BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 30.06.2006 · 2 görüntülenme
HELSİNKİ - AB'nin yeni dönem başkanlığını devralacak olan Finlandiya, Türkiye'nin üyelik koşullarına uymaması halinde müzakerelerin durabileceğini belirtti.Cumartesi gününden itibaren AB'nin yeni dönem başkanlığı Finlandiya'ya geçiyor. Finlandiya Başbakanı Martti Vanhanen, gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Müzakereleri durdurmak her zaman mümkündür. Türkiye'nin bunu bildiğinden eminim'' dedi.29 Haziran'da Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de, Türkiye ile müzakere sürecinin Kıbrıs nedeniyle tamamen durdurulabileceğini söyledi. Kerkük Valisi Mustafa: Kerkük halkı sorunlarını çözecektir KERKÜK - Kerkük Valisi Abdurrahman Mustafa, Kerkük'te yaşanan sorunların çözümü için herkesin kendi cephesinden bir şeyler yapması gerektiğini belirterek, "Referandumun sonucu ne olursa olsun Kerkük halkının iradesi ile gerçekleşecek. Biz bu sorunun demokratik bir çerçevede çözülmesini istiyoruz. Kerkük halkı sorunlarını kendileri çözecektir" diye konuştu.Kerkük'te 2007’de yapılacak referandum yaklaşırken kentin statüsüne ilişkin tartışmalar da yoğunlaşıyor. Kerkük'teki değişik siyasi güçler kendi çıkarları doğrultusunda bir sonuca ulaşmak için girişimlerini sürdürüyor. Kürtler Baas rejimi döneminde göçettirilmiş olan halkın geri dönüşünü sağlama çabasını sürdürürken, Kerkük’ün Kürtlerin kontrolüne geçmesini istemeyen Şii Arapların da El Bedir ve El Mehdi tugaylarına bağlı askeri güçleri Kerkük çevresine yerleştirmesi, yeni bir karmaşa dönemine işaret ediyor.Bu tartışma halkta da ciddi kaygılar yaratırken, Kerkük Valisi Abdurrahman Mustafa Kerkük’teki son durum ve yapılacak referanduma ilişkin DİHA’ya konuştu.‘Anayasa maddeleri eksiksiz uygulanmalı’ Kerkük sorununun tüm farklılığı ile birilikte çözülmesi gerektiğini belirten Mustafa, "Kerkük sorununun çözümü için Kerkük’ün özgürlüğünü gerçekleştirmek ve buna inanmak gerekiyor. Demokratik bir ülke olarak bir Anayasamız mevcut. Bu Anayasa halkımızın sorunlarının çözümünün yoludur. Bunun içinde Kerkük’e yönelik maddeler var. 140. madde 3 aşamadan oluşuyor. Birincisi; 58. maddeyle Kerkük’ün durumunun olağana çevrilmesi ve eskiye dönmesi gerekiyor. İkincisi; nüfus sayımı yapılarak, Kerkük’ün nüfusunun belirlenmesi ve dışarıdan gelenlerin sayısının belirlenmesi. Üçüncü aşama ise referandum aşamasıdır. Bununla da Kerkük halkı nasıl bir statüye kavuşacağını belirleyecektir. Tüm bu aşamaların gerçekleşmesi için Anayasa’da geçen maddelerin eksiksiz uygulanması gerekiyor" diye konuştu.‘Sorunu çözecek olan Kerkük halkıdır’ Referandum sonucuna ilişkin şimdiden bir şey söylemenin mümkün olmadığını ifade eden Mustafa, şunları dile getirdi: "İsteğimiz odur ki, bu süreç sorunsuz atlatılsın. Şimdiden tahminler yapmak zor. Biz bu sorunun demokratik bir çerçevede çözülmesini istiyoruz. Yaşanan sorun Kerkük halkının sorunudur. Bu sorunu çözecek olan da yine Kerkük halkıdır. Çünkü atacağı oyu sorunun çözümü için atacaktır. Tabi Kerkük’ün olağan ve güvenli bir hale gelmesini istiyoruz. Bu gerçekleşirse Kerkük herkese açık bir kent haline gelir."Mustafa, Kerkük ve çevresine yerleşen Şii El Bedir ve El Mehdi tugayına bağlı silahlı güçlere ilişkin ise şunları söyledi:“Bilindiği gibi El Bedir ve El Mehdi güçlerinin Kerkük’e geldiğine yönelik ciddi söylemler vardı. Bu durum herkesi epey rahatsız ediyordu. Bunun üzerine bu güçlerle görüşme talebinde bulunduk ve bir görüşme gerçekleştirdik. Onlara Kerkük’ün durumunun bu güçlerin gelişini kaldıramayacağını söyledik. Kerkük’e girmeleri halinde büyük bir karmaşanın yaşanacağını belirttik. Ayrıca bu durumun Anayasa’da belirtilen maddelerin uygulanmasını engelleyeceğini hatırlattık. Ancak gördük ki bu güçlerin soruna yaklaşımı olumluydu. Onlar da Kerkük’ün olağanlaşma sürecine katkı sunmak istediklerini ve bunun haricinde karmaşa yaratma eğiliminde olmadıklarını dile getirdiler. Bu görüşmemizin ardından bunlardan kaynaklı bir sorunun yaşanmayacağını umut ediyoruz.DIHA AB ile kriz kapıda Avrupa Komisyonu, limanlar Rumlara açılmazsa olacaklara dair en net uyarıyı yaptı: Müzakereleri askıya almayı gerektirecek zemin varsa, alırız. Gelecek dönem başkanı Finlandiya: Müzakereler tehlikeye girer BRÜKSEL - AB'den Türkiye'nin Kıbrıs Rum Yönetimi'ne limanlarını açmasını getirecek Gümrük Birliği Ek Protokolü'nü Meclis'te onaylayıp uygulamaması halinde müzakerelerin askıya alınacağına dair en net uyarı dün geldi. Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, "Bu yola başvurmamak için nedenimiz yok" derken, 1 Temmuz'da dönem başkanlığını devralacak Finlandiya'nın Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja "Konu çok açık. Herkes Türkiye'nin onayını bekliyor. Aksi halde bunun sonuçları olacak" çıkışı yaptı. Türkiye, AB başta Kıbrıs'a yönelik tecridi kaldırmak olmak üzere yükümlülüklerini yerine getirmezse, atacağı yeni adım olmadığında ısrar ederken, Rehn, daha önce Kıbrıs ve reformlardaki yavaşlama yüzünden 'tren kazası olabileceğini' söylemişti. Komisyon üyesi, dün Finlandiya'nın STT Haber Ajansı'nın 'müzakerelerin askıya alınıp alınmayacağına' dair sorusuna, "Bu olasılık mevcut. Umarım buna başvurmak zorunda kalmayız ama bunu gerektirecek bir zemin varsa bu yola başvurmamak için bir nedenimiz yok" yanıtını verdi. Rehn, "Ben gerçekçi biriyim. Bu yüzden Türkiye'nin Kıbrıs konusundaki taahhütlerine bağlı kalmaması ve reform sürecini hızlandırmaması halinde müzakerelerde olası bir çarpışma konusunda uyarmaya çalıştım" ifadelerini kullandı. 'Sadece bizim kaygımız değil..' Ülkesinin altı aylık programını Brüksel'de tanıtan Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja ise, kriz çıkmaması için elden geleni yapacaklarını söylese de Türkiye, ek protokolü onaylamazsa müzakerelerin askıya alınabileceğini dile getirdi: "Konu çok açık. Herkes Türkiye'nin onayını bekliyor. Aksi halde bunun sonuçları olacak. Bu bir tehdit değil. Sadece konunun çok ciddi bir sorun yaratacağını, hatta müzakerelerin devamını tehlikeye atacağını söylemek istiyorum. Fakat bundan kaçmak istiyoruz ve inanıyorum ki Türk hükümeti de durumun farkında." Türkiye'ye limanlarını Rumlara açması için yıl sonuna dek süre tanındığını söyleyen Finli bakan, olumsuz gelişmelerin AB açısından başarısızlık olacağını vurgulayıp, "Dramatik bir sonuçtan kaçınabilmek için elden gelenin en iyisini yapacağız. Bu konuda kaygılıyız ama bu sadece bizim kaygımız değil" diye ekledi. RadikalAkt: C.A
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.