BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Felakedýn Kakayi · 26.09.2005 · 2 görüntülenme
Medya: Felakedin Kakayi, Irak Anayasa Taslağını 1920’de yapılan Sevres Antlaşmasından sonra Kürdler için en önemli belge olarak adlandırdı. Aynı zamanada Felakedin Kakayi şöyle söyledi: Bu Anayasada her madde bir diğerine karşı konulmuştur.. Bu Anayasa mayinlerlerle doludur.Felakedin Kakayi, Anayasa meselesinde Bağdat’ta görüşmeler için giden Kürdistan delegasyonunun üyesiydi.. 1 Eylül günü Bağdat’tan dönen ve Medya Gazetesiyle bir söyleşi yapan F. Kakayi, genel olarak Anayasayi Kürdler açısından olumlu olarak değerlendirip, şöyle diyor: “Benim açımdan olumlu olan, bu Anayasa Irak’ın 3 parça olduğunu onayladı”... Ona göre bir 100 yıl daha Irak tek parça olamaz. Ayrıca F. Kakayi, bu Anayasa da Kürdlerin istemlerinin %98’inin yer aldığı yönündeki kanıya katılmadığını, “fakat ıstediklerimizin %75’i var” dedi. Yine Kakayi “ Kürd heyetinin Kürd istemlerine ilişkin ısrarlı olduğunu ve 15 Ağustos tarihinde Başkan Barzani ve Başkan Talabani anlaşarak Şiilere biz görüşmelerden çekiliyoruz diye tehdit ettiler” dedi.Ayrıca Felakedin Kakayi, Amerikanın heyet üzerine baskı kurduğuna değinerek :” ilk on gün boyunca Kürd heyeti üzerine daha çok baskı kurulmuştu. Fakat, son hafta içinde Sünnilerin çıkarı için Amerikalılar Şiilere baskı yaptılar” dedi.Feladin Kakayi: “Anayasanın içeriği tamamıyla Amerikanın gönlüne göre değildi, iki defa Amerikan Kongresinden kadın hakları ve genel özgürlükler meselesinde eleştiri geldi... Anayasa’nın tümü Iraklılar tarafından yazıldı, üyerine tartışıldı ve çıkan taslakta Amerikalıların kabulunu gördü” dedi..Medya Gazetesi: Bu Anayasaya ilişkin sen düşüncen nedir?Felakedin Kakayi: Elbette Anayasayi Kürdler kendi başına yazmadılar. Diğer tarflarda vardı. Kürdler bu kadarını Anayasaya yerleştirebildiler. Bundan fazlasını yapamazlardı. Genel olarak iyi bir Anayasadır. Bazıları çok kötü bir Anayasa olduğunu söylüyorlar.. Bu kadar aşağı gösterildiği gibi de değildir. Evet Anayasa Kürdlerin tüm umutlarını yerine getirmedi. Doğrudur.. Anayasa Kürdlerin istemleri, mücadelesi ve verdiği kurbanların sevyesinde değildir. Fakat aynı zamanda 11 Mart 1970 Antlaşmasından ileridir.. Bir çok bakımdan Geçici İdare Yasasından da ileridir.. Sevres Antlaşmasından sonra, şimdiye kadar bunun gibi bir belgeyi Kürdler elde edemediler. Bu Anayasa Kürd sorunu için çıkan en önemli belgedir. Kuşkusuz Sevres Antlaşmasının sevyesinde değildir. Ama Sevres yakındır. Bundan dolayı manevi açıdan çok önemlidir. Diğer yandan, Anayasa Taslağına referandum da oy verilmese, yada hayır denilse dahi mevcut olan durumda Irak’ın 3 parça olduğunu, 3 tarih, 3 coğrafya, 3 umudun var olduğunu onaylamıştır. Yani isterse bu Anayasaya evet veya hayır oyu verilsin, onun en önemli yanı Irak bir 100 yıl içinde dahi tek parça olmiyacaktır.. Medya: Bagdat’ta gitmeden önce basina verdigin bir kac söyleside, karsi tarafin Kürd halkinin ulusal taleplerini anlamasi konusunda karamsar oldugunu söylemistin.. Sen Bagdat’ta gitin, öngörülerin dogru cikti mi?Felakedin Kakayi: Dogrudur.. Biz 20 gün orada kaldik.. Ilk on gün cok kötü gecti. Onlarin hic pozitif bir cevaplari yoktu. Benim karamsarligim, Bagdat’taki Anayasayi Yazim Komisyonunda var olan düsüncelerin bize yansimasina dayaniyordu. Hic bir umut yoktu. Ortaya cikti ki, Anayasa Komisyonunda yer alan Kürdistan heyeti cok güclü degildi. Dogrudur. Cok iyi bazi unsurlar vardi. Ama güclü degildi. Bu var olan sorunlardan biriydi. Ikinci sorun ise; biz oraya vardigimiz zaman ortaya ciktik ki, bizim istedigimiz gibi Kürdlerin talepleri hareretle masaya konulmamisti. Bize bu 2 ve 3 ay boyunca Anayasayi Yazim Komisyonundan gelen haberler, Siiler yaziyor ve Siiler yaptiklari.... Anayasa Yazim Komisyonunda bir gün bir sey üzerine antlasmaya variliyordu.. Ertesi gün baska bir sey getiriliyordu. Bu bizimde basimiza geldi. Biz bir cok defa aksamlari yada ögle saatlerde her hangi bir sey üzerine anlasmaya variyorduk.. Aksam diyorlardi: hayir biz bir antlasma yapmaddik.. Biz bir aksam petrol ve gaz gibi zenginlik kaynaklarina iliskin cok iyi bir antlasma yaptik. Sabah geldikleri zaman bize ‚biz bu meseleye iliskin hic konusmadik dahi‘ dediler. Ama bu meselenin konusuldugu taplantida her iki taraftan 16 kisi vardi..Medya: Biz bu konu üzerine konusmadik diyen Abdulaziz El Hekim miydi?Felakedin Kakayi: Evet, o idi.. Bu sadece yasanan durumlardan biriydi... Yada örnek olarak bir kac madde üzerine antlasmaya variyorduk.. Fakat cikan sonuclar, daktiloya gönderildiginde baska seyler geri geliyordu. Biz ekmegimizi tandura veriyorduk, tandurdan ekmek ve sogan cikiyordu. Hatta simdiye kadar dahi bazi seyler var. Elbette bu da benim karamsar olmama neden olan seylerden biriydi. Ikincisi; Amerikalilarda gerektigi gibi rollerini oynamiyorlardi. Iraklilara birakmislardi. Siiler, Sünniler ve elbette kürd kitleleri icinde farkli görüsler var, asirilar var, ilimlilar var. Ben simdide bir meseleye iliskin karamsarim.. Anayasaya oy vermeye engel cikaracaklari noktasinda kötümserim. Hatta ben yalniz Sünniler degil, Siilerin icinden bazi kimselerin de cikip Anayasaya karsi oy kullanacaklarindan korkuyorum. Ben bir seyden de cok iyimserim, ki Kürdler ilk defa tüm gücleriyle meselenin üzerine gitiler ve bu maddeleri onaylatti.. Tüm diger Irak taraflari son on günde Kürdlerin kendi istemlerinden artik daha asagiya inmeyeceklerini, Kürd meselesinin cözümü, Kürdlerin israrla talep ettiklerinin disinda baska bir sey olmadigini anladilar.Medya: Görüsmelere katilan Kürd heyetinin üyesi Zana Rostayi, Anayasanin yazimi ve yayinlanmasi icin Kürd heyeti, digerlerine göre cok daha yumusakti diyor.Felakedin Kakayi: Hayir, aksine Anayasanin yaziminin tamamlanmasi önünde engel olmamak icin yumusak davraniliyordu. Bundan dolayi Amerikalilar, Kürdlerin en olumlu rollü oynadigini söylüyorlardi. Fakat, Sünni Araplar en kötü rollü oynadilar. Iyi hatirliyorum 15 Agustosa varilmis ve sürenin bitmesine 24 saat var. Bir husus üzerine tartisiliyordu. Bizimkiler istemlerinden asagi inmiyorlardi. Baskan Barzani ve Baskan Talabani kendi aralarinda bir antlasmaya vararak, Siilere eger böyle ise biz görüsmelerden cekiliyoruz. Bir tehdit olarak biz Hükümetten cekiliyoruz dediler... Hükümet kalmayinca yeni secimlerin yapilmasi gerekir.. Siiler orada yikildilar.. Bizim böyle 2 yada 3 sert tutumumuz oldu. Örnek olarak, Kerkük, zenginlik kaynaklari ve Pesmergeler meselesinde biz israrliydik.Medya: Onlar Kerkük meselesine iliskin ne diyorlardi?Felakedin Kakayi: Örnegin onlar 58.maddeyi iptal edelim diyemiyorlardi. Fakat, pratige aktarilabilmesi icin bir zamanin konulmasini istemiyorlardi. Onlar „en kisa zamanda“ diyorlardi. Ama en kisa zaman onlar icin 100 yil mi, 50 yil mi bilmiyorum. 3 yil en kisa zamandir. Biz, 58. Maddenin tatbik edilmesi icin belirlenmis bir tarih konulmasini istiyorduk. Taraflar bu meseleye iliskin görüsmeler yaparken, Kürd heyeti sert bir tutum aldi. Tam kirmizi cizgilere varilmisti. Fakat, Kürdlerin olayi ifade etme bicimi, Sii ve Sünniler gibi degil, yumusakti. Bazen öyle oluyordu ki, onlar cikip gidiyor ve 24 saat ortalikta görünmüyorlardi. Birincisi toplantilarin %90‘ni Serok Barzani’in evinde oldu. Bu bizim tüm taraflarla oturabildigimizin ifadesiydi. Siiler ve Sünniler birlikte oturamiyorlardi. Baslangicta biz bir taraf olar biriyle yada digeriyle görüsüyorduk.. Sonradan biz onlar arasinda araci olmaya basladik. Elbette benim sayin Zana’nin görüslerine saygim var. Bir noktada haklidir.. Biz onlar gibi davranmiyorduk. Onlar, bazen cok pervasizca konusuyorlardi.Biz bir heyettik.. Bizim bir heyet baskanimiz vardi. Bir cok seyi de baskana birakiyorduk. Kek Mesud ise hep yumusak konusur. Onun dogasi böyledir. Bir seye kizdigi zaman dahi yumusak bir sekilde ifade eder.Medya: Anayasanin olusumunda George Bush’un selamlarinin rollü ne ölcüdeydi?Felaketin Kakayi: Elbette Amerika ne sekilde olursa olsun Anayasanin sonuclanmasi icin caba gösterdi. Ilk on gün biz Kürd heyeti üzerine kurulan baskinin daha fazla oldugunu düsündük. Fakat son hafta Kürdlerin üzerindeki baskilar azaldi ve Siiler baski altina alindi. Amerika bizden dolayi degil, Sünniler icin Siiler üzerine baski kurdu. Amac iki tarafin anlasmasini saglamakti. Bizim meselemiz bir hafta önceydi.. Son hafta sorunlar yalnizca Sünniler ve Siiler arasindaydi. Kuskusuz Bush’un cabalari, Büyük Elcinin her zaman hazir olmasinin büyük bir etkisi vardi. Basinin her söyledigi de dogru degildir.. Yapilan bir propagandaydi. Fakat, gercek ise tüm taraflar, Amerika icin ciddi bir sekilde hesap yapiyorlar. Devam edecek... Medya Gazetesi:Medya: Bir çok defa bu Anayasaya Amerikalılar rıza gösterdiler, ama bir çok çevrenin gönlüne göre değil diyorlar. Acaba Amerikalılara boyun eğme varmı yokmu?Felakedin Kakayi: Doğrusunu söylemek gerekirse Amerikanın da gönlüne göre değildi.. Amerikanın da razı olmadığı bazı noktalar var. Bu Anayasa da Kürdlerin tüm istemleri yok. Fakat, bazıları var. Şiilerde bu Anayasaya razı değiller. Fakat AnAnayasanın bazı noktaları onların istemlerine uygundur. Sünnilerde Anayasaya razı değiller. Fakat onlarda bazı hususlara razı olma çabasındalar. Çünkü 3 taraf var ve herbiri bir tarafa çekiyor. Tek bir taraf yok ki, tüm istemlerini Anayasaya yazsın.... Bu çıkan Anayasa taslağına ilişkin Amerikanın rızası var. Fakat hatırladığım kadarıyla Amerikadan iki defa eleştiri geldi. Biri Kadın hakları meselesindeydi. Eliştiride Kongreden gelmişti.. Anayasa taslağında kadın haklarının ihlal edildiği ve genel özgürlükler meselesinde rahatsızlıklarını ifade ediyorlardı.Medya: Kerkük meselesinde ne diyorlardı?Felakedin Kakayi: Amerikalıların olumlu söylemleri vardı. Olumsuz konuşmaları yoktu... Amerikalılar var olan prosesin durmaması için müdahale ediyorlardı. Fakat, esas sorunlara gelince bize bırakıyorlardı. KDP’ye, YNK’ye, İslam Devriminin Yüksek Meclisine yada El Dawa Partisine şöyle yada böyle yapın demiyorlardı.. Amerikalılar kendi önerilerini yapıyorlardı. Onların getirdiği önerileri reddetmek doğaldı. Bir keresinde bir kaç öneride bulundular. Ama biz o önerileri reddettik. Biz bu önerilerin daha çok diğer tarafların işine geldiğini söyledik.. Biz Kürdler olarak sadece Kürdlerin ulusal istemlerini savunmuyorduk. Tüm taraflar ve Iraklı olmayanlarda Kürdlerin kadın haklarını, genel özgürlükleri, sivil toplumu ve demokrasiyi savunan tek taraf olduğu görüşüne vardılar. Bu durum çok açıktı.Hatta o dereceye kadar vardi ki, bazi kimseler Baskan Barzani’yi düsünerek tek bir kisi daha fazla islam seriatina dogru gitmesine karsiydi, demeye basladilar.. Kürd delegasyonun Baskani olarak Kek Mesud rahatsizlik duydu.. ......................Bu meselelerde Amerikalilar bizi cok destekliyorlardi... Tuhaf olan sey diger kesimler, cok acik bir sekilde kadin haklarina, genel özgürlüklere vs... karsiydilarMedya: Anayasa’nin zamaninda cikmasi Amerikalilarin gönlüne göre oldugunu ve Anayasa’nin icerigini Iraklilarin olusturdugunu söyleyebilirmiyiz?Felakedin Kakayi: Evet Amerikalilarin gönlüne göreydi. Fakat, senin de dedigin gibi Anayasa’nin olusumu tek kelimeye kadar %100 Iraklilarin eseriydi. Cünkü, bazen bir kelime üzerine tartismalar oluyordu. Her biri bir sekilde bu kelimeye yaklasim gösteriyordu.. Ama sonunda biz en uygun ifadeyi buluyorduk.Medya: Sana göre Kürd istemlerinin yüzden kaci bu Anayasaya yerlestirilmis durumdadir. Bazilari Kürd istemlerinin %98‘i bu Yasada oldugunu söylerken, buna karsilik bu Anayasa ya karsi bir rahatsizlik dalgasi var?Felakedin Kakayi: Hayir. Ben Kürd ulusal istemlerinin %98‘nin bu Anayasada olduguna inanmiyorum. Onemli olan, bunu söyleyenler Kürd ulusal istemlerini nasil tanimliyorlar. Örnegin sen diyorsun: Kürdlerin istemleri gerceklestirilemedi..Söyle bir soruyla cevap verilebilinir: Kürdlerin istemleri nelerdir? Yada ben Kürd ulusal istemlerinin %98‘inin Anayasada oldugunu veya olmadigini söylüyorsam, acaba ben Kürd istemlerinden ne anliyorum? Biz Kürd delegasyonu olarak, talep ettiklerimizin büyük bir cogunlugu gerceklesti. Genel bir anlamda istediklerimizin %75‘ini elde ettik... Fakat, Anayasada formüle edilme bicimleri farklidir.... Anayasa da bazi maddeler iki farkli yoruma yol acabilir.. Fakat daha sonra cikacak yasalarla baska bir yorum bulunabilinir. Genel olarak bizim talep ettiklerimiz, Kürd halkinin istemlerinden farklidir. Kürdler, bagimsizlik istiyor ve devletlerini kurmak istiyor. Biz, bunlari talep etmedik. Biz talep ettigimiz isteklerimizin büyük cogunlugu elde ettik. Diyebilirim ki, Sevres’den sonra bu Anayasa Kürdlerin haklari icin en iyi belgedir ve bir 100 yil icin Kürd meselesini esasini olusturmustur. Bu Anayasaya ne olacagi sart degil... Bu Anayasa referandumda kabul edilirmi, edilmez mi, Irak yönetimlerinin bu Anayasayi uygulamada sag gösterip, sol vurma mantiklarindan bagimsiz, özünde ilk defa ekonomik temeli olan, bayragi, Parlamentosu ve Baskani olan, kürdcenin resmi dil oldugu, Pesmergesi olan ve kendi asayisindan sorumlu Kürd iktidari taninmistir.Medya: Anayasa Taslaginin girisine iliskin cok elestiri var. Dr. Nuri Talabani’ye göre Anayasanin giris bölümü bir molla tarafindan yazilmisa benziyor. Kürdistan ismi bu bölümde gecmiyor. Siilerin duygularina dikkat edilmis, Kürdlerinkine degil.. 1991 Ayaklanmasindan söz edilmemis, Irak’in karanlik gecmisinden söz edilmemistir... Ayrica giris bölümünde Kürdlerin sahip oldugu ve bayraklastirdigi ulusal günlerde söz edilmemis... Bu meselelere iliskin ne diyorsun?Felakedin Kakayi: Anayasa Taslagi 2 veya 3 defa yazilmistir. Ilk önce Anayasayi Yazim Komisyonu bir taslak hazirlamisti. Bunun bir kismi degistirildi. Halebce ile ilgili belirleme vardi, ama Enfal’la ilgili vurgu böyle degildi. Barzanilerle ve Feyli Kürdlerle ilgili vurgular yoktu. O son pragraf yoktu. Biz bastan itibaren o taslaga karsi ciktik. Biz kendilerine „Sahban Ayaklanmasina“(Siilerin 1991 ayaklanmasi) karsi 11 Mart kavramini gecirelim dedik. Biz iki defa yazdik ve onlar hep degistirdiler. Biz, Irak tarihine bagli olarak, Kürdlere ve komsu devletlere karsi yapilan saldirilari tarihe mal etmek icin mahkum eden bir pragraf yazmistik.. Onlar bunuda kabul etmediler. Onlar Anayasanin giris bölümüne daha cok kendi sembollerini koymak istiyorlardi. Evet,ben bu giris bölümüne elestiri yapanlarla birlikteyim. Ama, eger sen bastab sonuna kadar bakarsan Arap milleti, hatta Arap kelimesi dahi yok..Medya: Fakat, Sii ve Sünni (Arap ve kürdler) kelimeleri var?Felaketin Kakayi: Fakat, Arap kavmi gibi seyler yok. Onlar, arap sövenizminden uzaklasmak istediklerini söylüyorlardi. Bu benimde birlikte olabiliecegim bir cabalariydi. Anayasanin girisi anayasal bir özeligi oldugundan dolayi elestirilecek yani vardir.Medya: Eski rejimin gerceklestirdigi Halebce ve Enfal simdiye kadar uluslararasi bir mahkemede görüsülmedi. Bazi hukukcular, Halebce ve Enfal olaylarinin Anayasanin bir maddesinde jenosid olarak tespit edilmis olsaydi, bu Kürdlerin gelecegi acisinda cok önemli olacakti diyorlar.. Sana göre bunun yapilmamasi büyük bir eksiklik degilmi?Felakedin Kakayi: Anayasa bu noktadan da elestirilebilinir. Biz Anayasanin giris bölümüne bir pragraf önermistik.. O da vardi. Eger sen maddelere bakarsan biz bu yönde cabada gösterdik. Hatta Baas’a iliskin bölüm üzerine iki cesit tartisma yapildi. Sünniler,(onlarin bir kesimi acik Baasciydi) Sünnileri savunacaklarina Baas’i savunuyorlardi. Onlar hic bir seyin yazilmasindan yana degillerdi. Karsi cikanlarin bazilarida Siilerdi, hatta bazi Kürdlerde Saddm’in isminin Anayasada yer almasini istemiyorlardi.. kötü dahi olsa Saddam’in ismi Anayasanin icinde gecmiyor. Diyorlardi gelecek icin bir Anayasa yapiyoruz ve bundan dolayi Saddam ve Baas’in ismi icide gecmesin.... Bu iki egilim vardiGercektende Halebce ve Enfal olaylarinin failleri üzerini durulmadi.. Öyle saniyorum ki, bu Anayasanin sorunu degildir. Devam edecek. Medya: Baska bir meselede Kürdistan sinirlaridir.. Bu Anayasa’da Kürdistan sinirlari tespit edilmemistir. Bir cok hukukcu göre bu Anayasa iyi bir olanakti. Kürdistanlar istemlerini cok ileri boyutlara tasiyabilirlerdi.. Eger Kürdistan sinirlari tespit edilmis olsaydi, yarin yada o bir gün Bagdat Hükümetiyle antlasma saglanilmasa, bir belge olarak dünyanin yasal zeminine sokulabilirdi.. Sana göre bu bir önemli eksiklikmidir?Felakedin Kakayi: Bizimle onlar arasinda bir sorun var.. Bu aramizdaki sorun hal edilmedigi sürece sinirlar tespit edilemez.. Simdi Kürdistan sinirlari, Duhok, Hewlêr ve Suleymaniye’den ibarettir.. Örnek olarak bu bölgeye Kerkük, Mexmur ve bizim talep ettigimiz bölgelerin sorunu var. Bu da bizim yeni Anayasaya yerlestirdigimiz gibi 58. Maddeye göre ve referandum neticesinden cözülecektir. Bu bölgelerde yapilan referandumun ardindan, Kürdistan sinirlari tespit edilecektir. Elbette sinirlardan cok söz edildi.. Hatta biz Bagdat’ta gitmeden önce biz bu alanlari Kürdistan olarak biliyoruz diye, Kürdistan haritasini göndermistik. Biz simdi de o alanlari Kürdistan olarak görüyoruz ve bunu oradada söyledik. Fakat bu sorun Anayasa önce cözülemezdi. Cünkü, Anayasa bu bölgelerin durumunun normallesmesini ve halkin Kürdistan’a katilip katilmamasi meselesinde referanduma gitmesini öngörüyor. Ayrica, Kerkük’ten koparilip baska Eyaletlere baglanan yerlesim yerlerinin yeniden Kerkük’e geri baglanmalari, Xaniqin, Mendeli, Sincar, Zimar ve diger bölgelerin gelecegininde netlestirilmesi antlasma dahilindedir. Eger bu bölgelerin durumu netlesirse, buralar Kürdistan sinirlari olur. Daha söyledigim gibi bugün Kürdistan sinirlari de facto bu 3 Eyalettir. Diger bölgelerde bunlara katilsa o zaman sinirlar tespit edilmis olur. Biz de seninle sinirlar meselesinde ayni kanidayiz. Kerkük ve diger bölgeler meselesi hal edildikten sonra bu konusmalara gerek olmazdi.Medya: Kerkük meselesi 31.12.2007‘ye kadar ertelendi. Daha önce bu yilin Aralik ayinda Kerkük’ün gelecegini tespit etmek icin referandumun yapilmasi gerekirdi. Secimlerden önce Irak Cumhurbaskani, Basbakani ve Amerikanin Kerkük meseslesini hal etmek icin verdikleri sözler vardi?Felakedin Kakayi: Bu sefer sorun farklidir. Senin vurgu yaptigin o verilen sözlere iliskin ben „El Ta’khi“ gazetesinde yazdim ve verilen sözlerin hic bir kiymeti yoktur dedim. Ben gazetelere yazarak, televizyonlarda konusarak ve KDP icinde de Kerkük sorununa iliskin son karar verilmeden, iki kelimelik Kerkük Kürdistan’a ait olup olmadigini tespit edilmeden, Kerkük’te secimlerin yapilmamasini savundum. Ben o verilen sözlerle alay ediyordum. Kürdlere onlarca söz verildi ve hic biri yerine getirilmedi diye yazdim..Kuskusuz simdi iki yol var: Birinci yol; , bu Anayasa yürürlüge girdigi ana kadar, Gecici Idare Yasasi tatbik edilecektir. Eger bu Anayasa referandumda reddedilmese yürürlüge girecektir. Anayasa, Kerkük meselesinin 2007‘nin sonuna kadar cözülmesini ön görüyor. Eger bu yapilmasa, Anayasanin bir maddesi ihlal edilmistir demektir. O zaman da biz Anayasa’nin giris bölümüne dayanarak onlara mademki siz Anayasa’nin bir maddesini ihlal ettiniz, Allah ismarladik diyecegiz. Daimi Anayasa, Gecici Idare Yasasindan farklidir. Biz Anayasa ya Kürdleri ilgilendiren hic bir maddenin ihlal edilmesini kabul edemeyegimizi koymusuz. Örnek olarak, Kürd dili, Pesmerge, Kerkük meselelerine iliskin maddeler uygulanmasa, bu Anayasanin ihlali anlamina gelir ve o zaman biz kendi kaderimizi tayin hakkini kullanma özgürlügüne sahibiz.Medya: Cok Anayasanin giris bölümünün son cumlesinden söz ediliyor. Fakat, giris bölümünde kendi kaderini tayin hakkina iliskin hic acik bir ibare yoktur. Ayrica Anayasanin bir cok maddesinde Irak’in toprak bütünlügünün savunmasindan söz ediliyor. Yine Anayasa’da 1992 yilindan beri Kürdistan bölgesinde alinan kararlar kabul edilyor. Ama Federal Anayasaya ters düsmeme sarti getiriliyor. Yada deniliyor ki Federal Anayasaya ters düsecek Bölgeler icin hic bir Anayasa olusmayacak... Sana göre Kürdler Anayasada kendi kaderini tayin hakki vardir diyerek kendi gönüllerini hos tutmak icin degilmi? Yoksa böyle bir sey Anayasada yok..Felakedin Kakayi: Kuskusuz, bizim istemimiz kendi kaderini tayin hakkinin acik bir sekilde Anayasaya gecirilmesi yönündeydi. Fakat, dedigim gibi Kürdler tek basina bu Anayasayi yazmadilar. Kendi cikarlarini savunan diger iki taraf daha vardi, Amerika ve baskalari da vardi.. Bundan dolayi ortaya bu yazilan cikti.Medya: Fakat Anayasada kendi kaderini tayin hakki yok. Ayrica Anayasa maddesi giris bölümünden hukuki olarak daha güclüdür.Felakedin Kakayi: Hayir. Anayasanin bir maddesi giris bölümünün Anayasanin bir parcasi oldugunu ve ayni yasal gücü sahip oldugunu yaziyor.Medya: Fakat acik degildir. Deniliyor Anayasaya baglilik Irak’in birligini korur.. Yani ayrilabilinir denilmiyor.Felakedin Kakayi: Diger yüzünü okumak lazim.. Eger Anayasaya baglilik Irak’in bütünlügünün güvencesiyse, Anayasaya bagli olmamakta Irak toprak bütünlügünü ortadan kaldirir.. Yoksa nicin bu yazilmistir. Örnek olarak: Ben ve sen her hangi bir ishte ortagiz. Eger bir seyler yazmasak, bir seyler yaparsak ortaklgimiz sona erer.. Eger bir seyler yazarsak ve ona bagliligi ortakligin güvencesi olarak alirsak, ortaklik devam eder. Aksine ise ortaklik biter.Medya: Hatta Yemin Metninde de Irak’in toprak bütünlügünden söz ediyor?Felaketin Kakayi: Evet, ama hepsi birbirine bagli. Eger sen Anayasayi ihlal edersen, o zaman Anayasanin hic bir gecerliligi kalmaz. Yani böyle bir durumda bizim Anayasanin tümüne karsi bir bagliligimiz kalmaz. Örnek olarak eger Kerkük meselesi 2007 yilinin sonuna kadar hal edilmese bu Anayasanin ihlal edilmesidir. O zaman bizim, Anayasanin hic bir maddesine karsi bagliligimiz kalmaz. O zaman isterse, istiyerek veya istemiyerek Kerkük meselesi hal edilmelidir. Devam edecek... Medya: Bu Anayasa Taslaginda Insan Haklari Evrensel Beyannamesinden söz edilmiyor. Dr. Fuad Mahsum Siilerin bu Beyannameyi islam seriatiyla uyusmadigi gerekcesiyle reddettigini söylüyor. Sana göre diktatörlüge karsi Insan Haklarinin bir manifestosu olan Beyannamenin eksikligi insan haklarina bir darbe degilmi?Felakedin Kakayi: Genel olarak islam dünyasinda kim diyor ki, ben Insan Haklari Evrensel Beyannamesini kabul ediyorum.. Gercektende kabul etmediler. Onlar bu meselede dogruyu söylediler. Ayni zamanda Anayasa da bir madde var. Deniliyor cikarilacak yasalarin islamin yerlesik prensiplerine ters düsmemesi gerekir.. Ve ekliyor: Demokrasi prensiplerine ve genel özgürlüklere de ters düsmemesi gerekir. Eger insan demokrasi ve genel özgürlükler gibi prensipler üzerine mantikli düsünse bunlar insan haklaridir. Yani bu Anayasa, iyide olsa kötü de, bir maddeye karsi bir madde seklinde sekillenen bir antlasmadir. Ben de seninle ayni kanidayim. Bu Anayasa, mayinlerle doludur. Burada iki sey var.. Elbette gelecekte Anayasa’nin bu maddesi temelinde bir cok yasa cikarilacak. Gelecekte olusacak Parlamento kanunlar daha düzgün cikabilmesi icin kaliteli olmalidir. Fakat bu mesele secimlerden sonra olusacak komisyonun omuzlarinda olacak. Eger komisyon kötü ise Anayasa kötülestirebilir. Eger, komisyon iyi ise bu Anayasa cok iyi gelismeler de saglayabilir.. Tabii ki bu mesele ayni zaman da Parlamentoda bulunan gücler arasindaki dengeye baglidir. Güc dengesi nasil olacak? Büyük bir tehlike de mevcuttur.Medya: Anayasa’da bir madde var.. Iki bendi birbirini yadsiyor. Bir bendinde deniliyor: Sivil toplum kurumlari desteklenecek... Bir diger bendinde ise Iraktaki kabile ve Asiretlerin canlandirilmasindan söz ediyor. Bu sivil toplum taraflariyla alay etmek degilmi?Felakedin Kakayi: Biz genel olarak bu asiret meselesine karsiydik.. Cünkü, bazi asiret gelenekleri var, ne insan haklariyla, ne kadin haklariyla ve nede sivil toplum olayi ile uyusuyor. Onlar, Irak toplumunda asiret var, diyorlardi. Anayasada „asiretlerin canlanmasindan“ söz ediliyor... Asiretlerin gelenek ve göreneklerinden söz edilmiyor. Irak’ta kabilelerin bir varligi söz konusudur... Bunlari bir kenara birakamazsin. Onlarin amaci secimlerdi.. Her ne kadar Kürdler arasinda da asiret varsa da Güney Irak’ta asiretler daha güclüler.Medya: Deniliyor ki, bu düsünce Sünnilere aittir?Felakedin Kakayi: Evvela sunu söyleyebilirim ki, Siiler daha cok istiyorlardi ve savunuyorlardi.Medya: Anayasada Federal Hükümetin görevlerinden biri Irak’in toprak bütünlügünü savunma olarak tanimlaniyor. Sana göre bu Kürdlerin elerini baglamak ve yarin bagimsizligi talep etmesini yada kendi kaderini tayin hakkini engelemek icin, Kürdlere yönelik büyük bir tehdit degilmi? Anayasa komisyonu Baskani, bizim yazimina katildigimiz ve oy verdigimiz bir Anayasayi(ve irak topraklarini) savunacagiz diyor. Böyle bir ortamda Kürdler bu meseleyi unutmalilarmi? Felaketin Kakayi: Biliyormusun nasil... Bu madde böyle diyor. Bir anayasada Devlet Baskani yada devletin önde gelen kurumlarindan birinin toprak bütünlügünü korumasi ve savunmasi vacip degildir, diye yazilamaz ki.... Fakat biz Anayasa’nin giris bölümüne koymusuz.. Bu birlik, gönülü bir birliktir. Eger onlar bu Anayasa’ya bagli kalmasalar, bu birlik kalmaz.. O zaman neyi savunacak.. Cumhurbaskanin görevi tüm dünyada ülke bütünlügünü savunmaktir.. Fakat bu durum Irak bütün oldugu ana kadardir. Eger tek parca ortadan kalkarsa, Cumhurbaskani kim olursa olsun, bize karsi savasma hakki yoktur. Kürdler kendileriyle iliskili olan meselelere bagli kalmalilar.. Bizimle üzerine konusulan ve anlasmaya varilan meseleler tatbik edilmelidir. Eger tatbik edilmese, bu Irak Anayasasinin ihlalidir. O zaman biz Irak’in bütünlügünü savunmama özgürlügüne sahibiz. Biz Kürd tarafi olarak, tüm bu korkular var oldugu gerceginden hareketle bu hakka sahibiz. Cünkü,tehlike orada ne yazilmis olayinda degil, cok sey yaziliyor. Ama hic bir sey tatbik edilmiyor. Bir cok karar ve antlasma var pratige aktarilamadi. Bu birincisi... Ikincisi ise; Sünni Araplar, (hatta Sii Araplarda) diyorlar ki, Anayasada en kazancli cikanlar Kürdler ve en zararli cikanlarda Sünnilerdir. Onlar bunu bagimsizliga gitmemizin baslangici olarak görüyorlar. Fakat, ben nasil görüyorum? Evet eksiklikleri var. Fakat bu Anayasa, derinliklerden yatani su yüzüne cikaran bir gercek olan Irak’in 3 parca oldugunu onayladi. Bana göre en önemli mesele cografya yada senin sözü ettigin sinirlardir. Bu benim icin önemlidir, diger seylerden korkmuyorum.. Bu Kürdler icin iyi bir baslangictir. Her sey olmadigi dogrudur. Cok sey var bu Anayasaya konulmadi. Bizim bundan böyle var olan birligimizi korumamiz gerekir. Ayrica Kürdistandaki güvenlik ve asayisi korumamiz gerekir. Türkiye ile iliskilerimiz iyi olmalidir. Cünkü, simdi Kürdlerin durumu anayasal boyut kazandi.. Eskide Türkiye diyordu: Bu Kürdistan Parlamentosunun, yada bir örgütün veya Barzani’nin görüsüdur. Simdi bu Irak Anayasasininda görüsüdür. Irakla ilskiye gececek her devlet bu Anayasaya göre muamele yapmak zorundadir. Hayir diyemezler.Medya: Siz, bugün KDP’nin politbüro toplantisinda bu Anayasanin iyi oldugu konusunda genel olarak tek ses halindemisiniz?Felakedin Kakayi: Evet, mevcut olan kosullarda ve var siyasi sorunlar ortaminda bu Anayasayi iyi olarak degerlendiriyoruz..Medya: Sizin bu Anayasayi elestiren ve Kürd halkinin elini baglayan ikinci bir Lozan olarak degerlendirip, oy vermeme cagrisini yapanlara karsi tavriniz ne?Felakedin Kakayi: Elbette biz, insanlarin bu Anayasaya „ evet“ oyunu vermesinden yanayiz. Parti ve siyasal bir kurum olarak bunun cabasinida verecegiz. Diger kesimlerde „hayir“ oyunu vermeye ve kendi düsüncelerini aciklama özgürlükleri var. Tüm Kürdler ayni görüs ve düsünceleri savunmasalar hosumu gider. Bazi asiri düsünceler olsa iyi olur. Örnegin biz Bagdat’taydik ve ayin 14‘ünde Kürdistan bagimsizlik ve referandum icin yürüyüsler vardi. Bu bizim icin bir güctü. Ben Kürdlerin 3/2‘isini referandumda hayir oyunu kullanacagina inanmiyorum. Belirli bir oranda Kürd‘ün Anayasaya red oyunu vermesi dogaldir. Siilerde de bir kesimin Anayasaya hayir oyunu verecegini biliyoruz. Geriye Sünniler kaliyor. Bazilara göre Sünniler hayir oyunu kullanip, Anayasayi bloke ederler. Bazilari var tersini düsünüyor. Ben bunun Siilere de yayilabilecegini saniyorum.. Simdiye kadar kuskuluyum ve fazla iyimser degilim. Kuskum ondandir ki, bu Siileri de sarar ve Siilerde yogun bir hayir oyu cikar. Devam edecek.... Medya: Acaba bir gün gelirde mevcut olan iyimserliginden dolayi ve Anayasaya „Evet“ yönündeki cagrilarindan dolayi pishman olmayi düsünmuyormusun?Felakedin Kakayi: Gelecek nasil olacak bilemiyorum. Fakat bu 500 yada 600 yildan beri Kürdistan 2 parcaya, 100 yildan beri de 4 parcaya bölünmüstür. Kürdistan’in 4 parcasinin birlestirilmesinin tek bir yolu var. O da parca bir seyler elde etmeli ve yavas yavas ilerlemelidir. Kürdistan’in 4 parcasi birlikte kurtulmayacagi ortaya cikti. Bagimsiz Kürdistan devleti, Kürdlerin en dogal hakkidir. Tek yolumuz odur ki, hangi parcada ne elde edersen almalisin ve ilerlemelisin. Simdi Kürdistan’in 4 parcasina bakildiginda, bizim Irak Kürdistan’in da elde ettigimiz kazanimlar azda olsa, cok iyidir. Tüm Kürdistan’da senin sahip oldugun budur. Simdi senin alternatifin ne, eger sen Referandumda „hayir“ oyunu verirsen? Insan bunu düsünmelidir. Biz 15 Temmuz’da Hükümetten cekilecegimizi ve secimlerin yapilmasi gerekir dedik. Bu yatigimiz Kürdler icin büyük bir rizikoydu. Fakat diyelim ki, referandumda Anayasaya „evet“ oyu verilmedi.. O zaman yeni secimler yapilacak ve yeni parlamento olusacak. Kürdlerin simdi Parlamentoda sahip olduklari milletvekili orani kalmayacak.. Gelecek parlamentonun yapilanmasi ve kompozisyonu degisecek. Eger o zaman da Parlamento bir komisyon secerse, o da sifirdan baslar. Iyi, Kürdler bugün Parlamentoda sahip olduklari orani, yarinki Parlamentoda sahip olmayabilir.. Bu risk var. Gercektend secim icin düsünülen sistem, Kürdlerin bugün sahip oldugu orana kavusmalarina imkân vermiyor.. Siilerde mevcut olan oranlarini korumasalarda, Sünniler gelecekler. Simdi, gelecek secimlerde iki asiri cevrenin de Parlamentoya girme tehlikesi var. Hem asiri Siiler ve hemde asiri Sünniler gelecekler. Onlar Kürdlere karsi ayni düsünüyorlar. Simdi aralarinda celiski var. Ama bana inan Kürdlerin temel istemlerine karsi ayni düsünüyorlar. Bundan dolayi olusacak yeni Parlamentonun görevlendirecegi Anayasayi Yazim komisyonda bu cevrelerin sayisi bizden az olmayacaktir. Kürdler daha az sey elde ederler. Bu tehlike var. Cünkü, Ne Siiler icinde ve ne de Sünniler icinde hâlâ Irak’ta demokrat, liberal ve laik güclerin iktidar olmasi hic bir sekilde ufukta görülmüyor. Bana inan ki, Sünniler icinde gelecekte Parlamentoya gireceklerin hepsi olmasa dahi, % 70 yada %80‘i eski Baascilar olacak. Siiler icinde asiri kesimler kazanacaklar. Görünen odur ki,liberaller, demokratlar ve laikler basarili olamazlar. Kürdlerin devlet kurma hakki var diyen Adnan Paceci gecen secimlerde hic bir sey elde edemedi.. Cadircida cikmadi. Irak Kominist Partisi 2 yada 3 oy aldi.. Allewi zar zor biraz oy aldi. Fakat bu secimlerde o oyuda almasi belirsizdir. Yani benim bu Anayasaya iliskin iyimserligim, bu tehlikelerden kaynaklaniyor. Ben diyorum ki, bizim elde ettiklerimiz, bu tehlikelerden daha iyidir. Belki de benim söyledigim gibi bir tehlikede olmayabilir. Fakat göz önünde olan seyleri hesaba katmak gerekir. Öyle cikmayabilir veya dah kötü olabilir tehlikesi var. Yoksa ben bu Anayasanin daha iyi olmasini isterdim.. Büyük Kürdistan’in ölcüsünde bizim sahip oldugumuz bu kazanimlardir.. Dolaysiyla bizim siyasetimiz bu kazanimlari korumaya ve gelistirmeye yönelik olmalidir. Gözlerimizde Kürdistan’in diger parcalarinin üzerinde olmalidir. Ben Kürdistan’in diger parcalarinin gelismeler kazanacagi noktasinda iyimserim. Bundan dolayi diyorum bizim Türkiye ile iliskilerimiz olmali.... Iran Kürd hareketi ileriye dogru gelismeler gösteriyor.... Son..Cev: Aso Zagrosizagrosi@hotmail.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.