Siyaset

Hasan Hisyar Serdi`yi tanimak (2)

23.10.2010 · 2 görüntülenme

Hasan Hisyar Serdi`yi tanimak (2)
Hasan Hisyar Serdi`yi tanimak (2)

Haci Artos

Hasan hisyar Serdi Askere alindigi dönemde, Erzurum`da Azadi örgütü kurulmus ve Türk ordusu icinde bircok Kürt olan Komutan ve asker siyasi faaliyetlere baslamislardi. Kendiside bu arada Amcasinin oglu Mehmed`Sadik vasitasiyla Azadi örgütle iliskiye gecmisti. “Diyarbakir`a gittim, Pasanin atlarininin bulundugu hanin önünden gectim, amcamin oglu Mehmedè Sadik ile Seyh Seit Mehdi bana yetiserek: `senin aksam Tirba Sipìyè`deki Heciyè Siran`in evine gelmen gerekiyor.`dediler. Aksam oraya gittim, kapidan iceri gittigimde bir binbasi ve iki yüsbasi ile amcamin oglu Mehmedè Sadik, Seyh Seit Mehdi birlikte oturmus olduklarini gördüm. Kendimi toparlayip Kendilerine askeri bir selam verdim. Binbasi; “gel otur. O düsman potinlerile gel otur.” Bunun üzerine sevinerek oturdum. Sonra tanidim ki o binbasi Ihsan Nuri`dir. Yüsbasilar`da Rasim ve Hursit beylerdir. Onlarda Kürt mücadelesiyle ilgiliydiler. Ancak Diyarbakir`a bagli 7. Kolurduya dahil olan Hakkari mintikasinda görev yapmakta idiler. Oturup sohbet ettikten sonra bana dediler`ki; -Bizim bazi yazilarimiz sari bir zarfin icinde, Melik Ahmed`teki Lal Mico`nun dükkanindadir. Senin onu oaradan alarak, Dehcav köprüsünün altinda bize teslim etmen lazim` Hasan Hisyar burada ilk defa Ihsan Nuri Pasayla tanisiyor, daha sonra Agri ayaklanmasinda yeniden karsilasiyorlar. 1923 Yilinin basinda kurulan Berevaniya Mafè Kurd lideri Cibranli Halit Bitlis`te katledildikten Sonra kurulusun Merkez komitesi ve hatta siradan üyelerinin teslim olmalari icin yapilan cagriya ulumlu yanit verilmedi. Sonbahardan Subat ayina kadar Türk ve Kürt tarafinda bir hareketlilik olmadi. Daha cok birbirlerini tuzaga düsürmek icin firsat kulladilar. Merkez komitesi ve Kürt ileri gelenleri arasinda sik sik toplantilar düzenleniyordu. 1 subat 1925 yilinda, Erzurum kurulusunun delegasyonu ve özellikle siyasi kadrosu, milis komutanlari, asiret liderleri onlar icinde bazi seyh ve mellalarin`da katildigi, 300 kisilik toplanti, can daginda siyasi ve tarihi bir kongre gerceklestirdiler. 3 gün süren toplantida su kararlar alindi: “Her birimizkendi mintikamizda, Türk hükümetinin yaptiklari ve yapabilecekleri konusunda halki uyanim tutmaliyiz. Bir hareketin olabilecegi konusunda devlet yetkililerinin tedirgin olmamasi icin caba sarfederek, hazirliklarimizi hizla tamamlamali ve Mayis ayinda ayaklanmaya girisebilecegimiz,e karsi tarafta panic ve bozgun yaratmak basilica taktigimiz olmalidir. Devletin bu calismalarimizdan haberdar olmasi durumunda stratejik alanlara askeri yiaginak yapmasina vesile olacaktir.” Kongrede gözlemci bir delege olarak yer alan Seyh Said özetle söyle dedi: „Saygi deger aydinlar, Milis komutanalari, Asiret liderleri siz burada tamamen gevsekliginizle gözönündesiniz. Türkleri degil, siz kendinizi kandiriyorsunuz. Eger biz bu gevseklikle hareket edersek, hayal kirikligina Türkler degil, biz ugrayacagiz. Bunlar Ermeni Cocuk ve kadinlarina nasil Mehmetcigin süngüsünden gecirerek katlettilerse, bizede aynisini yapacaklarindan emin ulunuz. Kurucumuz Cibranli Halit ve Yusuf Ziya`yi su anda tutuklamis ve Mogol tarzinda asacaklardir. Dört yilRusya`ya karsi can siperane savastiniz. Peki bugün neden namus ve serefinizi kurumak icin ayni hatta daha fazla cabayi göze almiyorsunuz. Yasim 70`i gecmis ve elimdeki tesbihi atmis tüfege sarilmisim. Mal, mülk, ev ve cocuklarim sizinkinden daha fazladir. Milletimin haklari icin ben tümünü feda etmeye hazirim. Ehmede Xani`ninde acikladigi gibi `savassiz ve bedelsiz, kaharsiz ve cabasiz basariya tasavur bile etmeyiniz`bu nedenle kalem ve kilicinizi birlikte kullaniniz.” „En iyisi biz atlarımıza binelim. Sırtımızda silah ve erzağımız, savaşsız ve bedelsiz, kahırsız ve çabasız başarıyı tasavvur bile etmeyelim. En sevdiklerimizi, en gözde değerlerimizin başına miğferler, ellerine silahlar tutuşturalım ve cepheye gönderelim. Ceviz ağaçlarını sallar gibi bu işe de coşkuyla koşun ve devleti öyle sallayın.Her alanda Dilan ve Govende gider gibi coskunuz ve her ölüm bile bize seker gibi tatli olmali.“ Yogun tartismalardan sonra önlerine su programi koydular: 1) Merkez komite dışında ayrıca ona bağlı askeri faaliyeti yürütecek komitenin oluşması, 2) Aşiretler arasında birliğin sağlanması, barışın sağlanması ve mücadele azminin geliştirilmesi, 3) Şeyh Said’in halkı uyarması ve ülkede dolaşabilmesi için hazırlıkların yapılması .” 4) Siyasi komite tarafindan, taktik faaliyetinin yeniden degerlendirilerek pratige sokulmasi görevi verilmesi (Hasan Hişyar Serdî, Görüş ve Anılarım, İstanbul 1994, Med Yayınları) Seyh Said, 300 kisilik savasci korumasi ile ülkeyi gezmeye ve Kürtler arasinda birligi hayata gecirmeye basladi. Bu gezileri sirasinda Lice`ye giderken Asiretlerle toplantilar yaptilar. Hasan Hişyar Serdî diyorki: „Orada Kaymakam`da Seyh Said`in ziyaretine geldi. Onun istegi üzerine bende onlarla birlikte atima bindim. Ihsan Nuri`nin yanina gittim. Dönüste Farqin yakinlarda önümüzede bir jandarma timi bekliyordu. Yanimda birde Neboyè Keles vardi. Nebo sert bir dille ve sinirli bir eda ile onlari imha edecegini söyledi. Ben Seyh Said`in hatiri icin karismamalarini söyledim. Yolumuzu ayirarak gitmeye calistigimiz bir anda bizi fark ettiler. Bizi tutuklamak istediler. Birbirimize karismamamiz gerektigini söylediysem de iclerindeki cavus razi olmadi. Birde cavusun tutukladigi iki mahkum vardi. Neboyè Keles – Yaninizdaki tutuklulari serbest birakin yoksa sizi yasatmam`diyerek mevzi aldi. Nebo cavusun gögsüne nisan alarak tetigi cekti. Cavus oldugu yerde yigildi. Diger Jandarmalar mahkumlari birakarak üstlerine dogru kosmaya basladilar. Ben alelacele Seyh Said`in yerini bildigim icin direk onun yanina kosarak vardim. Dorumu kendisine anlattgim. Seyh bu olayi ögrenince cok üzüldü.`Ne sorumsuzluk, ne bilincsizlik`diye sinirlendi. Seyh Said, kardesi Seyh Abdurrahim karakola gönderek iki mahkumu ve Nebu`yu teslim etmek isterle. Ancak karakoldan ona ve iki adamini yaralarla. Bunun üzerine karakol sarilip imha edilir ve Jandarmalar esir alinir. Seyh Said`in yanki bulan gezisinin önü kesilmistir. Bunun üzerine geri dönülüp Darahènè vararak Şeyh Said ve hareketin diğer ileri gelenleri buluşarak cepheleri düzenlediler. Palo-Harput cephesi, Şeyh Şerif komutasında 18 bin Kürt milisi Varto Cephesi, Baba bey, Melikanlı Abdullah bey, Şeyh Said’in oğlu Ali Rıza efendi, Xelilê Xeto komutasında 12 bin Kürt milisi Diyarbakır cephesi, Liceli Hakkı bey ve Emerê Faro komutasında 20 bin Kürt milisi Bakır Maden cephesi, Şeyh Said’in kardeşi Şeyh Abdurrahim komutasında 10 bin Kürt milisi Silvan cephesi, Şeyh Şemsettin ve Silif aşireti lideri Şeyh Dodan komutasında 10 bin Kürt milisi Devam edecek 23.10.2010

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.