BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Yusuf Bülbül · 01.06.2006 · 1 görüntülenme
Irak parlamentosunun Sünni üyesi Sami Askeri geçici Irak anayasasına konan “federal sistemin” Sünniler için kabul edilemez olduğunu söylüyormuş. Sami Askeri doğruyu söylüyor. Sünni Araplar seksen yıldan bu yana Kürdistan’ı yönetmeye çalıştılar ama beceremediler. Katliam yaptılar, soykırım yaptılar. Kürdleri Soykırıma ve katliama tabi tutmayı bir yaşam biçimi haline getirdiler.Kürd katletmek onların kültürel özelliği haline geldi. Adamlar o kadar "katli vaciptir" hadisi şerifini benimsemişler ki katliam yapmadan duramıyorlar. Her gün katliam yapmaya devam ediyorlar. Yazdıklarım için birileri çıkıp “katli vaciptir hadisi şerif değildir” Diyecektir. Peki o halde “katli vaciptir” “cihat” “fetih” hadisi şerif değilse, Kürdlerin toprakları niye işgal edilmiş, neden Kürdler vatanlarından arındırılmış, bin dört yüz yıldan bu yana Kürd katlediyorlar. Günümüzde camilerde “Kürdleri katletmek vaciptir” fetvaları veriliyor. Askeri strateji merkezlerinde şeytani planlar, anayasa ve yasalar yapıp, uyguluyorlar. Bu yetkiyi peygambere dayandırmıyorlar da kimden alıyorlar. Hangi güç bunlara destek veriyor. Basra körfezinden Atlas okyanusuna kadar olan topraklar Araplara yetmiyor mu ki Kürdleri yok edip, topraklarını alıyorlar. Dolaysıyla kurulacak bir federasyonun içinde de rahat durmayıp, katliam yapmaya devam edeceklerdir. Onların yaptığı katliamlardan Kürdlerde sorumlu tutulacaktır.Bu ve daha birçok nedenle Kürdler artık kendi devletini kurmalıdır. Belki o zaman Sünni Araplarda katletmenin kötü bir şey olduğunu anlarlar. Ve normal insanlar gibi yaşamayı öğrenirler. Kürdler devletini kurarsa suçsuz günahsız Araplar da huzura kavuşur. Katliamcılar mahzenlerde hazırladıkları katliam planlarını uygulayacak adam da bulamazlar. İşte o zaman Mê za po tê m ia=Kurmancı dişilerin içinde doğum yaptığı düzlük anlamına gelen Mezopotamya huzura, güzelliğe, medeniyete kavuşur. Sünni Araplar gibi Kürd katletmeyi bir yaşam biçimi haline getiren “başkaları da” bu gelişmelerden ders alır. Kurmancı Mê za po tê m ia’nın etimolojik anlamı:Mê=dişiZa=doğumPo=düzlükM=bizimİa=içindeMê za po tê m ia(Mezopotamya)= içinde dişilerin doğum yaptığı düzlüğümüz anlamına gelir.Siz bakmayın Mezopotamya=iki nehir arası diyenlere, adamların dili, kültürü toprağı değil ki adını bilsinler.Yazılarıma şeytani yorum katmadan, dürüstçe değerlendirmeye tabi tutan okurlarıma;Güve yemiş, her tarafı delik deşik olmuş ve çürümüş bir kumaşı terziye götürüp “bu kumaştan bir takım elbise istiyorum” deseniz, terzinin ne deyip, ne yapacağını şaşıracağını bilirsiniz.Galiba benim uğraşım güve yemiş, çürümüş ve delik deşik olmuş bir kumaştan elbise dikmeye çalışan saf, iyimser bir terzinin çabasına benziyor. Onun için artık Türkçe yazı yazıp, bu sütunlara göndermek içimden gelmiyor. Saflığımı anladım. Çünkü ne yazarsam yazayım, hangi tarihi ve güncel olayları açığa çıkartırsam çıkarayım “yüce devletin yüce kalemleri” yazdıklarımı boşa çıkartan yüzlerce yazı yazıyorlar. Kullandığım kelimeleri, deyimleri, tümceleri şeytani fikirler için kullanıyorlar. Newrozumuzdan, Kawamızdan dilediğince yararlanıyorlar. Kürdlere yaşam hakkı alanı tanımıyorlar. Yüce devletin yüce kalemleri iş başında, bu durumda yazılarımla kötülüğe hizmet ettiğim duygusuna kapılıyorum. O halde benim çabalarımın ne faydası olabilir ki. Belki başka bir dilde ve başka bir yerde yazılarımla karşılaşırsınız. Kim bilir!01 Haziran 2006Yusuf Bülbül
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.