BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Etik denen şeyi, en doğru yaklaşımla betimleyen söz, şu atalar sözü olsa gerek:
Herkesin bir gözü körse, sen de bir gözünü kör et!
Her ne kadar zalimce görünse de, ahlakın dayattığı olgular, ne yazık ki daha da vahim sonuçlara götürmektedir bazen!
Denmek istenmektedir ki, içinde yaşamak zorunda olduğunuz toplumun kurallarına uyun. Bu durumda yadsınmazsınız ve topluluğun bireyleri ile çatışmazsınız. Veya büyük sorunlarınız olmadan güzel güzel geçinebilirsiniz!
Çünkü toplumun koyduğu kurallar, çoğu zaman, devlet ergini elinde bulunduranların yaptığı yasalardan daha güçlüdürler. Toplumun yasalarını çiğnemek, devletin yasalarını çiğnemekten daha zordur.
Ahlak diye dayatılan şeyler, terbiyeler manzumesidir. Terbiyeyi kabul ederek dayatılan kalıba uyarsanız, ki o zaman büyük bir özveri beklemektedir sizi, ama sonucunda ahlak sahibi var sayılırsınız!
Yok, eğer dayatılan kurallara uymaz iseniz, işte siz o zaman kendiniz olabilirsiniz, ama karşılığında bir ahlaksız olarak yaşamak durumundasınız. Fakat, bu durumda olanlar bile, ömürlerinin yarısını rol yaparak geçirmekten kurtulamamaktadırlar!
Çoğunluk, kendini yaşamayı değil, ahlak sahibi görünmeyi yeğler. Ve bedel olarak, bir ömür rol yapmağa mahkûm olur.
Bu şu demektir, artık işini sevmediği halde sever görünmek; eşini sevmediği halde sever, ona sadık kalmadığı halde sadıkmış gibi görünmek!
Bu da sonuçta, realite olarak ahlaklı kalmamak demektir.
Toplumun insanlığın başına bela ettiği şu tek eşli evlilik sistemize bakın! Ne içler acısı bir durum değil mi?
Topluluğun üyeleri, pratik olarak tek eşle kalmayı beceremedikleri halde, tek eşli imişler gibi görünmeğe çalışmaktadırlar!
Çekilen eziyet heba olmaktadır sonuçta. Çünkü çoğunlukla ihanetler de açığa çıkmaktadır.
Vay namussuz vay denilmeyenler ise, sadece eşlerinin olayı sineye çekiyor olmalarına yada onların da aynı durumda bulunmalarına borçludurlar.
Bunu cinsiyetten ekonomi, askeri veya siyasi alanına kaydırırsanız, belki onlardan, belli bir zaman dilimi için olsun, ahlaklı görünmeyi becerebilmiş bir babayiğit bile bulmayabilirsiniz!
Ahlaklı kalabilmişler milyorda bir rastlanan ve bütün alanlarda beceriksiz olmakla suçlanan garibanlar olarak durmaktadırlar.
Kızı tavlıyamıyacak, kocasından hıncını alamıyacak kadar beceriksiz! Erkekliği yada kadınlığı bulunamıyacak kadar zavallı! Zengin veya lider olamıyacak kadar yeteneksiz!
Peki siz ne durumdasınız sevgili okurlar?
Bana kendinizi kanıtlamanıza gerek yok, kendinize vereceğiniz yanıt nedir?
Kendinizi mi yaşıyorsunuz, yoksa rol mu yapıyorsunuz?
En yetenekli artist kendimiz, en büyük sahne de yaşam değil midir?
Sahi ne dersiniz?
Hasan Dere
16.02.2005
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.