Siyaset

Ertuğrul Özkök ve Hempalarina Tavsiyem

R.Rodaro · 19.10.2007 · 2 görüntülenme

Türk devleti bir yüzyıl boyunca Kürdlere karşı hayatın tüm alanlarında gerçekleştirdiği, kıyımlar ve jenosidlerin yanında Kürdlere karşı en üst boyutlarda ve hayatın her alanında psikolojik savaşıda yürütmüştür..Türkler, Kürdleri tarih sahnesinde silmek için milyonlarca Kürd’ü fiziki olarak yokedebildiler... Kıyımlardan kurtulan Kürdleri de beyinsel ve ruhsal olarak teslim almak için korkunç bir psikolojik savaş yürütüler.... Bu psikolojik savaşın en önemli ayaklarından biride Türk basınında köşe yazarlığına atanmış veya bu alanda görevlendirilmiş “Mehmetcik Yazarlar” dır....Her ne kadar bu savaş rantıyla “köşeyi dönen” ve “köşeleri” kapan kesimler, görünüşte sivil elbiseyle dolaşıyorlarsa da, bunlar “Köşe Kapmış General”ler olarak Kürdlere karşı yürülen kirli kıyım ve sömürgeci savaşta, savaşın strateji ve taktiklerine kadar her alanda akıl hocalığını yapıyorlar... Bu “Köşe Kapmış General”lerin yazıları okunduğu zaman, ne gazetecilikle, ne gazeteci etik anlayışıyla ve ne de bu mesleğe ilişkin yerleşen uluslararası kriterlerle ilişkisi var...Bu konuda tam a la Turca bir gazetecilik anlayışı var... Aslında Türklere has olan bu zihniyetinin kaynaklandığı tarihsel gerçek, Türklerin kendi Anayurtlarından koparak Mezopotamya’ya ve Kürdistan’a gelmelerinden kaynaklanıyor.. Çünkü, Türklerin bilinç altında bu topraklar onlara ait değil gerçekliği yatıyor... Onun için “son Türk devletini koruma ve yaşatma” olayı onlarda paranoya radesine varmıştır... Türkler, millet olarak Orta Asya’dan bu alanlara geldikleri andan itibaren, askerlerin çevresinde kilitlendiler... Türkler bu topraklara ayak bastıkları günden beri kaderini ve varlığını askere bağlayan tipik bir kolon gibi hareket ettiler ve hâlâ kolon psikolojisiyle hareket ediyorlar... Sömürgeci devletler başka ülkeleri işgal ettikleri zaman beraberlerinde ailelerini, ekonomik imtiyazları ve olanakları elde etde etmek amacıyla insanlarıda götürüyorlardı... Kolon denilen bu kesimler alandaki varlıklarını ve imtiyazlarını askerlerin varlığına borçlu olduklarından dolayı onların çevresinde kilitleniyorlardı..... Tarih ve sömürgecilik tarihi halkların özgürlük ve bağımsızlık mücadeleleri karşısında yenilgi almış sömürgeci devletlerin bu alanlara götürdükleri “Kolonların Trajedileri”yle doludur.... Türkler’de bu topraklara geldikleri günden beri hep bu kolanların psikolojik ve ruhsal refleksini gösterdiler. Türkler, bu topraklarda yaşıyan Kürdleri, Lazları, Ermenileri, Rumları, Asurileri ve diğer etnik ve dinsel gruplara soykırım uygulamalarına rağmen, bu toprakları “medeniyetler mezarlığına” çevirmelerine rağmen,ruhsal olarak bu topraklara sahip olamadılar... Çünkü, hâlâ kendi toprakları üzerinde yaşıyan 20 yada 30 milyon Kürd var ve en önemliside bağımsız ve özgürlük mücadelesini veriyor.. Bağımsız bir Kürdistan için insanlarımız ölüme gidebiliyor.. Ayrıca Türklerin bu topraklarda işledikleri cinayetlerinin ve soykırımlarının hesapları bugün bu kıyımların mağdurları tarafından dünya gündemine taşırılıyor...Dünya Parlamentoları birer birer “Ermeni Soykırımı”nı kabul ediyor.. Yarın aynı Parlamentolar, Kürdlere, Potnoslara, Asurilere ve Rumlara karşı Türklerin yaptıkları soykırımları kabul edecekler...Bu halkların evlatları daha şimdiden Türklerin “Suç defterlerini” tutuyorlar..Yarın hesap günü gelecek ve işlenenen tüm bu suçların bir bedeli olacaktır.. O toprakların her taşı, her dikili binası, her kalesi, her şehrinin kuruluş tarihi, Türklere her gün, her saat ve her dakika “Buralar Size Ait Değildir!!!!!” diye haykırıyorlar..Eski tarih kitapları var olan bu gerçekliğinin canlı tanıklarıdır... Türklerin geçekleştirdiği tüm jenosidler ve gerçekleştirdikleri tüm kültürel vandalizmler bu tarihsel gerçekliği değiştirmedi ve değiştirmeyecek.. Bugün Kürd milleti, Türklerin tüm jenosid labirentleri aşarak, en karanlık günleri geride bırakarak, Türklerin tüm paradigmalarını alt üst ederek hakları için mücadele içindedir. 40 yada 50 milyon Kürd’ün sorunu sömürgeci cellatların kafeslerini aşarak uluslararası bir sorun haline gelmiş... Güney Kürdistan liderleri uluslararası politika arenasına siyasi aktörler olarak yerlerini aldılar... Kürdlerin 1991’den ve özellikle 2003 yılından sonra Güney Kürdistanı yeniden inşaa konusunda gösterdikleri perfermans, bir dizi handikaplara rağmen oluşturdukları demokratik kurumlar, Türkiye’de dahil tüm bölge devletlerinin yüzyıllarca becermedikleri “tarihi bir gerçek” olarak dünya kamuoyunun gündemine bomba gibi düştü... Özgür Kürdistan tüm dünya Kürdlerinin kıblesi, oradaki her başarıyı yada acıyı tüm dünya Kürdleri paylaşmaya başladı.. Irak parçalanmaya doğru giderken, iç yaralarını da sarmış Kürdlerin önüne yeni ve umut dolu pencereler açılıyorlar.. İşte tam bu ortamda Kürd düşmanı Türk devleti, Kürdlerin özgürlüğünü kendisi için ölüm çanı olarak bildiğinden Kürdlere karşı tüm alanlarda savaş açmış durumdadır... Kürdleri uluslararası ilişkilerinden koparmak, pandora kutusunu yeniden kapatmak, Kürdleri ruhsal ve beyinsel olarak yeniden teslim almak için Türk devleti, Kürdlere karşı tüm itlerini salıvermiş durumdadır..  “Köşe Kapmış General”lerden biri olan, Türk devleti gibi varlığını Kürdlerin yokluğu üzerine bina eden devşirme Ertuğrul Özkök 16 Ekim günü “Kürdlere Tavsiyem” diye tehditlerle dolu bir yazı yazmıştı... Özkök yazısında “sınırın bu ve diğer tarafında” ( Kuzey ve Güney Kürdleri) yaşıyan Kürdlere “bol bol Vietnam üzerine yapılan filmleri seyretmeyi” tavsiye ediyor..Nedeni ise “Kürdlerin Amerika ile girdiği işbirliği” olayıdır.... Devşirme Özkök Kürdlere “ Türkiye, Iran Suriye büyük devletler... Kürdlerin devleti yok... Amerika bir gün bölgeyi terkedecek..... Sizin sığınacak hiç bir yeriniz olmaz ve baş başa kalacağız” diye tehdit etmeye başlıyor... Özkök, Kürdlere bir dizi tehdit savurduktan sonra, Amerika’nın Güney Vietnamı terkettikten sonra geride kalan “ABD’nin Güney Vietnam İşbirlikçilerinin akibetini” Kürdlere örnek olarak gösteriyor..Aslında insan Özkök’ün bu yazısını okuduğu zaman, onun kirli psikolojik savaşın ve dezinformasyon savaşının bir aleti ve parçası olduğunu bilmese geri zekalı ve seyrettiği filmleri anlamayan aptal biri olduğunu düşünür..Belki de Kürdlere karşı yürütmeye çalıştığı kirli savaş onu geri zekalılaştırmıştır. Çünkü, kirli savaşları yürütenler, tüm insani değerlerini yitirdiklerinden dolayı belli bir dönem sonra terapi ile ancak topluma ayak uydurabilir... Özkök Kürdlere “Vietnam Filmlerini Seyretmelerini” tavsiye ediyor... Kürdler hep hayranlıkla Vietnam Filmlerini seyrettiler ve etkinliklerine de devam ediyorlar...Çünkü, Kürdler kendi Ulusal Bağımsız Mücadelesine başlarken, “Ho Amca”dan General Giap’tan ve “Dien Bien Fu” savaşından çok şey öğrendiler.. Kürdler ve Vietnamlılar kendi bağımsızlık özgürlükleri için ayağa kalkan ve aynı kaderi paylaşan iki halktır... Bugün Kürdistan özgürlüğü için mücadele eden Kürdler, Viet-Konglarla aynı idealler için çarpışıyorlar.. Onlarında sömürgecilerlerin uşağı Vietnamlıları vardı ve bizimde Türk uşakları var...Özkök, bilinçli olarak sapla samanı karıştırarak Kürdlere yanlış resim karelerini gösteriyor... Kürdler Vietnamı biliyor... Özkök, Kürdlerin “ 37 salan tekoşin da, biji biji Vietnam” gibi şarkılarını bilmez.. “Aslını inkar eden haramzade” ve devşirme Özkök, aslında kendi gerçekliğini, atalarının Osmanlılarla girdikleri uşaklık ilişkilerini anlatıyor... Özkök’ün kendisi bir Balkan devşirmesidir... Balkan halkları özgürlük ve bağımsızlıklarını elde ettikleri zaman, Osmanlıları ve onların yerli “işbirlikçilerini” kovdular... Eğer, Balkan savaşları sırasında teknoloji ve ulaşım araçları gelişmiş olsaydı, Balkanlar deniz aşırı ülkeler olsaydı, Osmanlılar kaçar ve Özkök’ün büyük dedeleri Güney Vietnamlı o yerli işbirlikçilerin karesinde görünürdü.. Ayrıca TC,  çıkardığı  bu tezkere ile   eğer  Güney Kürdistana girerse,  Kürdistan Vietnamlaşır,  bugün  TC,  ajan olarak   kullandığı  Türkmen Cephesi  gibi yapılar,  Özkök'ün  o gördüğü Vietnam daki işbirlikçilerin  o karelerinde görülür...  O, zamanda    tüm  işbirlikçiler   soluğu  Ankara'da   alabilirlerse  ne  ala......    Kuzey  Kürdistan  gibi  bir düşman alanında   geçmek zorundalar.. Kirli savaşın geri zekalaştırdığı Özkök, Kürd-Amerika ilişkilerini çarpıtıyor... Güney Kürdleri ile Amerika’nın ilişkileri düne dayanıyor..Kürdlerin Türk, Arap ve Fars sömürgecilerine karşı yürüttüğü özgürlük mücadelesi, 19.yılı saymasak tüm 20.yüzyılı kapsadı.. Kürdler barbarlara karşı milyonlarca şehit verdiler. Kürdlerin Amerika ile olan ilişkilerine gelince “Kürdlerin aldığı en isabetli karardır”....  Bugün Ortadoğu’da Amerika’ya Kürdler kadar sempatiyle bakan bir başka millet yok... Bir asır boyunca Amerika’ya uşak olan ve hâlâ da Amerika’ya uşaklık konusunda yarışan, askeri varlığını Amerika sayesinde sürdüren Türkiye’den ve Türklerden Kürdlerin alacağı hiç bir nasihat yok..  Amerika ve Kürd ilişkileri Türkleri panik içine sokmuştur.. Çünkü, Türkler artık Kürdleri eskisi gibi kıramıyorlar.. Amerika’dan korkuyorlar... Amerikan dostluğu Kürdlere kazandırıyor... Bu ilişkiyi Kürdler gururla ve başı dik savunuyorlar..... Kazanan Kürdler ise Özkök gibi devşirmelerin saflarında panik yaratıyor.... Özgür ve demokratik bir ülkede Özkök gibilerin yeri bir gazetenin başı değil, jenosid ve kıyımlara destek verdiğinden dolayı hapishanedir...  19.10.2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.