Siyaset

Kerkük ve Kürdistan’a karşı 22 Temmuz Darbesi..(1)

Spartakus Kardoxi · 06.08.2008 · 2 görüntülenme

    Irak Temsilciler Meclisi’nin 22 Temmuz günü “Irak Yerel Seçimler Yasa Tasarısı”nı “gizli” oylama yoluyla kabul edilmesinden sonra Kürdlerle Araplar arasında 2003 yılından beri süren ilişkiler/uzlaşılar sürecine geriye dönüşü olmayan bir kırılma noktası oldu..Bir çok siyasi gözlemci “22 Temmuz coup d’etat” sından yada “yasal darbe” den söz ediyorlar.. 

  1. Temmuz’da ne oldu?

 Aslında uzun dönemden beri Irak’ta “Yerel Seçimler Yasa Tasarısı” üzerine tartışmalar vardı.. Şii, Sünni ve Kürd temsilcileri arasında “uzlaşı” temeli üzerinde bir yasa taslağını hazırlama hususunda ön görüşmelerde vardı.. 22 Temmuz günü Irak Patlamento Başkanı Mahmud El Meşadani iki yardımcısının itirazlarına, Kürdistan İttifakı, Kürdistan İslami Birliği, Irak Komunist Partisi ve daha bir çok parlamenterin itirazlarına ve oturumu boykot etmelerine rağmen, hazır bulunan 140 milletvekilinin 127’sinin oyuyla yasayi geçirdi.Kürd tarafı El Meşadani “gizli oylamayi” önerdiği an oturumu terketti.. Fakat “Yerel Seçimler Yasa Tasarısı”da Kerkük’e ve Kürdlerin var olan kısmi anayasal haklarına karşı doğrudan darbe niteliğinde olan bölümler vardı..“Gizli oyalama” hikayesi gündeme gelmeden önce neden Kürd tarafının projeye tavır almadığı benim için bir “sır” olarak kalmaya devam ediyor.. Çünkü Yasa Tasarısında: 

  1. Kerkük Seçimlerinin ertelenmesi,
  2. Kerkük statüsü netleşene kadar Kerkük’te iktidarın Araplar, Kürdler ve Türkmenler arasında %32 ve Asurilere %4 oranında paylaşılmasına,
  3. Kerkük güvenliğini Kürd Peşmergelerinden alınarak Güney ve Orta Irak’dan getirilecek Arap güçlerine devredilmesine,
  4. Bir komisyon oluşturularak nüfus yapılanmasından yapılan tahribatların tespit edilmesine vs..vs..

 Aslında bu tasarı, “Kerkük’ü yeniden araplaştırma ve tahrip politikasını” yasalaştırma girişimi ve Kürdlere karşı Irak ve bölge devletlerinin uzun süre üzerinde çalıştıkları örgütlü ve planlı bir komploydu..Bugün elimizde Türk, İran ve diğer Arap ülkelerinin alanda yürütükleri anti Kürd faaliyetler hakkında geniş bilgiler vardır. Kürdistan Başkanı Mesud Barzani, Kürdlere karşı girişilen 22 Temmuz darbe girişimini değerlendirirken “dereki”(dış) güçlerin rolune işaret etmesi bu anlamda kayda geçirilmesi gerekir.Kürdler, “Yerel Seçimler Yasa Tasarısı” nın Parlamento’dan geçirilmesi meselesinde iki noktadan itiraz ettiler.

  1. Gizli oylama(Irak Anayasasının 53.maddesi yasaklıyor)
  2. Tewafuq(uzlaşı/konsensüs)un olmayışı..

 Aslında Kürdlerin bugün ( haklı olarak) sarıldıkları bu iki gerekçe orta ve uzun vadede Kürdlerin kazanım ve istemleri konusunda güvence teşkil etmiyorlar.. Aslında demokratik ülkelerde oylamaların iki türü de mevcuttur. Yarın Irak parlamentosu bir yasayı geçirerek “gizli” oylamayi yasallaştırabilir... Kaldı ki bu gizli oylama Irak Anayasasının “ değişmezleri” arasında yer almıyor. İkinci gerekçe olan “uzlaşı” meselesinin hiç anayasal bir dayanağı yok.. Doğrudur.. Saddam rejiminin yıkılmasından sonra Irak’ta gerçekleşen tüm önemli gelişmelerde “uzlaşı” arandı. Amerikalıların başkanlığında Sünni Araplar, Şii Araplar ve Kürdler uzlaşarak Irak’ın politik yaşamının temel taşlarını atılar.(Tal, Anayasa, Seçimler, başkanlık konseyi, Parlamento başkanlığı, başbakanlık vs.vs..)Bir ülkede taraflar arasında “uzlaşı” yoluyla siyasal yaşamı örgütlemek mümkündür.. Bazı demokratik ülkelerde yazılı anayasada yoktur.. Geleneksel pratikleri olan bir hukukları vardır.. Fakat Irak gibi hiç demokratik bir geleneği olmayan bir ülkede bırakın “pratik gelenekleri” yazılı “Anayasaları” dahi dinleyen olmuyor.Kürd hakları ve kazanımları hiç yazılı hukuki bir dayanağı olmayan bu “pratiklere” havale edilemez..Bu anlamda “22 Temmuz darbesi” yabancı hakemlerin(Bremer, Halilzad vs vs.) başkanlığında zoraki olarak sürdürülen “uzlaşı” sürecinin gerçekliğini ortaya çıkardı..Yine “22 Temmuz darbesi” KDP ve YNK’nin El Dawa ve Irak İslam Devriminin Yüksek Şurası ile imzaladıkları dörtlü ve Irak İslami Partisiyle imzaladıkları üçlü “stratejik antlaşmaların” kof olduğunu ve kağıt üzerine kaldığını gösterdi.. Ayrıca “22 Temmuz darbesi” , Kürdlerin Şiilerle imzaladıkları “hükümet protokolu” ve “ortaklığa” nın gerçek yüzü ne ortaya çıkardı.. Çünkü, Şiiler “Yerel Seçimler Yasa Tasarısı” Parlamento’dan geçmeden önce Kerkük’e ilişkin yukarıda 4 madde olarak ifade ettiğim hususları Kürdlere öneri olarak getirmişlerdi. Bu 22 Temmuz’da çıkan yasa sadece El Meşadani’nin işi değil.. (Kek Mesud Bağdat’ta olduğu zaman Meşadani’nin 3 randevu istemini reddetmesi yerindeydi) Bu komplo geniş çaplıydı.Dış güçleri hariç tutarsak Şiilerde dahil olmak üzere tüm Arap ve Türkmen oluşumlarının ortak girişimiydi.. Parlamento oturumundan bir gün önce bir dizi Şii ve Sünni çevreleri Meşadani’nin evinde toplantı yaptıkları biliniyor. Orada Parlamentoda takınacakları pratik adımlarına son biçim verdiler..Yine 22 Temmuz günü yapılan oylama Irak Parlamentosunda anti Kürd cephesinin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu.. Saddam’ın yıkılmasından sonra “uzlaşı” temelinde Sünni ve Şii Arapları barıştırmak için büyük çabalar sarfeden Kürdler, 22 Temmuzda uzlaşan araplar tarafından dıştalandılar ve bir kaç dostlarıyla kendilerini kapıda buldular.. Uzlaşan Araplar Kürdlerin Irak devletinin kuruluşundan beri uğruna tüm kıyımları göze aldığı Kerkük’ü yeniden tahrip etmek için Parlamento kararı çıkardılar.. Devam edecek

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.