasında şu ilginç diyalog yaşandı:"Çocuklar: Sizin memleketinizde de anneler ekmeklerinizi, tüm günlerini ayırarak tandırlarda mı yapıyor? -Hayır, bizde böyle değil ama sizin ekmeğiniz kokusu ve tadı daha güzel. Çocuklar: Sizin ülkenizdeki köy ve mezralardaki insanlar da böyle hastanesiz, okulsuz, susuz mu yaşıyor? - Hayır, bizde bu şekilde yaşanan köy ve mezralar yok. Çocuklar: Bizim imkanlarımız olsaydı, biz de sizin gibi yaşayabilirdik değil mi? - Evet Çocuklar: Sizleri tanımıyoruz ama isterseniz bizim evimizde akşamda kalabilirsiniz, yemek de yiyebilirsiniz. Biz de sizin ülkenize gelsek aynı şeyleri yaparlar mı?- Hayır. Bizi kendi evimizde gibi hissettiriyorsunuz, teşekkürler. Sanırım, Kürt misafirperverliğinin İngilizlerden çok daha iyi tlduğu da bir gerçek."Özlüce Köylüleri'nin asker korkusu Daha sonra Özlüce Köyü'ne geçen heyet üyeleri, burada da köylülerle görüştü. Kendilerine gereken yardımın yapılmadığını ifade eden köylüler, daha fazla bilgi veremeyeceklerini çünkü, askerlerin daha sonra köye gelerek kendilerine baskı yapacağını belirtti. Köylülerin asker korkusu nedeniyle konuşmak istememesi üzerine heyet üyeleri, köyden ayrıldı.'Köylülere tazminat ödenmeli' KHRP heyeti üyesi Lucy Claride, köy ve mezralarda yaptıkları inceleme sonucunda gözlemlerini şöyle açıkladı: "Geçen yıl Diyarbakır'da buna benzer bir çalışma yaptık ve Diyarbakır Belediyesi ile stratejik bir toplantı gerçekleştirdik. 5233 Sayılı Yasayla ilgili rapor hazırladık. 5233 Sayılı Yasa'nın etkinliği ve tazminat komisyonları ile ilgili kaygılarımız var. Bu ziyaretimizden çıkardığımız sonuçtaki izlenimimiz şu; bizim bu konudaki kaygılarımız haklı."10-15 yıl önce köylerini terk etmiş olan köylülere tazminat ödenmesi gerektiğini ifade eden Claride, "Bu tazminatın hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak yaşadıkları hasarları karşılayacak düzeyde olması ve etkili olması gerekiyor. Bu insanların eğer mümkünse köylerine dönmeleri ve mülklerine yerleşmeleri, mümkün değilse vatandaşlara kayıpları için tazminat verilmeli" dedi.Tazminat verilse bile kayıpların tazmin edilmesi için yeterli para verilmemesi yönünde de kaygı taşıdıklarını söyleyen Claride, "Yine aynı şekilde psikolojik hasar için bir karşılık ödenmiyor. Ve bu yüzden Türkiye uluslararası hukuka göre yükümlülüklerini yerine getirmiyor" diye kaydetti.Rapor BM ve AİHM'e sunulacak Tazminat komisyonlarının çalışma biçimini izlemek amacıyla Türkiye'ye geldiklerini kaydeden Claride, incelemeleri ile ilgili bir rapor hazırlayacaklarını ifade etti.Hazırlanacak raporun Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gibi uluslararası kurumlara verileceğini ifade eden KHRP çalışanı Avukat Claride, raporun aynı zamanda Türkiye'nin AB'ye katılımı ve ilerlemesi konusunda lobicilik faaliyetlerinde kullanacaklarını belirtti.Duyarlılık çağırısı Yapılan incelemeler süresince heyete eşlik eden Göç-Der Yöneticisi Burhan Borak ise, BM Kalkınma Programı ve Avrupa'daki kurumların, Türkiye'de yaşanan zorunlu göç konusunda giderek daha duyarlı hale gelmesinden dolayı memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Yapılan incelemelerde, köye dönüşlerin tam anlamıyla bir trajediye dönüştüğünün açığa çıktığını belirten Borak, şunları kaydetti:"Bu inceleme ile bir kez daha, köye geri dönüşlerin birer trajediye dönüştüğü izlenimi ortaya çıktı. İnsanlarımız çok zor koşullar altında yaşıyorlar. Her türlü sosyal imkanlardan yoksun bir şekilde yaşam mücadelesi veriyorlar. Ancak Türkiye'nin bölgeye yığdı 250-300 bin dolayındaki asker ile bölge tekrar savaş alanına çevrilmek isteniyor. Bu konuda yeni bir göç dalgasının yaşanacağına dair ciddi endişelerimiz var. Türkiye'de yaşayan insanlardan, savaşın son bulması, köye dönüşlerin sağlanması için devletin gerekli koşulları sağlaması için duyarlı olmaya ve baskı oluşturmaya çağırıyoruz."KHRP heyeti, Van'da ayrıca İran, Irak ve Afganistan'dan gelen sığınmacıların durumu ile ilgili olarak sivil ve resmi kurum yetkilileri ile de görüşerek bir rapor hazırlayacak.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.