BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Türkiyenin Avrupa Birliğine üye olması durumunda!!!!????? Kuzey Kürdistan meselesi nasıl bir boyut kazanır?
Güney Kürdistanlıların Araplarla birlikte federal bir yapı inşa etmeye çalıştıkları bu ortam da, Bask ülkesindeki son gelişmeler ve tartışmalardan nasıl yararlanabiliriz?
Son dönemlerde Bask ülkesinde(Baskça Euskadi deniliyor) İspanya ile ilişkilerini yeniden tanımlamak için ciddi gelişmeler yaşanmaktadır...
Bu gelişmelere önderlik eden, biz Kuzey Kürdlerin isimlerini en çok duyduğumuz bağımsızlıkçı ETA(Euskadi Ta Askatasuna- Bask ülkesi ve Özgürlük) yada onun legal kanatı denilen BATASUNA(Birlik)* değildir..
1979dan günümüze kadar kesintisiz bir şekilde EUSKADİnin otonom idaresinin başında bulunan otonomcu ve ılımlı olarak siyasal gözlemcilerce değerlendirilen PNV**(Partıdo Nationalista Vasko-Bask Milliyetçi Partisi), bu harekete önderlik etmektedir...
Bask Otonom Bölge Başkanı(Baskça Lehendekari) Juan Jose Ibarretxenin hazırladığı, Ibarretxe Planı olarak bilinen Otonomi Statüsü (Politik Statü) 30 Ocakta Bask Otonom Parlamentosunca oy çoğunluyla kabul edilmişti...
Önümüzdeki Pazar , Bask Ülkesinin günü (Baskça Aberri Eguna) vesilesiyle PNV, Bilbaoda binlerce militanın önüne Biz karar vereceğiz şiarıyla çıkacak ve önümüzdeki aylarda projesini referanduma sunma istemini seslendirecek...
Bilindiği gibi Franko rejiminden sonra, 1978 tarihinde İspanyada yeni bir Anayasa oluşturuldu ve 1979 yılında Basklılara geniş bir otonomi verildi...
Bu otonomi yasasına göre, Otonom Bölgenin bütçeyi kontrol etme, vergi toplama, sağlık, eğitim, dil politikalarını tespit etme ve iç güvenlik için polisleri olacaktı...
Böylece Bask ülkesi İspanyada var olan 17 otonom bölgeden biriydi...
Bu yeni Anayasa yada İbarretxe Planıyla PNV, İspanya Devletiyle özgürce, gönülü Otonom topluluklar ortaklığını getirmektedir.
İbarretxe Planının hemen giriş bölümünde Bask halkı, kendi kaderini tayin hakkına sahiptır deniliyor.
Bask halkı(Euskal Herria), Avrupa halkları içinde kendine has bir kimliği olan......... ve 7 vilayette yaşamaktadır deniliyor..
Bu 7 vilayet hangileridir?
Şimdiki Bask Otonom Bölgesi(Euskadi)ni oluşturan: Alava, Biscaye ve Guipuzcuo adlı 3 vilayet...
Dördüncüsü Navaradır.. Şimdiye kadar tek başına Otonom bir vilayettir ve Basklılar kendi bölgelerine bağlamak için talepte bulunuyorlar..
Ayrıca kuzey vilayetleri dedikleri bölge ki, Fransa devlet sınırları içinde kalan Bask ülkesini kapsıyor.. Bu vilayetler ise, Labourd, Aşağı Navarre ve Soule dir..
Bu son talepte Fransayi alabildiğine rahatsız etmektedir..
İbarretxe Planının 13.cü maddesi Bask vatandaşları İspanya ile ilişkilerini belirlemek istediğinde referanduma gidebilir diyor..
İspanya kralı Juan Carlos ve İspanya Başbakanı Jose Luis Zapatero bu tartışmalara ilişkin açıklamalardan bulundular..
Carlos 1978 Anayasasını savundu. Zapatero ise bugün halklar ve kültürler çatışma ve sınırlar olmaksızın var olabilirler dedi.
Juan Jose Iberretxe ise: Yalnızca Bask halkı kendi geleceğine ilişkin karar hakkına sahiptir. 19 ve 20. yüzyılın ilk yarısındaki uluslar arasında sorunların yaşandığı dönem kapanmıştır dedi.
Bask Otonom Yönetiminin Dışişler sorumlusu Jose Maria Munoa fransız Liberation gazetesiyle yapmış olduğu söyleşi de Biz gönülü bir evlilikten yanayız........ diyor(Söyleşinin tam metni ektedir)
PNV, var olan Otonomi statüsünün demode olduğuna inaniyor. Bu konuda İspanya Hükümetleriyle görüşmek istiyor.. Ama, daha önce Aznar ve şimdi de Zapatero hükümeti görüşmeyi reddediyor..
Önümüzdeki Nisan ayının 17sinde Bask Otonom Bölge Parlamentosu seçimleri var. Bağımsızlıkçı Batasuna yasak olduğundan dolayı, seçimlere giremiyecektir.. PNV, bu tutumuyla bağımsızlık taraftarlarının oylarınıda alacaktır.. Zaten Juan Jose Iberretxe, 1998 yılında bağımsızlıkçıların desteğini almıştı...
Görünen odur ki, otonomist yapılanmalar dahi artık empoze edilmiş, dayatılmış Otonomileri istemiyorlar.... Eşitler olarak ve birbirlerinin iradesine saygı göstererek birlikte yaşamayı tercih ediyorlar..
* İspanya yönetimi 2002 tarihinde çıkardığı yeni partiler yasasına dayanarak, BATASUNAyi ETA ile olan ilişkilerinden dolayı demokratik prensipleri ihlal gerekçesiyle yasakladı...Bask ülkesinin bağımsızlığı için mücadele eden bu legal oluşum 1978 yılında HERRİ BATASUNA(Halkın Birliği) adıyla kuruldu. Daha sonra 1998 tarihinde ismini değiştirerek, EUSKAL HERRİTARROK( Biz, Basklılar) ve 2001 yılında ise BATASUNA olarak ismini değiştirmişti.
**PNV; 1895 tarihinde Sabino Arana tarafından kuruldu ve uzun yıllar tek başına Bask milliyetçiliğini temsil etti.. 1959 yılında partinin gençlik kanadı tavır alarak ETAyı kurdu.. PNV, seçimlerde %28 ve 35 oranında oy alabiliyor..
Jose Maria Munoa ile Liberation gazetesinin son gelişmeler üzerine yapmış olduğu söyleşiyi fransızcadan türkçeye aktarıyoruz....
MADRİTLE BİR DOSTLUK İLİŞKİSİNİ İSTİYORUZ
Jose Maria Munoa, Bask Otonom Bölge Hükümet Başkanlığının Dışişleri delegesidir.
Jose Maria Munoa, İbarretxe Projesinin detaylarını anlatıyor...
Liberation: Acaba bu bağımsızlığa doğru atılmış bir adım mıdır?
JMM: Hayır. Projenin ismi Otonomi Statüsü(daha doğrusu Politik Statü)dur.. Tanımlama açısında bu İspanya Devletinin dahilinde vuku buluyor.. Fakat, gerçektende bu özgür birlik sürecidir. Evlilik gibi..Bu beraberinde Bask ve Madrid kurumları arasındaki ilişkilerinin, eskisi gibi olmayacağını da getiriyor.
Fakat, eğer ben evleniyorsam, bu ayrılığa gitmek için bir yol anlamına gelmiyor! Özgürce birleşme, gerçek bir birliğin garantisidir. Antlaşmamızı özgür birlik üzerine şekillendirdiğimiz zaman, dayatmanın olmadığı anlamına geliyor. Başka bir deyişle Bask ülkesi ve Madrid kendi aralarındaki ilişkiler için sürekli olarak anlaşma yollarını aramalılar.. Bask halkının ve tabii ki İspanyol halkının da iradesine saygı göstermek için, Madrid ve Vitoria arasında bir antlaşma gerekiyor.
Birileri özgür bir birlikten korkuyorsa,o,a priori olarak, ikna etme imkanlarına güvenmiyor demektir. Biz İspanya devletiyle birlikte kalmaya yanayız..Ama, İkna edilmiş olarak yenilmiş olarak değil..
Liberation: Siz, evlilikten ve birlikten söz ediyorsunuz. Fakat, bu birlik daha önce var. Kaldı ki, Bask ülkesi İspanya Devletinin bir parçasıdır.
JMM: Eğer İspanya devleti bizim kalmamız için, bize dayatarak ve bize orduyu empoze ederek yapmak istiyorsa yapabilir. Abartmıyorum İspanya Anayasası orduyu empoze ediyor.. O zaman, bizim aşağılanmamız garanti altına alınmıştır.. Ama bizim istediğimiz bir dostluk ilişkisidir diyor..
Liberation: Sizin bu Projenizde Bask ülkesi üzerine hâkimiyet Vitoriada mı yoksa Madridte mı olacak?
JMM: Hâkimiyet ikisinin arasında olacak. Bir antlaşmaya dayalı ortak hâkimiyet olacak. 1978 yılında(Anayasa ile birlikte) yaklaşık olarak iki asırlık anlaşmazlıktan sonra, ilk defa bir antlaşmaya varabildik. Eksik ve kusurları olan bir antlaşmaydı. Ama, bir anlaşma ruhu vardı. Aynı şey 1979 yılında kabul edilen Bask ülkesinin Otonomi Statüsü için de geçerlidir. O dönem bir antlaşma ortaya çıktı, tartışmalar ve diyalog vardı. Fakat bu Antlaşmanında sınırları olduğunu zaman gösterdi. Otonomi Antlaşmasında öngörülen bazı yetkiler vardı, deviredilmedi.. Bunladan iş yasası ve bilimsel araştırmalara ilişkin politikalardan söz edebiliriz..
Yalnızca biz bunları söylemiyoruz. 1990da Anayasa mahkemesi: Yetkilerin aktarımındaki bloke olayının en büyük sorumluluğun Merkezi Hükümette olduğunu söyluyor. O dönemin Antlaşmasına diğer taraf saygı göstermedi. 25 yıldan beri biz antlaşmanın tatbik edilmesini istiyoruz. Onlar, bize hayır diyorlar.. Daha da kötüsü, 2000 yılında ikinci defa seçilen Jose Maria Aznar, Bask Hükümetiyle ve hâtâ kurumlarla tüm ilişkileri reddetti.
Liberation: Siz Bask ülkesinde bir referandum organize edecekmısınız?
JMM: Buna ilişkin görüşmeler olmak zorundadır. Bu proje ilk kelimeden son noktaya kadar tartışılmaya açıktır. Ben, Zapatero Hükümetinin açık olan görüşmelere hayır demeye devam etmesini kavrıyamıyorum.... Seçimler sırasında(17 Nisan günü Bask Otonom Parlamentosunun seçimleri var)Bask halkı, bizim ve onların projeleri hakkındaki düşüncesini ortaya koyacaktır. İnsanlar gidip oy kullanacak ve kendilerini ifade edecekler.. Bundan itibaren, umut ediyorumki biz akıllıca davranıp bir araya gelir, yeniden inşa etmek ve diyalog kurmak için masaya otururuz.
Kimse bizden 3 yıl boyunca üzerine çalıştığımız bu projeyi bir kenara bırakmamızı beklememelidir. Bu proje 17 Nisanda 100 binlerce oyun desteğini de arkasına alacaktır..
Eğer görüşmeler olursa, açıktır ki, referanduma gidilmiyecektir. Yok eğer, görüşmeleri tümden reddederlerse, biz de o zaman bakarız.... Halkın iradesine baş vurmak için şiddetin (ETA) de durması gerekir.. Bu ise bilirsizliklerden biridir.
Liberation: Sizin projeniz Fransayı da kaygılandırıyor.....
JMM: orada yalnızca iki devlet ve Avrupa Birliği arasındaki antlaşmalar dahilinde sınırlar ötesi kooperasyondan söz ediliyor.
Liberation: Projenin giriş bölümünde Labourd, La Basse Navarre ve La Soule EUSKAL HERRİA(Bask halkı) ya dahil ediyorsunuz.
JMM: Aynı şeyi Encyclopaedia Britannicada söylüyor. Nerede Bayonne? Saint Jean de Luz? Mauleon? Bask ülkesi........... Giriş bölümünde Bask halkından söz ediliyor.. Halklar vardır ve bu bir zenginliktir. Biz Basklıların bir dili, bir kültürü ve bir tarihi var.. Kime zararı dokunuyor.... Bu karışık durumu ne yok edebiliriz ve ne de görmezlikten gelebiliriz.
Söyleşiyi Liberation gazetesi adına yapan: Jean Hebert Armendaud
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.