BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Kürt halkının konumunu fırsat bilen belli çevreler kendi ideolojik bakış açılarını kitlelere kabul ettirmeye çalışıyor. Bu çevreler, Kürt halkının özgürlüğü yerine ideolojilerini geliştirme ve yüceltme çabası içine giriyorlar.
Asırlardır özgürlük yüzü görmeyen halkımıza sosyalizmi, komünizmi, şeriat düzenini kavratmaya çalışıyoruz. Elbetteki kurtuluştan sonra bir biçimde yönetileceğiz, bir düzenimiz, yasalarımız olacak. Buna kimsenin bir diyeceği yok. Ancak, özgürlük mücadelesinin ikinci plana itilerek başka ülke ve gruplara endeksli olarak Kürt halkının sırtından yapılan ideolojik hesaplamanın hiç de insaflı olduğuna inanmıyorum. İdeolojik planlamaların şimdiye kadar kurtuluşa yol açmadığı açıkça görüldü zaten.
Kürtler, bir dönem olduğu gibi siyahların beyazlarla, kölelerin efendileriyle olan mücadeleleri kadar net bir mücadele seyri içindeler. Bu mücadele seyri ne yazık ki, değişik ideolojik bakış açıları bulaştırılarak yozlaştırılmaya çalışılıyor.
Küçük küçük grupçuklar oluşturuluyor, Kürdistan'ın başına 'kafadarlar cemiyetleri' bela ediliyor. Eline Kuran-ı Kerim'i alan sağ çevreler, bir fatiha ile ülke kuracağından emin bir tavırla çevresine ahkam kesiyor. Sol düşünenler ise, iki gün sonra birbirlerine düşüyor. Birleşmenin yolunu arayacaklarına, kendi iç çelişkilerini derinleştirme yolunu tercih ediyorlar. Bir gazete çıkaran, bir kitap basan, bir dergi yayınlatan kendisini Kürdün efendisi sanıyor.
PDW, henüz PKK'den ayrılmışken, büyük bir iç çelişki yaşadığını kitlelere, 'kamuoyuna' başlığı ile deklere bile ediyor.
Hiçbir Kürt gurubu, 'Birleşelim' başlığı ile kendi kamuoyunu rahatlatan bir açıklama yapmıyor. Kimse kendi yayınında birleşme, toparlanma, halkın çıkarı doğrultusunda hareket etme konularını işlemiyor. Buna gerek duymuyor.
Türk ordu birlikleri özgür Kürdistan sınırına dayanıp kelle istiyor, Kürdün elde ettiği kazanımları yutmak istiyor. Ama iki Kürt örgütü ortak bir açıklama yapıp, bir ses olup buna cevap olamıyor.
Zorbaya karşı değil, kendimize karşı örgütleniyoruz. Ve bunu ideolojik, pek de marifet sayıyoruz. İdeolojilerimiz birleşmemizin önünü tıkatmış.
Tabii ki, bin yıl önce olduğu gibi yine yerimizde sayıyoruz..
23 mAYIS 2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.