BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Rojhat Badikî · 03.03.2010 · 2 görüntülenme
Türkiye, İran ve Arap devletlerinin yoğun müdaheleri altında yapılacak Irak ve Kurdistan genel seçimleri, ABD askerlerinin de 2011 yılında çekilmesi ile 7 Mart Pazar günü yapılacak seçimlerinin önemini ortaya çıkarıyor. İran Şii’ lerin egemen olduğu bir iktidar, Arap devletleri Şii iktidarının sınırlandırıldığı ve Sunnilerin daha ağırlıklı olduğu bir iktidar, Türkiye’ nin ise, Kürt halkının ulusal haklarını kısıtlayacak, işgal atındaki toprakların ( Kerkuk-Musul) Irak sınılarına dahil edilmesini savunan şöven bir iktidarın işbaşına gelmesinin mücadelesini veriyorlar. Irak genel seçimlerinin fovarisi olarak 3 ittifak bloku önplana çıkıyor. Bu 3 ittifak bloku seçimlerde çoğunluğu almak 1. parti olarak seçimlerde çıkmak için kıyasıya yarışacaklar. Hiç bir parti ve blokun iktidara gelebilecek yeterli çoğunluğu alması mümkün olmadığından, taamüller gereği, Hükümetin kurulması için başbakanlık, seçimlerde 1. çıkacak olan partiye verilecek. Bağdat’ ta hükümeti kurma çalışmaları aylara sarkabilir. Bu sürec içersinde parti ve ittifaklar arasında çok çetin pazarlıklar yapılacak. Şimdiye kadar yapılan kamuoyu yoklamasında Başbakan Malikinin önderlik ettiği Hukuk devleti ittifakının seçimi 1. sırada bittirdiği 2. liğin, Eski başbakanlardan İyad Allavi’ nin önderlik ettiği El Iraqiye ittifakı ile El Hakim-Mukteda Sadr-Caferi Üçlüsünün önderlik ettiği Irak Ulusal İttifakı arasında geçeceği ortaya çıkyor.Irak gibi mezhepçiliğin egemen olduğu bir ülkede anket tahminlerinin yanıltıcı olabilir. Iran, Tirkiye ve Arap ülkeleri seçim sonuçlarının üzerindeki etkilerini gözardı etmemek gerekir. Şii nüfur üzerindek büyük etkisi bulunan Irak Şii ittifakı içersinde hangi gurubu destek vereceği konusunda çeşitli senaryolar var. Kimi gözlemciler İran’ ın Malikiye destek vermeyeceği. Malikinin İran’ a karşı mesafeli duruduğu , El Hakim-Sadr-Caferi ittifakına destek vereceği bu ittifakı destekleceğini ifade ediyorlar. Bu gözlemlere rağmen Iran’ ın bu seçimlerde kim galip gelirse gelsin eşit mesafede de duracağı, genel olarak Şii gruplarının Irak’ ta etkin olmasını istediği aşikardır. ABD’ nin Iran nüfuzunu azaltmak Şii ve Sunnii’ ler arasında genel bir dengenin oluşmasını desteklediği, Genel seçim yasasının kabul edilmesi için Kürt önderliği üzerinde kurduğu baskıdan anlaşıyor. Irak ve Kurdistan’ da seçimler yapılmadan, seçimin ilk ayağında seçimin ilk mağlubu Kürt’ lerdir. Irak genel seçimleri yasasında Kürt’ lerin temsil oranı % 21’ den % 17-18’ lere düşürüldü. Bu yasa da en karlı çıkanlar ise Sunii Araplar oldu. Bu 3 ittifak grubu içersinde Kimler Kürt’lere daha yakın duruyor yada hangi ittifak Kürt halkının ulusal haklarının korunmasında, Bağdat-Hewlêr arasında yaşanılan 140. Madde, Petrol, Pêşmerge, Bütçe, Federasyon....vs’ ler gibi sorunlarda, Kürt’ lere daha yakın görünüyor. Kurdistan ve Irak arasında yaşanılan sorunlar ve bu sorunlar sürecinde her 3 ittifak grubunda başbakanlık yapmış kışıler bulunmasına rağmen, hiç birisi bu sorunların çözümü yönünde ciddi adımlar atmadığıdır.Her ne kadar İyad Allavi, İbrahim Caferi ve Nuri Maliki’ nin başbakanlık dönemlerinde, 140. Madde, Petrol, Bütçe, Federason ve Pêşmerge sorunlarının çözümü konusunda ciddi adımlar atmasının ötesinde, ciddi engeller çıkardıylarsa da, sorunun diğer kaynağının Kürt siyasi önderliği olduğu vurgulanılıyor.Kurdistan ittifaki Allavi, Caferi ve Maliki koaliyon hükümetlerinin önemli bir ortağı başta Dışileri bakanlığı, Başbakanyardımcılığı olmak üzere 7 bakanlığa sahip olduğu, bunların yanısıra Cumhurbaşkanlığı, Parlamento başkanvekilliği, Genelkurmay başkanlığı vs önemli postlara sahip olduğu, Kürt önderliğinin Bağdat’ ta Ulusal davanın takipçiliğinden çok parti çıkarları ve imtiyazlar peşinde koştuğu kışısel dostluklar oluşturdukları PDK ve YNK’ nin belirlenmiş ortak bir stratejiye sahip olmadıklarını, Bütçe-İmtiyaz-Makam- ve Para için verdikleri mücadelenin 10’ da birini 140. Madde-Pêşmerge sorunun çözümü için mücadele etmediler. Dönemin başbakanı İbrahim Caferi gerek Bağdat’ ta Kurdistan ittifaki listesi heyeti ile yaptığı görüşmede gerekse de YNK’ nin askeri merkezi Qeleçolan’ da YNK politbürosu ile yaptığı toplantı da Kürt temsilcilerinin bu güne kadar Irak temsilciler meclisinde 58. ( 140. Madde) madde ve diğer haklarla ilgili bir istem talebinde bulunmadıklarını açıkladı. Bağdat, iktidar ve Başbakanlık için yarışan 3 listenin içinde, Kurdistan halkının ulusal hakları konusunda şövenist-ırkçı unsurları barındırması, seçim sonrası Bağdat’ taki Kürt temsilcilerinin görev ve konumlarını hayli zorlaştırmaktadır. Kurdistan ittifakının şimdiye kadar sürdürdükleri tuutumlarını devam ettirmeleri durumunda yeni meclis döneminde başta 140. Madde, Pêşmerge ve Petrol olmak üzere Federasyonın konumuna ilişkin zorluklar beklemektedir. Mam Celal’ ın Sunii Arapları rahatlatmak için önerdiği 142 maddenin tekrar ele alınması durumunda, Irak anayasasında yeni düzenlemere gidileceği Şövenist Şii ve Sunii’lerin Federasyonu tanımadıkları da gözönünde bulundurduğunda Kürt halkının neler ile karşılaşacağı ortadadır. Kurdistan Bölge Başkanı Sayın Mesud Barzan’ nin dönemsel olarak dillendirdiği ‘’ Arapların Anayasa bağlı kalmamaları, uygulamamaları durumunda ayrılma hakkımızı kullanırız’’ söylemi duyguları okşamaktan öte bir anlam taşımamaktadır. 140. Madde anayasal bir madde, 2007 yılının sonuna doğru tümü ile uygulanması gerekirken halen uygulanmış değil. Bu ve buna benzer bir çok anayasal maddeler uygulanmadığı, bir çok Arap kesimleri tarafından red edilmektedir.2010 Mart seçimlerinin Kürt cephesinde de bir çok handikap ve çelişkileri barındırmaktadır. Şimdiye kadar seçimlere tek liste ( Yekgirtu İslami Kurdistan hariç) ile giren Kurdistan tarafı, bu seçimlere bölünüp bir çok liste ile girecek. Bunu demokrasinin bir gereği ve bir avantaj olarak değerlendiren kesimler olduğu gibi zararli gören kesimler de vardır. Irak ve Kurdistan’ da yapılan genel seçimlere , Kurdistani kesim PDK-YNK önderliğinde tek liste ile katıldılar. Oysa YNK-PDK’ ye karşı alternatif olarak politik arenaya çıkan GORAN listesi, YNK-PDK ittifakını zorlayacağı ifade ediliyor. Her ne kadar Şii ve Sunii Arap kesimleri seçimelere çok ittifaklı, bölünmüş ve çatışmalı olarak seçimelere katılıyorsada Kürt ve Kurdistan sorunu konusunda bir araya gelmeleri, ortak tutum belirlemeleri pek zor olmuyor. Kurdistan kesiminde ise 2010 seçimleri bir önceki seçimelere göre daha farklı ve çeşitli sorun ve çelişkileri yaşıyarak giriyor. GORAN hareketinin 25 Haziran 2009 tarihinde Kurdistan parlamento seçimlerinde büyük bir başarı kazanıp 111 üyeli Kurdistan parlamentosuna 25 milletvekili göndermesi ulusal ve uluslararası alanda bütün dikkatleri üzerine çekmesine neden oldu. Goran hareketinin bu başarısı başta YNK olmak üzere PDK’ yi de paniğe sürdü. YNK, Kurdistan genel seçimlerinde Başta Süleymaniye olmak üzere bütün kalelerini GORAN hareketine kaptırdı. Bu seçimler, YNK ve GORAN hareketinin kaderini yakından belirleyecek seçimlerdir. GORAN hareketi Süleymaniye ve Kerkuk’ te Kurdistan ittifakı ile özelliklede YNK ile büyük yarış içersinde olacaktır. PDK’ nin Süleymaniye ve Kerkuk’ te YNK ve GORAN hareketi ile yarışabilecek poziyonda değildir. YNK Süleymaniye’ de kaybettiğ oyları geri olmak ve Kerkuk’ te yarışı önde tamamlamak için olanca gücü ile bu seçimlere yüklenecektir. YNK, Süleymaniye ve Kerkuk’ te seçimleri kaybatmesi durumunda büyük yara alacaktır. YNK’ nin GORAN hareketi karşısında toparlanması oldukça zorlaşacak ve Kurdistan’ da 3. güç konumuna düşecektir. Bundan dolayı Kurdistan’ ta yapılacak genel seçimler çok zorlu geçecek. Goran hareketinin genel seçimlerde başarı kazanması durumunda Kurdistan ittifakının, Bağdat’ ta Kurdistan halkının tek temsilcisi olma iddiasını sorgulatacağı gibi Bağdat’ taki imtiyazlardan yararlanma, koalisyona ortak olma konumunu GORAN hareketi ile paylaşma zorunda kalmasına neden olacaktır. GORAN Hareketinin Bağdat’ ta koalisyonda yer alması durumunda, Kurdistan’ da elde ettiği başarının kalıcılaşmasına yardımcı olacaktır.Kısacası, 2010 seçimleri, Kurdistan’ da temel taş ve dengeleri temelden sarsma durumu ile karşı karşıyadır. 2010 sonrası GORAN hareketinin göstereceği perfonmasyona göre, temel taşlar yerinden oynayacaktır. 25. Haziran 2009, Kurdistan genel seçimleri, gerçek bir muhalefeti ortaya çıkarması ile, Kurdistan ulusal davasına önemli bir ivme kazandırdı, 2010 genel seçimlerininde Ortadoğu, Irak ve Kurdistan genellinde, Kurdistan ulusal mücadelesine temel bir başarının kapasını açması dileği ile........rojhatbadiki@hotmail.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.