BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Sinan KARAÇALI · 05.11.2005 · 2 görüntülenme
Su tanimlama cokca yapilir. Kürdler, haini bol bir millettir. Dogrudur, haini bol bir milletiz. Hainlik Türk egemenlik sisteminde bir kuruma dönüsmüstür. Kimi cevre acisinda bir zorlama olmasa da hain olma istemi daima agir basar. Özel de bu durum Kürd okur-yazar cevrelerinde cok yaygindir. Psikologlarin incelenmesi gereken bir toplumsal olay.Ezen ulus karsisinda ezilme büzülme, yaltaklanma, benzesme, kendinden uzaklasma bir yasam bicimi olmus. Sömürge insan kisiligi olsa gerek. Bu öyle derinlere nüfus etmis ki, bir bakiyorsun adam yillarca sömürgecilige karsi mücadele etmis, iskence görmüs, yillarca cezaevinde kalmis, sürgün yasamis, velhasil basina gelmedik sey kalmamis, ama bir bakiyorsunuz ayni adam boynunda kravat, elinde bavul ver elini Türkiye yolcusu. Ilk isi Türk devletine bir mesaj vermek olur. Devletin cikarinin ne oldugunu uzun uzun anlatir durur. Zanedersin hazret, devlet ve hükümetin sorumlu bir yetkilisi. Bir kardeslik edayabiyati tuturur. Gecmisin yanlisligindan dem vurur. Kendisiyle sinirli tutsa her neyse. Herkesin gecmisine saldirir. Bagimsiz Kürdistan´in “gereksizligi” ve “imkansizligi”ni dili döndügü kadar izaha kalkisir. Bu isin teorisyeni oldugunu iddiasinda bulunur. Ardillarina Kürd-Kürdistan davasindan vazgecmelerini önerir. Kendince “iflah olmazlari” “aklievel” ilan eder. Kimi beyaz adama rapor verme ile ömür tüketir. Belge iletir. Türk´ün elinin güclenmesini kendisini sorumlu tutar. Bu tipleri saymakla bitmez. Dahasi bu yazinin boyutunuda asar.Bu tipin ortak kabesi Ankaradir. Gitmeden önce ilk is olarak herhangi bir Türk konsoloslugunda solugu alirlar. Bundan böyle “devletime ve milletime ihanet etmeyecegime” dair yazili teminat verirler. Askerlik görevini yapmak icin gereken harci yatirirlar. Makbuzu üzene bezene katlayarak cüzdanina itinayla yerlestirirler. Bodrum, Marmaris veya baska türistik bir belde de bir yazlik almayida ihmal etmezler. Ihanetin sinir tanimamazligi sürüyor. Bu olup bittenlere bakildiginda gercekten insan insanliginda utanir duruma düsüyor. Insanlik bu kadar ayak altina düsecek bir nesnemidir, diye düsünmekten insan kendini alamiyor. Ne oluyoruz diye insan kendi kendisine sorasi geliyor. Gercekten ne oluyoruz?Insan kendine, kendi milletine, kendi vatanina bu kadar yabanci olabilir mi? Her seyine, ama herseyine el koyan insanlik disi canavarlasmis bir sistem sahiplerine bu kadar dalkavuklukta prim yapabilir mi? Olmaz dememek gerekir. Karsimizdakiler tam da bunun alasini yapiyorlar. Hem de yaptiklarina „ahlaki“ diyecek kadar ahlaksizliklarini ortaya seriyorlar.Bari yamanmak istedikleri, havlamaya kendilerini kurguladiklari kapida sahipler, bu zevati kabulleniyor mu? Nerde? Kabul görülmemis olacaklar ki, dalkavuklukta bu kadar prim yapilmakta ve isi cukurlasmaya vardirmaktadirlar.Bunu duygu ve düsüncelerinde nasil büyütüler dememek gerekir. Kemik kovalama insanlara köpekten öte süründürdügü tarihin sahitligi ile sabittir.Resmi ideoloji deyip gecmemek gerekir. Hele bu ideolojinin sag ve sol´un ortak sahiplendigi ve savunusu oldugu bir zeminde elini nereye uzatirsan sana uzanan elin resmi ideoloji elinin bir varyantinin oldugu biliniyorken sistem zemininden kurtulmak daha da zorlasiyor.Bir düsünün ! Kürd ve Kürdistanlidirlar. Bu kimliklere ihanet etmeyi yasam secmisler. Kürd ve Kürdistan´a düsman olmuslar. Türk egemenlik sistemine hizmete bir yaris baslatmislar. Yapmadiklari yalakalik birakmamislar. Alcaldikca alcaliyorlar, dibe vurup cukurlasiyorlar.Türk ulusal onuruna övünc duyuyorlar. Sembolleri “benimde sembollerim” diyorlar. Kan ve irin kokan bayraklarini öpüyorlar. Bir Türkten daha Türkcü kesiliyorlar. Tencere yuvarlanmis kapagini bulmus. Türk toplum kaderidir. Türk ulus milliyetciligini olusturanlar, bagnazca savunanlar Türkten baskasidir. Dahasi devsirmelerdir. Devsirmenin kendini ispat sorunu vardir. Daha fazla Türkcülük, daha fazla Atatürkcülük yapma zorunlulugu vardir. Bu alanda bir yaris var. Sistemin nimetlerinde pay kapma, devlet yönetiminde yer alma yarisi vardir. Sol´da yasananlar bundan pek farkli degildir. Devlet kademelerinde oldugu gibi sol´da da yükselmenin yolu Kürdistan´a dayatilan statükoyu savunma, daha cok birlik bütünlük savunucusu olma kistas olmustur. Eger Kürd ve Kürdistanliysan kendini inkar etmek, ülkene ve milletine yabancilasmak, baskalasmak ve bununla grurlanmak Türk sol örgüt safinda yükselmenin yoludur. Bu zevat Kürd milliyetciligine küfür ederek ise baslar. Ülkesine, milletine ve halkina ait ne kadar deger varsa ona saldirmak, gözden cikarmayi politika edinirler. Üyesi oldugu toplumu cagristiran herseye yabancilasirlar. Ülkelerini, milletini ve halkini kendi isimleriyle telefuz edemezler. Bunlarin yerini „ülkemiz“, „vatanimiz“ , „halkimiz“ vs. kavramlar alir. Gerceklik degil soyutluk yasamlarina egemen olur. Arabesklesirler. Ucubeli teorilerin savunucusu kesilmeyi enternasyonalizm addederler. Dünyada bunun bir baska berzeri yoktur. Ezen ulus sosyal-sovenlerin rolünü ezilen ulus bireylerinin üslenmesi örnegi belkide Kürdlerde bir istisnadir. Bu ihanetin gerekcesi her zaman vardir. “Tarihsel birliktenlik” adina yapilir. Din , sinif kardesligi adina yapilir. Kiz alip-verme adina yapilir. Tavuklarimizin birbirine karismisligi adina yapilir. Vs. Fakat ne adina yapilirsa yapilsin, yapilanlar ülkelerine, milletine ve halkina ihanettir. Asolunan ezen ulus dalkavukculugu, ezen ulus ulusal gruru ile övünc duyma ve „devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlügü“nün sasmaz bekciligidir. TC devleti, bu duruma yabanci degildir. Hazirlikli ve sirt sivazlayicidir. Ihanetcilere, yalakalara ve isbirlikcilere karsi eli acik ve cömerttir. Ihtiyac duydugu müddetce isbirlikcilerini orta yerde birakmaz. “Bölücü terör örgüt basi”ni ve “bebek katili”ni bile en güvenlikli yerlerde bes yildizli otelleri aratmayan mekanlarda krallar gibi yasatir. Kimini tv programlarinin bas müddaimi yaptirir. Kimine kitaplarini imzalama firsatini tanir. Kimini kontenjandan devlet partilerinden belediye azasi, baskani, muhtar ve hatta vekil adayi bile gösterir.Fakat su bilinmelidir ki, buna aldanmamak lazim. Cünkü bu devletin mayasida bozuktur. Sagi-solu belli olmaz. Nerde ve ne zaman nasil davranacagini kimse kestiremez. Kardes katleden, gözlerine mim cektiren kirli bir gecmisi vardir. Saraylarda birdenbire ortadan kaybolan Sadrazam, Ulema, Kadi vs. gelenegi vardir. Dün bir yana bugün bile hergün Cumhurbaskani, Basbakan, General, Isadami, Profesör, Aydin, Gazeteci vs. katletmeyi devlet gelenegi haline getiren, arkasinda cümle cemaat „milli mutabakat“ icinde devlet töreni ile cenaze namazi kilan bir gelenek sahibidir. Devletin yalakalari ve isbirlikcilerin ilgi alani icindedir. Oturduklari zeminin hicte emin olmadigini en iyisi kendileri bilirler.Devletin „Kürtcü“sünüde ayni korku sarmisti. Devlet Suriye´den cik dedi, cikti. Hele bir Avrupa turuna cik, su Avrupayi devredisi birakalim dedi, öyle yapti. Seni Kenya´da alip getirmek daha kolay dedi, oraya gitti. Sonuc Ankara´dan baslayan yürüyüs Ankaraya dönüs“le bitti. Bitti bitmesine, ama devletin „Kürtcü“sünün korkusu büyüktü. Gerci güvenilir bir yerlerde cangüvenligi sözü almisti. Fakat bu sözü verenler, bilinen zevat olunca verdikleri sözün ne önemi vardi. Bunu devletin „Kürtcü“süde bilirdi. Zaten bunu bildigi icindir ki, ucakta gözleri acilir acilmaz „Anam Türk, devletime hizmete hazirim“ dedikten sonra „komutanim bana bir sey olur mu?„ sorusunu sormaktan da kendini alamiyordu. „Komutani“, „Korkmana gerek yok sayin Öcalan. Bu devletin daha hala sana cok ihtiyaci var“ diyerek kendisini rahatlatacakti. Fakat „ihtiyat“ izafi bir kavramdir. Ne kadar sürer bilinmez. Bunu da devlet bilir ve tayin eder.Bunlari devletin her renkten yalaka ve isbirlikcileri de bilir. TC devlet geleneginde devlete ve millete ihanet etmenin afi yoktur. Bu konuda tecrübe sahibidir. Aniden gelen bir kalp krizinden tutun , kendisini astiya kadar bir cok senaryo bulunur. Topal Osman, Rayber, Haci Bedir Agalarin, Özallarin. Imamogullarin basina gelenler su anki hainlerin basinada her an gelebilir. Eh ne diyelim. Eden belasini bulur. Arkalarinda „Allah rahmet eylesin“ sözümüz bile olmaz. Tercihimiz hainin efendisi tarafindan cezalandirilmasi degildir. En dogrusu halkimizin adelet gelenegine uygun cezalandirilmalaridir. Halkimiz adaletlidir ve her suca uygun bir cezai müeyidesi vardir. Halkimiz ihanete karsi bu hakkini kullanacaktir. Tarih Kürdistan halkina bu firsati verecektir. Bundan kusku duyulmamalidir. Bagimsiz Kürdistan, dogu´da dogan günes gibi doguyor. Belki yarin, belki yarindan da yakin...05 Kasim 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.