ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Alan Lezan · 27.02.2010 · 2 görüntülenme
“Fachidiot =profesyonel salak“ Nedir?
Simdi bu yazıyı okuyanların bir kısmı bu da nedir? diyecek ama ben Türkçe “profesyonel salak“ anlamına gelen “Fachidiot!“ üzerinde durmak istiyorum ama bu konuyu daha iyi anlamak için ilkin “zekâ“nın ne olduğu üzerinde biraz duralım.
Almanca “Intelligenz“ ya da “Klugheit“ En geniş manasıyla bir genel zihin gücüne denir.. Psikolog Terman'a göre, zekâ “soyut düşünme yeteneği“dir. Davis, zekâyı, “edinilen bilgilerden faydalanarak meseleleri halletme kâbiliyeti“ olarak açıklar. Stern ise, “yeni karşılaşılan hallerin gereklerini, düşünme yeteneğinden faydalanarak karşılayabilme, yeni hayat şartlarına uyabilme gücü“ olarak görür. Bergson'un klasik tarifine göre zekâ, “evvelce elde edilmiş tecrübe ve bilgilerden istifade ederek bugünkü hayat meselelerini çözmek ve hayat şartlarına uymak kâbiliyeti“dir. Hinsie ise zekâyı, üç ana gruba ayırarak tarif etmektedir. Bu müellife göre, abstre (soyut) fikir ve sembolleri anlama ve kullanma kâbiliyeti teorik zekâyı; muhtelif makina ve âletleri anlama, çalıştırma ve keşfetme kâbiliyeti mekanik zekâyı, insânî münâsebet ve ictimâî hâdiselerle ilgili durumlarda akıllı ve mantıkî bir şekilde hareket etmek kâbiliyeti ise sosyal zekâyı teşkil etmektedir. (Kaynak: aşağıda)
Yukarıda da görüldüğü gibi bazı insanlar da Sözel Anlayış denilen sözcükleri tanıma ve anlama, bazılarında Sözel Akıcılık denilen sözel ve yazılı olarak sözcük ve ifadeleri çabucak bulabilme, bazılarında Sayısal Yetenek denilen aritmetiksel işlemleri çabuk ve doğru olarak yapabilme, diğerlerin de Alansal ve Uzay ilişkileri denilen İki ve üç boyutlu görsel algılamayı yapabilme, yine bazılarında Bellek denilen İşitsel ve görsel olarak belleme gücü, kimin de Algısal Hız denilen karmaşık bir nesnenin ayrıntılarını görebilme, zemin şekil ilişkisini ayırt edebilme, benzerlik ve farklılıkları doğru olarak algılayabilme, bazılarında ise mantıklı düşünme denilen mantık yürütebilme; olarak sayılabilir.
İşte bunların her birini uzman bir şekilde yapana ve bundan başka diğer şeyleri yapamayana, yani örneğin sosyal zekâsı olmayana “profesyonel salak“ denilir. Örneği matemetiği çok iyi bilen birisinin bir fakir Afrikalı veya Kürd gibi sosyal zekâsının olduğunu söyleyemeyiz. Yukarıda da yazıldığı gibi insânî münasebet ve ictimai hadiselerle ilgili durumlarda akıllı ve mantıki bir şekilde hareket etmek kâbiliyeti ise sosyal zekâyı teşkil etmektedir. Sosyal zekânın olduğu toplumlarda ve insanlarda insanlar birbirlerine her şeyden önce yardım ederler. Bu nedenle bana göre aslında “aptal“ hiç kimse yoktur. Herkesin kendisine göre başka bir dünyası ve yaşam biçimi vardır. Hiçbir insan benim gibi düşünmek veya yaşamak zorunda değildir. Eğer ben başka düşünüyorum diye birisi beni “aptal“ ilan ediyorsa o zaman o kişinin kendisi aslında “aptaldır“, çünkü o “aptal“ olmasa böyle bir hakarette bulunmaz. Hakaret ve küfür söz sahibinindir sözü bu nedenle söylenmiştir.
Bilindiği gibi öğretmenler pedagojik bir eğitimden geçerler. Burada amaç ögrençilere nasıl doğru sınırlar koyacağını, onlara bağırmadan, sinirlenmeden, ceza vermeden nasıl söz gecireceğini öğrenmektir. Sınırlar,
çocuklara/öğrencilere korundukları, güvende oldukları ve değer verdikleri duygusu kazandırıyor, aile içi kurallara uymalarını, işbirliği yapmalarını, anne ve baba gibi ailedeki otoriteye saygı duymalarını sağlıyor ve sorumluluk kazandırıyor.
Burada tabii ilk akla gelen “Ahlak“ kavramıdır.
Ahlak kavrami 'kültür' kavraminin en önemli unsurlarından biridir. Sosyal bir varlik olan insan geçmisten bugüne gelen süreçte bazı davranıs biçimlerini 'iyi' bazı davranış biçimlerini 'kötü' olarak kabul etmiş ve bunu nesilden nesile aktarmiştır. Ahlak olgusunun oluşmasında 'inanç sistemleri' önemli bir rol oynar. Ahlak ayni zamanda hukukun olusumunda da temel olan etkenlerin başında gelir.
Ahlakin birinci unsuru değer, ikinci unsuru vicdan, ücüncü unsuru iradedir. Sahip oldugunuz değerler ışıgında, vicdanınızı dinleyip iradeniz hakkinda karar verebilirsiz. Sahip oldugunuz degerlerin neler oldugu, vicdaniniza kulak verip vermediginiz ve iradenize hakim olup olamamaniz sizin sorumlulugunuzdur.. hepsini tartin..
Ahlaklılık özünde insanin evrensel boyutudur.
[size=medium]Dünyada çok zengin ve Fachidiot (profesyonel salak) maalesef vardır! Ama ruhunu kaybeden dunyayi kazansa ne cikar?[/size]
[url=http://alanlezan.net]alanlezan.net[/url]
Bu siteden ve internetten yararlandım:
http://www.bilgicik.com/yazi/zeka-nedir-coklu-zeka-kurami/
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
Kurdistan4all · 16 yıl önce
hani "firansiz halki ac yiyeck kuru ekmek dahi bulamiyorlar" demisler ya bu hanimcikta ustun zekasiyla, "ekmek bulamiyorlarsa pasta yesinler" demis ya.. iste onun gibi birsey.. kuru ekmegi bulamayan insanin pastayi nerden bulacagini bilmeyecak kadar "kulturlu" kim bilir, o zamanlarin "bach"ini "mozart"ini dinlemis "ustun zekali" hanim gibi yani.. senin yazini okuyunca o hikaye aklima dustude, paylasayim dedim..
HeK · 16 yıl önce
1-laf Marie Antoinette e ait diye soylenir bazi kayitlara gore ise 14 lui nin hanimi mari teressa nin sarfetigi bir laf(fransiz devriminden 100 yil kadar once) baska bir rivayete gore de marie antoinett bu lafi Qu'ils mangent de la brioche (let them eat cakes) derken brioche ile memleketi olan avusturya da undan degilde elmadan yapilan bir keki kastetmistir. yani madem tahil bulunmuyor elmadan faydalanmalari mumkun demek gibi bir sey positif bir oneri yani vesselam turk egitiminin yuzeyseligi ile filitresiz google ci kalir da kendi ulusundan Hek hocaya kulak vermezsen gene de bak burda ogrendigin gibi ogrenirsin ama termisun gibi tadi aci gelir sana-agirina gider filan. kendi ulusunun cocuguna gerektigi kadar dikkat (bakk sevgi demiyorum, saygi da demiyorum, sadece trafik lehvasina gostermek zorunda oldugun DIKKAT i talep ediyorum. sonunda dolastigimiz yollar ulusal yollar sadece sana bana degil butun ulusa ait-guvenligi ciddi bir is ve BILGI gerekiyor, kaliteli BILGI, dinamik bilgi vs ) hizla bu kadar yeter vikipediada bile bulamazsin bu kadar kiza ve oz bilgiyi yani. bedava onunuze garson gibi servis yapiyoruz mirin kirin edip banal duzeyde kalmaya israr ediyorsunuz! bak HD ile baris anlasmasi imzaladik git o anlasmaniz altina imza atta sen de kurtul ben de dersler? onlar elbette devam edecek boburlenmek ve tezyini zat icin mi berbat bir meslek olan hocaligi gonullu olarak sectigimi saniyorsun hammaliyedir yapani yorara ogrenmeyi becereni zenginlestirir hurmetler HeK
Alan Lezan · 16 yıl önce
Keke çok şahane bir analoji! O kadının kim olduğunu gerçekten öğrenmek isterdim ama şimdilik önemlide değil .. Nasılsa biz googleyi seviyoruz, onuda buluruz, ya da bakarsın Sofi ya da başka birisi yarın çıp diye foruma yapıştırmış ... Ayrıca Sofi'ye bu Sokrates işi için teşekkür etmek istiyorum .. [i]....Ekmek istiyorum“ diyor. Burada yaban ellerde ekmek pek sağlıklı değildir, balığın olta ile beslenmesine benzer. Ülkemde ekmek istemeliyim, özgürlük istemeliyim. Çünkü ekmek ve özgürlük arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu da ülkede gerçekleştirilir. Başka yerde özgürlük gerçekleşmez. Çünkü başka yerlerde başka iradeler gerçekleşir. Özgürlük iraden en çok halkının doğuş yerinde, kaynağında olabilir. Bunun için ne yapacaksın? Arzunu güçlendireceksin. Ekmek istemini, özgürlük istemini gerçekten güçlendireceksin ki, anlama gücün gelişsin. Anlama gücün de gelişti mi yapma gücün de gelişir.[/i] (kaynak:internet!) Özgürce kalınız!
Anonymous · 16 yıl önce
Alan arkadaş Fachidiotu yanlış tanımlamışsın. FACHİDİOT tek bir daldan uzmanlaşmış ve bu dalın dışında yaşanan hiç bir şeyden haberi olan insandır. Bunu Hek'e uygulamaya kalkıyorsun, fakat hiç uymuyor. Hek'in ciddi bir genel kültürü var. Forumu takip eden herkes bilir. Ayrıca Hek el atmadığı daL YOK. selam
Alan Lezan · 16 yıl önce
Çavdar Merhaba, benim bu yazıyı kalame almamın tek nedeni burada herhangi bir insan değil, bilakis "intelligez"i, onunla birlikte "Ahlakı" vs. tarif etmekti ki burada hakaret olarak çok kullanılan "aptallık" olgusunu açıklığa kavuşturmaktı. Fach-idiot dediğin gibi ismi üzerin de sadece kendi dalını bilen ve onun dışında başka bir şey bilmeyendir. İsmini zikr ettiğin kişi belki "çok bimiş-haklı çıkmış"lar olabilir ...ya da başka bir şey beni doğrusu pek ilgilendirmiyor ... Getirdiğin açıklama için çok, çok teşekkür ederim ve iyi geceler dilerim ...