BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Yusuf Bülbül · 26.04.2006 · 1 görüntülenme
Kürd Ulusal Demokratik Çalışma Gurubunun İstanbul toplantısı basından özet olarak verildi. “Basına yansıdığı kadarıyla” KUDÇG bu ve diğer toplantılarla Türkiye’nin Kürd toplumuna “her şeyi konuşun ama somut bir talepte bulunmayın” dayatmasına alet olduğu anlaşılmaktadır. Bu yöntemle Kürd toplumu her şeyi konuşacak, kavramları tüketecek ve Kürdler somut çözüm yolunu tıkamış olacaklar. Bu Türkiye’nin seksen yıldan buyana oynadığı oyunlardan bir tanesidir. Bu oyunlara alet olmak doğru değildir.KUDÇG in 04 Eylül 2005 tarihinde başlattığı ve de Ankara, Gaziantep, Adıyaman ve İstanbul’da yaptığı toplantılar, Ağrı, Van, Hakkari, Mardin, Malatya, İzmir ve Mersinde devam edip, diğer illere yayılarak genişleyecekmiş. Herhalde vilayetler bitince kasaba ve köylerde devam edecekler.KUDÇG in basına yansıyan konuşmaları “özet seçme sözler olduğuna göre” kim bilir daha ne inciler konuşulmuştur. Basına yansıyan seçme konuşmalardan dahi “geçmişte olduğu gibi, günümüzde de ” toplantıların kavram tüketmek üzere planlandığı anlaşılmaktadır.KUDÇG bugüne kadar dört toplantı yapmış. Pekiyi bu toplantıların verilerinden hareketle Kürd sorununu tanımlayacak ve üzerinde anlaşma sağlanacak ortak bir cümle oluşturulamamış mı? Diğerlerinde olduğu gibi KUDÇG in İstanbul toplantısında da hamasi sözler söylenmiş. Doğru ve yanlış şeyler konuşulmuş. Zaten her gün tüm Türkiye’de bu konuşmalar yapılıyor. Ayrıca birkaç kişinin bir araya gelip, il, il dolaşmasına ne gerek var.Yapılan konuşmalar irdelendiğinde;Hamasi konuşmalar: “DÖRT PARÇALI KÜRDİSTAN’I BİR DEVLETTE BİRLEŞTİRMEK” bu söz süslü ve gündem saptırmaya yönelik aldatmaca bir söylemdir. Kürd devletinin kurulması insanlığın sorunudur. Eğer dünya devletleri “BİR KÜRD DEVLETİ SORUNU VARDIR; BU SORUNU ÇÖZMEK GEREK” derlerse, HEWLER Kürd devletini kurar ve sınırlarını ilan eder. Kürd devleti kurulur. Ama Türkiye’deki Kürdlerin bu günün koşullarında Kürd devletini gündemine almasının mantıklı açıklaması yoktur. Türkiye’deki Kürd toplumu sorununun iki çözüm yolu vardır, 1. diyalog 2. monologun devam etmesi
KUDÇG tamda Türkiye’nin “her şeyi konuşun ama somut bir taleple gelmeyin” isteğine hizmet etmektedir. Bu yolla dünyaya “bakın Türkiye’de demokrasi var” mesajını verecekler. Oysa monologun yaşandığı bir ülkede demokrasinin varlığından söz etmek abesle iştigaldir.KUDÇG toplantılarla hangi sorunu çözüme kavuşturacak?- Kürd dili ve kültürü hızla asimile oluyor. Bunun için Kürd üniversitesi açılmalıdır.- Kürd toplumu açlıkla, sefaletle, hastalıkla boğuşuyor.- Kürd toplumunun yüzde sekseni işsiz, işi olanlarda köle düzeyinde gelire sahip.- Kürd kadının eşi evine ekmek götüremiyor. Yedi yaşındaki çocuğu Kürd tarihinin hiçbir çağında yaşanmadığı şekilde ve insanı kahredercesine tarlada çalışıyor, köprü altında mendil satıyor.KUDÇG toplantıları bu sorunları çözecek mi? Türkiye bu sorunları çözdürmemek için güçlü ordular kurmuş, muazzam bir bürokrasi yaratmış, faşist örgütlenmeler kurmuş. İstisnasız her biri bu sistemi muhafaza edecek partiler kurmuş. KUDÇG Türkiye’ye rağmen bu sorunları çözecek mi?Kadın hakları sorunu, sokak çocukları sorunu, eğitim sorunu, işsizlik sorunu, sendikalaşma sorunu, terör sorunu, gelir dağılımı sorunu, dil-kültür sorunu, Kürd Aleviliği sorunu, elektrik, yol, su sorunu, sosyalizm, komünizm sorunu, çevre sorunu vs. sorunlar Türkiye’nin bilerek yarattığı sorunlardır. Bunlardan birini veya birkaçını güncelleştirip, örneğin (Kadın haklar veya haydi kızlar okula) kampanyalarıyla çözüm üretmek değil, çözümü engellemek Türkiye’nin bu güne kadar yaptığı ve bundan sonrada yapmaya devam etmek istediği çözümsüzlük üretme politikalarıdır. Bu oyunlara alet olmak doğru değildir.Açık ve nettir, Türkiye bekasını(geleceğini) Kürd toplumunu esaret altında tutmakta görüyor. Esaret altında tutmanın yolu da Kürd toplumunu akla gelebilecek her türlü yöntemle bölmek ve Kürd toplumuna sorun yaratmakla sağlanıyor. Bütün zamanlarda bu sorunları tartışıp konuşmak, fakat çözümleri engellemek Türkiye’nin isteğidir. KUDÇG bin toplantıda yapsa, ilk toplantıda konuşulan sözler bininci toplantıda da konuşulacak.Kavramları ve çözüm yollarını bilgin sözlerle konuşup tüketmek doğru değildir. Her biri çözümsüzlük için Türkiye tarafından kurdurulan partiler ve dernekler sorunları çözmez, ama derinleştirir. Bütün detay sorunlar temel çözüme bağlıdır. O da Kürd toplumunun tek partiyle toplumsal egemenlik haklarını almasıdır. Bu sorun çözüldüğünde Kürd toplumu diğer sorunlarını çözme yeteneğine sahiptir.Günümüzde devasa iletişim ve gerçekçi örgütlenme imkanı var. Ama Kürd toplumu gerçek bir partiden yoksun, sorunları için iletişim kuramıyor. 26 Nis. 06Yusuf Bülbül
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.