BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
PETER W. GALBRAITH · 27.07.2006 · 1 görüntülenme
ABD bu saatten sonra Irak'ta iç savaşı önleyip bütünlüğü koruyamaz. Bush yönetimi, Şii, Sünni ve Kürtler için farklı strateji geliştirip durumu değiştiremediği Sünni ve Şii bölgelerinden Kuzey Irak'a çekilmeli Irak'taki çatışmalar iç savaşa dönüşmüşken Amerikan ordusunun görevi ne olmalı? Bush yönetimine göre, ordunun görevi Şiiler, Sünniler ve Kürtlerin yaşadığı Irak'taki ulusal birlik hükümetine destek vermek. Peki, Irak hükümeti neye hükmediyor? Irak'ın güneyinde dinci Şii partiler ve mollalar, sayıları 100 bini geçen milislerin zapturapt altında tuttuğu teokrasiler kurdu. Basra'daki üç dinci parti, kaçakçıların eline geçen binlerce varil petrolün 'ticaret'ini denetliyor, bazen bu yüzden savaşıyor. Merkezi Irak hükümetinin güneyde otoritesi varsa, bunun sebebi güneydeki Şii partilerin aynı zamanda merkezi hükümetin önemli bir bölümünü oluşturması. Kürdistan ise başlı başına bağımsız. Irak ordusunun bölgeye girmesi veya Irak bayrağı açmak yasak; burada merkezi hükümetin birimleri temsil edilmiyor. Ocak 2005'teki referandumda Kürtler bağımsızlıktan yana görüş bildirdi. Çoğunlukla Sünnilerin yaşadığı orta Irak ve Bağdat'ı ele alırsak, hükümetin yeşil bölgenin dışında otoritesi yok. Şii milisler, Bağdat'ın Şii bölgelerini, Kaide uzantıları ve Baasçılar da Sünni mahallelerini kontrol ediyor. Kaide'ye karşı Kuzey Irak'ta kalalım Bush yönetimi Irak'ın birliğine dair taahhütte bulunsa da, ülkeyi bir arada tutmak için çaba göstermeye niyetsiz. Koalisyon güçleri, Şii milislerin güneyde pıtrak gibi bitmesine ve mollaların İslami yönetimine izin verdi. Demokratik olmayan bu yönetimleri şimdi tasfiye etmek, ABD'yi Şiilerle çatışmaya sokacak. Ve Şiiler Sünnilerden daha güçlü. Güvenli ve refah içindeki Kürdistan'daysa önemli sayıda koalisyon askeri yok. Iraklı Araplar da ABD de Kürdistan'ın Irak'tan fiilen kopuşunu kabul etti. Sünni bölgelerindeki stratejimiz, muharebe görevlerinin Irak ordusuna devrini öngörüyor. Sünni birliklere güvenilmediğinden, Sünni bölgelerinde Şii birlikleri savaşıyor. Sünniler de ABD'nin 'Irak güvenlik kuvvetleri' diye nitelediği gücü, Şiilerce denetlenen hükümete bağlı, Amerikalı istilacılarca kurulmuş ve İran'la bağlantılı bir düşman gibi görüyor. Yani, Sünni bölgelerindeki çatışmaları ne derece Iraklıların denetimine bırakırsak, aslında direnişi o kadar güçlendiriyoruz. Hal böyleyken, çatışmanın bir tarafını oluşturan ve iki etnik gruba da güven vermeyen Irak güçleri iç savaşı bitiremez. ABD iç savaşı önlemek için daha fazla birlik göndermeyi kabul etmeli. Fakat Amerikan halkı bunu desteklemez. Zaten yönetim de buna hevesli değil. O halde, Bush yönetimi Irak'taki amaçlarıyla kaynaklarını uyuşturmalı: Irak'ın bütünlüğünü koruyamayacağına ve iç savaşı önleyemeyeceğine göre, farklı etnik bölgeler üzerinden hareket etmeli. Askeri varlığın getiri sağlamadığı güneydeki Şii bölgeleri ve Bağdat'tan çekilmeli; bunun yerine Sünni bölgelerinde kendi ordularına sahip vilayetler kurulmasını teşvik edebilir. ABD askerleri Sünni topraklarından çekildikten sonra, Sünni liderlerin otorite kurmasına izin verilmeli. Irak'ta barışı sağlayamayız ama Kaide'nin buraya konuşlanmasını engellemek hâlâ önceliğimiz. Bu yüzden, Sünniler güvenliği sağlayamazsa anında müdahale edebilecek birliklere ihtiyacımız olacak. Bunu, Kürdistan'a asker yerleştirerek yapabiliriz. Irak Kürdistanı ABD yanlısı ve hükümeti askeri varlığımızdan memnun olur. Zira, onları Araplara karşı korumakla kalmayıp, Türkiye'yle tansiyonun düşürülmesine de katkı yaparız. Kürdistan'a konuşlanmış Amerikan gücü, gerektiğinde Sünni bölgelerine dönebilir. Kürt peşmergeler Amerikalılara memnuniyetle yardım eder. Ayrıca ABD birliklerini Kürdistan'a naklederek, Bush yönetimi 'zoru görünce kaçmış' olmaz; birliklerini tümüyle çekip ve sonra yeniden göndermek zorunda kalmasının yaratacağı sorunlardan kaçınır. Elbette, ABD'nin Şii ve Sünni bölgelerinden çekilmesi, mezhep çatışması ve milis yönetimi yaratacak. Ama mevcut birlikler ve görev çerçevesi içinde, buralarda kalmak da aynı sonucu yaratacak. Amaçlarla araçların uyuşmadığı bir stratejide ısrar etmek, sonu olmayan bir savaşı sürdürmek demek. Radikal Akt: F.DThe New York TimesABD'nin eski Hırvatistan büyükelçisi, Irak uzmanı, 25 Temmuz 2006
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.