Genel Af ve Seçimler-Son
Rojhat Badikî
·
01.05.2011 · 2 görüntülenme
Tanrıların, Kürtleri cezalandırmak için, başlarına ceza olarak; Şerafettin Elçi ve onun gibilerden daha iyi birilerini bulamazdı. 40 milyonu aşan bir nüfus oranı ile dünyanın en eski haklarından biri olan Kürt’lerin, uluslararası bir sömürge olarak kalmasından dolayı cezalandırılmalıydı. Bu cezada onlar adına konuşan ve onları iliklerine kadar kendi kişisel çıkarları doğrultusunda kullanan, Şeraffetin Elçiler gibiler olmalıydı. Şerafettin Elçi’ nin sürekli gündemde tutulması, onun Kurdistan davasına olan bağlılığından değil, Kurdistan davasını usta bir şekilde dumura uğratma yeteneğine sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bundan dolayı bu tür kişilerin söylediklerine değil ne yaptıklarına bakmalı ve bu eksende değerlendirilmekle, neden bu denli uzun erimli olarak bu tür kişiler sürekli gündemde tutuldukları daha iyi anlaşılır.
Şerafettin Elçi Kürtlüğü usta bir şekilde ilkez 1978 yılında 11’ ler olayı olarak bilinen olayı kişisel çıkarları doğrultusunda kullanması ile tanındı. Bu olayda 10 milletvekilli ile birlikte Süleyman Demirel başkanlığındaki Adalet partisinden ayrılıp Ecevit liderliğindeki CHP’ ye biat ederek karşılığında Bayındırlık Bakanlığını kaptı. Bayındırlık Bakanlığında para karşı satılan binlerce kadro ile iyice palazlandı. Sürekli gündemde yedek tekel olarak Kurdistan politik arenasında tutuldu. Milletvekili olmak uğruna çalmadığı kapı kalmadı. Öcalan tarafından çağrılınca, daha önce Öcalan ve Ekibi hakkında söylediklerini büyük bir pişkinlikle hasıraltı etti. İlke ve prensiplerin sahibi olarak lanse edilen Şerafettin Elçi’ nin durumu Kuzey Kurdistan siyasal arenasının politik rezaletini gözler önüne seriyor.
Kurdistan’ın Kuzeyinde, Şerafettin Elçi yanlız değil, Türkiyeciliği savunan ve Kurdistan’ ın kuzeyini işgal altında tutan, kliklerden öne çıkartılmış ekollerden bir semboludur.
Şüphesiz, yanlız seçimler değil; Kurdistan ve Sömürgeci Türkiye Cumhuriyetindeki bütün alanlar, Kurdistan ulusal davasının zafer taçlandırılması için kullanılması gereken araçlardır. Özellikle günümüz dünyasında teknolojinin üne çıkardığı imkan ve olanaklarla küçük bir eylemliliğin, uluslarlarası alana taşınmasının saniyelik olduğu bu süreçte, bunları Kurdistani bir mantıkla kullanmak, davamıza sonsuz olanaklar sunmaktadır. Bu nokta, politik arenada boy gösterenlerin sistem içindeki, siyasi, ekonomik, sosyal, politik konum ve duruşları, Kurdistan ulusal bağımsızlık mücadelesinin kaderi ile doğrudan bağlantılı ve belirleyicıdır.
Özellikle ekonomik alanda sistemle bütünleşip bu alanda palazlananların gelecek kaygısı, sistemin korunması temelindedir. Bu kesimler, hiç bir şekilde sistemde radikal bir değişimden yana değiller. Sömürgeci sistemin kendilerine sağladığı olanaklar ve ait oldukları orijin arasında denge sağlanılmasının yolu, sistemi hırpalamadan, sistemden kırıntılar, bireysel insani haklarını büyük çatafatlı-tumturaklı sözleri ortaya salmaktan geçtiğinin bilincindedirler. Hedef, ait oldukları originin çıkarlarını savunmak maskesi altında, sömürgeci sistemin daha köklü bir şekilde Kurdistan’ a yerleşmesi için, köprü görevidır.
Kurdistan halkının haklarını! savunma ve bu uğurda mücadele etme adı altında, Kurdistan ve Sömürgeci Türk devlet sınırları içersinde propramsal olarak, TC’ nin yasaları içersinde pratik alanda başarıya ulaştırılmış, sonuç alınmış, hiç bir proje yoktur. Bu kesimlerin böyle bir hedefi de yoktur. Oysa, Kurdistani mantık ve Kurdistani bir ruh ile legal alanların doğru ve sonuç alıcı bir şekilde kullanılması durumunda, düşman saflarında gediklerin açılmaması mümkün değildır. Bunu koşulları günümde fazlası ile vardır. Bunun için belli bir hedefe programlanmış bir eylem projesinin olması bunun Kurdistan, Türkiye ve diaspora Kürtleri ile birlikte, üçlü kombinezonlarla yürütülmesi, Kurdistan ulusal sorunun Kurdistan ve Türkiye sınırlarının dışına taşırılarak uluslararasılaştırılması temel önkoşuldur. Bu ayni zamanda, ulusal cephenin oluşturulması, ulusal ve kollektif bir bilinç ve dayanışmanın ilk adımları olmalıdır.
Kürtler, bütün siyasal-politik organizasyonları ile bir blok halinde kendi meşruluğunu- ülke ve halkının meşru haklarını esas alan bir programla hareket etmek zorumundadır. Bunun dışındaki yönelim, hareket tarzı Sömürgeci TC’ nin işgalcı-sömürgeci konumunu Kurdistan’ da meşrulaştırma ve Kurdistan’ı bu sömürgeci devletin bir iç sorunu şeklinde meşrulaştırmadır. Kürtlerin bu güne değin seçimlere yaklaşım tarzı çok sakat bir temel ele alınmıştır.
Kürtlerin, Sömürgeci TC seçimlerine katılımı ve bu yöndeki seçim programları, TC sınırlarını, anayasasını, bayrağını meşru görme ve TC’ nin siyasal-ekonomik-politik, kültürel, jeopolitik...vs alanlar güçlendirme, TC de demorasiyi yerleştirmeyi esas almıştır. Bu hedefler doğrultusunda genel seçim ve Türk parlamentosuna katılmayı temel amaç olarak hedef almıştır. Hareket tarzı, tanımlama ve program çürük ve soyut kavramlar üzerine inşaa edilince doğal olarak sonuçlarda başarısız olacaktır.
Kürtlerin bu güne değin Kurdistan ve Türkiyede yapılan seçimleri kendi halk ve ülke ( Kurdistan ve Kürt ) gerçekliğinden ziyade Sömürgeci TC’ yamanma şeklinde olmuştur. Oysa Kürtlerin bir blok halinde kendi ülkesini meşruştıracak ve Sömürgeci TC’ye dayacak plan ve programlarla alanlara çıkıp seçimlere katılması gerekir. TC’ nin yasa ve kanunları buna izin vermeyeceği açıktır. Kürtlerin katılmadığı yada dıştalandığı seçimlerin meşruiyeti uluslararası alanda sorgulanacaktır. Bu durum Kürtlere uluslararası alanda önemli avantajlar kazandıracaktır. Kürtlerin legal alandaki mücadelelerinin engellenilmesi, TC için İnsan haklarından-ekonomik kültürel diplomatik alanlara kadar önemli hasarlar oluşturacaktır.
Kürtlerin seçimlere katılmasının engellenilmesi-yasaklanılması, Kurdistan halkına legal alanda bir şey kaybettirmeyeceği gibi, Sömürgeci TC’ nin iki yüzlü-ırkçı karekteri bütün gerçekliği ile ortaya çıkacak ve uluslararası alanda teşhir olacağı gib Kürt halkı içersinde de hiç bir meşruiyeti de kalmayacaktır. Kürt politik arenasının görevi, Sömürgeci TC tanıma ve meşrulaştırma ve uluslararası alanda avantaj sağlamak yerine kendi ulusal taleplerini öne çıkarak, bu alanda kendilerine avantajlar oluşturmalıdır.
Bu yöntem, kendi ulusal kimlik ve ülke gerçekliği temelinde seçimlere katılma iradesi; ekonomik-politik-sosyal-kültürel...vs alanda Türkiyecilikle bütünleşmiş ve sömürgeci sistemden nemalanıp- palazlanan Kürt etiketli kesimlerin, Kürtçülük ve işbirlikçilik maskelerini de düşürecektir. Kurdistan ulusal hareketi saflarındaki arınma ve netleşme boyutunun genişlmesi oranında, ulus olma taleb ve iradesi güçlenip, kendi topraklarında bağımsız ve özgür yaşama inancı güçlü bir silaha dönüşecektir. Günümüz uluslararası koşullar, Kurdistan politik arenasının bu yöndeki mücele yöntemi ile örtüşmektdir.
Sonuç olarak, Kürt politik arenası Kurdistan halkının istem ve taleplerine ilişkin verdikleri demeç ve taleplerde, kendi özel konumlarından ziyade Kurdistan halkının haklı davasının birer neferleri olmak durumundadırlar. Kurdistan halkının kendi topraklarında, diğer özgür ve bağımsız haklar gibi, kendi vatanlarının geleceği üzerinde tek karar verici merci oldukları unutulmamalıdır. Hiç bir birey, kurum ve kuruluş; Kürt ve Kurdistan’ın geleceği hakkında taviz verme, sömürgeci devletlerin yedek lastiği yapma yetki ve selahiyeti yoktur.
Uzun erimli mücadele sürecinde, geri çekilmeler, duruksamalar, geçici yenilgiler, olması mücadelenin normal seyri içersinde yaşanılabilinecek normal gelişmelerdir. Taktiksel alanda, Sömürgeci devletin legal alanlarından yararlanmak bu temelde örgütlenmek, mücadele etmek, daha farklı mücadele yöntemleri geliştirmenin kilitleneceği hedef, sömürgeci güçleri, bütün kurum ve kuruluşları ile Kurdistan’ dan söküp atmak olmalıdır.