Siyaset

Güney Kürdistan’da Êzdîleri Kırım Sinyaleri

Dîyar AYDÎN · 05.05.2007 · 2 görüntülenme

G. Kürdistan´da yaklaşık üç aydır başlayan kargaşalar yeni bir kırımın sinyallarinimi veriyor acaba?14 Şubat´ta Şêhxanda baş gösteren olaylar, ardı ardına Kürdistan’ın diğer şehirlerine sıçradı. Zaxo, Dohuk, Hewler başta olmak üzere Êzdîlerin bulunduğu tüm alanlarda baş gösteren saldırılar biz Êzdîleri korkutuyor. Yurtseverim diyen her Kürd bu kaygımızı hisetmelidir.Bu olayın bu kadar kısa bir sürede Kürdistanın tüm alanlarında baş göstermenin nedeni neydi acaba?Bu olaylar, nazik ve çok hassas bir süreçte geçtigimiz bir döneme denkgelmesi tesadüfimi acaba?Yaklaşan referandum seçimleri dönemine denk gelmesi çok düşüdürücüdür Sömürgecilerin bir provakasyonu olduğu bir çok Kürd çevresi hem fikirdir.Fakat sadece hem fikir olmak yetmiyor.Önemli olan gelişen olaylar karşısında nasıl bir duruşun sergilendiğidir.Gerçeklestirilen katliam ve linç olaylarını kınamak ve protesto etmek elbete önemlidir, ama yetmiyor, yetmezde.Sorunun arka perdesi açığa çıkarılmadıkça ve tedbir alınmadıkça bu tehlike daima varlığını koruyacaktır. Lübnan ve Irak’ta yaşananlardan Kürdlerin ders çıkarması lazım. Bunu ifade ettiğim ve Kürd siyasilerin dikkatını karınca kararınca bu önemli noktaya çekmeye çalışmam karşısında kim rahatsız olur? Kürd yurtseverlerinin rahatsız olmayacaklarını biliyorum. Olacakların düşmanlarımız ve onların manyetik alanında kendini kurtaramamış Kürdler olur.Katliam ve linç olaylarını kınamakla yetinilirse işi oluruna bırakmak olur.Kürdistan’ın Kuzeyli güçleri, bu vurdum duymaz tavrı sergilemektedirler.Bunun nedenini kendilerine soran oldumu? Sormadıkları görüyorum. Peki neden böyle davrniyorlar bilen varmı? Bu vurdum duymazlık neden? Bunu sorgulayacakları yerde tam tersini yapıyorlar.Ne zamanki, Ezdi Kürdlere yönelik katliamı gündeme taşıdım, burnunda kıl aldırmayan kendileri gibi düşünmeyen ve tanımadıkları insanlar hakkında uluorta “subjektif”, “objektif” ajanlıkla suçlamayı meslek edinmiş bir site nerde durduğunu hemen ortaya koydu.Ne demiştimki bu kendine sevdalı çevre zincirlerinde boşalırcasına bana saldırmıştı? Beni tanımadıklarını söylüyorlar, tanımıyabilirler. Peki tanımadıkları bir insan hakkında nasıl hemen “subjektif” ve “objektif” ajan iddiasında bulunabilirler? Site sahibi zat kendi deyimiyle “burnuyla kokumu almış”tı? İşte size bir paranoya vaka. Bunu yurtsever Kürdistan halkının sağduyusuna havale ediyorum. Esas meseleye geliyorum.Kürd ulusunun bir realitesi var. Kürd ulusu yekpare bir dine inanmıyor. Çok din ve mezhebe inanç getiriyor. Bu realiteyi kabullenelimi, yoksa inkarmı edelim?Hangisini yapalım, yada hangisini kabul edelim?Birisine tolerans, ötekileri için “katli vaciptir” mi diyelim? Bunun Kürd birliği ile ne alakası var? Düşmanın bu oyununa gelmek Kürd ulusu için ölüm olmazmı? Her sağduyu yurtsever Kürdün bunu düşünmesi lazım.Bence varolan realitemizi kabul edip, cesaretle gelişmelerin karşısındadurulmalı ve dürüst davranılmalıdır.Dinin toplumda etkisini unutmaksızın dinler arasında varolan çelişkilere dikkat edelim. Bu çelişkilere oynamayalım. Bunu zaten düşman alabildiğine yapıyor. Bu nedenle düşmanın oyununu bozalım. Êzdîlerin katledilmesi kimin işine gelir? Elbete bunu yapmak isteyenler Kürd ulusunun düşmanlarıdır. Fakat müslüman Kürdlerde bu oyuna geliyorlar. Bu yalamı? Bunu demek niye kendilerine Kürd yurtseveriyim diyenleri rahatsız ediyor.Süleymaniye Emniyetinin saygı duyulacak çalışması sonucu yakalanan teröristlerin hepsi Kürd islam partisinin üyesi değilermiydi?Bu gerçeği dile getirmek suçmudur? Değilse Êzdîlere karşı Kürd müslümanların linç ve katliamlarını dile getirmek niye suç olsun?Hele referandum tarihinin gitikçe yaklaşması bunu zorunlu kılmıyormu?Bu konuda Kürd ulusunun çoğunluğunu oluşturan müslüman Kürd kesimlerin yurtseverlerine önemli görevler düşüyor.Azınlık durumundaki dini inanca inanan insanlarımıza güven vermeleri önlerinde bir görev olarak duruyor.Şêhxanda baş gösteren olayların üstüne cesaretle gidebilseydik ve gereken refleksi gösterebilseyidik.Musuldaki katliamı doğru değerlendirirdik. Şu an Kürd milli birliğini bozucu tartışmalarda olmazdı.Fakat beklegör politikasını izledik ve devekuşu misali kafamızı kuma soktuk, gelişmeler görülmek istenmeyince,yok olacağını sandık. Bir daha yanıldığımızı gördük. Bu kafayla ders alacağımızı sanmiyorum, sanmamda.G. Kürdistanda olaylar patlak verdiğinde, bende herkes gibi sessizliğimi korudum. Bütün Kürd sitelerine baktım ve olay hakkında kimler ne yazıyor diye merak ettim. Ama nafile kimsede çıt yok. Gelişmeler sanki bilinmeyen bir gezegende oluyor gibi bir vurdum duymazlık gördüm.Hakkını teslim etmem gerekiyor. Newroz Com ve Mala Êzîdîya lı Oldanbur´u diğer sitelerden ayırd etmek lazım. Zira Newroz com yazarları Şêhxan ve Musulda cereyan eden daha sonra Kürdistanın tümüne yayilan ve neredeyse her şehir ve kasabada bir linç olayına dönüşen gelişmeler karşısında sessiz kalmadılar. Gereken tavrı ortaya koydular.Newroz Com´daki arkadaşların duyarlılığına ve Kürdistani duruşlarına hayran kaldım. G. KOCGIRI, S.KARAÇALI ve ASO ZAGROSIYE teşekürlerimi sunuyor ve ellerine sağlık diyorum.Daha sonra K. F. DOĞAN arkadaş, kendisine has, o estetik yorumuyla Newroz Com´a renk kattı. O değerli insana teşekürlerimi iletiyorum.Mala Êzîd1îya lı Oldanburg Derneği ayrıca gelişmeler karşısında hassasiyet gösterdi. Bir çok toplantı yaptı ve Web sitelerinde gelişmelere geniş yer verdi.Fakat bazi siteler vardıki, Êzîdîliğin esamesini bile duymak istemiyorlardı. Buda onların sorunudur.Kimi Kürd siteleride gelişmeleri görmek istemedi. Olayları örtbas etmekle bir şey elde edmeyiz ve bir şey kazanamayiz, tam tersine kaybımız büyük olur. Ayriyetten bu tutumumuzla G. Kürddistan hükümetini tehlikeye atmış oluruz. Kazanılan değer ve mevzileri kendi elimizle yıkıp düşmanın hizmetine sunmuş oluruz. Dolayisiyla bizim olayı örtbas etmemiz yerine, cesaretle üzerine gitmemiz ve bu konuda G. Kurdistan hükümetine yardımcı olmak ve kazanılan değerlerın korunmasına yardımcı olmalıyız.Êzîdîliğin kırımdan geçirilmek istenmesine seyirci kalmak ihanetciliğin ta kendisidir ve düşmanın istemlerini yerine getirmekle eş değerdir. Bununda böyle bilinmesi gerek.Zira Êzîdîler Kürdistan ve Kürdlügün mayasıdır. Dolayisiyla Kürdlük ve Êzîdîlik bir bütündür ve öyle kalacaktır. Bunu tersine çevirmek hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Düşmanın ve onun uzantılarının Êzîdîleri Kürdlerden ayırma gibi oyunları tutmiyacaktir ve yine hüsrana uğriyacaklar.Kimiside diyorki Êzdî kelimesi her geçtiğinde yanına birde Kürd kelimesi eklemek gerekiyormuş. Ben bunu yapmadığım için „burnuna koku gelmiş“ Êzdî olmadığıma hükmetmiş. Buda yetmemiş önce „supjektif“, bunu ispatlayamayınca bu defa „objektif“ ajan olduğum „burnuyla koku almış“. Bunu bir daha yurtsever Kürdistan kamuoyunun duyarlılığına havale ediyorum.Bir daha söylüyorum. Êzdî Kürdler demeye gerek varmı acaba?Êzîdîler, Kürdlüğün omurgası ve iskeletini oluşturuyor.Êzdî nerede olursa olsun her yerde ve her zaman KÜRD´dür ve öyle kalacaktır.Ayırım yapmaksızın Müslüman, Hiristiyan, Yadudi, Alevi, Kakai, Şebek Êzdî ateist vs tüm Kürd yurtseverlerine saygılarımla…05 Mayıs 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.