Fuat Önen in Kürd-Kav konferansında yaptığı konuşma (bölüm 1)

20.02.2012 · 1 görüntülenme

Yakındoğu: Jenosid bölgesi
Değerli arkadaşlar, Kürdistan’daki jenosidi üç bölümde tartışmak istiyorum. Birincisi bölgeseldir, ikincisi Türk Egemenlik Sistemi’nin özellikleridir, üçüncüsü de bu sistemin Kürdistandaki uygulamalarıdır.

Kendimize bölge olarak nereyi seçmeliyiz? Böyle bir sorun var orta yerde. Bu son 40-50 yılda, Kürt aydın ve siyasetçileri de, Kürt halkını bir Ortadoğu halkı, Kürdîstan’ı da bir Ortadoğu ülkesi gibi tarif ediyorlar. Bu tarif bir tarzda bize dayatıldı. Ve ne yazık ki bu bir değerlendirme ve muhakemeden geçirilmeden kabul ediliyor. Doğu, şu anda dünyada iki bölümdür; Ortadoğu ve Uzakdoğu. Basit bir akıl ve mantık ile düşünürsek; bir yerin ortası ve uzağı varsa, yakını da olmalıdır. Herhangi bir işimizi programlarken bile, kısa (yakın), orta ve uzun (uzak) diye bölümlere ayırıyoruz.

Doğu, daha önce üç bölümden oluşuyordu; Yakındoğu, Ortadoğu ve Uzakdoğu. Bu isimlendirme dışsaldı, Doğu’dakiler kendilerini böyle isimlendirmemişti. Batılılar bölgeyi böyle isimlendirmişlerdi. Bu isimlendirme Bizanslılarla başlamış. Bizanslılar, Bizans’ın (İstanbul)doğusunda kalan topraklarını Anatolia (Anadolu) olarak isimlendirmiş, yani Anadolu Bizanslıların İstanbul’un doğusunda kalan topraklarının ismidir. Bizanslıların doğudaki esas komşusu Yakındoğu’dur, Yakındoğu’dan ötede olan Ortadoğu’dur, daha ötede olan da Uzakdoğu’dur.

1930’lu yıllara kadar, literaturdeki isimlendirme de bu tarzdaydı. Bu yıllardan itibaren, Yakındoğu gündemden kalkıyor ve hiç kimse de bunu düşünüp sorgulamıyor; Yakındoğu nereye gitti, niye ortadan kalktı?
Burada söylemem gerekir ki, bu bir isimlendirme sorunu değildir. Yakındoğu, Doğu ve Batı arasında kalan bir bölgedir. Bu bölgenin kültürü de siyaset tarzı da, Doğu ve Batı’daki gibi değildir, epey farklıdır. Yakındoğu, bir geçiş bölgesidir, Doğu ve Batı arasında bir köprü gibidir.

Yakındoğu işleri hakkında Lozan Konferansı
Yakındoğu, resmi belgelerde en son Lozan Antlaşmasında yer alır. Bildiğiniz gibi, Lozan Antlaşması Türkler tarafından fetişize edilir, Türk Devleti’nin en önemli ve kurucu antlaşması olarak kabul edilir. Fakat çok tuhaftır ki (bir o kadar da anlaşılırdır ki),Türkler bu antlaşmanın tam ismini hiçbir zaman söylemezler. Sadece Lozan Antlaşması olarak sözederler. Bu antlaşmanın resmi ismi şöyledir: Yakındoğu işleri hakkında Lozan Konferansı. Bundan da anlıyoruz ki, Birinci Dünya Savaşı’nın egemenleri Yakındoğu’yu tanzim etmek, paylaşmak için bu konferansı düzenlemişler. Yakındoğu’daki sorunlara çözüm bulmak için bu konferans düzenlenmiştir.

Fakat bu konferansın sonucunda Yakındoğu’yu ortadan kaldırmışlar. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonraki egemen devletler sisitemi, Yakındoğu ve Ortadoğu’yu yeniden tanzim etmişler, aralarında paylaşmışlar ve Yakındoğu’yu ortadan kaldırmışlar. Aslında jenosid açısından bakılırsa, bu en büyük jenosidtir, bütün bir bölge ortadan kaldırılmış, yok edilmiş. Artık Yakındoğu yoktur ve literatürde yer almıyor.

Peki Yakındoğu neresidir? Bu tür bölgeler biraz rölatiftir, sınırlar çok net değildir, biraz ötede ya da beride olabilir. Ama esas olarak Yakındoğu, Karadeniz’in doğusu ile Akdeniz’in doğusu arasında kalan bölgedir, coğrafi bölge olarak Yakındoğu burasıdır. Bu bölgede kalan ülkeler de şunlardır: Ermenistan, Kürdistan ve Kilikya. Esas olarak bu üç ülke Yakındoğu’yu teşkil ederler. Doğulu ve Batılı güçler arsındaki bütün savaşlar bu bölgede yaşanmıştır. Doğulu ve Batılı güçler, birbirlerini altetmek için savaşıyorlar, fakat savaşları bu bölgededir ve ağırlıklı olarak da Kürdistanda’dır.

Diyebilirim ki, Yakındoğu’nun merkezinde kalan ülke Kürdistan’dır. Yeni devletler sisteminin kuruluşuyla birlikte Yakındoğu ortadan kaldırıldı, Kürdistan paylaşıldı, Kürdistan’ın üç parçası Ortadoğulu olarak üç devletin (İran, Irak, Suriye) sınırlarında kaldı, Kürdistan’ın en büyük bölümü (Kürdistan’ın kuzeyi) de Türk Egemenlik sisteminin bir parçası olarak Batılı kabul edildi.
Bu bölge yani Yakındoğu, Türk devletinin jenosid alanıdır. Bazı devletler için nüfuz bölgesi vardır, örneğin Afrika’nın kuzeyi Fransa’nın nüfuz bölgesidir. Türk devletinin jenosid bölgesi de Yakındoğu’dur. Jenosid ile ilgili tüm uygulamaları bu bölgede gerçekleşmiştir. Ermeni jenosidi buradadır, Potnusların katliamı bu bölgededir, Kilikya’daki Ermenilerin katledilmesi de bu bölgededir. Önemli bir konu da şudur; Nusayriler de bu bölgenin bir halkıdır. Bildiğiniz gibi, Nusayriler Türkiye ve Suriye arasında ikiye bölündüler, Nusayrî dağları Türkiye ve Suriye devletleri arasında sınır olarak kabul edildi. Yarısı kadarı Türkiye tarafında Antakya, Mersin gibi şehirlerde kaldı, oralara yerleşti. Diğer yarısı da çoğunlukla Suriye’deki Tedmır,Lazkiye çevresinde kaldı. Nusayrîler, Türkiye’de Şii veya Alewi gibi görülüyor. Dini inançları Aleviliğe çok yakındır, dini inançları Dersimli Kızılbaşlarla yüzde yüz örtüşmezse bile, ortak yanları dini olarak çoktur. Nusayriler de Yakındoğu’daki bir halktır.

Bana göre, gerek Kürdistan sorunun anlaşılması, gerekse Türk egemenlik sisteminin uyguladığı jenosid siyasetinin anlaşılması bakımından, bu bölgeninin gerçekliği ve ortadan kaldırılmasının anlaşılması, anahtar gibidir. Bundan dolayı bunu düşünmeliyiz ve anlamaya çalışmalıyız.

Çoğu zaman bir anlayış fikirlerimizi kökten değiştirebilir. Galiba 7-8 yıl önce, Yakındoğu konusunda daha derinlikli olarak düşünmeye başladım. O zamandan beri, benim yanımda “biz Ortadoğuluyuz” diyenlere kızıyorum ve şöyle diyorum “hayır biz Ortadoğulu değiliz, biz Yakındoğuluyuz.” İnanın ki Yakındoğu tesbiti ve anlayışı beni çok etkiledi ve siyasi tavrım bu anlayış ile değişti. Bundan dolayı da, arkadaşlara önerim şudur; Kürt halkını bir Yakındoğu halkı, Kürdistan’ı da bir Yakındoğu ülkesi olarak düşününü ve tarif edin. Bu anlayışın düşünce, duygu ve tavırlarınızda değişime yol açtığını göreceksiniz.
07.01.2012
Kürd-Kav konferansından bir bölüm

İlgili

Yorumlar (8)

HeK-notlar · 14 yıl önce

orta dogu yakin dogu<br /> <br /> ham memet ali ha ali memet<br /> <br /> bu hafif yorum oldu<br />  FOnen in terimlerin kullanimdan kalkamasi uzerine dusunce deneyi cok guzel bir sey<br /> ancak bu hatta devam etmemsi. etsae belkide bu terimleri bize dayatan (ve mecburen de bizim kabul ettiren) cevrelerin akil yurutmeleri hakkinda bize ilginc fikirler verirdi. ben hala ondan (ve herkesten) bu terimlerin neye gore verilip aldirildiginin macerasini izlemenin ogretici olacagini dusunuyorum<br /> <br /> velakin<br /> biz orta dogulu degiliz yakin doguluyuz turu ustelik de <br /> "kizarak" edilen lakirdinin ciddiye alinir yani yok.<br /> her tasnifati bir alt tasnifatla yeniden tanimlamak mumkun<br /> bu tr terimlerin hayatta kabul ettirilmesi bir GUC meselesi<br /> bu guc illa da ordu ekonomi ile olmasi gerekmiyor<br /> disli bir bilimci (ve yazar) tercihan bilimcilerr grubu (veya  yazarlar grubu)<br /> <br /> akla yakin tezlerle bu isi becerebilir.<br /> <br /> nihayetinde batidan bakip isim vermenin toptan modasi geciyor olabilir.<br /> bazi eserlerde en bulundugumnuz bolgenin adini<br /> guney bati asya olarak  da okuyorum.<br /> <br /> tabbi bur durumda <br /> ermenistani azerbeycani da (turkiye haydi haydi) avrupa nin siyasi sinirlari icine dahil ettiren giderek hakim olan tanim var.<br /> <br /> bu durumda<br /> biz guney bati asya da miyiz?<br /> <br /> resmen avrupa olan dogumuz batimiz a ragmen hala asya da miyiz?<br /> bir parcamiz asya da bir parcamiz avrua da mi?<br /> yoksa F Onen orta dogu luga kizdigi gibi bunlarin hepsine kizip<br /> bizi yakin dogulu mu yapacak?<br /> <br /> ben kendi adima  faydasi olur diye avrupa nin bir parcasi olmaya cabalamanin yanindayim.<br /> bunu direk avrupa hayranligi olarak okuyacak bir suru aceleciye  <br /> illa YANLIS fikire kapilmak istiyorlarsa buyurmalarini soyleyeyim.<br /> <br /> avrupa ahyarani filan degilim<br /> sadece kurdlerin doguda isileri zordur<br /> dogu nun cebberutluktan despotluktan kurtulma prosesinin parcasi olarak<br /> nicin ekstar zaman kaybedeleim<br /> <br /> tabii burda bir soru daha cikiyor ortada<br /> cebberut despot dogu geleneginin bir tasiyicisi da biziz.<br /> ocalan i nereye koyacagiz aksi halde?<br /> <br /> <br /> vesselam F Onen i kizdigi degilde kizmadigi yeri secmek kadar kolay is degil bu is.<br /> ben o "kizmanin" uyarma manasinda edildigini hissediyorum ama bir de bunu o kelime ile yazmaya baslasak daha iyi olur. hatta ikna etmeye cabaliyorum -veya "itiraz ediyorum- <br /> madem taktik terimlere kelimelere iyice takalim ;-)<br /> <br /> hurmetler<br /> HeK<br /> <br />

Yorumlayan · 14 yıl önce

Konusurken sagda solda, ozellikle araplari konusurken veya araplarla konusurken bir turlu kendimizi onlarla ayni sepette goremiyorum. Ortadogu onlarin. Buna ne dersin hocam?

Aramo, · 14 yıl önce

<br /> Aslında  bu çoğrafi terimler,  Europa  merkezli<br /> üretilmiş.<br /> Yoksa    Ön, yakın,  orta  ve  uzak   doğu terimleri  Avrupadan baktığı zaman<br /> bir  şey ifade   edebiliyor.  Bir  Japon  için   Kurdistan  niçin  yakın  doğu yada   ön asya  olsun ki?<br /> Aslında    nerede     durduğuna bağlı<br /> <br /> Selamlar

Yorumlayan · 14 yıl önce

Bir zahmet yazara dair de bilgi edinsek?

kamo · 14 yıl önce

aktarimi yaparken<br /> yazarin adini kacirmisiz.<br /> birikim dergisinin 264 sayisindan internete düsmüs.<br /> makalenin yazari:<br /> Mehmet Serman.<br /> <br />

.yursever · 14 yıl önce

hocanin sabrini bilmem,ben söyle bir basina ve kicina baktim bi sey anlamadim.<br /> ben gibi anlamayanlara kolaylik olsun diye, su yorumu aktariyorum<br /> Nasnamede, yorum kösesinde<br /> Berzan "Gunluk ya§amimda tirkçenen pek al ver yapmadigimdan olsa gerek bu yazidan anladigim Kafkanin mirildanmalarina benziyor.Yada kime a§ik oldugu bilinmez ulvi a§iklarin entel iniltileri.Hasreti kùrd olmayan hasretli hasta kùrd.Taniklarin ve PKK nin Amed tirk zindanindaki kayitlarda rahmetli Mazlum dogan tirk vah§eti kar§isinda iyi bir sinav vermedigi için ozele§tirisini kendini oldùrmekle verdi.PKK nin intihar millitani yorumlamak askeri sanati bilenlerinin yorumlamasi gerek.Apo hasta biri ve korkudan itirafciligini ixanetle içra eden bir kùrd kar§iti ve dù§mani.Xainin rahmetli anasi geçimsiz kavgaci sofradan kocasini kovacak kadar hircin bir koylù bayan.bunu Abdullin kendisi yaziyor.Hatta bundan dolayi rahmetli babasina "silik ki§ilik "diyor.aponun kendisini terk eden xanimi bayan kesire ilà yunanli tanricalarla akrabalik oldugunu bilmiyordum.Her§ey bir mecnùn fantazisi. omerli koyù niye amara yada tamara olduki? Peki firinci osman ana tanricanin hangi tanima giren oglu oluyor?Bence PKK olmasaydi kiz kaciran soyguncu hirsiz olurdu.apo xaini bir ara Gandiyi trafik kurallarini ciyniyerek gecmi§ti.Belki hayatinda tvuk kesmeyen ilà 17000 iç infazi olan bir kùrd katili bunu af edilmek için barbar tirk devlet mahkemesine anlatacak.sonrada "ben sofiyim"diyecek.Aman ha Hindliler duymasin.Boyle yazilar terapiye ihtiyaci olanlar yazar.yazik.zaten kendini yakip inanilmaz uzun tanri ve tanricalara Qendil kaynakli mektuplar birakiyorlar.Dijle nehirinide yunan kaynaklarina gore tigris yapmi§lar.Derve§e Evdi.Meme Alan.Xec u Siyabend. daha nice kùrd destan kahramanlari dururken yunanistana gitmek **** olsa gerek.boylesi bejing yada serad xefaresi hasta mecnùn iniltileri bo§ i§ler.selamlarla."       <span style="display: none;"> </span>

kamo · 14 yıl önce

anlamama<br /> konusunda<br /> kendine haksizlik yapmissin.<br /> yazinin<br /> basina ve kicina bakip<br /> zusammenfassung<br /> yani sonuc ve özet<br /> kismina<br /> yaptigin alintiyla varmissin.<br /> buda bir yetenek.<br /> <br /> hocayi bilirim <br /> sonuna kadar okuyacak sabrida<br /> yazidan baska sonuclar cikaracak perspektivide var.<br /> o yüzden<br /> sindirimi güclüdür.<br /> <br /> <br />

HeK-notlar · 14 yıl önce

orta veya yakin dogu<br /> bir katilimcinin hatirlattigi gibi eurosentrik tanimlamalar.<br /> halen zihin dunyasinda guclu olanlar onlar bu sebebpe onlarin koydugu tariler gecerli.<br /> alternatifini uyduruayim desen, sen benbir e komsunun kizi kullanacgiz  kimse umursamayacak...<br /> bu da onemli bir pratik problem.<br /> <br /> uzun yazi gercekten ilginc, yazik uzun yazilar hep eksik degerlendirilir.<br /> uc parcaya ayirip yazsaydi sahane bir sey olacakti. bir suru alt konu acmis, her biri ayri fokusu hakkedecek guzelikte.<br /> Kemo ya candan tesekkurler bu makaleyi astigi icin.<br /> isledigi konu ve tesbitleri harika<br /> kurdlerin tez elden bu dilden vazgecmeleri gerek<br /> yapis yapis bir dil.<br />   Geylani hikayesini okuyunca, insan iyice kiziyor. su kurege direk kurek de be adam diyesi geliyor.<br /> neyse biz buralarda hepberaberce  bir aletrnatif olusturuyoruz insallah<br /> direk ve berrak bir dil<br /> (gerci bizim de bu hakim akimdan etkilenmemis olmadigimiz soylenemez. ben kendi adima <br /> belli oranlarda etkilendigimi hissediyorum, yazim tarzimi daha direk yapmaya caba gostermem lazim vs vs)<br /> <br /> teriminolji meselesine geri donersek<br /> guney bati asya<br /> japona da yeni zelandali ya da amerikali ya da en uygun tanim.<br /> asya yin guney batisi  cografik konumunuza gore degismez<br /> Gerci yeni zelanda li, ben dunyaya kuzey yari kurenin dayatigi gibi bakmak zorundamiyim<br /> biz kuzey siz guneysiniz kurdistan da kuzey bati asya da oluverir<br /> yani itirazlarin sonu kesilmez.<br /> bu acidan teriminolojiyi fetislestirmemek lazim<br /> kullanmak ve yayginligi dustugunde daha yaygin olanina gecmekte yarar var.<br /> pratik olarak boylese iyi degil mi?<br /> <br /> hurmetler<br /> HeK<br /> <br />