Siyaset

Kerkuk, Maraş ve Urmîye Arasındaki Fark Ne?

Rojhat Badikî · 09.04.2007 · 2 görüntülenme

Kerkuk  ve diğer işgal altındaki bölgelerin kaderini tayın edecek Referandum tarihi yaklaştıkça, Kürt tarafı ile sömürgeci güçler arasındaki çelişki ve çatışmaların dozu da artacaktır.  Bu bağlamda, Kerkuk’ e yapılacak saldırı, Diyarbakır’ a yapılmış sayılır sözü çok tartışıldı, Kürt halkı içersinde epey ilgi ve sempati topladı. Duygular, ulusal-yurtseverlik duyguları kabardı, doğusu-batısı ile  kuzeyi-güneyiyle bir tek halk olmanın bilinci kitleselleşti.Anlar ve olaylar esnasında, kitle psikolojisini yönlendirebilecek slogan ve şiarların yükseltilmesi ile bir anda önü alınamiyacak güçlü bir silah konumuna gelir. Bunda kitlelerin ezilme, horlanma, sömürülme insan yerine konmama, bütün asgari insan haklarından mahrum edilme psikolosinin temel rol oynamaktadır. Ezilenlerin psikolojisi etki itibari ile bir bombadan daha güçlüdür. Ezilenlerin, kendilerini ifade eden bir slogan yada bir şiarla tanışması ve onu kendisinin bir parçası olarak hissetmesi ile onun yönlendirmesi altına girmesi an meseledir. Ulusal bağımsızlık mücadelesinde böylesi an ve şiarların fonksiyonu belirleyici bir rol oynamaktadır.   Kerkuk’ e yapılacak bir saldırı Dirabakır’ a yapılmış sözü bir takım gerçekleri ve içinde bulunduğumuz pozisyonu açığa çıkarması açısında önemlidir. Söz, beraberinde bir çok soruyu da getirmektedir. Şunu rahatlıkla sorma hakkını kendimde görebilirim, TC’ nin Kerkuk’ e yapacağı bir saldırı ve işgal sayılıyorda, TC’ nin Amed, Maraş, Adana, Sivas, Van, Erzurum...vs Kurdistan’ ın kuzeyindeki konumu nedir? TC’ nin bütün kurum kuruluşları ile Kurdistan’ ın her karesini işgal etmesini nasıl adlandıracağız? Akıllara, acaba, Kurdistan’ ın kuzeyi TC’ işgal ve zulmu altında değilmi sorusunu getiriyor! Her ne kadar ‘’ Kerkuk’ e yapılacak saldırı, Diyarbakıra yapılmış sayılır’’ sözü kulaklara hoş gelip duygu ve hissleri kabartıyorsa da bir realiteyi de gözardı ediyor. Realite, nasıl ki hukuken Kerkuk ve diğer işgal altındaki bölgeler resmi olarak merkezi Bağdat hükümetinin boyunduruğu altında ise, Kurdistan’ ın kuzeyi daha çok ağır şartlarda imha ve inkar temelinde merkezi Ankara devletinin işgalı altındadır. Diğer bir realite ise, Kerkuk’ ın işgalının önlemenin temel yolu, barikatları Kurdistan’ ın Kuzeyinde Mersin, Malatya, Antep, Adıyaman..vs şehirlerde kurmakla mümkündür. Kerkuk resmi olarak her ne kadar Bağdat’ a bağlı ise de fiilen Kürtlerin denetimindedir, Oysa Kurdistan’ ın kuzeyinde durum bunun tam tersidir, Amed belediye başkanı ve yönetimi resmi ve hukuki olarakta Türk sayılmaktadır!   ‘’Kerkuk’ e yapılacak bir saldırı, Diyarbakır’ a yapılmış sayılır’’ başka bir gerçeği ortaya çıkardı, Kurdistan’ ın sınır sorununu, bir kez daha gözler önüne getirdi. Kurdistan’ ın güneyi halen tamemen özgürleştirilmiş değil ve % 30’ a yakın bir bölümü halen işgal altındadır. Şii ve Sunii Araplar kendi aralarındaki kanlı savaşa rağmen, Kürt ve Kurdistan konusunda birlikte hareket etme iradesini gösterebilmektedirler. İşgal altındaki % 30 luk toprak parçası Hukuken ve resmi olarak Bağdat hümkümetine bağlı olmasına rağmen fiilen Kürtlerin yönetim ve denetimindedir.  Şii ve Sunii Arapların, Kurdistan bölgesine bir tek asker gönderebilecek konumda olmamasına rağmen halen, işgal altında Kürt bölgelerinin Kurdistan’ a bağlanmasına karşı ayak diretiyorlar. Kurdistan’ ın güneyinde Kürt ve Araplar arasında sınır sorunu yaşanmaktadır.....   Doğu Kurdistan’ ın büyük bir bölümü Urmiye, Mehabad, Kermanşah, Hemedan ( Med’ lerin başkanti Ekbatan ) Kurdistan şehirleri sayılmamaktadır. Mehabad’ ın başkenti, Mehabad ve Urmiye, Batı Azerbaycan şehirleri olarak görülmekte, Medlerin başkenti Hemedan Fars toprakları kabul görmektedir. Güney Batı Kurdistan’ da bırakın Kürt şehirleri, Orada yaşayan Kürtler, Apo’ nun müteffiki ve dostu Esad ve Baas yönetimi tarafından Arap topraklarına yerleşen yabancılar olarak görülmektedir. Esad ve Baas rejimin dost ve müttefiki olan Apo hazretleri efendi değiştirerek şimdi de Atatürk ve Kemalist rejiminin stratejik dostluğuna terfi etmektedir.   Kurdistan’ ın doğu ve batısında, Kurdistan sınırlarına sahip çıkma bilinci, Kurdistan’ ın kuzeyine göre daha üst bir seviyededir. Kurdistan’ ın Güney ve Doğusunda Kurdistan bütün coğrafyası bilince kazınırken, Kurdistan’ ın kuzeyinde, sınırlara sahip çıkma bilinci körelmektedir. Kurdistan’ ın kuzeyinde çok kolay ve rahat bir şekilde, şehir ve köyler boşaltılıp, Türk metrepollerine taşınmakta, bu alanlardaki köy ve şehirler, Türkleştirilmelerine katkı sağlanılmaktadır. Oysa, Kurdistan ve Turkiye arasında er yada geç tıpkı Kerkuk ve diğer bölgelerde sınır sorunu yaşanacaktır. Bu gün Musul’ ın bir Kürt şehri olduğunu söyleyen var mı? Kim yada kimler, yarın, Maraş, Antep, Adıyaman, Malatya, Elazığ, Sivasın Kürt şehri ve Kurdistan’ ın bir parçası olduğunu iddia edecek, Adana ve Mersin’ ın çoğunluğunun Kürtler teşkil ettiğini belirtecek.   Vatan ve Vatan sınırları sorunu bu gün olduğu gibi yarında halklar ve devletler arasında her zaman büyük sorun olarak kalacaktır. Vatan ve sınırlara sahip çıkma bilinci ona bağlı olmaktan geçer. Vatanın her karışına sahip çıkmayan, bunu bilince kazımayan, kuşaktan kuşaklara aktarmayanların vatan ve ülke sevgisinde şüphe duyulur. Teorik açılımların yanında sahiplenme his ve duyguları da geliştirilmek zorundadır. Kerkuk’ yapılacak bir saldirı, Diyarbakıra da yapılmış sözü iyi niyetli bir söz olmasına rağmen, vatan sevgi ve bilincinden uzak bir sözdür.   Sonuç itibari ile, Kuzey Kurdistan’ ın adım adım Türkleştirilme planlarına karşı, Kuzey Kurdistan sınırları bilince kazınmak zorundadır. Kurdistan’ ın güneyinde olduğu gibi er yada geç Kurdistan’ ın Kuzeyinde Türk devleti ve halkı ile Kürt devleti ile halkı arasında sınır çatışmaları çıkması kaçınılmazdır. Türkiye’ in Kurdistan’ ın güneyine yönelik tehditlerini berteraf etmenin yolu, Türkiye ve Kurdistanın sınırlarının başladığı Mersin ve Antalya arasında barikatlari kurmak ile mümkündür. Kurdistan’ ın politik arenasına Türkiye ve Kurdistan arasındaki sınır olayi bilince kazınmasi bir zorunluluktur. Sınırlar meslesi bilince kazınmadığı sürece, TC’ nin Kurdistan’ ı adım adım Türkleştirme planları yaşamda başarı bulacaktır.   Kerkuk, Maraş ve Urmîye Arasındaki Fark Ne?Bu soruya cevap vermek tarihe ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluk açısında bir zorunluluktur!  

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.