BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
FARUK HACI MUSTAFA · 05.05.2010 · 2 görüntülenme
Kuzey Irak'ta Goran hareketinin ortaya çıkmasıyla beraber, bölgedeki demokratik işleyiş rayına oturmaya başladı. Kürtler Goran sayesinde KYB ve KDP'nin yolsuzluklarını daha yüksek sesle sorgular hale geldiIraklı Kürtler, ülkedeki Amerikan güçlerinin gölgesinde demokrasiyi yöntem olarak almalarıyla ve bütün Iraklılara açılmalarıyla ortaya çıkan iyi görüntülerini bir süredir mahafaza ediyordu. Kürtler hem siyasi açıdan, hem de güvenlik açısından istikrarlarını koruyor; Kuzey Irak Körü Bölgesel Yönetimi’nin güvenliği idare etme yöntemi konusunda Kürt sokaklarından şikâyet gelmiyordu. Bu şartlar bir süreliğine devam etti, fakat tablo bir anda değişti ve şikâyetler duyulur oldu. Birçokları, bölgedeki iki klasik partinin (Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin Kürdistan Yurtseverler Birliği ve bölgenin başbakanı Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi) demokratik yönetimle çelişen politikalarından, bölgedeki siyasetin, medyanın ve ekonominin bütün eklemleri üzerindeki tekellerinden bahseder oldu.Öldürücü virüs Bölge hükümetinin İnsan Hakları Bakanı Muhammed İhsan’a, halkın şikâyetlerinin haklı olup olmadığını sormuştum. İhsan, “Biraz haklılar. Kurban iktidarda bazen cellada dönüşüyor” yanıtını vermişti. Çeşitliğin veya farklılığın işaretleri olan bu şikâyetler, bugün Kürt siyaseti açısından öldürücü bir virüse dönüşmüş durumda. Bu durum, Irak’taki son seçimlerde ve daha öncesinde de bölgedeki yerel ve genel seçimlerde görüldü. Kürtlerin birlik içinde olduğu 2005 seçimlerinin aksine, son oylamada Kürt saflarına bölünmüşlük hâkimdi. ‘Kurban’ın, yani KYB ve KDP’nin iktidara gelmesinin sonucunda yolsuzluk ve yandaşçılık yayıldı. Bu durum Kürt sokaklarının bu iki partiye duyduğu güveni zayıflattı ve onları alternatif aramaya sevk etti.Saddam Hüseyin’in despot rejiminin düşüşünün üzerinden yedi yıl geçmesiyle birlikte, Kürtler hâlâ bir dizi hayal kırıklığı ve aksilikle karşılaşıyor. Değişim (Goran) partisinin ortaya çıkışı, KYP ve KDP’ye darbe vurdu. Bu yeni durum iki partiye olumsuz yansıdı ama Kürt vatandaşlar açısından etkileri olumluydu. Nuşirvan Mustafa’nın liderliğini yaptığı Değişim’in ortaya çıkışı sayesinde, Kürt vatandaşlar bölgedeki her yetkili hakkında şikâyette bulunma imkânına sahip oldu. Rakip güçler Kürdistan’da yeni bir siyasi hareketlilik yaratırken, bu yeni durumun siyasetin daha iyi yönde gelişmesine de katkısı oldu. Değişim’in bölge parlamentosuna sunduğu ve bölgedeki güvenlik şartlarının bozulmasına çözüm getirilmesiyle organize siyasi suçlara nokta konulmasını talep eden son tezkere demokratik işleyişin sağladığı ilerlemenin kanıtı. Değişim güçlerinin ortaya çıkması, KYB’yi içeride yayılan idari yolsuzluğu denetlemeye de sevk etti.140. madde hâlâ uygulanamadıKürtlerin Saddam rejiminin düşmesinin ardından içinde yaşadığı şartlar açısından en önemli noktalar şu şekilde özetlenebilir: Birincisi, yolsuzluk endişesi Irak Kürdistanı’ndaki bütün vatandaşları ve yetkilileri meşgul eder oldu. İkincisi, 111 sandalyeli Kürt parlamentosunda 25 sandalye elde eden Değişim’in ortaya çıkması bölgedeki yönetimi öyle etkiledi ki, KDP neredeyse KYB’yle koalisyonunu Değişim’le koalisyon için bırakacaktı. Üçüncüsü, Irak’ta martta yapılan parlamento seçimlerinde farklı Kürt listeleri ortaya çıktı. Dördüncüsü, Kürt siyaseti merkezi hükümeti anayasaya uymaya ve 140. maddeyi uygulamaya sevk etmekte başarısız oldu. Bu madde, başta Kerkük olmak üzere çekişmeli bölgelerde nüfus sayımı yapılmasını, şartların doğallaştırılmasını ve bu bölgelerin referandum yoluyla Irak Kürdistanı’na mı katılacaklarını, yoksa merkezi yönetimin otoritesi altında mı kalacaklarını belirlemelerini öngörüyor. Beşincisi, Kuzey Irak hükümeti petrol, doğalgaz ve Peşmerge güçlerinin geleceği konusunda Bağdat’la rahatlatıcı ve ciddi bir anlaşmaya varmayı başaramadı.Türkiye’yle ilişkiler düzeldiTablo tozpembe olmasa da, Kürtler istenen başarıların bir kısmını gerçekleştirdi. Bunların en önemlisi, halkın özellikle de komşu ülkelerle başka savaşlara girilmeyeceğinden emin olması. Sözgelimi, Türkiye’yle birçok alanda hâkim olan gerginlik ortadan kalktı ve taraflar arasındaki ilişkiler özellikle de ekonomik açıdan daha da geliştirildi. Bu durum siyasi ilişkilere de yansıdı. Yabancı sermayenin bölgeye akın etmesi, de Türkiye’nin ve bölgenin Kürt yönetime bakışını büyük ölçüde gözden geçirmesine katkı sağladı.(Londra’da Arapça yayımlanan Hayat gazetesi, 30 Nisan 2010)
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.