Siyaset

Güney Kürdistandaki Gelişmeler Üzerine Bir Kaç Not......

Kamuran Melikendi... · 12.10.2005 · 2 görüntülenme

  Son dönemlerde çok sessiz görünsede, ülkemizin Güney Parçasında çok ciddi ve kaygı verici gelişmeler yaşanmaktadır..Güney Kürdleri, eski de olduğu gibi şimdi de tüm Arap ve islam ülkelerinin kuşatması ve baskısı altındalar. Söz konusu ülkeler ve güçler, hem bölge çapında ve hemde uluslararası arenada sahip oldukları tüm imkanları kullanarak, Kürdlerin Anayasa taslağına geçirmeyi başardığı kazanımları dahada belirsizleştirmek ve kuşa çevirmek istiyorlar.Bu güçlerin Kürdlere karşı düşmanca tutumları, tüm Kürd yurtseverleri tarafından bilinmektedir. Halepçe jenosidi, Anfal kıyımları esnasında Saddam ve faşist Baas rejimine sundukları destek ve dayanışma hâlâ hafızalarımızda canlı bir şekilde duruyor.Son dönemlerde Güneyli Kürdler var olan de facto bağımsız Kürdistandan bir dizi tavizler vererek, “bölgesel ve uluslararası konjukturel durumu” dayanak yaparak Araplarla “gönülü bir birliğe” federal bir yapı temelinde Anayasal antlaşmaya vardılar.Ama, ne yazık ki, Kürd ve Kürdistan düşmanları boş durmadılar. Hem Irak içindeki Araplar hem Kürdistanı işgal eden devletler dahil olmak üzere tüm Arap ve İslam ülkeleri ve hemde Amerika ile çıkar sorunu olan ve aynı zamanda bölgesel güçlerle çıkar ilişkisi içinde olan güçler seslerini yükseltmeye başladılar.Sorun ne? Bu kadar farklı gücün tek bir cephede toplanmasının ve Irak’ın bütünlüğünü ve Arap kimliğini koruma istemi nereden kaynaklıyor? Kim bu birliği bozuyor?Tüm bu güçler için sorun olan ve bölgedeki zoraki birliğe karşı kendi ulusal ve demokratik haklarını istiyen Kürdlerdir..Herkes Kürdleri yeniden köle statüsüne geri göndermek istiyor. Kürdlerin kendi ulusal onurunu korumak, herkes gibi kendi ulusal devletini kurma istemi, ‘bölücülük’, ‘yıkıcılık’, ‘iç savaşın kaynağı’ gibi kavramlarla açıklamaya çalıyorlar.. Birleşmiş Milletlerin Sekreteri, Saddam’ın dostu, Saddam’ın sunduğu imkanlarla oğlu koşeyi dönen Kofi Annan, Kürdlerin %98’i bağımsızlık yanında tavır alırken hiç bir ses çıkarmaz ve ölüm sessizliğine gömülürken, Kosova’daki halkın bağımsızlık yönündeki talebini hemen gündeme getirebiliyor.Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Amerika’da aylardan beri, Sünnıleri yeniden sisteme entegre etmek için Kürdleri taviz vermeye zorluyor. Kürdlerin, kendi kaderini tayin hakkından vaz geçmesi, Irak’ın yeniden Arap ve İslam dünyasının bir parçası olarak Anayasa’ya geçirilmesinden ABD belirleyici rol oynadı. ABD yine Kürdleri yeni tavizlere zorluyor!!!!!Amerikan yetkililerinin aylardan beri Kürdistan’a yaptıkları ziyaretlerin bir ve belkide en önemli gündem maddesi bu tavizler oldu..Hiç kimsenin hakkı yok Kürdleri daha yeni tavizlere zorlamaya.... Son dönemlerde Irak Başbakanı Caferi’nin keyfi bir şekilde hareket etmesi, Kürdleri dıştalama girişimleri, verdiği sözleri yerine getirmemesi ve kısacası Hükümet programını tatbik etmemesi Kürdlerin tepkisini çekti ve tartışmalar oldu. Caferi ve şurekası sorunları tartışacaklarına, İçişlerine bağlı güçler Cumhurbaşkanı Sarayına saldırıyor ve yaşanan çatışmalarda bir çok Saray muhafızı ağır yaralanıyor. Demokratik bir ülkede olsaydı, Başbakan ve İçişler Bakanı yaptıklarının hesabını vermek zorunda olacaklardı. 80 bin kişilik Bedir güçleri, El Dawa taraftarları Irak’ın Güney ve orta kesimlerinde tam bir terör estiriyorlar. Bağdat Kürdlerinin evleri sistematik olarak bu güçlerin saldırısına uğruyor..Böyle bir ortamda, Amerika’nın Kürdleri daha fazla tavize zorlama hakkı yok... Amerika yönetimi, Amerika Ulusal Güvenlik Dairesinin raporunda ifade edildiği gibi “Kerkük’ü Kürdistana’ bağlamalı yada Amerikan Kongresine bağlı bir komisyon raporunda daha da ileri gidilerek “Ortadogu’da barış ve güvenliğin sağlanabilmesi için bağımsız bir Kürd devletinin kurulmasına yardımcı olmak gerekir” yönündeki sağ duyulu seslere kulak vermelidir.Sünni ve Şii Araplar var olan mezhepsel kavgalarını bir kenara bırakıp, birleşebilecekleri tek zemin var: O da Arap milliyetçiliği ve anti Kürd zeminidir.Sünni Araplar, ister islami ve isterse eski ve yeni Baasçılar olsun var olan Anayasaya karşı çıkışlarının en temel nedeni, Kürdlerin Anayasa’ya yerleştirebildikleri haklarını geri almaktır. Sünnilerin, açık açık Saddam ve Baas partisini savunmaları, yetkilerin ve zenginliklerin bölgelere değilde tümden merkezi hükümete toplanmasını savumaları, Kerkük’ün Kürdistan’a geri dönmesine düşmanlık yapmaları, Peşmergelere karşı tutumları vb...vb... anti Kürd karekterli ve sömürgeci mantıklarının ürünüdür.Irak’ta yaşanan tüm gelişmeleri, tarihsel bir mercek altına aldığımız zaman, Arapların kendi aralarında giriştikleri dinsel yada mezhepsel it dalaşları Kürd halkının ulusal talepleriyle pozitif bir bazda örtüşmektedir. Çünkü demokratik ve özgürlükçü olmayan güçlerin sağlayabildikleri yada sağlayabilecekleri “istikrar”ın kendisi terördür, baskıdır.. Biraz Ortadoğuya bakıldığında bu gerçek açık bir şekilde görülmektedir.. Geçenlerde ABD Dış İşler Bakanı, Condeleza Rice yaptığı bir açıklamada ABD’nin geçmişteki dış politikası başarısız oldu diyor.. Bu durumu ise şu gerekçeye dayandırıyor: Biz demokrasiye karşı istikrarı savunduk ve uyguladık.. Sonuç olarak ne istikrarı sağlayabildik ve ne de demokrasiyi getirebildik, diyor. Ama bu söyleme rağmen, ABD hâlâ Irak’ta “istikrar” için demokrasiyi feda ediyor... Anayasa’daki islami renkler, din adamlarına verilen yetkiler ve kadın hakları konusunda verilen tavizler ve Kürdleri daha yeni tavizlere zorlamak için yapılan baskıları bu zeminde değerlendirmek gerekir.Demokratik güçlerin bulunduğu bir ülkede istikrarı sağlamak, o ülkede var olan demokratik kazanımları güvence altına almayı beraberinden getirir.Ama, Araplar içinde iktidar olan ve muhalefete bulunan tüm güçler anti demokratik, islami ve özgürlüklüğe karşı çağ dışı yapılanmalardır. Birbirlerine alternatif olmaya çalışan yapıların herbiri, Kürd atasözü olan “rahmet li gora kifindizî be” dedirtecek boyutlardadır..Sonuç olarak Güney Kürdlerini zor günler bekliyor.. Bu önümüzdeki iki yıl, Güney parçamız ve tüm Kürdler için hayati önemdedir..Hepimizin gözü Güneyde olmalıdır.k.melikendi@arcor.de12.10.2005

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.