BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Mewlana Xalid · 13.08.2008 · 2 görüntülenme
Irak ve Güney Kürdistan hükümetleri arasında tırmanan tartışmalar, yaşanan çelişkiler, girişilen “yasal darbe” girişimleri ve vetolara yoğunlaştığımız bir dönemde bir dizi hayati derece de önemli gelişmeleride gözden kaçırıyoruz.. Biz bugüne kadar Bağdat ve Hewlêr ilişkilerini ve yaşanan tartışmaları yasal ve anayasal bazda yaklaştık.. Kerkük ve diğer işgal altındaki Kürdistan bölgelerinin geleceğine dair TAL’ın 58.maddesi, Daimi Anayasa’nın 140.maddesi ve son olarak vilayetlerin seçimine dair “darbe yasası” gibi.. Tüm bu tartışmalar zere kadar demokrasi kültürü olmayan bir ülkede demokrasi oynunu oynama gibiydi.. Bu oyun dışardan çok hoş ve eğlenceli görünüyordu. Güney Kürdleri ve dünya Kürdlerinin büyük bir kesimi kendilerini o kadar ABD’ce tezgahlanan, senaryosu hazırlanan ve mizansene konulan bu “demokrasi oynuna” kaptırmışlardı ki, sanki Irak’tan değil hayali bir ülkeden söz ediyorlardu.İngiliz emperyalizmi tarafından 1.Dünya Savaşından sonra zoraki bir şekilde kurulan ve 80 yıl boyunca dikta rejimleri ile yönetilen Irak birden bire nasıl demokrat oldu? Baas gibi “Kürd milletinin soykırımını” gerçekleştiren ve “tek tip insan” yaratmayı hedefleyen bir yönetimin altında bu kadar demokrat nasıl peyda oldu? Baas kültürü sadece Saddam ile mi sınırlıydı?Çünkü bizim Kürdler arasında Bağdat ve Hewlêr arasındaki tüm sorunların “barışçıl”, “diyalog” ve “ anayasa çerçevesinde” çözüleceğine dair güçlü bir umut ve kavrayış ortaya çıkmıştı..Ayrıca, “Yeni Irak’da” Cumhurbaşkanı, Dışişler Bakanı, Parlamento ve Başbakan yardımcıları Genelkurmay Başkanı da Kürdlerdendi.. Kürdler “Irak Araplarına ortak” olmuştu!!!!!! Irak devleti habire çeşitli çevrelerle “stratejik antlaşmalar” imzalıyor.. Irak ve Türkiye arasında bu yönde bir antlaşma imzalandı.. Bizim Kürdler Türkler gibi bu antlaşmayı göklere çıkardılar.. (Kürdlere düşmanlığı kendilerine varlık nedeni sayan Türklerin bu antlaşmaya dört elle sarılmaları bende ciddi kuşkulara neden oldu..bu konuda daha sonra yazacağım).. ABD ile görüşmeler var.Demokrasinin vaz geçilmez unsurlarından olan ayakları üzerinde duran, sorgulayan bireylerin, sivil toplum örgütlerin olmadığı, dinsel ve aşiretsel yapıların hakim olduğu bir toplumda demokrasinin kolay bir şekilde yerleşmeyeceği açıktır.. Irak’ı oluşturan ulusal ve dinsel yapılar arasında ilişkileri düzenleyen demokratik ölçüler değil, sahip oldukları askeri destekli siyasal güçtür..Son aylara kadar Araplar kendi aralarında iktidar savaşını yürütüklerinden , Kürdler sahip oldukları askeri ve siyasi güçten dolayı ciddi pozisyonlara sahiptiler. Araplar kendilerini askeri olarak kısmen toparladıklarından Kürdlerle olan sorunlarını askeri olarak çözme eğilimi içine girdiler.. Irak Parlamentosunun 22 Temmuz “darbesiyle” aldığı en önemli kararlarından biri de “Peşmergeleri bölgeden çıkararak Güney ve Orta Irak’tan Kerkük’e asker gönderme” kararıydı..Kürdlerin gösterdiği tepki ve baş vurdukları caydırıcı önlemleri burada saymayacağım.. Çünkü bunların bir kısmı gözlerimiz önünde ceriyan etti. Ama, Araplar boş durmuyor.. Sadece parlamento kararını çıkarmadılar, Irak ordusunu Kürdistan’a göndermek istiyorlar..YNK’nin çıkardığı günlük gazete olan “Kurdistani Niwê” nin bugünkü sayısında Azad Werdi imzasıyla “Arteşa Iraqê Çi dixwaze?” başlıklı makalede enteresan bilgiler verilmektedir..Irak Başbakanı Nuri Maliki yurt dışı gezisine çıktıktan sonra “ Irak Savunma Bakanlığına bağlı bir birime gönderilen bir askeri emirde Irak ordusunun Peşmergelerin denetimi altında bulunan bölgeleri kontrol etmesini ve Peşmergeleri 2003 yılının sınırının içine çekilmesini” talep ediyordu.Zaten haftalardan beri Kürdistan sınır boylarında Peşmergelerle Irak ordu birlikleri arasında çeşitli sürtüşmeler ve güç denemeleri hakkında bilgiler alıyorduk..Bugün gelinen aşamada eğer var olan sorunlara siyasal bir çözüm bulunmasa Peşmerge Güçleri ile Irak Ordusu arasında savaş patlak verir.. Çünkü Araplar Kürdistan Savunma Güçleri olan Peşmergeleri Musul, Kerkük, Xaniqin vb.. bölgelerden çıkararak Hewler, Duhok ve Suleymaniye’ye hapsetmektir.. Bugünkü Irak rejiminin yapmak istediği Saddam dönemine geri dönmektir..Haftalık “Medya Gazetesi” son sayısında Irak ve Kürdistan sınırlarında görev yapan bazı Kürd askeri yetkilileriyle yaptığı bir söyleşi yayınladı..Medya Gazetesi “Irak Ordusu, Irak ordusuna bağlı general Nazim Kerkukî’nin komutasında bulunan ve 3 yıldan beri Celewla, Seyidiye, Qeretepe, Gorgor, Neftxane, Mam Weyis , Sehdat’ı kontrol eden 3000 Peşmergeden oluşan 34.bölüğün bölgeyi terketmesi için 24 saat verdi” diye yazıyor.Gazete bu gelişmeler hakkında daha fazla bilgi almak amacıyla “Peşmerge İşleri Bakanlığı”dan bir yetkili olan Enver Haci Osman ile görüşüyor ve durumu soruyor. Enver Haci: “ Irak Ordusunun 34.Bölüğü Kürdlerden oluşuyor. Bu bölgeleri kanları pahasına teröristlerden arındırdılar. Şimdi Irak hükümeti çeşitli bahanelerle Peşmergelerin o bölgeleri terketmesini istiyor.. Bir sonuca varmak için çabalar içine girdik. Fakat şimdiye kadar hiç bir sonuca varamadık.. 2 Ağustos günü Irak Ordusu 1. ve 5. Birliğini o bölgeye getirdi. Peşmergelere haber gönderek 6 saat içinde bölgeyi terkederek Kürdistan’a gitmelerini istemişlerdi. Biz bu bölgeleri Kürdistan olarak görüyoruz ve Kürd partilerinin binalarını konrol etmelerine izin vermeyeceğiz.. Bir gün sonra bölgede ortak askeri bir öneride bulundular. Biz de kabul ettik.. 9 Ağustos günü güçlerini Uzêm ve Diyala geri çekmeleri gerekiyordu. Fakat aynı günün sabahı bazı birimlerimizin etrafını sardılar ve şimdiye kadar Peşmerge güçlerinin bölgeyi terketmesinden ısrar ediyorlar.. Savaş ortamına girilmemesini umut ediyorum. Eğer o dereceye varırsa bir Peşmerge sağ kalana kadar geri çekilmeyeceğiz” diyor.. Bu uzun alıntıda görüldüğü gibi durum ciddidir.. Biz Kürdler birazda gelişmelerin bu yanına bakarsak iyi olur..Çünkü, mevcut olan politik açmazlar, beraberinden askeri seçenekleri getiriyor.. Mam Celal ve Kek Mesud şu an Amerika’da bulunuyorlar.Amerika’nın tüm bu gelişmelerde rolü ne yakında göreceğiz. Mewlana Xalid 13.08.08
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.