Farklı Düşünmek Yada Gereçekleri Ters-Yüz Etmek
Rojhat Badikî
·
19.07.2011 · 2 görüntülenme
İşgalci ve Irkçı TC’ nin, Merwani Kürt devletinin başkenti Farqîn’ de öldürülen 13 Türk askeri üzerinde yürütülen tartışmalarda korkunç bir bellek erozyonu yaşanılıyor-yaşatılıyor. Bir sorunun, Kurdistan gibi devasa bir sorunun nasıl basitleştirildiği, Kurdistan’ la ilgili bir sorunun nasıl yüzeysel ve basit bir tarzda ele alındığı,sorunun özünün nasıl boşaltıldığının canlı bir belgeselidır. Kurdistan halkı mı, kendi ülkelerini işgal etmek, onurunun ayaklar altına alınması özgürlük ve bağımsızlığıne zincir vurması için Türk askerine davetiye çıkardı da ölen-öldürülen işgalcı Türk askerlerine ağıt yakmak için çağrı yapılıyor!
İşgalcı militarist güçlerine ağıt yakma çağrıları Kürt kökenli keklikler tarafından yapılması şaşırtıcı değil çünkü bu tür görevler için beslenilip palazlandırılıyorlar. Onların görevi, işgalcı Türk güçlerinin Kurdistan’ daki varlıklarını meşrulaştırmak ve Kürt halkına da bunu empoze etmektir. Hele Kurdistan’ da öldürülen militarist Türk askerine ‘’ şehit’’ demek hafif deyimle utanmazlık ve şarlatanlıktır.
PKK’ nin savaşı, Kurdistan’ın sınırlarının dışına taşımama ve savaşı Kurdistan’ a sıkıştırmanın, Kurdistan iç dinamiklerini dağıtmak ve sömürgeciliği Kurdistan’ ın en ucra köşelerine taşıma gibi bir görevinin olduğunu, defelarca yazdık çizdik. Öcalan komutasındaki PKK’ nin yürüttüğü savaşın Kurdistan ulusal davasına büyük darbeler vurduğunu hep vurguladık. Bu konuda hiç kimsenin hele Kürt kökenli kekliklerin çağrı-nasihatlarına ihtiyacımız yoktur!
Eylemin Farqîn sınırları içersinde yapılması bilinçlidır. Doğduğum Farqîn toprakları, Kurdistan Ulusal bağımsız mücedelesi tarihinde seçkin ve onurlu bir yeri vardır. Farqîn ne Moğol-Türk istilalarina ne de Arap-Farıs istilalarına boyun eğdi. Kurdistan’ da Hewlêr’den sonra Moğol istilalarına boyun eğmeyen ikinci şehirdır. Farqîn ki 1980 yılına kadar Türkçe konuşmanın hakeret sayıldığı, Kurdistan ulusal davasında öncü rol oynayan bir yerdi. Bu özelliğinden dolayı, Sömürgeci Türk devletinin, askeri-ekonomik-kültürel saldırılarına maruz kaldı. 80 sonrasi Farqîn’in yaşadığı-yaşatıldığı trajedi, Kurdistan’ ın yaşadığı trajedidır. Bir yandan TC diğer yandan Öcalan önderliğindeki PKK.
Asıl konumuza 13 sömürgeci Türk devleti askerinin Kurdistan’ da öldürülmesi ardında Kurdistan halkına karşı, TC ve yardakçılarının başlattığı psikolojik savaşa dönersek. İşgalcı Militarist Türk askelerinin öldürülmesinden sonra bize dayatılan Türk halkının hassasiyetlerini anlama paylaşma saldırları bilinçli ve planlı büyük çaplı saldırının küçük bir boyutudur.
Bunların niyet ve amaçlarını sorgulamak, plan ve projelerini, Kurdistan halkının başına örülmek istenilen tuzakları teşhir etmek her yurtsever Kurd’ın insanı ve ulusal görevidır. Türk halkının hassasiyetlerine saygi duymak-öldürülen işgalcı Türk askerine ağıt yakma dayatmaları, Kurdistan’ da sömürgeciliği-Kurdistan halkına da köleliği kabul ettirme dayatmalarıdır.
Biz bu militarist güçlere, Ülkemizi işgal etmeleri, Kurdistan halkının ırzına geçmeleri için davetiye gönderme onursuzluğunda bulunmadık. Haksiz ve zülm etme yolunda ölenlerin ailelerinin gözyaşlarının akmaması isteniliyorsa, bu insanların neden öldürüldüklerini-niçin öldüklerini sorusunu Türk toplumu açık bir şekilde kendilerine sormalıdırlar.
Bu insanlar, Türk toplumuna ait olmayan başka bir topluma ait olan topraklar da neden bulunuyorlar, ne arıyorlar sorusuna cevap vermeliler. Türk toplumunun her türden aydınları, Dürüst ve namuslu bir şekilde bu soruların cevaplarını, açık ve net bir şekilde vermelidırler.
Biliyoruz ki bu topraklarda İsmail Beşikçi’ den başka sorunu açık ve net bir şekilde ortaya koyup ve bunun bedellini de ödeyen başka bir aydın çıkmadı! Kendimiz kandırmaya, günah keçisi yapmaya, sorunun etrafında dönüp dolaşıp şarlatanlık ta yapmaya gerek yoktur. Hiç kimse bizim hassasiyetlerimizi anlamadı-anlamak ta istemedi. Eğer hassasiyetlerimizi anlamak istiyorlarsa sorunun da çözümü kolaylaşır.
Bunu Türk toplumuna anlatmak benin görevim değildır. Bizlere, Kurdistan halkına her şeyi bilen edası ile yaklaşanlar, bize konuşun diyeceklerine Türk toplumuna dönüp neden oğullarınızı başka bir topluma ait olan topraklara gönderiyorsunuz sorusunu yöneltiklerinde, sorunun çözümü de kolaylaşır. Bizlere ne yapmamız gerektiği konusunda akıl hocalığında bulunacaklarına bunu yapsınlar. Bu onların temel insani görevleridır. Bu görevlerini yerine getirmedikleri sürece bize söyleyecekleri her söz ukalalıktan başka bir şey değildır.