Siyaset

GÜNEY KURDISTAN`LI LIDERLERIN VEREBILECEKLERI BAŞKA TAVIZ VAR MI?

M. ALTAN · 10.10.2005 · 2 görüntülenme

Federal Irak anayasa taslagi üzerinde bir takim degisiklikler  yapilmasi icin son günlerde yapilan görüsmelerin boyutu ve ele alinan maddelere iliskin kamuoyuna yansiyan net bilgiler yok. Basina yansiyan ve Goran Kocgirî tarafindan Kurdistanî Nwe`den türkceye cevrilen habere bakilirsa Irak`in kimligine iliskin anayasa taslaginin 3. maddesinde yapilan degisiklik pek hayra alamet degildir. Güney Kurdistani Siyasi parti liderleri üzerindeki baskilar elbette gözardi edilemez, ABD büyükelcisinin Bagdat ve Hewlêr arasinda yaptigi arabulucukluk görüsmelerinde, Sunii Araplarin anayasa taslagi hakkinda yapilacak referandumda evet oyu kullanmalari icin bir takim taleplerinin kabulu icin baski yaptigi biliniyor. Arap dünyasi ve Arap birligi genel sekreteri Amr Musa`nin Irak`in Arap kimliginin ortadan kaldirilmasina tehdit noktasina varan tepkileri üzerinden bir kac gün gecmeden anayasa taslaginin 3.maddesinden degisiklik yapilarak, Irak`taki Araplarin Arap dünyasinin bir parcasi cümlesi cikarilarak Irak`in Arap dünyasinin bir parcasidir seklinde degistirilmesi, Kurdistan`inda Arap dünyasina eklenmesi sonucunu cikartiyor. Bu gelisme Kurdistan`in gelecegi ve Kürt halkinin kendi kaderini tayin hakki üzerinde büyük bir tehdittir. Her ne kadar YNK genel sekreter vekili Novsîrvan Mustafa, Anayasa taslagi hakkinda Irak`ta Kürt halki icin bugüne kadar yapilan en iyi anayasa diyorsa da, Irak devlet mekanizmasinin icinde bulundugu durum ve güney Kurdistan`in devlet yapilanmasi degerlendirildiginde denilebilir ki, Kürtlerin icinde bulundugu avantajli konumda alabileceklerinin en azini verebileceklerinin azamisini taviz olarak vermislerdir. Olmayan bir devlet mekanizmasi, bütün askeri, polis, politik, sosyal...vs  kurumlari cöken ve bir enkaza dünüsen Irak, Kürtlerin elleri ile yeniden insaa ediliyor. Örgütlü ve bir devlet mekanizmasinin bütün alt-yapisina sahip olan Kürtler sahip olduklari güc ve avantajdan sanki bihaber gibi hareket ediyor. Güney Kurdistan petrollerinin % 90`nin cikarildigi Kerkuk, Maxmur, Musul dahil olmak üzere % 30 oraninda toprak parcasi Araplarin isgali altindadir. Cözümü belirsiz bir tarihe 2005 tarihine birakilmistir. Güney Kurdistan Kürt liderler, Caferinin Kurdistan ve Sii ittifaki arasinda yapilan protokolu uygulamamakla suclamalarinin zeminini biraz kendilerinin yürütükleri yumusak politikada arasalar sanirsam sorunun cözümü daha rahat olur. Sii`lerle yaptiklari hükümet kurma protokollerinde Kerkuk ve diger bölgelerin sorunun cözümü icin 2-3 aylik bir süre taninmisti, birden bire bu süre otomatikmen 2 yila cikarildi. Bütün bunlarin Araplarin oyalama ve zaman kazanma taktiklari oldugu acik olmasina ragmen, takinilan tutum anlasilir degil. Araplarin kendilerini toparlamalari mi bekleniliyor. Kak MESUD ve Mam Celal her pazarlik öncesi sert demecler vererek Kurdistan ve Kürt halkinin haklari konusunda taviz vermeyeceklerini aciklarken, Bagdat`ta yapilan pazarlik toplantilarinda taviz üstüne taviz variliyor. Bagimsiz kaynaklarca yapilan kamuoyu arastirmalarinda Kürt halkinin gelecekteki Arap hükümetlerine güvenmediklerini, anayasa taslaginin Kürt istemlerinin karsilamadigini, Güney Kurdistanli aydinlarin anayasa taslagina Kurdistan`i yeniden Irak`a entegre etme projesi oldugu gerekcesi ile siddetle karsi ciktiklari bir ortamda Kürtl liderlerin son Bagdat toplantisinda Irak`in Arap dünyasinin bir parcasi oldugunu kabul etmeleri endise vericidir. Temmenimiz Güney Kurdistan`li Kürt liderlerin Bagdat`ta yaptiklari her pazarligin, verdikleri her tavizin yanliz Güney Kurdistani etkilemedigi aksine parcalari da etkilediklerinin bilinci ile hareket etmeleridir.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.