Siyaset

GÜNEY KURDISTAN VE IRAK SECIMLERININ ULUSLARARASI YANKILARI

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

Irak`ta Saddam Hüseyin rejiminin yikilmasindan 22 ay 10 gün sonra, genel, yerel ve Kürt parlamentosu seçimleri için sandık başında.

Devlet Başkanı Gazi Yaver, güvenlik kaygıları nedeniyle seçimlere katılımın düşük olacağını söyledi. Yaver, seçmenlerin bu tavrının boykot amacıyla değil, güvenlik kaygıları nedeniyle evlerinde kalmayı tercih etmelerinden kaynaklanacağını savundu.

Ulusal Meclis, il meclisleri ve Kürtlerin bölge parlamentosu üyelerinin belirleneceği seçimlerde oy kullanma işlemleri, Türkiye saati ile 06.00\'da başladı.

Irak Devlet Başkanı Gazi El Yaver, ABD ordusunun koruması altındaki Yeşil Bölge\'de oluşturulan sandıkta oyunu kullanarak, sandık başına giden ilk Iraklılar arasında yer aldı. El Yaver seçimlerin, Irak\'ın özgür dünyaya katılım yolunda ilk adımı attığını söyledi.

El Yaver, \"Bu sabah çok gururlu ve mutluyum. Tüm Iraklıları kutluyor ve Irak için sandık başına gitmeye çağırıyorum\" dedi.

Irak\'ta, ülke genelindeki 5 bin 220 merkezde oy kullanma hakkına sahip 14 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor. Ülke dışında yaşayan 1 milyon 200 bin Iraklı seçmen için, 14 ülkede sandık oluşturulmuştu.

Direnişçilerin seçimi kana bulama tehditlerine rağmen, Kerkük\'te bir patlama ve Bağdat havaalanı yakınlarındaki Amerikan üssü yakınlarında silah sesleri haricinde herhangi bir saldırı haberi alınmadı.

Seçimlerde, ulusal meclisin 275 üyesi, Kürtlerin bölge parlamentosundaki 111 üyesi ve 18 ildeki yerel meclislerin üyeleri belirlenecek. Iraklı seçmenler, oylarını Türkiye saati ile 16.00\'ya kadar kullanabilecek.

SEÇİMLE İLGİLİ AYRINTILAR

IKYB lideri Talabani ve Başbakan Allavi oy kullandı

Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) lideri Celal Talabani, Irak\'ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde oyunu kullandı.

Talabani, düzenlemeler nedeniyle geç başlayan oy verme işleminde sandık başına giden ilk Iraklılar arasında yer aldı.

Bölge güvenlik şefi Dana Ahmed Macid, sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı Süleymaniye\'de oy verme işleminin sakin geçtiğini ve seçimlere yüzde 90\'lık bir katılım beklendiğini söyledi.

Başbakan İyad Allavi, Yeşil Bölge\'de oyunu kullanırken seçim görevlileriyle bir süre sohbet etti.

Şii lider Abdülaziz el Hekim de seçimlerin iyi geçmesi temennisinde bulunarak, \"Bugünkü seçim çok önemli\" dedi.

Seçimlerde, ulusal meclisin 275 üyesi, Kürtlerin bölge parlamentosundaki 111 üyesi ve 18 ildeki yerel meclislerin üyeleri belirlenecek.

SEÇİMLERİN MEŞRUİYETİ

Irak`ta Saddam Hüseyin rejiminin yikilmasindan 22 ay 10 gün sonra, genel, yerel ve Kürt parlamentosu seçimleri için sandık başında. Irak\'ta 14 milyon, Irak dışındaki 14 ülkede 1.2 milyon Iraklı seçmenin katılım oranı, seçimlerin meşruiyetine dair çok şey söyleyecek.

5 bin 220 seçim merkezinin her birinde 500\'er seçmenin oy kullanması planlanıyor. 140 bin seçim görevlisi, sandıkları kuracak. 25 bin gözlemcinin sadece 128\'i yabancı örgütlerin temsilcileri.

Kanada-Avustralya üretimi taklit edilemez 60 milyon oy pusulası ile 90 bin sandık kullanılacak. Ulusal meclis için pembe, vilayet meclisleri için mavi, Kürt parlamentosu için turkuaz renkte oy pusulaları atılacak.

Seçimlerle öncelikle kalıcı anayasayı hazırlayacak ulusal kurucu meclisin 275 üyesi belirlenecek. Meclis için 75 parti, dokuz ittifak ve 27 bağımsız liste, yani toplam 111 liste yarışıyor. Meclis üyeliği için yarışan aday sayısı, 7 bin 700\'ü buluyor. 18 vilayette düzenlenecek yerel meclisler için de 10 bin 800 aday yarışıyor.

Kürt parlamentosunun 111 sandalyesi için de 463 aday var. Kürt bölgesi milletvekili adayları listesinde, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani\'nin adı geçmezken Kürdistan Yurtsever Birliği (KYB) lideri Celal Talabani ilk sırada yer aldı. Barzani\'nin daha sonra Kürt Parlamentosu tarafından Kürt federasyonu başkanı olarak ilan edileceği öne sürüldü.

Meclis üyeleri seçilecek

Irak\'ta bugün oy verenler, 275 kişilik bir geçici meclis seçecek.

Bu meclis sadece bir yıl süreyle görev yapacak. İlk görevi, bir cumhurbaşkanıyla iki yardımcısını seçmek.

Onlar da bir hükümeti atayacaklar. Meclisin ikinci ve daha önemli göreviyse, Ağustos ayına kadar bir anayasa taslağı hazırlamak.

Bu taslak eğer herşey yolunda giderse ekim ortalarında referanduma sunulacak.

Geçici anayasa gereği, Irak\'ı oluşturan 18 eyaletten üçü veto ederse, anayasa kabul edilmemiş sayılacak.

Sünnilerin de üç eyaletten fazlasında oy çoğunluğu olduğuna göre, hem de ülkenin iç savaşa sürüklenmemesi için, anayasa pazarlıklarına bir şekilde dahil edilmeleri gerekiyor.

Anayasa pazarlıkları ve Şii iktidar konusunda dile getirilen endişelerden biri de, İran\'daki gibi teokratik bir rejimin gündeme gelip gelmeyeceği.

Ülke nüfusunun yüzde 60\'ını oluşturan Şiilerin, iktidarı ele geçirmelerine kesin gözüyle bakılıyor.

Annan ve Allaviden seçim çağrısı

Diğer yandan uluslararası toplumun dikkatleri de Iraka çevrilmiş durumda.

Irak halkında seçimlere katılması çağrısı yapan BM Genel Sekreteri Kofi Annan, Iraklıların 30 Ocak seçimlerini daha iyi bir gelecek için önemli bir şans olarak değerlendirmesi gerektiğini söyledi.

Annan, ayrıca seçimleri engellemeye yönelik ve demokratik sürece zarar vermeyi amaçlayan tüm şiddet girişimlerini kınadı.

Irakın geçici Başbakanı İyad Allavi de Irak halkına seçimlere katılması çağrısında bulundu. Irakta ya da Irak dışında yaşayan Sünni, Şii, Kürt ya da Hristiyan tüm Irak vatandaşlarının oylarını kullanmak zorunda olduklarını ifade eden Allavi, bunun ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu belirtti.

Bu arada yurtdışında yaşayan Iraklılar oylarını kullanmaya devam ediyor. Iraklıların oy kullandığı 14 ülke Türkiye, Avustralya, İngiltere, Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, İran, Ürdün, Hollanda, İsveç, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri ve Amerika Birleşik Devletleri.

Kürtler Devlet Başkanlığına Talip

Irakta bugün düzenlenecek seçimlerde, Irak Ulusal Meclisinde önemli sayıda sandalye elde etmeyi hedefleyen Kürtler , devlet başkanlığı veya başbakanlığa oynuyor.

ABDde yapılan bir araştırma ise, Iraktaki Sünnilerin yüzde 76sının yarınki seçimlerde sandık başına gitmeyeceğini ortaya koydu.

Kürdistan Demokratik Partisi yetkililerinden Safin Dizayi, Eğer tam bir Irak vatandaşı sayılacaksak, devlet başkanlığı veya başbakanlık gibi üst düzey bir görevi almamız doğal dedi.

Dizayi, KDP Genel Başkanı Mesud Barzaninin diğer Kürt lider Celal Talabaninin, başbakan veya devlet başkanı olmasına destek verdiğini belirtti.

Gözlemciler ise, Talabaninin 275 sandalyeli meclisin belirleyeceği ve daha çok simgesel bir önemi bulunan devlet başkanlığına getirilebileceğini belirtiyor. Irak geçici hükümetinde, başbakanlığı Şii bir Arap, devlet başkanlığı da Sünni bir Arap üstlenmişti.

Irak\'ın Etnik Haritası

Irakta yüzyıllardır farklı etnik ve dini gruplar yaşıyor. Farklı etnik gruplardan Araplar, Kürtler, Türkmenler ve Asurilerden oluşan Irak nüfusunun dini yapısında ise Sünniler ve Şiiler ve Kürdler öne çıkıyor. Ülkede azınlıkta da olsa Hristiyanlar da yaşıyor

Irak\'ta farklı etnik ve dini grupların oluşturduğu 24.5 milyonluk bir nüfus yaşadığı tahmin ediliyor. Bundan sonraki süreçte Irakın geleceğini belirleyici bir etken olacağı görülen etnik ve dini gruplar arasındaki kutuplaşmalar ise Irak savaşından sonra iyice gün ışığına çıktı.

Saddam Hüseyin rejiminin devrilmesiyle gücünü kaybeden Sünnilerin yerine bundan sonra Şiilerin ön plana çıkması bekleniyor. Diğer yandan özerkliğini genişletmek isteyen kuzeydeki Kürtler de özerklik alanını genişletme peşinde. Amerikan yönetimi ise Irakın demokratikleşmesi açısından 30 Ocak seçimlerine güven duymak istiyor. Farklı etnik grupların oluşturduğu Irakın bunu başarıp başaramayacağını zaman gösterecek.

Şiiler

Daha çok Arapların dahil olduğu Şiiler, Irak nüfusunun yüzde 60 ila 65ini oluşturuyor. Ancak Şiiler, nüfusun büyük bir bölümünü oluşturmalarına karşın Irakın yakın tarihinde politik açısından güçlü olamadılar. Sünni bir Arap olan Saddam Hüseyin döneminde baskı altında tutulan Şii grup, Amerikan işgalinden sonra güç kazanmaya başladılar ve 30 Ocak seçimlerinden sonra daha etkin olmaları bekleniyor. Diğer yandan, Irakta Şiilerin başarı kazanması İranlı Şiilerle ilişkilerinin yakınlaşmasından endişe ediliyor. Nitekim, 1982de kurulan Irakın en etkin Şii hareketi Irak İslami Devrim Konseyi, İran İslam Cumhuriyeti tarafından desteklenmişti.

Sünniler

Saddam Hüseyin devrilinceye dek ülke yönetimini elinde tutan Sünniler ise Irak nüfusunun yaklaşık yüzde 20sini oluşturuyor. Sünnilerin gücü Irakta 1920 yılında İngiliz mandasına girdiği döneme kadar uzanıyor. Irakta 1968 yılında Sosyalist Baath Partisi döneminden sonra gelen Saddam rejiminin desteğiyle yönetimde Sünnilerin etkinliği daha da arttı ve özellikle ülkenin kuzeybatısında iyice güç kazandılar. Saddamın devrilmesinden sonra Amerikan işgalinden bu yana Iraktaki Sünnilerin en büyük politik gücü ise Irak İslami Partisi. Bundan sonraki dönemde eski güçlerini kazanmaları zor görünen Sünniler, seçimlerin ertelenmesini istiyor. Radikal Sünniler ise seçimlere boykot edeceklerini açıklamışlardı.

Kürtler

Irakta bir başka dikkat çeken grup ise Kürtler. Hint Avrupa soyundan gelen Kürtler, Irakın kuzeyinde çoğunluktalar. 19. yüzyıldan bu yana bağımsızlık hayali kuran Kürtler de Saddam rejimi döneminde baskı altında tutuldular. Çoğu Sünni olan Kürtlerin Irak nüfusunun dörtte birini oluşturduğu tahmin ediliyor. İki büyük partisi işbirliği kararı alan Kürtler, özerk bir Kürt bölgesini genişletmeyi hedefliyor. Kürtler ayrıca seçimler sırasında kendi parlamentalarını seçecekler.

Türkmenler

Irak nüfusunun yüzde 2sini oluşturdugu öne sürülen Türkmenler secimlere bölünmüs olarak giriyorlar. Türkmenlerin az bir kesimi Irak Türkmen cephesi ile hareket ederken büyük bir cogunlugu Kürd ve Sii partileri ile birlikte hareket etmektedirlar. Gecmiste hic bir kaynak ve belge göstermeden 3-4 milyon civarinda Türkmenin Kurdistan ve Irak`ta yasadigini belirten Türkmen Cephesi secimlerin yaklasmasi ve secimlerde büyük oranda Türkmen nüfusunun belirneceginden dolayi yalan ve gerceklere dayanmayan kampanyalar baslattilar. Bölgenin demografik yapısının değiştirilmek istendiğini gereckce gösteren Türkmen Cephesi Kerkükün çoğulcu yapısının değişmesinden endişe ettigini belirtiyorlar. Bu tür propagandalarla yetinmeyen Irak Türkmen Cephesinin Türkiye temsilcisi Muratli Ankaranın temsilicisi Kuzey, Güney-bati VE dogu Kurdistan Kürdlerinin Kerkuk`e yerlestirildigini ve yine bu Kürdlerin Türküiye ve Fransa haric diger Avrupa ülkelerinde oy kullandigini belirterek ABDden destek beklediklerini ifade ediyor.

Hristiyanlar

Irak topraklarında birinci yüzyıldan bugüne dek yaşayan bir başka grup ise Hristiyanlar. Müslümanlar 7. yüzyılda bölgeyi ele geçirmeden önce Hristiyanlar bu bölgede güç sahibiydiler. Ancak bugün Irakta sadece yüzde 3 civarında Hristiyan yaşadığı tahmin ediliyor. Çoğu Keldani-Asuri kilisesine bağlı. Ayrıca Suriye Ortodoksları ve Protestanları da ülkede bulunuyor. Ancak birçok Hristiyan\'ın saldırı korkusuyla Irak\'tan kaçtığı belirtiliyor.

Carter: Amerika devreden çıkmaz

Sünni grupların çoğunun seçim boykotu yaptığı düşünüldüğünde, Irak\'ı seçimden sonra Sünni Şii gerginliğinin beklediği yorumları sıklıkla dile getiriliyor.

Cevabı aranan sorulardan biri de, Amerika\'nın ülkeden ne zaman çıkacağı?

Birleşmiş Milletler kararlarına göre, ülkedeki yabancı askerlerin görevi, Aralık ayı sonunda, yani yeni Anayasa yapılıp, yeni hükümet göreve başladığında bitecek.

Amerika Birleşik Devletleri\'nin ise buna pek yanaşmayacağı görüşleri dile getiriliyor.

Eski Amerikan başkanlarından Jimmy Carter, Bush yönetiminin buna gönülsüz olacağı kanısında:

\'\'Dünyanın geri kalanıyla, \"Irak ile iyi ilişkiler\" denen şeyi paylaşmaya hazır mıyız? Amerika Birleşik Devletleri\'nden bu konuda tek bir işaret görmedim.

Örneğin, Irak petrolü üzerindeki etkisini Fransa ve Rusya ile paylaşma konusunda.

Amerika\'nın, seçimlerin galibi olacak Şiilere, ki İran\'ın büyük etkisi altındalar, Irak\'ın iç ve dış politikasını belirleme şansı vereceğini de sanmıyorum.\"

Seçim senaryoları

Irak seçimlerinde başarının ölçütü oy kullanan sayısından ziyade, kimlerin oy kullandığı olacak.

Eğer ülkenin Sünni Arap azınlığı büyük ölçüde oy vermeye gitmezse bu seçimin meşruiyetini gölgeleyebilir.

En kötümser senaryo, meşruiyeti olmayan bir seçimin ülkeyi iç savaş ve bölünmeye sürüklemesi.

Ancak birçok yorumcu Irak politikasının Sünni-Şii bölünmesinden ibaret olmadığını belirtiyor.

Sünnileri tek kalıba sokmak, aynı tepkileri vermelerini beklemek zor. Şiiler bile, daha hiyerarşik bir yapıları olmasına karşın, çoğu zaman gözden kaçırılan farklılıklar sergiliyor.

Herşeyden önce dinci Şii-laik Şii ayrımı var. İkinci bir ayrım da, Necef ve Kerbela gibi kutsal kentlerde en çok öne çıkan, İran geleneğine bağlı olanlar ile Araplığa ağırlık veren, kır ve kentlerin yoksul kesimlerinden Şiiler var. Bu ikincilerin en bilinen örneği, Amerikalılarla uzun süre mücadele edip, şu anda sıcak çatışmayı bırakmış görünen Mukteda es Sadr ve çevresi...

Farklı Şii kesimleri

Birleşik Irak İttifakı\'nın Büyük Ayetullah Ali Sistani tarafından desteklendiği söyleniyor; bu yüzden İran geleneğine bağlı Şiilerin bunlara oy vereceği düşünülebilir.

Ancak Arap geleneğine bağlı kesim, İran egimli Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi ve İslami Dava partilerinin baskın olduğu bu ittifaka oy vermekte gönülsüz olabilir. Hatta bu kesim siyasi süreç veya Amerikan işgalinin yarattığı düşkırıklıkları nedeniyle oy bile kullanmayabilir.

Bunlara karşın en çok oyu Birleşik Irak İttifakı\'nın alması bekleniyor.

Orta sınıf Şiiler ise geçici başbakan İyad Allavi\'yi gerek Şii kesimdeki dinciliğe gerekse Sünni isyana karşı yegane alternatif olarak görebilir.

Şehirli ve laik bir kökenden gelen Allavi, uzun yıllar sürgünde yaşamış olmasına karşın, sert bir lider imajı yaratmayı başardı; bu yüzden de terörü ancak onun yenilgiye uğratabileceğini düşünebilirler. Ancak bu durum kendisine çok sayıda düşman da kazandıracaktır.

Sünnilerin Tavri

Seçim Sünniler için ciddi bir sorun. Nüfusun yüzde atmışını oluşturan Şiiler için bu güçlerini ortaya koymak için bir fırsat. Yüzde yirmiyi oluşturan Sünni Araplar içinse seçim, Irak\'taki egemenliklerinin sona erişinin mühürlenmesi demek.

Sünni olan Müslüman Dinadamları Birliği, Amerikan işgali altında seçimin anlamsız olduğu gerekçesiyle, boykot çağrısı yapıyor. Bu grup, Kürt bölgelerinde yaşayanlara ise oy kullanma çağrısında bulunuyor; neden ise Arapların Kürtler tarafından yutulmasını önlemek.

Önde gelen diğer bir Sünni grup olan, Irak İslam Partisi ise aday listesi yayınladı; ancak şu anda güvenlik kaygıları gerekçesiyle boykot çağrısı yapıyor.

Sünniler arasında, Şiilerden de güçlü bir laik gelenek var.

Bazı yorumcular, ülkenin geleceğinde dinin rolü tartışmasının, Şii-Sünni ayrımından daha önemli bir ayrım çizgisi oluduğunu ileri sürüyor.

Bir çok orta sınıf Sünni, Şii orta sınıfla ortaklıklarının hangi kesimden olursa olsun dinadamlarıyla ortaklıklarından daha güçlü olduğunu düşünebilir. Bu da onları laik Şii adaylara oy vermeye itebilir.

Bu çerçevede asıl soru, isyancıların seçim sürecini doğrudan hedef aldıkları bir ortamda, oy vermenin ne kadar güvenli olacağı.

Amerikan ve Irak güçleri son derece sıkı güvenlik önlemleri ilan etmiş durumda. Dahası isyancıların altı bini aşkın seçim sandığının tümünü hedef alması mümkün görünmüyor. Ama tabi tüm bir nüfusun gözünü korkutmak için bir kaç kişiyi öldürmenin yeterli olabileceği de gözardı edilmemeli.

Yanıtı en çok merak edilen soru, Sünni kesimin seçime meşruiyet kazandıracak oranda oy kullanıp kullanmayacağı.

Dahası adayların bir çoğunun suikast korkusuyla kimliklerini gizlemiş olmasının sonuca nasıl bir etkisi olacağı da bilinmiyor.

Amerikan güçlerinin tutumu, örneğin seçim sandıklarının etrafında görünüp görünmemesinin, olası etkileri de belirsiz.

Ufuktaki bir sorun Sünnilerin yeni mecliste temsil edilmeleri. Bazı Sünniler seçimi boykot ediyor, diğerleri bulundukları bölgedeki şiddet yüzünden oy kullanmaya korkuyor.

Lübnan\'da yayimlanan Annahar gazetesi ise \'Irak\'ta tarih tekerrür ediyor, ancak bu kez roller farkli\' manetli haberinde Irak\'ta 1924\'teki durumun aksine Siilerin seçimleri destekledigini, Sünnilerin ise sandiga gitmeye sicak bakmadiklarini vurguladi.

Şiiler ve Kürtler ise seçim sürecine coşkuyla katılıyor. Secimlerin sonuclari ne olursa olsun demokratiklesme yönünde atilmis önemli bir adim olacagi belirtiliyor

Kaynak: BBC, DEUTSCHE WLLE,VOA

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.