Siyaset

Fransa 'daki isyan büyüyor

Alixan Aras · 05.11.2005 · 2 görüntülenme

  Paris varoşlarında başlayan isyan dokuzuncu gününde başka kentlere de sıçradı. Strasbourg, Toulouse, Nice ve Rennes bu kentler arasında.  Fransa'nın başkenti Paris'te protestocu gençlerle güvenlik güçleri arasında 9. gününe giren çatışmalar, Fransa’daki 90 banliyöye sıçradı. Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın banliyödeki olayları "tahrik etmekle" suçlanan İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'i görevinden alabileceği ileri sürülüyor. Fransa'da 27 Ekim'de başlayan ve giderek büyüyen olaylar sırasında toplam 1260 araç yakıldı. Çatışmalara karıştıkları iddiasıyla 230 kişi gözaltına alındı. Dün gece Bobigny banliyösünde yaşanan olaylarda mahkeme çalışanlarına ait park yerindeki 30 araç yakıldı. Paris'in banliyölerinden Clichy Sos-Bois'da 27 Ekim Perşembe gecesi, iki gencin, polisten kaçarken elektriğe kapılarak ölmelerinden sonra başlayan olaylar, genellikle yabancıların yaşadığı 90 banliyöye sıçradı.  İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy dün gece yarısına doğru sürpriz bir ziyaret yaparak Versailles yakınlarındaki güvenlik tedbirlerini denetledi. Çatışmaları, makam odası yerine, banliyölerde kurulan kriz merkezilerinde geçiren İçişleri Bakanı Sarkozy'nin son günlerde gözüne uyku girmiyor. Polisten yapılan açıklamada dün gece yaklaşık 900 aracın ateşe verildiği ve 250'yi aşkın kişinin tutuklandığı bildirildi. Olaylar, polis tarafından kovalandıkları öne sürülen iki gencin saklandıkları trafoda elektrik çarpmasından ölmesi üzerine patlak vermişti. Fransız yetkililer, olayla ilgili olarak hazırlanan bir ara raporda bu iki gencin öldüğü sırada olay yerinde hiçbir polisin bulunmadığının savunulduğunu belirtiyor.Hükümet şiddet olayları karşısında etkisiz kalmakla suçlanırken, parlamentoya hitap eden Başbakan Dominique de Villepin düzeni sağlama sözü verdi.Sarkozy'den yumuşamaFransa İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy, bir gün önce yaptığı açıklamada isyanın altında yatan nedenlerin 30 yıldır gözardı edildiğini ve sorunun çözülmesinin zaman alacağını söyledi.Sarkozy, gençler ile polis arasındaki doğrudan çatışmaların azalmasının, isyanın sona yaklaştığı anlamına gelmediğini belirtti.Nicolas Sarkozy bu hafta elektrik çarpması nedeniyle ölen iki gencin ailesiyle biraraya gelmiş, Afrika kökenli bu gençlerin ölümüne yol açan olaylar dizisinin eksiksiz soruşturulacağını söylemişti.İçişleri Bakanı daha önce ise, olaylara katılanları 'pislik' olarak nitelemiş ve bu ifade yüzünden gerilimi tırmandırdığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Bu arada, sorunun odağındaki Arap ve Afrikalı toplumların liderleri, isyanda rol oynayan ve sorun yaratan kişilerin izole edilmeleri için çalıştıklarını söyledi.  Sarkozy'nin istifası Öte yandan Sosyalist Parti milletvekilleri, sert bir üslup kullanarak olayları "tahrik etmekle" suçlanan İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin istifasını talep ettiler.Yoğun çatışmaların yaşandığı Gonesse şehrinin Belediye Başkanı ve aynı zamanda Sosyalist Parti milletvekili olan Jean-Pierre Blazy, Sarkozy'nin istifa etmesi gerektiğini söyledi. Chirac uyardı  Bu arada Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın da olayların daha da büyümesi üzerine İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'yi görevden alabileceği ileri sürülüyor. Chirac'ın 2007'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde en kuvvetli rakibi olan Bakan Sarkozy'yi, bakanlar kurulu toplantısında "üslubuna dikkat etmesi" konusunda uyardığı belirtildi. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy aynı zamanda Fransız Parlamentosu'nda çoğunluğu elinde bulunduran Halkçı Hareket Birliği Partisi'nin de Genel Başkanı. Aynı şiddet olayları Almanya'da olabilir Bu arada Fransa’daki gerginlik Almanya’da da yankı buldu. Hristiyan Demokrat Birlik Genel Başkan Yardımcısı, Brandenburg Eyaleti İçişleri Bakanı Jörg Schönbohm Almanya’da da benzer şiddet olaylarının meydana gelebileceğini öne sürdü. Schönbohm Neuen Osnabrücker Zeitung gazetesine verdiği demeçte, bu tür olayların, göçmen kökenlilerin entegrasyonunun sağlanamaması ve özellikle gençlere bir perspektif sunulamaması halinde yaşanabileceğini belirtti.  Schönbohm: "Türkler de entegre olamadı" Almanya’da da Paris’tekine benzer gettoların oluşmaya başladığına dikkat çeken Schönbohm, “Almanya’da entegrasyon uzun süredir ciddiye alınmıyor. Oysa bu konuya en kısa süre içinde eğilmeliyiz" dedi. Schönbohm, özellikle büyük kentlerde, Almanya’ya entegre olamamış aralarında ikinci ve üçüncü nesilden gençlerin de bulunduğu çok sayıda Türk kökenlinin bulunduğunu vurguladı. Varoşlara sihirli değnekŞiddet olayları, göçmenlerin entegrasyon politikasını gündeme getirdi. Yazar Amin Maalouf konuyu, „Fransa’da entegrasyon konusu bir anlamda zamana bırakıldı. Bir sihirli değneğin kentin varoşlarında yaşayan göçmen çocuklarını, gerçek Fransızlar’a dönüştürmesi umuluyor. Burada eksik olan soruna içten ve bütünlüklü yaklaşımdır. Göçmen gençleri nasıl topluma kazanırız, birlikte yaşam nasıl sağlanır? Bu sorunun çözümü yönünde hiçbir çaba göremiyorum“ şeklinde değerlendiriyor. Amin Maalouf, ortak dilin iletişim için yeterli olmadığına işaret ediyor. Maalouf’un yorumu şöyle: „Fransızca’ya hakim olmak yetmiyor. Çünkü uluslararası alanda da Araplar ile Batı arasında diyalog kesilmiş durumda. Bana göre Batı ile Doğu arasındaki ayrım da 20-30 yıl öncesine kıyasla daha da derinleşti. Arap Müslümanlar’ı kendilerini hem geldikleri kültüre hem de Fransız kültürüne ait görüyorlar. Bu iki kültür arasında kalmış insanların durumuyla kimse ciddi anlamda ilgilenmiyor.” ”Fırsat eşitliği nerede?”Maalouf, göçmen politikasıyla ilgili çok sayıda hatanın yapıldığına dikkat çekiyor. Maalouf, sözlerine şöyle devam ediyor:“Göçmen ailelerinin çocuklarının hepsini aynı okula tıktıktan sonra bir de fırsat eşitliğinden söz ederseniz insanları aşağılamış olursunuz. Toplumda daha az imtiyaza sahip bu insanların gerek okullarda gerekse yerleşim birimlerinde yoğunlaşılmasının önüne geçilmeli. Afrikalılar’ı gettolara hapsederek onların diğer semtlerde yaşayabilmelerinin önüne geçiliyor. Ancak bu kadar keskin bir fakir-zengin ayrımı toplumun tamamı için son derece sağlıksızdır. Göçmen çocuklarına, ‘Hepiniz Fransızsınız’ deniyor. Ancak gerçek bambaşka. Fransa’da göçmen kökenli, herhangi bir alanda ün kazanmış kişi gösteremezsiniz. Belki sporda tek tük isimlerden söz edebiliriz. Kimse bu somut örnekten yola çıkarak taraflar arasındaki uçurumun ne kadar derinleştiğini fark etmiyor.” Ajanslardan derleyenFirat Dîcle 

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.