Siyaset

Irak'ı bir tutmak için bölmek gerek

Joseph R. Biden Jr. · 26.08.2006 · 1 görüntülenme

 Irak'ın nihai olarak bölünmesini engellemek için yapılacak tek şey var: Ülke, Kürtler, Şiiler ve Sünnilere kendi yönetimleri teslim edilmek üzere ademi merkeziyetçilikle yönetilmeli; petrol geliri paylaştırılmalı ve merkezi hükümet de sınır güvenliği ve dış politikadan sorumlu olmalıDört ay önce, New York merkezli düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nin fahri başkanı Les Gelb ile hem Irak'ın bütünlüğünü koruyacak, hem Amerika'nın çıkarlarını gözetecek, hem de birliklerimizi yurtlarına geri getirecek detaylı bir plan ortaya attık. Buradaki ve Irak'taki pek çok uzman fikirlerimizi benimsedi. O günden bu yana Irak'ta yaşanan gelişmeler planımızı ilk önerdiğimiz zamana göre çok daha geçerli ve acil kıldı. Irak'taki yeni ve esas gerçeklik şu ki, güvenliğe dair öncelikli tehdit sıralamasında Sünnilerle Şiiler arasındaki şiddet Amerikan işgaline karşı direnişi ve yabancı teröristlerin eylemlerini çok geride bıraktı. Irak Büyükelçisi Zalmay Halilzad ve generaller George Casey, Peter Pace ve John Abizaid gibi önde gelen askeri ve sivil Irak uzmanlarımız bu yönde fikir belirtiyor. ABD'nin daha iyi bir planı yok Aralık ayındaki seçimlerde oyların yüzde 90'ı mezhep farklılığı gözeten listelere gitti. Giderek artan biçimde, Irak'ta kanun farklı mezheplere mensup milislerden soruluyor. Bunlar resmi güvenlik güçlerine bile sızdılar. Nüfus yapısı karışık bölgelerde mezhepsel bir temizlik başlarken, son aylarda mezhep çatışmalarından korkan 200 bin Iraklı evlerini bırakıp kaçmak zorunda kaldı. Devasa boyutlardaki işsizlik mezhep esaslı milisleri ve çeteleri besliyor. Bu sorunun çözümü birlik sayısıyla ilgili değil. Irak'ı bir arada tutacak ve birliklerimizin uygun biçimde çekilebileceği şartları oluşturacak tek yol, Şiilere, Sünnilere ve Kürtlere barışçıl biçimde kendi çıkarlarını izleme ve kalıcı siyasi uzlaşma yaratma imkânı sunmaktan geçiyor. Maalesef, Bush yönetimi Irak'ta başarılı olmak için ne tutarlı bir plana ne de gözle görülür bir stratejiye sahip. Ortadaki tek strateji yenilgiyi önlemek ve sorunu görev süresinin sonunda yeni yönetime devretmek. Bu arada, giderek daha fazla sayıda Amerikalı anlaşılabilir nedenlerle hayal kırıklığına uğradığı için derhal geri çekilmeyi destekliyor; hem de bir diktatörün karmaşa ve bölgesel bir savaşa dönüşebilecek iç savaş riskiyle takas edilmiş olmasına rağmen. Bunlar kötü alternatifler. Benim ve Les Gelb'in ortaya attığı beş unsurlu plan daha iyi bir çözüm sunuyor. Plan, ilk olarak ademi merkeziyetçiliğe gidip, Kürtlere, Şiilere ve Sünnilere kendi bölgelerini teslim ederek Irak'ın bütünlüğünün korunması çağrısı yapıyor. Merkezi hükümet bu durumda sınır güvenliği, petrol gelirinin dağıtılması gibi ortak çıkarları düzenleyecek. İkincisi, petrol gelirinden nisbi bir payı güvence altına alan plan, Sünnilerin anlaşmaya bağlı kalmasını sağlayacak. Her etnik grup petrol üretimini artırmak için geçerli nedenlere sahip olacak, petrol ülkeyi bir arada tutan tutkal haline gelecek. Üçüncüsü, geniş kapsamlı bir istihdam programı getiren plan yeniden yapılanma yardımını özellikle petrol zengini Körfez ülkelerinden katkı sağlayarak artıracak ama bunu azınlık haklarının korunması koşuluna bağlayacak. Dördüncüsü, bölgesel saldırmazlık paktı kuracak ve bölgesel taahhütleri güçlendirecek Temas Grubu oluşturacak bir uluslararası konferans toplanmalı. Beşinci olarak, plan ABD güçlerinin bu yıldan itibaren aşamalı biçimde çekilmesini ve 2007 sonuna kadar çoğunluğunun dönmesini kapsıyor. Ancak komşu ülkelerin dürüstlüğünü sağlamak ve herhangi bir terörist yığılmasını engellemek için küçük sayıda bir sürekli güç bırakılacak. Söz konusu plan ülkedeki 18 vilayetin kendi güvenlik güçlerini ve gündelik faaliyetlerini düzenleme yetkisine sahip bölgeler halinde bir araya gelmesine imkân tanıyan Irak Anayasası ile de uyumlu. Milislerle nasıl başa çıkılacağını gösteren ortadaki tek fikir bu plan ve uygulanırsa milisler şiddet eylemlerine girişmek yerine muhtemelen kendi bölgelerine çekilecek. Plan, sorumlulukları açıkça tanımlanmış güçlü bir merkezi hükümetle uyum içinde. Hatta sadece ismen varolması mezhepsel şiddeti bitirmeyecek bu hükümete uygulanacak bir gündem bile sunuyor. Bu plan bir parçalama girişimi değil, aslında şiddetli bir parçalanmayı önlemek ve Irak'ın bütünlüğünü korumak için belki de tek yol. Bağdat federal kalmalı Pek tabii, plan ciddi zorluklar içeriyor, özellikle de nüfus yapısı karışık büyük şehirlerin konumuna ilişkin olarak. Bağdat'ın herhangi bir bölgeye ait olmayan, federal bir şehir halinde korunmasını öngörüyoruz. Diğer karma şehirlerdeki yerel güvenlik güçlerine destek vermek ve azınlıkları daha fazla gözetmek için uluslararası barış gücü askerlerine ihtiyacımız olacak. Bosna örneği bu noktada tamamen benzer olmasa bile yol gösterici. 10 yıl önce Bosna etnik temizlik sonucu paramparça olmuştu. Dayton Barış Anlaşması'yla ülkenin birliğini korumak için kararlı bir müdahalede bulunan ABD, paradoksal biçimde bunu Bosna'yı etnik federasyonlara bölerek yaptı. Hatta Müslümanların, Hırvatların ve Sırpların kendi ordularını korumalarına bile izin verdik. ABD ve diğer ülkelerin birliklerinin yardımıyla Bosna daha sonra barış içinde bir 10 yıl geçirdi. Şimdilerde Bosna'daki etnik gruplar merkezi hükümetlerini güçlendiriyor ve kendi ayrı ordularını dağıtıyor. En iyi durumda, üzerinde ilerlediğimiz yolun sonunun henüz görünmediğini söyleyebiliriz. En kötüsüyse, bu yol bizi korkunç bir iç savaşa, belki de bölgesel bir savaşa götürüyor. Sunduğumuz plan birliklerimizi evlerine getirmek, güvenlik çıkarlarımızı korumak ve Irak'ı bir bütün olarak tutmak için çözüm üretiyor. Bu planı reddedenler basit bir soruya yanıt vermek zorunda: Sizin alternatifiniz nedir? Demokrat Parti Delaware Senatörü ve Senato Dış İlişkiler Komitesi eski başkanı, 24 Ağustos 2006RadikalAkt: F.D

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.