Siyaset

Irak'ta büyükelçiye saldırı

Haberler · 03.10.2007 · 2 görüntülenme

  Polonya'nın Irak Büyükelçisi bugün Bağdat'ta düzenlenen bir saldırı sonucu yaralandı.Polonya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Robert Szaniawski, saldırının bir konvoylarını hedef aldığını ve patlama sonucu üç aracın tahrip olduğunu söyledi. Robert Szaniawski, Büyükelçi Edward Pietrzyk'in "olay yerinden ayrılırken kendi başına yürüyebildiğini" belirtti.Amerikan ve Irak ordusu askerleri, saldırının düzenlendiği el-Arasat sokağına giriş çıkışları yasakladı.Saldırının yaşandığı bölgenin üzerinde Amerikan helikopterlerinin uçtuğu gözlendi.Sağlık durumunda hayati bir tehlike olmadığı bildirilen Büyükelçi Pietrzyk, kazadan sonra bir Amerikan askeri hastanesine kaldırıldı. 57 yaşındaki Edward Pietrzyk, Nisan ayında Polonya’nın Bağdat Büyükelçiliği'ne atanmıştı. Edward Pietrzyk 2000-2006 yılları arasında, ülkesinde kara kuvvetleri komutanıydı. Saldırı sırasında olay yerinden geçen bir sivilin öldüğü, dört kişinin de yaralandığı bildiriliyor. Yaralananların en az biri Polonya Büyükelçiliği mensubu.Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’taki savaşına destek veren, Polonya'nın Irak'ta çatışmalara katılan 900 askeri bulunduruyor. Polonya hükümeti, geçtiğimiz yıl Irak’taki askerlerinin görev süresini 2007 sonuna kadar uzatmış, sonrasına ilişkin kararı bu yılın sonuna bırakmıştı.     'İmralı ve Başbakan aynı şeyi söylüyor'  Büyükanıt'a 'Şiddeti kınıyoruz ama fikirlerimize zincir vurmayız' diye yanıt veren DTP'li Türk 'Kültürel haklar güvenceye alınsa iki ay içinde PKK silah bırakır' dedi  DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın partilerine yönelik sert eleştirelerine yanıt verdi: "Şiddeti reddediyoruz ama birileri rahatsız oluyor diye düşüncelerimize zincir vurmayacağız." Türk, kültürel hakların anayasal güvenceye alınması konusunda Başbakan ile İmralı'da cezasını çeken PKK lideri Abdullah Öcalan'ın aynı şeyleri söylediğini savundu. Türk, DTP'nin dünkü Meclis Grubu toplantısında ilk olarak Beytüşşebap'ta 12 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıya değindi ve "Şiddet kimden gelirse gelsin karşısındayız" dedi. Türk, olayın araştırılmasını istemenin suç olmadığını da vurguladı. Türk, önceki gün Harp Akademileri'nin yeni öğretim yılına başlaması nedeniyle düzenlenen törende bazı DTP'li milletvekillerinin sözlerini eleştirerek "Hukuk çerçevesinde gereken yapılsın" diyen Büyükanıt'a isimini anmadan şu karşılığı verdi: "Her kelimemizi farklı yorumlayarak, gerginliğe neden olacak bir ortam hazırlamaya yönelik bir anlayışın olduğunu görüyoruz. Çok büyük hesaplaşmaların olduğu bir süreci yaşıyoruz. Bu süreçte zayıf halka olarak DTP görülüyor. Kim kime ne mesaj göndermek istiyorsa, kim kimi vurmak istiyorsa DTP üzerinden bu hesapları yaparak kendilerini gündeme taşıyor. Dün (önceki gün) bir açıklama ile karşı karşıya kaldık. Bu aslında parlamentoya verilen bir mesaj, ama mesaja kimse sahip çıkmıyor. Parlamentodan, hükümetten bir ses çıkmıyor." Gerçekleri dile getirdikleri için hedef haline getirildiklerini öne süren Türk, şöyle devam etti: "İnançlarımızdan, düşüncelerimizden hiçbir zaman taviz vermeyeceğiz. Koşullar ne olursa olsun şiddete ve silaha karşı çıkacağız. Silahların sustuğu bir süreç için çaba göstereceğiz. Birileri istemiyor diye, rahatsız oluyor diye düşüncelerimize zincir vurmayacağız. Barış ve demokrasi için birilerinin bedel ödemesi gerekirse bu bedeli ödemeye hazırız, bundan korkmayız. Sayın Başbakan ABD'de bir toplantıda 'Kürtler azınlık değil, çoğunluğun bir parçasıdır' diyor. 'Yeni anayasa çalışmalarında da bazı güvenceler getirilecek' şekilde konuşuyor. İmralı'dan da benzer açıklama vardı: 'Kültürler ve farklılıklar bir zenginlik olarak kabul edilirse, yasal güvence altına alınırsa iki ay içinde tamamen PKK'yi silahsızlandıracak bir girişimin içinde bulunuruz'. Sayın Başbakan da bunu söylüyor. O zaman niye bu kanın akmasına seyirci kalıyor?" Anayasa tartışmalarına da değinen Türk, anayasanın ilk dört temel maddesinin değişmesi taleplerinin olmadığını söyledi. Türk, "İnançların kendisini özgürce ifade edilmesi için çaba gösteriyoruz. Ama bazı simgelerin siyasal simgeye dönüşmesine biz de razı olmuyoruz. Benim eşim de başına eşarp takar ama hiçbir zaman bunu siyasal simge yapmaz" dedi. RadikalAkt: C. Aliki 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.