ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Halim KAR (Oturan Adam) · 27.04.2008 · 1 görüntülenme
Fazla uzun sayılmayacak bir dönemdir bu forumu bir arkadaşın tavsiyesi ile keşfettim. Önce isimler dikkatimi çekti. Tanıdık simalardı bunlar. Kimisi kadim dostlarımdı.Forumu izlemem böyle başladı.
Aslında ’forum geleneği' bana fazla uzak olmayan ’bir kültürün' takipçileri idi,(yanılmıyorsam) KAWA geleneğinin. 1975'den 1980'lere kadar ’en fazla flört ettiğimiz grup' buydu. Bizimle (Partizan),O'nlar arasında (Kawa) serbest geçiş kartı vardı bu iki örgüt arasında.
Özellikle ’Çukurova'da' (Adana,Mersin,Tarsus...) hep birlikte hareket ederdik ’Kitle Derneklerinde'. Birçok konuda (Kemalizm,Halk Savaşı..) görüşlerimiz hemen hemen aynıydı. Yakınlık bundandı.
Biz, Kawa'dan söz açıldımı (örgüt içinde) ’Bizim Kürt versiyonumuz' derdik. Dostluğumuz hiç bozulmadı. Adı resmen açıklanmamış ’ Kardeş Parti' gibiydik.
Araya 12 Eylül Cuntası girdiğinde ilişkilerimiz koptu bu güzel insanlarla. Her birimiz bir yana savrulup gitmiştik. Tesadüf bu ya, yıllar sonra Avrupa da, Viyana kentine (Avusturya) geldiğimde,bizim arkadaşlar ’Kawa'nın semineri var,mutlaka katılmalıyız' (yıl,1989'du) demişlerdi.
Hem bu güzel arkadaşları yeniden görmek,hemde görüş alış-verişinde bulunmak için bu tartışma toplantısına katıldım(alt kademeden) ’sorumlu“ biri olarak. Biz ’DABK' (Doğu Anadolu Bölge Komitesi) olarak hareket ediyorduk.
Bizim taraftarların asıl merak ettiği (sanıyorum) ’hele kafalar tartışsın,bakalım nasıl tartışıyorlar' türü bir merak vardı. Seminer faslı bitti ve soru sorma ve de tartışma faslı başladı. ’Cemil' (sanıyorum) isminde bir arkadaş veriyordu semineri Kawa adına.
Söz hakkı istedim örgüt adına,(demokrasi geleneğimiz de aynı olduğu için) bu konuda sorun yoktu. Tartışma başladı. Sömürgecilik tezleri üzerinde yoğunlaştı konu ve Semineri veren arkadaşla ben, bayağı uzun bir dünya turu yaptık tarih konusunda,en küçük bir kabalık olmadan.
Tartışma bitip,Seminer sonlandığında dışarı çıktık. Bizim arkadaşların hepsinin ağzı kulaklarında idi. ’Neden gülüyorsunuz ne oldu ?' diye sorduğumda ,bana; ’Viyana, Viyana olduğundan beri bu kadar güzel ve geniş bir tartışma görmedi,şahane tartıştın kirve' demişlerdi.
Bende onlara, ’evet,şahane bir tartışma oldu ve seminerci beni, şahane bir şekilde çıkmaza sokup resmen bitirdi' (hele bakın ’sorumlu' adamın ’sorumsuz' laflarına ?) demiştim. Bizim arkadaşlar kabul etmesede şaşırmışlardı sözlerime ama malesef durum buydu.
Ben,'Kürdistan'ın Sömürge olduğunu' ancak İsmail BEŞİKÇİ Hocanın ’Uluslararası Sömürge Kürdistan' kitabını okuduktan sonra kabul edecektim yıllar sonra...
Ş İ M D İ
Geçmişten ’izler' aradım Newroz.com' da,okurken sayfaları.Nedendir bilmem,geçmiş her ne kadar geçmiş olsada,bana daha ’yakın' , hala daha ’sıcak' geliyor. Belki yeni kuşaklara ayak uyduramıyoruz biz ’eskiler' ondan.Belki de ’kuşaklar arası kültür' farkı,bilmiyorum.
Hani derler ya ; ’birisiyle güldüğünüzü,eğlendiğinizi unutabilirsiniz ama ağladığınızı asla !'. Galiba biz eski kuşaklar,bunların bütününü birlikte paylaştığımız için olsa gerek ? Arayış,belki de bu...
Uzatmak istemiyorum bu konuyu. Formunuzun bende yarattığı duygular bunlar oldu. Bir diğer nokta,bu forumda benim değer verdiğim arkadaşlarım ve tanışmamış olsamda yazılarını yıllardır beğeni ile okuduğum yazarlar vardı. Bunlar,gittiği her forum ve gazeteyi güzelleştirecek ve güçlendirecek insanlardı. Kısaca bunlara değinmek isterim müsadenizle.
FORUMDAN PORTRELER
BERWARTO ; Türkçeside,Kürtçeside çok güçlü bir arkadaş.Kelimeleri özenle seçip kullanan biri.Her dili gramer konuşur.Ne dostluğu nede düşmanlığı geri çevirmez.Dostuna dost,düşmana düşmandır. Zulüm ve baskı karşısında hiç eğilmedi,kalemini bir kez olsun kimseye kiraya vermedi. Hem tartışmalarına tanık oldum,hemde defalarca tartıştım kendisiyle,bir kez olsun kabalık göstermedi. Kendi sitesi de var aslında ve dahası; iyi bir sanat-edebiyat yazarı. Sitesinde bu yazıları okumak mümkün. Kürdistan tarihi konusunda yetkin bir arkadaş...
................................
HeK : Polemik ustası,yaman bir kalem. Ben ne zaman HeK'in yazılarına rastlasam,'hele bakayım,şu Kürdün kibarı bu sefer neler yazmış' diye merakla okurum. Kalemini silah gibi kullanan biri. Müthiş bir birikimi var,bir Kürde çok görülecek kadar çok.Bir yazısında (Rizgari forumda yazıyordu o zamanlar) ’Ticaretle uğraştığını' yazmıştı.Eğer kalemi kadar ’ticereti de iyi kullanıyorsa ?' bu arkadaşı kaybedeceğiz demektir yakın bir gelecekte.O'nunla polemiğe girmekten korkanların (çok haklı bir korkudur bu) sevineceğini tahmin ediyorum.Biz üzüleceğiz o ayrıldığı zaman. Benim gözümde bir seyyaha benzer bu arkadaş Marko Polo gibi,dolaşmadığı hiçbir ülke yok sanırım kendi kendime..
.................................
SOLAXİ : Engin bir kalem. Yazılarını dikkatlice okuyan bir okurda şu kanı uyanacaktır; ’hayat tecrübesi' çok fazla.Bilgisini yaşamla birleştirmiş,ölçülü ve ağır başlı bir kalem. Sözünü esirgememe adına basitliğe düşmez. Kendini değil,davasını önde tutan bir ideal adamı. Yanlız kendi yazılarını okumaz,başkalarını da okur ve okutur kendini. Kullandığı sözlerde kitaplardan kopye yoktur,kendi deyim ve yorumlarında, kendine özgü bir tecrübe , değer yargısı,kendine has bir dil göze çarpar,çekici bir ahenk vardır yazılarında.Solaxi benim gözümde bir polemikçi olmaktan öte,(yaş olarak benden küçük ama..) yaşlı bir bilgeyi canlandırır hep,ne zaman yazılarını okusam,bu duyguya kapılırım...
..................................
Selim ÇÜRÜKKAYA: Zordur,düşündüğünü bu kadar rahat ve etraflıca dile getiren bir yazar bulmak. Yazıları,okuru bir mıknatıs gibi kendine çeker.Dili,öyküsel ve romansal bir ahenk taşır. Bu yüzden geri okuru bile alır, ileri taşır hiç farkında olmadan. Ezop dilini bundan daha güzel kullanan bir yazarla tanışmadım. Şemdin SAKIK, ’Apo' adlı kitabında ’Selim,Apo'nun kimyasını bozdu' diye yazmıştı,ben şunuda eklemekte bir sakınca görmüyorum; ’Selim eğer bir rakibini ele alıyorsa ?(çok iyi bir gözlemci) Ne kimya bırakır onda ne de coğrafya...'. Yeterki haklı olsun(ki haklıdır ve de yalnız değildir). Kürdistan tarihinde özel ve haklı bir yeri vardır Selim'in.Ve de bu yeri tırnakları ile kazıyarak açmıştır kendine...
......................................................
OZAN BABO : Zağros dağlarında öten bir Bülbül vede Hewsel bahçelerinde açmış,yüzünü güneşe dönmüş bir kızıl gül. Ben ne zaman lirik bir şiirini okumaya başlasam(mesela; ’dağlar senin kıymetini,eller ne bilir ne bilir..'),sanki ırmaklar gelir dökülür ayaklarımın altına, rüzgarlar tarar saçlarımı bu Ozan'ın dizelerinde.İçim bir hoş olur...
Bazı şiirlerinde ise, kah güler,kah düşünürüm.Bazen ise sitem çöker gözlerime,kanatlanır yüreğim...
Bizim ’on sayfada' yazdığımız bir konuyu,o ’bir dörtlükte' unutulmayacak bir şekilde; bazen taşlama,bazen mizahi deyişleri , bazen ise ağıt vari bir feryat ile dile getirir. Fil belleğine sahip bir Ozan,hiç unutmaz. Ne Neyzen' (Tevfik) nede Eşref'(şair Eşref)te böylesi bir derinlik bulunmaz. Şiirlerini kavga eder gibi,kavgalarını ise şiir gibi işler. Birini beğenirse,övgüsünü,sevgisini esirgemez, kol-kanat gerer üstüne,getirir serer yüreğini önüne.Hesapsız,kitapsız ve ikirciksizdir kalbi.
Kürdistan'ın yalın ayak koşucusu ,tek kişilik kültür ordusu ,çağımızın silahsız savaşçısı,usta bir Ozan.Dostumdur o güzel insan benim. Beni iltifatlara boğup yüzümü kızartan,utandıran bir Ozan. Yüce dağların hoyrat kasırgası gibi eser, Ozanlar Ozanıdır o...
..............................................
SONUÇ YERİNE
Eğer bir Forumda,bir Sitede böylesine güzellikler yan yana gelmişse ? Düşmanın ’haklı' tepkilerini de, dikkatlerini de üzerine çekecektir. Dezenfarmasyon yöntemlerini hemen devreye sokacaktır.
Nedir bunlar ? En sıradanı ; a) Kendine Kürtçe rumuz takarak siteyi ve yazarları karalama, birbirine düşürme,tartışmaları a-politik yana kaydırma b) Küfür ve argo edebiyatı ile politik görünüm adı altında, site ve formu ahlaksal olarak düşürme...(düşmanın bu yöntemlerini birçok forumda yaşadık)
Kısacası,'istanbul indymedia' gibi bir hale sokma, dezenfarmasyon amaçlı kullanma,’Doğan Holding'in 5.Kolu haline getirme... Bu yüzden ,forumun kalitesini düşürmemek için önce bu güzellikler korunmalıdır. Biliriz ki; forumu da,siteleri de,gazeteleri de güzelleştiren ’yazarlardır' ,o'na emek verenlerdir. Kaliteli okur ancak böyle bir ’içeriğe' ilgi duyar,önem verir.
Neden bunları yazdığıma gelince ? Ozan Babo'nun hakkımda beslediği güzel duygulara ve zengin yüreğine nezaketen vede mahçuphane bir karşı cevap yazarken,benim üzerimde etki yaratan bütün bu güzelliklere değinmeden yapamadım,bu yüzden.(tanımadığım arkadaşlar bağışlasın,burda ismi geçmemek ’değersiz' oldukları anlamına elbette gelmez)
Bu kadar güzelliği yan yana görüpte hiçbir şey söylememek benim için zordu ve kendimi tutamadım.
Son verirken; , forum çalışanlarına ve güzel yazarlarımıza, hem merhaba diyor,hem teşekkür ediyor hemde sizleri zevkle okuduğumuzu bilmenizi istiyoruz.
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
Agirdiz · 18 yıl önce
Merhaba Halim KAR (Oturan Adam) Hoş geldin Berwarto'ya, HeK'e, Solaxi'ye, Ozan Babo'ya ve Selime ne güzel iltifatlar... Mutlu olmamak elde değil... Ben de onların yerinde olmak isterdim.. Hoşgeldin Agirdiz
Qoseri · 18 yıl önce
keke aman ha aman.kurdu cok uvme.yoksa vallahi murid ilan edilirsin.bir ayetciyi yok saymak ikinci ayetciyi korumak neyin nesi.iste benden bir elestiri. saygilar
Anonymous · 18 yıl önce
Sayın Qosari Kürdistan tarihi ve hassas bir süreçten geçiyor... Bağımsız Kürdistanı hedefleyen muritler bugün için değil yarın için tehlike teşkil edebilirler.. Muritleri sevmeme rağmen bağımsız Kürdistan için onlara geçici bir tahamulum olur.. Ama, bizi Türk devletinin güdümüne girmek için yaşamını adamaya çalışan birine müritlik asla.. Oturan Adam çok labirentleri aştı, onu mürit yapmak çok zor.. Ayrıca geldiği gelenekten "yüz çiçek açardı".. Ona "oturdu" dediklerinden dolayı kendisi "Oturan adam" ismini aldı ve onların yayınlarında bu isimle yazdı.. Yanılmıyorsam öyledir.. Rojda
Berwarto · 18 yıl önce
Halim Can, Bi rastî di her înadek te miradek he ye.(Her înatta bir murad vardir..!!) Sirf inadina olsun diye kürdçe başladım, ama biliyorum ki; kürdçe den ziyade türkçe dilini kullandığını Eh..! Hatır diye bir kavram var. Ona sadakaten senin anlayacağın dilden yanıtlayıp, merhaba demeye yazıyorum. Ilk kez sitede, detaylıca yazanları onure ediyorsun...kendi adıma saol diyeceğim ve fazla hakettiğimi de sanmıyorum , o iltifatları. Geçende Ozan Babo da senin adını zikretmişti bir yazısında. Kulakları çınlasın Halim'in dedim. Kulakların çınlamış olacak ki; bizi yazıya taşıdın. Sen bizi yazıya taşıdığında; bir çift turna göründü ufkunda Dersim'in .Konmadılar çimenliğine ülkemin,barut kokuyordu toprak ve çocuklar ağlaşyordu yamacında dağın. Sen bizi yazıya taşıdığında; Dağa taşa yeniden Kemal'in adı yazılmaya çalışılıyordu Düzgün Baba'nın aşağı yamacına. Sen bizi yazdığında; birileri yahudiliğe bindirmenin hasabındaydı. Sen bizi yazıya aktardığında; 'Ağla sevgili ülkem, ağla' şiiri, bir şarkının nakaratlarına aktarılıyordu. Sen yazarken dostlarımın adını ;onların yürekleri sevda şarkılarıyla çınlanıyordu. Onlar, o ulusu hep sevdi ve murad almamış ülkenin çocukları dendi onlara. Bedel ödenip murad almamak nedir, bilirsin elbet. O murad ki; kan ile yazılıdır güncelerinde. Tarihleri kan ile baruttur.O tarih ki; ihanete de, kahramanlığa da şahittir. Ama ihanetler çokça anlatıldı, ders alınsın diyeydi. Ne kadar alındı, hesabını yapan da çıkmadı.Çıkanda susturuldu.Onun içindir ki ceylanlar köskündür bu dağ yamacına bu mevsimde, yavrulamaz...ürkek ve çekingendir son çeyreğinde yüzyılın. Küskündür; 5 bin köyün yıkılışını görmüştür. 7 milyon kürdün koçberliğine şahittir, 30 bin cana kefildir yalansiz, konuşanın ağıdına şahittir.Taş altı edilenin gazabını aktarmıştır, güneş dağlardan batarken. Dili bitirilmiş ve ağzından dili alınanın şarkısı olmaz desturuna sadık kalarak, yavrusuna sıkısıkıya sarılmıştır, yüreğine akıtırken göz yaşlarını. Tarihin kahramanları ülkemde, mezar taşlarına sahip değldir, kayıptır. Onun içindir ki; tarih hurafelerle dolar taşar, Kemal yad edilir, Şeyx Seid ajan ilan edilir. Seyd Rıza feodal olarak anlatılır , Xalit Begê Hesenî, Keremê Qolaxası pek bilinmez. Bilinmez o tarih, ne kahraman kalir ne de vicdan. Birileri kendisiyle başlatır ol hikayeyi azizim. İşte o adını andığın dostlar ol sevdaya kilitlenmiş. Ben de onlara müteşekirim. Ahular yeniden o ülkeye gelsin diyedir çırpınışları. Ceylanlar taştan taşa seksin diyedir. Kuşlar küsmesin ülkeme diyedir ol öl çırpınış. Turnalar kanatlanmalıdır. Çocuklar ölmesin diyedir yakarış. Xalit Begê Cibrî'dîr kî herkese kardeşim demiştir.Ne mezhep ne de dinde ayrım gözetmiştir.Yazanlar bunu bildiğendir ki; onlar da kalemini namus bilmiştir ve Ülkem ağlamasın diyedir o hıçkırık. Dost dostça bilinsin, düşman namerttir kanılmasın diyedir ol yazılar... Sen yazarken, ben gökyüzünde yıldızları aradım. Yoktu. Ben sadece bir dizeyi tekrarladım dr.Fuad dan... Şevek ta rî bu ya hebuya ya tune bu nîv Deşt dı xew da bûn çıya digîrîyanHin ne hilati bu hîv... En iyi dileklerimle... Dema te xweş.
Ozan Babo · 18 yıl önce
SELAM ve $AN OLSUN ONLARA ! *********************** Ben size demedim mi dostlar ? "Oturan Adam", nam-i diger Hâlim Kar, bir gelir, pir gelir diye ! Inanmadi bazilarimiz, iltifat ve rivayet sandilar ! .......... Bakin, bakin ! SEVGIYE, ONURA, ÖVGÜYE, ÖVÜNCE ve BILINCE bogdu hepimizi, gelir gelmez, o gönlü bol, bilge insan ! “YÜREK“ budur i$te sevgili canlar, “SEVGI“ budur, “BILGELIK“ budur... ........... Elbette ki, henüz anmadiklari var, Ve olacaktir onu ve dostluklarimizi kiskananlar ! Olsun, her “zehrin“, “panzehiri“ de var... ........... Ve bakin ne diyor o büyük usta (Ahmed Arif): “Dört yanimiz pust (ve düsman) zulasi!“ Kiyip atiyor habire, her seyimizi, habire ! “kent“ denen o “insan kiyma makinasi“, Insanligimizi bile !... .............. Sevgisiz, alingan, kavgaci ve hircin “Cirkin cocuklar“ yapti hepimizi, Bu acimasiz, kahrolasi diyarlar ! Yitirdik her seyimizi, acimasiz tuzaklarinda, gurbetin ! En basta kendimize ve birbirimize karsi, SAYGI, SEVGI ve GÜVENIMIZI !!! .......... Oysa, en cok SEVGI, SAYGI, HOSGÖRÜ ve BIRLIGE ihtiyacimiz var kahpelikler ve tuzaklarla dolu bu zor günlerimizde, dostlar... ............ Ama, ne mutlu bize ki, Ape Musa'miz gibi bilge ve yigit rindlerimiz, “Deniz fenerleri“ gibi, gecelerin en leyli* karanliklarinda, yolumuzu aydinlatan "Oturan Adam"larimiz var, cok sükür !... ................ Selam ve $an olsun, onlara ! “Oturan Adam“larimiza... * * * OZAN BABO & FILOZAN & A ZERDOST & TARIH AVCISI ------------ *) Leyla: Gecenin en zifiri karanlik ani...
Anonymous · 18 yıl önce
iyi günler merhaba degerli insan isanlari degerlendirirken ayni zamanda kendi degerinizide ortaya koydunuz sizi tanimasamda duygularinizdan yakindan biri oldugunuz hissini vermi$tir.bu arada bervarto gibi bir insan bu sitede yazi yazmasi hepimiz ichin mutluluktur.bervartoyu kutluyor ve saygilarimi sunuyorum.
Anonymous · 18 yıl önce
Oturan Adam Bir geldi pir geldi Evetkendimi bildim bileli yuz cicek acacak, ancak bu cicekler bir tulu acmadi acamadi. Mersini Felan bilmem ancak Dersimdi bu yuz cicekciler ve ayni sulalenin taraftarlari Kawa yi defalarca hirpalamaya calistiklarini iyi bilen biriyim. ozellikle o sulaleden HY. defalarca kawaya saldirdi! Eger PKK liler devreye girmeseydi Dersimde yasama hakki tanimiyacaklardi. Evet doksandan sonra ermis Oturan adam. Halbuki Somusgecili doksandan sonra icat olmadi. "Kawaya Kurdistan kolu diye bakmislar" ancak kendileri DABK olarak Kurdistan hareketi degillermiydi? Bugun memeleketi oturan adamlarla doldurmadilarmi? gecmiste yuz cicegin acmasini savunuyorlardi, bugun ise Alevicilik, daha dogrusu Dersim aleviligini Kurd hareketinden koparmaya calisiyorlar. bunu "yuz cicek" teorisini savunanlar yapiyor. Teoride yuz cicek dediniz, Peruda, arjantinde,Kubada, hindistanda vs cicekleri savundunuz, Ancak Kurd ciceginide kurutmak icin elinizden geleni yaptiniz. halk savasi dediniz halk savasini Dersimin (istisnalar kaideyi bozmaz) icine sikistirdiniz. Turkiye devrimi dediniz turkiye devrimini Dersimle sinirladiniz.TIKKO (Turkiye isci koylu Kurtulus ordusu) dediniz Tunceli isci koylu kurtulus ordusu oldunuz. Guzel laf ettiginiz belli ancak halkimiza karsi islediginiz suclardan dolayi once ozur dilemeniz gerekir. Halk savasi dediniz Dersimde bir kac gariban koyluyu ajan deyip katl ettiniz. Bu katl ettikleriniz gercekten ajanmiydi, yoksa aralarinda sorun olan birilerin digerini sizin elinizle yok etmesimiydi? Halk savasiydiysa neden devleti hedef almadiniz, neden orduyu ehef almadiniz?