Siyaset

GÜNEY KÜRDİSTANIN TEMEL SORUNLARI ÜZERİNE (2)

Þeref Laþer · 10.12.2005 · 2 görüntülenme

EKONOMİK YAPILANMA VE RANT PAYLAŞIMI. Güney Kürdistanda siyasi ve ekonomik yapılanma mevcut toplumsal dinamizm ve veriler üzerine inşa ediliyor. Bu veriler hesaba katılmadan ileri sürülecek görüşler bir anlam ifade etmez. Kısaca değinirsek:Son onbeş yıllık gelişmeleri ve bugünkü durumu değerlendirmemiz gerekir.1991 Newroz ayaklanmasında, daha sonraki yinilgi ve tekrar geniş dönüş ve 36. palelin kuzeyinde yerleşme döneminde kürt toplumu bütün birikmiş zenginliğini yitirdi ve işe sıfırdan başlamak zorunda kalmıştı. Kürdistanda ciddi bir sermaye birikimi yoktu ve var olanda araplar tarafından talan edilmişti. Taşınabilir zenginliğin dışında taşınmaz mallarda tahrip edilmiş köyler şehirler yerle bir edilmişti. Son 40 yıllık sürekli şavaş hali, iran ırak savaşı BM ambargosu kürdistanda ekonomik varlığı sıfıra indirgemişti. Tarim ve hayvancılık bile yapılamıyordu. 1991 den 1998 e kadar kocaman dükünlarda sadece birkaç kilo çay, şeker tütün veya türkiyeden ve irandan kaçak getirilen tekstil ürünleri bulunuyordu. Toplumun sosyal yapısı klasik toplum yapısı ile izah edilemezdi. Çünkü sürekli savaş toplumu üretimden koparmış, askerileştirmişti. Askerileşen toplum ya KUKM saflarında ya da sömürgeci güçler safında yer alarak iki kesime bölünmüştü. 1991 ayaklanmasında cahş olarak bilinen güçler KUKM saflarına katılarak ayaklanmayı desteklediler. Ancak BM in, Saddamın ambargosu kürdistanda ekonominin canlanmasına olanak tanımıyordu. Irak ta BAAS iktidarda olduğu müdetce kürdistan her an bir saldırıyla karşı karşıya idi. TC ordusu İran ordusu her bahane ile Güney kürdistana girip istikrarsızlık yaratıyordu. Bu istikrarsız ortamda ciddi bir ekonomik yatırım veya canlanma sözkonusu değildi ve olamazdı. Ne zamanki BAAS iktidarı devrilip ABD güçleri Iraka girdi Kürdistan da kısmı bir istikrara kavuştu, ambargonun kalkması da petrol gelirlerini arttırdı. Son iki yıldır Güney Kürdistan ciddi bir ekonomik atılım ve yapılanma içine girmiştir. Orta ve Güney Irak taki istikrarsız durum, buradaki sermayeyi de Kürdistana akmasına sebep olmaktadır. Iran ve TC nin Güney Kürdistan daki siyasi yapılanmayı de Fackto olarak kabul etmek zorunda kalmaları uluslararası güçlerin Irak konusundaki planlarını Kürdistan üzerinden yapmları kaçınılmaz olarak Güney Kürdistanı ekonomik olarak bir çekim Merkezi haline getirmiştir.Bugün Güney Kürdistan dünya kapitalist sistemin açık pazarı durumundadıır ve dünyanın her yanından buraya mal akmaktadır. Sülemaniye ve Hewler dükanları Uzakdoğu, Avrupa ve Amerikan malları ile doludur. Eskiden birkaç çay paketi satan dükanlar bugün elekronik malzemelerde doludur. Eskiden tek bir yabancı bu şehirlere uğramazken bugün bu şehirlerde dünyanın her yerinden gelen işadamları toplulukları ile karşılaşmak mümkündür. Kürt şehirlerinde boş ev bulmak neredeyse imkansızdır. İnşa edilen Lüks oteller doludur. Sülemaniye ve Hewler merkezleri bırakın bir yana Mahale sokakları bile yabancı companyaların büroları ile doludur. Son üç yılda sadece Sülemaniyede 280 Türk şirketi açılmış ve bunların 150 tanesi şuan faaliyettedir. Bunların bir kısmı tabela şirketi olsa bile bir kısmı da büyük şirketlerdir. Hewler de ise Bu rakamları ikiye katlamak gerekir. Henüz altyapıda büyük eksiklikler olmasına rağmen büyük bir faaliyet olduğu açıktır. Şehirler yeniden inşa ediliyor, kanalizasıyon, yollar, su .elektirik köprüler ve barajlar yeni petrol kuyuları vs alanlarında gözle görülür bir çalışma vardırKürdistanda büyük bir tircari sermaye oluşmuştur. İnşaat alanı dışında ciddi bir yatırım yoktur. Sanayi yatırımı yok denecek kadar azdır. Gerek Irakın tümünde gerekse Kürdistan da siyasi durum sermayenin sanayiye akması ve sanayi yatırımına dönüşmesi için elverişli değildir, çünkü sanayi sermayesi uzun vadeli istikrar ve güvence ister. Orta ve küçük üretim birimleri canlansada ciddi bir toplumsal ekonomik değer yarattıkları söylenemez. Atölye düzeyinde ki işletmelerde ciddi bir canlılık görülmektedir. Hizmet sektörü ise ihtiyactan fazla şişirilmiştir.Tarım sektöründe de önemli bir canlılık görülmektedir ve Güney Kürdistanda Saadam döneminde yıkılan başaltılan köyler yeniden inşa edilmiş ve kısmen tarımsal üretim canlanmıştır.Güneyde su elektirik sağlık ve eğitim ücretsizdir.Devletin temel gelirleri Ticaretten alınan vergiler ve petrol gelirleridir.Halihazırda Güney Kürdistanda kişi başına milli gelir Türkiyenin iki katı kadardır.Burda mevcut durumun olumsuzluklarına ve bazı eleştirilere değinelim.Deniyor ki, Güneyde yetkililer imtiyazlı konumdadırlar, tanıdıklarını kayırıyorlar, yoksul halkın sorunlarına eğilmiyorlar ve rant kavgasını veriyorlar. Bu eleştiri bütünüyle değil ama kısmen doğrudur denebilir. Ama unutmıyalımki Kapitalist bir Kürdistan doğuyor. Olaylara bu çercevede bakarak değerlendirilebilinir ve anlamlı olur. ^Benim anlamadığım şu. “Güneyde rant kavgası veriliyor, yetkililer çevrelerini zengin yapıyor” şeklinde eleştiri yapanlar aynı zamanda “sosyalizmin modası geçti, kürt siyasi partileri artık bu eskimiş ideolojiden vazgeçsin” diyenlerdir. Doğrudur biz, sosyalist kürdistan mücadelemizi başarıya ulaştıramadık ve ABD Iraka Müdahalesi ile kapitalist Kürdistan seçeneği önümüze kondu. İyi de oldu. Ancak şunu da bilelim ki bugün başını ABD nin çektiği kapitalist sistemi askerileştirilmiş üretimden koparılmış Güney kürdistanda inşa etmek bazı sorunları ve sıkıntıları da birlikte getirir. Kapitalist sisteme enteğre olmak için ciddi bir sermaye birikiminin olması gerekir, bunun nasıl olacağı önemli değildir ekonomik değer açısında. Sermaye bazen ahlakı olmayan yollara başvurur. eP Hele işe sıfırdan başlıyan ve hala işleyen bir sisteme oturtulmayan devletlerde bu çoğu kez gayrı meşru yollarla olur. Örneğin Türk sermayesinin oluşumu zoralımları sonucudur. Yani rum ve Ermeni sermayesine zorla el koyarak oluşmuş, Soykırımlar yaparak oluşmuş, ahlaki olmayan yollarla oluşmuş. 1923 ten sonra yani kemalistler iktidara el koyduktan sonra da türk özel sermayesi bizzat devlet desteği ile oluşmuştur, yani kemalist kadrolar yetkilerini kulanarak ya kendileri bir şirketi ele geçirmiş yada çevresini devlet imkanı ile zenginleşirmiştir. Rantı kendi aralarında paylaşmışlardır. M. Kemal kendisini desteklememiş olan işadamlarını tasfıye etmiş, kendisini destekliyen bir sermaye grupubunu oluşturmuştur. Bugün hala kemalist sermaye gurubu ile kemalist olmayan ( Anadolu sermayesi ve islami sermaye de denir) sermaye gurupları arasında çatışmalar yaşanmaktadır. Kaldı ki her iktidar değişikliğinde , iktidar devlet imkanlarını kendisine bağlı sermaye guruplarına sunmaktadır.Bu durum kürdistanda da yaşanmaktadır. Bu kapitalizmin temel yasasıdır. Kapitalizmin gelişmediği Kürdistan gibi ülkelerde sermaye siyasi iktidarın desteği olmadan gelişemez ve büyüyemez. Toplumsal zenginlin belli bir sınıfın elinde toplanması, halkın büyük çoğunluğunun yoksullaşıp emeğini satma durumuna gelmesi kapitalist işleyişin doğal yasası ve sonucudur. Sosyalizm önemli değil önemli olan ulusal devletimizi kurmaktır diyenlerin bugün “Kürdistan rant kavgası veriliyor ve parti ve yekiti yakın çevresini zengin ediyor” demesinin mantığı yoktur. Ne bekliyordunuz ki, ABD kürtler devlet kursun diye buraya girmedi, bu toprakları başında bulunduğu kapitalist sisteme entegre etmek için girdi ve kapitalist sistem içinde kürtlere kurallara uyma kaydıyla yer verdi. Kürtlerin başka seçenegi de yoktu ve bu gün kapitalizmin kurallarına uygun davranıyorlar. Demekki rant kavgası bugün Güney kürdistanda doğaldır ve kaçınılmazdır. Sermaye birikimi kimin elinde olmalı. Otuz kırk yıldır Kürdistan için mücadele eden kesimlerin mi, yoksa toplumun geri kalan geçmişte sömürgecilerle işbirliği etmiş kesimlerin mi elinde olmalıdır. İktidarı elinde bulunduran kesim yani yıllardır mücadele eden kesim kendi ekonomik ve siyasi çıkarlarını gözeten kesimi zengin etmeyi tercih edeceği kesindir. İşin ahlaki boyutu ile bilimsel boyutunu karıştırmıyalım, insani boyut ile kapitalizmin acımasız yasalarını karıştırmıyalım.Güney Kürdistanın önünde tek seçenek var. Kapitalizmi inşa etmek.Ancak kapitalist sistem içinde kendisine modeller seçebilir ki bu bugün perspektiv olarak hangi modeli seçeceğini belirlemelidir.Kürdistan Kuveyt mi olacak İsrail mi olacak konusunda kararını vermeli ve planlamasını yapmalıdır. Öyle görünüyor ki Güney Kürdistan Kuveyt Modeline doğru gidiyor. Belirtiler o yönde.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.