BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Muvaffak El Rubai · 20.01.2008 · 2 görüntülenme
Irak'ta, Şii, Sünni ve Kürtlerin hedeflerinin merkezi yönetim çerçevesinde gerçekleştirilmesi imkânsız. Çoğulcu demokrasi ancak, iktidarın bölgelerle Bağdat arasında dağıtılacağı bölgesel federalizmle sağlanır. Kürt bölgesine de, kendine has bir kimlik üzerinden özel statü verilebilir Irak hükümeti bir çıkmazda. ABD'de olduğu gibi Irak'ta da siyasi uzlaşmanın gerekliliğine dair laflardan geçilmiyor. Peki bu ne anlama geliyor? Çoğunluktaki Şiilerin, azınlıktaki Sünnilerin ve Kürtlerin ulusal düzeyde ortaklaşa yönetmenin bir yolunu bulmak zorunda olmaları anlamına geliyor. Mart 2004'ten bu yana Irak hükümetlerinin liderlerine ulusal güvenlik danışmanlığı yapan biri olarak, ülkemde demokrasinin gelişmesinin bir parçası oldum. Hükümeti bütün gücümle destekleyip başarılarını alkışladım. Fakat Irak'ın en büyük üç toplumunun siyasi hedeflerinin, birleşik, merkezi bir devlet çerçevesinde gerçekleştirilemez olduğunu anlıyorum. Birçok önemli meselede siyasi bir uzlaşma sağlamak imkânsız durumda. Bunun başlıca nedeni, kendi hedeflerine sahip olan ABD öncülüğündaki koalisyonun uyum sağlaması zorunluluğu. Bölgesel 'süper güçler' (İran ve Suudi Arabistan) Irak'ın işlerine burunlarını sokuyor ve kendi mezhepsel gerilimleri burada şiddet şeklinde tezahür ediyor. Irak halkına ulaşan gerçekten ulusal siyasi partilerin ve liderliklerin yokluğu sorunu derinleştiriyor. Federalizm tüm Irak'ın çıkarınaGenel olarak bakıldığında Şiiler geleceklerini iki temel 'hakka' bağlı görüyor: İktidar, idari kurumların kontrolü üzerinden siyasi çoğunluk tarafından kullanılmalı ve mezhebe dayalı kurumsal ayrımcılık ortadan kaldırılmalı. Kürtler geleceklerini dilsel, kültürel, mali 'hakları'yla, Kürdistan dahilinde kaynak kontrolüne bağlı görüyor. Sünni Araplar da iktidarı yitirmeye direnmekle meşgul ve geçmişteki hataların intikamından ve ayrımcılığın bu kez kendilerine dönmesi ihtimalinden korkuyorlar. Mevcut siyasi çerçeve çoğulcu demokrasi ilkesine dayanıyor; hayranlık verici olsa da, bu üçlü bölünmeyi çözmek bakımından tümüyle uygunsuz. Temeldeki sorunları görmüyor ve sadece liberal bir anayasal hukuk düzeni kurmakla bir uzlaşmanın sağlanacağını umuyor. Çoğulcu demokrasi, ulusal siyasi odak Irak'taki toplumların korkularını ve arzularını dikkate alıp çözüme kavuşturmadıkça kökleşmeyecektir. Çözüme ancak, iktidarın bölgelerle merkezi hükümet arasında açık, karşılıklı kabul edilebilir şekilde dağıtılması temelinde bölgesel federalizme bağlı bir sistemle ulaşılabilir. Böyle bir sistem bütün Iraklıların çıkarına ve Irak bölünmekten veya iç çatışmanın derinleşmesinden uzak duracaksa olmazsa olmazdır. Ancak Irak'taki ana toplumların yeni bir siyasi odakta buluşması halinde yaşayabilir bir devlet ortaya çıkabilir. Başarı için kilit bir şart, iktidar dengesinin, devletin bütünlüğünden taviz vermeyen bütün konularda kesin şekilde bölgelere kaydırılmasıdır. Merkezi kurumlar meşruiyetlerini, üç ana etnik grubun onlara vermeye hazır olduğu güçten almalı. Irak'ın Şiilerle Kürtlerin kaderleri üzerinde siyasi kontrole ulaştığı, bu arada Sünni Arap toplumunun da çoğunluğun korkulan tiranlığından korunduğu bir döneme ihtiyacı var. Yeniden yapılandırılan, federal bir Irak çeşitli biçimler alabilir, fakat neredeyse bütün ülke içi yetkilerin bölgelere verilmesine izin vermeli, bu bölgesel yönetimlerin fonları nüfus üzerinden üleştirilecek petrol gelirinden sağlanmalı. Federal hükümet sadece gerekli merkezi fonksiyonlardan (dış politika, bölgeler arası ilişkiler, savunma, maliye ve para politikası, bankacılık gibi) sorumlu olmalı. Bölgesel parlamentolar ve yöneticiler kendi bölgelerini idare etmeli. Yeni bir üst kanada sahip federal parlamento idareyi ulusal düzeyde yürütebilir. Bölgesel bir siyasi yapı dinsel, kültürel ve eğitimle ilgili politikaların gelişmesine imkân verecektir; bu konular merkezi hükümetten ziyade bölgesel nüfuslar tarafından daha iyi düzenlenebilir. Ekonomi politikası için bölgesel bir çerçeve de geleneksel ticaret modellerine ve piyasalarına uyum sağlayacaktır. Irak'ın siyasi coğrafyası beş muhtemel federal birime işaret ediyor: Mevcut Kürdistan ve civar bölgeleri kapsayan bir 'Kürdistan eyaleti', Musul ve yukarı Dicle ve Fırat vadilerini kapsayan bir 'Batı eyaleti', Orta Fırat valilikleri etrafına kurulacak bir 'Kûfe eyaleti', aşağı Dicle ve Fırat vadilerini kapsayan bir 'Basra eyaleti' ve Dilaya ve Selahaddin valiliklerini de kapsayabilecek geniş anlamda Bağdat etrafında kurulacak bir 'Bağdat eyaleti'. Kürt bölgesine tanınmış bir toplum ve kültür sıfatıyla, Kanada'daki Quebec eyaletine benzer kendine has bir kimlik üzerinden özel bir anayasal statü verilebilir. Anayasa uzlaşmadan onaylandı Yeni, ulusal Iraklı kimliği zaman içinde, yönetim ve büyümenin barışcı, saygılı paylaşımıyla gelişecektir, geçmişimizdeki gibi korku ve terörle değil. Irak anayasası, toplumlar bölgesel yetkiler gibi birçok hayati konuda uzlaşmaya varmadan önce onaylandı. Irak devletinin yapısına dair geniş bir siyasi uzlaşmayı amaçlayan bir süreç olmadan düzen ve demokrasi mümkün görünmüyor. Bu uzlaşma, reformdan geçirilmiş bir anayasa üzerindeki bir referandumun da zeminini oluşturacaktır. Irak'taki toplumların her biri, yeni bir siyasi uzlaşma yaratma görevini sırtlayabilecek liderlere sahip. O liderlerin mesaiye başlama vakti geldi. (Irak hükümetinin ulusal güvenlik danışmanı, 18 Ocak 2008) Radikal/ The Washington Post
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.