ABDULLAH GÜL’ÜN „KAYSERİLİ“ ATASI ŞÊX ÎBRAHÎM HUSEYÎN SÎWASÎ KÜRD OLMASIN?
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 10.06.2011 · 2 görüntülenme
Aso Zagrosi · 2 yıl önce
Aso Zagrosi · 3 yıl önce
Brahim Ziravav · 4 yıl önce
Brahim Ziravav · 6 yıl önce
Mehemedé Paloyé · 15 yıl önce
Kek Aso merhaba<br /> Sayın Tahsin Sever de ve bir çok kaynakta Şehid Xalıt Begé Cıbri'nin palu nun Sekrat köyünde karargah kurduğunu yazıyor.<br /> İşte benimde bir türlü anlayamadığım konu budur.<br /> Şöyleki, Xalıt Beg hep ordusunun başında ve ön safta bulunan bir komutandır.Ruslar ise Kığı ya kadar geliyorlar.Çok çetin direnme oluyor.Fakat sayı ve teçhizat bakımından Ruslar üstün olduğu için geri çekilmeyi düşünüyorlar.Bu nedenle cephe gerisinde yeni bir siper kazılıyor.O siper ise Karakoçan mıntıkasındaki bir köyde kazılıyor.Elazığ-Bİngöl yolu bu köyden geçiyor.Yeni ismi yeniköydür eski ismini hatırlamıyorum.Yanlış olmazsam göçmenler yerleştirilen bir köydü.İşte ordan geçerken kazılan siperlerden geriye kalan çizgi son yıllara kadarda gözle görülebiliyordu.Halbuki sekrat köyü ise ondan çok bu yana olan bir köydür.yani 30-40 km arasıdır.Ki zaten o sıralar ekim devrimi başlayınca Ruslarda geri çekiliyor.Yani o kışı Sekratta geçirmeside dolayısıyla anlamsız kalıyor ve o yeni siperede gerek kalmıyor.Yine Sekrat köyü stratejik anlmaı olmayan bir köydür.Belki içinizde Kovancılardan geçenler varsa orayı çok iyi bilirler tutunacak hiç bir yer yoktur.Oraya giren her birlik imha olur.Eğer Palu da Murad nehrinin karşı tarafına geçilse ve köprüler yıkılıp dağlık alan tutulsa anlamı olacak ama Sekrat köyü ? Mesela Mustafa Kemal in manevi kızı sekrat düzlüğünde kurulan pistten havalanıp Dersimi bombalamış,işte öylesine bir dizlüktür orası ! İşte bu ayrıntı kafamı epey karıştırıyor fakat tam bir yanıt bulamıyorum.<br /> İsterseniz google map üzeri önce Kığı ve derken biraz daha aşağısına bakın.Daha sonra Yeniköye doğru inin ve birde Kovancıların tam yanındaki Sekrat köyüne bakın.Acaba burda bir yanlışlıkmı sözkonusu ?Zaten aklımda kaldığı kadarı ile Rusların en son geldiği yer Qertallıx mıntıkasıdır.Yani kığı nın biraz kuzeyine kadar diyebiliriz.Bu konuya Sayın Tahsin Sever açıklık getirebilirse çok sevinirim.Zaten yanıtını bulmadığım soru kafamı kemirir durur.<br /> Xalıt Beg konusuna gelince Ben iki Xalıt Beg bilirim.Biri Xalıt Begé Heseni ötekisi ise Xalıt Begé Cıbri dir.Üçüncüsü hakkında hatırımda kalan yoktur.Fakat Dersim mıntıkasındaki olaylarda Deli Halit diye bir ibare hep gözüme ilişmiştir.Lakin hem Xalıt Begé Cıbri ve hemde Xalıt Begé Heseni o sıralar başka bölgededirler..Ayrıca Cıbranlılarda Deli lakaplı sadece Bawa Beg vardır.O lakabıda Mustafa Kemal takmıştır.Bu lakabıda cesaretinden almıştır.Başkada Deli lakaplı kimse aklıma gelmiyor.<br /> Yine Tahsin Sever in belirttiği gibi Xalıt Begi Dersim e atadıklarında orda görüşmeler yapıyor ve kan dökülmeyincede alalacele görev yerini değiştiriyorlar.Zaten Erzurumda ise adeta gözetim altında tutulyor.<br /> Selamlar
Aso Zagrosi · 15 yıl önce
<br /> Osmanlı Ordusu Birinci Dünya Savaşında yenilgi alınca<br /> geri çeiliyor.<br /> Ali İhsan Paşa'nın başında olduğu 9. Kolordu 1916 yenilgisinde Palu'nun Sekrat köyü cıvarına <br /> yerleşiyor.<br /> Xalid Begê Cibrî'de o dönem oradadır. Benim sözünü ettiğim dönem 1916.... Tahsin Sever Ekim devrimine kadar o alanda olduğunu söylüyor. Sözünü ettiğimiz süreçte elbette hep 9.kolordunun merkezinde kalmamışlar. Belki de senin sözünü ettiğin siperlerde ve daha da cephenin ileri alanlarında yer almışlar.<br /> Kolordunun Sekrat gibi düz bir alana yerleşmesinin bir mantığı var. Genş bir askeri gücün yerleştirilmesi ve eğiti için uygun görülmüş olunabilinir. Bu şu anlama gelmiyor. Çeşitli çevre dağlık alanlarına yerleştirmemişler.<br /> <br /> Ayrıca 1916-17 sürecinde Osmanlı ordusu Kürdlerinde saldırısına uğruyor. Sansa saldırısı gibi. Ağır Silahlarla düz bir araziye yerleşmek, dağdan hafif silahlarla gelebilecek saldırılara karşıda bir savunma mekanizmasıdır.<br /> Aslında benim bu yazı serisinde ilgilendiğim konu 2 aylık bir süreçtir. (18.Aralık 1917-Şubat-1918) Bu süreci irdelerken Xalid Beg'in 1918 yılının başlarında Dersim'e gittiğine dair bir iddia var. Bu konuda Tahsiin'e sorduğum soruya verdiği cevap hayir şeklinde olmuştur. Tahsin'de bir çok kaynak gibi Xalid Beg'in 1919 yılında Dersim'e gittiğini söylüyor. Benim irdelemeye çalıştığım konu açısında o bir kaç ay içinde Xalid Beg'in Dersim'e gidip gitmemesi olayıdır. Yoksa 1919 Olayı ayrıca irdelenebilinir. Ayrıca 1907-8 yıllarında Neşet Paşa komutasında "Xalid Beg'in Cibranlı bir Süvari Alayı'nın başında" Dersim'e karşı harekete katıldığı iddiası var. Dr. Nuri Dersimi bu harekete "Cibranlı bir Süvari Alayı"nin katıldığını söylüyor. Burada sözünü ettikleri Hamidiye Alayları.. Bir çok çevre hemen Cibranlı Xalid Beg'in ismini araya sokuşturuyorlar. Dr. N. Dersimi isim vermiyor. Biliyoruz Cibranlılardan oluşan bir kaç alay var. Birde Tahsin'in gündeme getirdiği "<em>Cıbranlı Xalıt Begê Meksudi' olayı var. Xalid Beg'de katılabilir. Bizim bunların hepsini çok ciddi ve beyin cerahı hassasiyetiyle incelememiz lazım. Şimdilik bu husular konumun dışında kalıyor.<br /> <br /> Silav<br /> <br /> Aso</em>