BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
rrodaro · 14.02.2006 · 2 görüntülenme
PKK’den kopan, kendisini ayrı bir grup olarak ifade eden ve daha sonra PWD olarak ortaya çıkan yapılanma hakkında bir çok çevre tarafından çeşitli değerlendirmeler yapıldı...Bu değerlendirmeleri bir kaç anabaşlık altında toplayabiliriz..1)Bu grubun başını çekenler “Nazi generalleridir ve yargılanmaları gerekir” görüşü...2) Bu grubu oluşturanlar çok suç işlediler, “arabayı devirdiklerinden dolayı gidip evlerinde otursunlar” görüşü,3)Bu grubun siyasal ve ideolojik duruşları PKK’dan farklı değildir... Bu grup PKK tarafından bilinçli olarak örgütlendi ve bir “B-Planı” olarak sunuldu, görüşü...4)Bu grup içinde yer alan insanların bir çoğu gerçekten PKK’den kopmuşlar.. Ama, PKK’ninde bir çok adamı içinde var, görüşü..5) Bu gruba PKK’ye karşı esas yaklaşıma sahip olmalarına rağmen, “bunlardan yararlanma” amacını taşıyan çevreler..6)Bu grubu hain ilan edenler....7) Bu gruba destek çıkanlar..8)Bu grubun başını çeken kadroların geçmişte sahip oldukları rolleri ve suç işleyen tutumlarını eleştirip, bunlara el uzatmak gerektiğine inanan çevreler...Bu 8 eğilime daha başka tutumlarda eklenebilinir.. Bu farklı duruşlarda kendi içlerinde homojen değildiler... Bazen bir kaç eğilim, bir kişinin, bir grubun yada çevrenin tutumunda görülebiliniyordu..Kürd yurtsever çevreleri, ülkemizdeki yaşanan gerçekler, ilişkiler ve yeni duruşlar karşısında paradigmalarını yitirmiş durumdadır.. Son 20 yıl içinde bir yandan Türk devleti, diğer yandan PKK, ama ikisi de güzergahda Kürdistan Ulusal Kurtuluş çevrelerinde büyük bir güvensizlik ve kaos ortamını yaratabildiler. Bu iki yapı, korkunç bir sis ortamını yaratarak, at izi ve it izini karıştırarak, psikolojik olarak Kürd toplumunu teslim almaya çalıştılar.. Kimsenin kimseye güvenmediği, her tarafta “ajanların” cirit atığı, “kopmlo kurduğu” bir ortam tüm topluma empoze edildi ve bu konuda önemli adımlarda atıldı...Kuzey Kürdleri, saplandıkları bu bataklıktan çıkmaları için, Kuzey Kürdistan’ın son 20 yılını iyi okumalı, eski kalıplardan kurtulmalı ve yeni paradigmalar oluşturmalıdır..Bunun için, yeni mücadele platformları gerekiyor..Kürd halkının bağımsız ve özgürlük mücadelesinin düşmanları bize empoze ettiği “toplumsal güvensizlik” ortamından kurtulmamız gerekiyor..Ben bugün sayın Selim Çürükkaya’nın “Rizgari Online”de çıkan Kani Yılmaz’ı konu alan yazısını okuduğum zaman, bir yandan sevindim, ama diğer yandan biz Kürdlerin korkunç açmazını gördüğüm zaman irkildim...Çünkü, ölüm bizim için “güven” kriteri olmaya başladı... Kani Yılmaz , öldürülmemiş olsaydı “PKK’nin ajanı” olarak kalacaktı..Biz Kürdler, bu ölüm fetişizmi ve tapınmacılığından kurtulmalıyız..“Hain”lerin ölümü, onların hakettikleri ceza olarak toplum tarafından kabul görürken, bugün yurtseverliğin kriteri “ölüm” olarak kabul görmüş bulunmaktadır.Biliyorum, biz de doğum günü önemli değil. Ama ölüm günü, kırklar vs.vs... daha önemliler..Bence biraz dönelim ve çevremizde yaşıyan insanlara daha ciddi bakalım... Onlara karşı daha höşgörülü ve ölçülü olalım..Kürd toplumuna bir elbise empoze edildi.. 20 yıl süresi boyunca bir çark ve katılan insanlar bu çarkın dişleri.... Suçlarda işlendi... Ama bizim yeni bir defter açmamızın zamanı da gelmiştir..
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.