Siyaset

GÜNEY KURDİSTANI, 2. CEZAYİR ANTLASMASI MI BEKLİYOR?

Rojhat Badikî · 07.12.2006 · 2 görüntülenme

Sadece Kurdistan’ ın Güneyindeki siyasi-politik yapılanmalara özgü bir olay olmayıp, Kurdistan geneline özgü karekteristik bir olgudur. Olaylat kapıya dayanmadan kılımızı bile kıpırdatmayız, T.C’ den mi bize bulaştı bilemiyorum ama Kürde Kürd propagandası yapma konusunda hayli yol aldığımız ortadadır. Irak’ ta Şii ve Sunii’ ler iktidarı ele almak ve nüfuz alanlarını genişletmek için kıyasıya savaşırken, biz ülkemizde savaş yok barış ve huzur içinde yaşıyoruz diye böbürleniyoruz, gelen ve  giden misafirlere de bunun reklamını yapma yarışı içersine gidiyoruz.  Tamam Kürtler Ortadoğunun en misafirperwer halkıdır, Kültür ve gelenekleri gereği ağırbaşlı, barışsever ınsanlar, haksızlık ve zulme karşıdırlar ama hiç kimse Kürtlerin bu insani ve asil özelliklerinden dolayı ulusal haklarına saygı duymadı yada bu özelliklerinde dolayı yaptıkları soykırım ve asimilasyonlardan dolayı  Kürt halkından özür dilemedi.  Irak ve Kürdistan’ ın kaderinin belirlenmesi için kıyasıya, silahli ve diplomatik savaş verilip, Kerkuk ve Musul’ ın Kurdistan sınırları dışında kalması için, Şii ve Sunii’ ler en zayıf dönemlerinde bile Kürtlere sorun çıkartıp Kürtlerin tarihsel ve doğal haklarını gasp etmek için binbir türlü entrikalar çevirirken, Kürtler Federal Irak anayasasının 140. Maddesi diye tuturmuş gidiyorlar.  Kim bu maddeyi uygulayacak? Iyad Allawi Uygulamadı, Ibrahim Caferi yanından bile geçmedi ve şimdi de Maliki adeta Kürtlerle dalga geçercesine 140. maddeyi ve Federal Irak anayasını tanımadıklarını İlan eden Türkmen Cephesi ve Kerkuk’ te bulunan İşgalci Arap’ lardan temsilciler 140. Maddeyi yaşama geçirecek komisyona dahil etti ve Kürtlerin bu konudaki görüş ve önerilerini alma gereğini bile duymadı. Bağdat hükümeti, Federal anayasada güvence altına alınan maddeler birer birer ayaklar altına alınıyor.  Merkezi Irak Bütçesinden Kurdistan bölgesine ayrılan % 17 lik pay % 13’ e indirildi ve Kürdistan hükümetinin petrol arama ve Petrol şirketleri ile yaptıkları antlaşmaları geçersiz sayılıyor. Bu ve buna benzer sorunları çözmek için Bağdat’ ta giden Kurdistan bölgesi Hükümeti başbakanı, temel sorunları çözemeden geri dönüyor.  Bu olumsuz gelişmelerin yaşanıldığı bu süreçte Kürt Pêşmerge Kuvvetleri, Kürtler için felaket olabilecek bir tuzağın içersine çekilmek isteniliyor. Evet Pêşmergeler Bağdat bataklığına çekilmek isteniliyor.  Kurdistan ve Irak’ ta böylesi olumsuz gelişme yaşanılırken, uluslararası gelişmeler de özellikle son iki gelişme tamamen Kürtlerin aleyhine olan gelişmelerdir. Ürdüne gelen ABD Başkanı Bölge devletlerinin temsilcileri, Şii ve Sunii temsilcilerle görüşürken, bir tek Kürt’ lerle görüşmedi, bu olumsuz gelişmeler durulmadan ardından, ABD'nin eski kongre üyelerinden Lee Hamilton ve eski dışişleri bakanlarından James Baker'ın başkanlığını yaptığı Irak çalışma grubunun raporları açıklandı.  Raporu hazırlayanlar, Bağdat, Basra, Musul, Kerkuk,Ramadi…vs yerlerde en sıradan bir Arapla bile görüşürken, Irak ve Kurdistan’ ın geleceğine ilişkin hazırladıkları rapor için, bırakın Kürt yetkililer, sokaktaki Kürd’ ın düşüncesi nedir diye bir soru dahi sormadılar!  Dün ve bu gün Kürt yetkililer duyulan tepki ve rahatsızlık karşısında, Komisyon başkanlarından ABD eski dışişleri bakanı James Baker’ ın Kurdistan Bölge başkanı sayın Mesud Barzani’ yi aradığını, Kurdistan bölgesinin kendine özgü özelliklerini gözönünde bulundurduklarını/bulunduracaklarını söylemiş mış…Neyi gözönünde bulunduracaklarmış; Kerkuk’ te yapılacak referandumun ertelenmesi, sadece Kerkuk mü? Kerkuk’ le birlikte Musul Xaneqin, Şengal…kısacası Kurdistan’ ın Güneyindeki en zengin % 30’ luk işgal altındaki bölümün geleceğinin ertelenmesi yani Kurdistan’ a bağlanmaması.  Bağlanırsa ne olur?  Sömürgeci komşu devletler özellikle Türkiye müdahele edermiş! Eğer Kürtler, bahedilen % 30 toprağından vazgeçerse o zaman niye bu kadar şehit verildi, helepçeler, kimyasal jenosidler yaşanıldı. Bu gün fiilen Kürtlerin denetiminde olan topraklar Baas rejimi Saddam tarafından zaten Kürtlere verilmişti! Irak ve Kurdistan’ da sıradan cahil bir insan bu % 30 Kurdistan topraklarının ne anlama geldiğini çok iyi biliyor.  Eğer Kürtler bundan vazgeçerlerse yaşabilirler mi?  Kurdistan’ ın bütün yeraltı zenginlik kaynakları, medenler, petrol, tarıma elverişli bütün topraklar % 30’ un içersindedir. Irak çalışma grubunun açıkladığı rapor daha çok tartışılacak, aslında bu rapor her ne kadar Kürtlere 2. Cezayir antlaşmasını dayatıyorsada, bir bakıma Kürtlerin şapkalarını önlerine koymaları için çok iyi bir fırsat oldu.  Kürtlerin iki şeyden net bir şekilde vazgeçmeleri kaçınılmazdır. Biri Irak’ın birliği ikincisi ise bak biz sorun çıkartmıyoruz politikaları. Kürtlerin kesinlikle bu iki olumsuz ve Kürtler açısında felaket olabilecek politiklalardan vazgeçmeleri gerekir. Bunun yolu, genel seçimlerle birlikte Kürt halkının yaptığı referandumdur. Kürt halkı referandumda tercihini ortaya koymuştur, % 98 oranında bağımsızlık demiştır, Kürt politik önderlerin görevleri halkın tercihlerine tercuman olmak ve diğer güçlerin Kürt halkının iradesine saygi duymasını sağlamaktır. Zaten, Musul’ dan Kerkuk’ e oradan Hemrîn dağına kadar, Kürtlere karşı savaş ilan edilmiş ve her gün Kürt aileler Musul ve çevresini terk etmek zorunda bırakılıyor. Artık Kürtler kendilerini, güç ve fonksiyonlarını küçümseme politiklarından vazgeçmek zorundadırlar. Başka bir çözüm yolu yoktur, iyi mütefik, uslu mütefik, sorun çıkarmayan mütefik....vs vs Kürt ulusal davasına bir katkı sağlamadığı ortada.....Kürtler kendilerini dayatmak zorunda, bunun illa da savaş olması gerekmiyor. Kurdistanın güneyinde dev kitlesel gösteriler, yürüyüşler, protestolar, referandum sonuçlarının kabul ettirmek için bütün barışçı yol ve yöntemlerin devreye sokulması bir zorunluluktur. Yarın geç olabilir ve bu gün Kürtlerin kendi haklarını alabailecek güç ve imkanlara sahiptır. Protesto yürüyüş ve gösterilerinde provakasyon olacak endişeleri mi var? zaten  her gün, Musulda orada burda Kürtler, Şii ve Sunii Arap teröristler tarafından katlediliyor ve bu uğurda şimdiye kadar yüzbinlerce Kürt katledilmedi mi? Kürtler ne olursa olsun kendilerini dayatmak zorundadırlar, yoksa hak gökten zembille inmiyor! ABD, İNGİLTERE ve diğer devletler Kürtlerin gücünü görmek ve dikkate olmak zorunda....Kürtlere rağmen ortadoğuda hiç bir şeyin başarıya ulaşamıyacağı herkes tarafından bilinmelidir. Tekrar ediyorum, Kürtler artık korku çemberini kırmak ve güçlerini göstermek zorundadırlar.....Bunun için, kısa ve uzun vadeli, stratejik ulusal planlalara ihtiyaç vardır. rojhatbadiki@hotmail.com

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.