Siyaset

ERMENI SOYKIRIMI-ULUSLARARASI BIR DURUŞMADAN-NOTLAR

Þ. ÖZDEMIR · 14.03.2007 · 1 görüntülenme

Doğu Perinçek, Ermeni soykırımını inkar etme suçundan dolayı Lozan Sulh Ceza mahkemesi tarafınfan celazalandırıldı. Dogu Perinçek 7 mayis 2005 yilinda Lozan bariş görüsmelerinin yapildigi Ouchy şatosunun önünde yerli yabanci basin mensuplarinında hazir bulunduğu 60-70 kisilik bir grup huzurunda «Ermeni soykirimi uluslararasi emperiyaliste bir yalandir» diye açiklamada bulunmuştu. Daha sonra, 2005 yilinin temmuz ayinda Lozan antlasmasinin 82. yildönümü kutlamalari esnasinda, Winterthur ve Lozan şehirlerinde düzenledigi Konferanslarda ayni söylemde bulunmuştu. Bu söylemler Isviçre ceza kanununun rasizme karsi mücadele normu olan 261 bis maddesini ihlal etmekteydi.  Temmuz ayinin ortalarinda Isviçre-Ermeni dernegin Winterthur ve Lozan’da arastirma hakimleri nezninde şikayete bulunmuştu. Winterthur ve Lozanda açilmis bulunan davalar Lozanda Kanton Vaud arastirma hakimi (juge d'instruction) Jacques Antenen denetiminden birlestirilip iki yila yakin bir araştirma sürecinden sonra Perinçek hakkinda yeterli suç unsurlari bulundugundan dolayi dava dosyasi bu suç konusunda yetkili olan Lozan Sulh Ceza Mahkemesine yargilanmak üzere yollanmisti..  Perinçek durusmasi 6 mart, 8 mart ve 9 mart 2007 de yukarida sözü edilen mahkemede görüldü. Ermeni Soykirimin inkar sanigi D. Perinçeki Lozan Universitesi ünlü ve Pahali Ceza hukuku profesörü Maître Laurent Moreillon temsil ediyordu. Isviçre Ermeni derneginide Maître Philippe Nordmann temcil etmekteydi.  6 mart saat 09:00 baslayan durusmaya 70-80 kisilik bir seyirci toplulugu ve gazeteci ancak girebildi durusmaya. Salonun küçük olmasinden dolayi ancak bu kadariyle yetinildi. Mahkeme baskani Pierre Henri Winzap taraflarin duruşmada hazir bulundugunu tespit etikten sonra, Sanik Dogu perinçeke hakkindaki savcılikça hazirlanan iddanamedeki suçlamalari okudu ve D. Perinceke Winterthour ve Lozandaki ermeni soykirimi konusundaki söylemlerinin dogru olup olmadigini sordu.  Perincek söylediklerini teyit etti. Hakim sanigin ifadesini aldi sonrada sözü taraflarin avukatlarina ve savcıya vererek Dogu perinçekin yaklasik üç saat süren sorgulamasi temamlandi. Oglenden sonraki, saat 14:00 den baslayip aksam saat 21:30 de sona eren bölümde ise tam bir tarih savasi basladi. Tarihci tarihciye karsi savasti Türk tarafinin tezini Dogu Perinçek sahsinde 4 Osmanli tarihçi savunuyordu: Justin MacCarthy gore, Osmanli devletinin Ermeni nüfusunu toptan yoketme isteginin delili yoktur.Talat Pasa’yi öldüren sanigin Berlindeki durusmasina sunulan, Içisleri bakani Talat Pasanin ünlü telegraflari sahte oldugunu, fakat durusmada gercek gibi kabuledildigini, ayrica Ermeni sürgünlere düzensiz local Göçlerin saldirdigini ve bunlarin hemen o dönem yargilandigini iddia etti.  Münster Universitesinde profesör olan Paul Leindiger’e göre, Ermeni halkı, zoraki nüfus hareketleri sadece siyasetin bir aleti olarak görülmeli, Çerkezlerde Ermenilerden 50 yil önce Ruslar tarafindan türkiye’ye sürülmüşlerdi. Fransiz yazar ve tarihçi, Jean-Michel Thibaux’ye göre (bu kişi faransadaki fransiz Meclisinin Ermeni soykirimini cezalandiran yasanin cikmasiyle türk vatandasligina gecip Atakkan Türk adini almisti) Ermenilerin sürgüne günderme insanliga karsi islenmis insanlik suçdur, fakat 1 veyahut 1’5 milyon ölünün olmasi soykirimi manasina gelmez, çünkü beli bir planlama, organizasiyonu bulunmamaktadir. Sacini sifira vurmus olan bu yazar (Thibaux) ile hakim Winzap arasinda asagidaki dialog geçti.  Hakim Winzap: Dogu Perinçeki tanirmisiniz?  Thibaux: hayir hiç görmedim onu, ilk defa burda görmekteyim.  Winzap: peki kim sizi uzman olarak bu davada yer almanizi istedi?  Thibaux : Türkiye dişişleri bakani benim buraya gelmemi rica etti.  Winzap; nasil, görüstüniz mi?  Thibaux: yok, bana mail ile bu talebi iletti  Winzap: ah ok.  Durusmada uzman olarak bilgilerine başvurulan ve ciddi metotlarla ve bircok farkli kaynakla çalisan Ermeni Soykirimini savunan sosyolog ve tarihciler’e gelince özelikle aşagidaki 3 tanesini belirtmekten fayda vardir: Berlinli ünlü sosyolog Bayan Tessa Hofmann (soykirimi dönemindeki Allman belgelerini iyi incelemis biri olarak biliniyor), Ünlü fransiz tarihçi Yves Ternon (ermeni sorunu ve osmanli konusunda 13 kitap yayinlamis) Ünlü Ermeni arastirmaci Kevorkian (birçok bilimsel arastirma ve kitap yayinlamis, türkç dahil bir cok dili iyi bilen kimse, ozelikle halep ve Mezopotamya daki kamplardaki soykirimin ikinci asamasini iyi incelemis kimse) Durusmada Tessa Hofmann’a göre olaylarin hiçte soykirimi inkar edenlerin anlatildigi gibi Komplike olmadigini ve Ermeni soykirimin şemasini kolayca anlaşilir bir sekilde çizdi. Bu şemaya gore: Içte bir topluluk (ermeni) hakkinda iç düsmanmis gibi tanimlama (belirlenme) yapildi ve bu temelde kin, nefret ve şiddet yüksetilerek yikima ve sonrada inkara (négation) vardi seklinde özetlemek mümkündür.  Yves Ternon’a gore, Thibaux’nun planlama yoktu tespitine karsilik, planlama hiç şüphe olmaksizin vardi. Ayni olaylar, ayni anda Imparatorlugun farkli uzakliktaki farkli yerlerinde cereyan (meydana geldi) etti. Deportasiyonun (sürgünün) kendisi Soykirimin (genocide) metodunu olusturdu. Sadece Ermenileri ortadan kaldirmak sözkonusu degildi, Ermenileri 27 yüzyilden beri yasadiklari topraklarden silmekti.  Neden Türkler bu gerçekligi red ederler? Cünkü Kemalist Devlet, Ermeniler tarafinden birakilan bosluk üstünde kendini insa etti de ondan. Kabulanmak istemiyorlar.  8 mart persemba günü, saat 08:30 da başlayıp, akşam 19:00 kadar devam eden durusma’ya, D.Perinçekin Geçmisi, kisisel ve ekonomik durumunu tespit etmeyle devam edildi. Yaklasik bir saat boyunca hakimin ve savcinin sorularini yanitlayan Perinçk terledi desek pek abartili olmaz. Savicinin, hakimin sorularini cevaplarken, G. Antep dogumlu oldugunu, babasinin Sadi Perinçek varlikli mabus oldugunu. Kendisinin Marxist-leninist oldigini, maoist olmadigini cünkü maoisizm diye bir sey yok. Maoyi, Engelsi, Lenini kendine rehber aldigini, kendi partisinin tek gerçek sol parti oldigini iştahli bir sekilde anlati.  Hakim Winzap Perinçeke sordu: partiniz (IP) nasil bir parti, Mecliste temsil ediliyormi? Ne kadar oyu aldiniz son seçimlerde? Hiç milletvekili seçildinizmi mademki bunca yildir siyaset sahnesindesiniz?  Perincek oldikça zorlandi bu sorulara cevap vermekten. Kurtulusu Barajin yüksek olmasinden (10%) dolayi milletvekili cikaramadigini, olamadigini, ama partisinin Türkiyenin en etkili partisi oldiginide belirtmekten hiç teredüt etmedi. Bu açiklamalar üzerine, hakim Winzap yine sordu: ne kadar oy aldiniz son seçimlerde? Perinçek net basit olan bu soruya cevap vermekten uzatince, hakim Winzap kendisi cevap Verdi: 0,52 % oy aldiniz degil mi sayin Perinçek? Perinçek: evet efendim diye cevaplandirdi. Hakim Winzap soru D. Perinceke:1962-1963 yilarinda Almanyada 10 çalistiniz mi? Perinçek: evet mümkündur Hakim Winzap: 1968 yilinda Aydinlik yayinladi nasil bir yayindi? Perincek: Theorik bir dergiydi, 1969 da TIP’I kurduk Hakim Winzap: neydi bu TIP’in amaci? Perincek: Bilimsel sosyalizmi yaymak,isçi sinifini biliçlendirmakti, fakat 141-142. maddeler vardi, yasakti faliyetler, TIP marxsit-leninist-maoisti ama maoizim diye bir sey yoktur. Hakim Winzap:1972 yilinda 20 yila mahküm oldunuz ve 2 yil sonra çiktiniz nasil oldu bu durum ? Perinçek: 141 e göre mahkèm oldum, 2 yil sonra, yani 1974 te çiktim. Hakim Winzap: 1980 yilinda hapse girdiniz ve 8 yila mahküm oldunuz, sonrada 1981 de çiktiniz, durum neydi? Perinçek: 12 Eylül 1980 ihtilali oldu, 8 yila mahküm oldim sonra 1981 de cIktim, yine 141 meselesiydi. Hakim Winzap: Sonra devam etti? Perinçek: TIP yasaklandi 1992 de simdi isçi partis’yit IP. Kürtlere yardim ettim. Hakim Winzap : kime kürtlere ? Perinçek : PKK’ya Hakim Winzap: bügün Türkiyede Bir kürde Sayin…..bay kürd denilebiliniyormu mi? Perinçek: Bu ne biçim soru? Böyle soru olmaz. Hakim Winzap: Biraz evel ögle yemeginde Liberte gazetesinde bir makale okudum Türkiyeyle ilgili. Birileri sayin için siz bu olayi anlatmak istedim diyerek sözlerini bitirdi (burda hakim Ahmet Türkün apoya Sayin Ocalan demesi nedeniyle aldigi 6 ay hapis cezasini kast etmektedir).  Savci Eric Cottier de D. Perinceke sordu: 1974 kibrisa türk ordusunun müdahalesini Isgal olarak nitelendiriyordunuz, bugün nasil degerlendiriyorsunuz? Perinçek: sinirli sekilde yok öyle birsey diye cevap Verdi. Savci Cottier bir kaynaktan alinti yapti perinçekin bu yok cevabina. Hakim Winzap sordu D. Perinçek: mali durumunuz nasildir, aylik geliriniz ne kadardir isvicre frangi olarak? Perinçek: yayinladigim kitap, yazilarla, ve emekli maasimla geçiniyorum, bunun aylik olarak 3000 isviçre frangi civarinda olduğunu söyleyebilirim. Hakim Winzap sordu: bu durumda fakirmisiniz, orta halimisiniz, zengin misiniz? Perincek : orta hali sayilirim dedi. Savci Cottier D. Perinceke sordu: Abdullah Ocalanla görüstünüz mi? Perinçek evet, 1998 yili olsa gerek, herkes görüsiyordu bende kendi dergim adina gittim görüstüm. Savci Cottier sordu D. Perinçeke: ne dediniz Ocalan bu görüsmede? Perincek: Ocalana dedim Emperyalizmin oynuna gelme, onlara dikkat et. Savci Cottier yine sordu D. Perinçeke: Ocalan size ne cevap Verdi? Perinçek: olur, dikkat edecegim dedi bana ama sonra dikkat etmedi. Savci Cottier D. Perinçeke sordu: Talat pasa Comitesine üyemisiniz? Perinçek: evet yürütme Kurulundanim, onun bir serefli üyesiyim dedi. Savci Cottier: Bu Comite’nin rasist oldugunu, ve Avrupa parlementosunun bu comitenin fes edilmesi için bir karari bululundugunu bilmiyormusunuz ? Perinçek : Talat pasa bir türk kahramanidir o kararlari tanimayiz. Butün bu kararlar Amerikan emperyalizmin kararlaridir seklinde cevaplandirdi. Savci Cottier  D. Perinçek ‘ e sordu : siz rasist misiniz ? Perinçek: ben mi rasist ? Savci Cottier Perinçeke: size soruyorum rasistmisiniz ?-Perinçek:bu bana hakarettir diye cevapladi. Hakim Winzap sordu Perinçek : Türk-Ermeni hükümetlerin ortak atadigi bagimsiz bir komission soykirim olmustur derse siz bu karari kabul edecekmisiniz? Perinçek birtürlü konuya girmedi,saginden solunden geçti. Hakim Winzap tekrar sorar : cevap veriniz sayin perinçek, EVET MI? HAYIR MI? Perincek yine uzati, sonunda Tanimam, çünkü soykirim olmamistir. Hakim Winzap : ok Sayin Perinçek sizi çok iyi anladim diyerek Perinçeke iliskin sorular bitti. Tamda bu esnada savunmalara (plaidoiries) baslamak üzere iken D. Perinçekin savunma avukati Laurent Moreillon mahkemenin bir ara kararina (Incidence) neden olacak talebi gelisiverdi. Moreillon sözlü talebinde anketin yetersiz oldugini, belgelerin ve ek bir inceleme anketinin yapilmasi gerekligi üstünde israrla durarak durusumayi erteleme talebinde bulundu.  Durusmanin bu asamsinda şok etkisi yaratan bu yeni durum karsisinda Davaci yani Isviçre-Ermeni dernegini avukati Philippe Nordmann hakime bu talebin gecikmeli bir talep oldugunu, tek amacin Perinçeki simdilikte olsa bir mahkümiyeten kurumak maksadina yönelik bir girisim, taktik oldugunu ve bundan dolayi red edilmesi talebinde bulundi.  Kamu adina hareket eden Savici Cottier de bu talebin davayi uzatici, savsaklayici (dilatoire) buldigini, eldeki bulgularin delilerin ötesinden bir sey getiremiyecegini söyliyerek hakimden Moreillonun talebinin rededilmesini istedi. Durusma hakimi Pierre-Henri Winzap taraflarin bu talepleri karsisinda bir ara karar almak için durusmaya 30 dakkika ara Verdi. Yarim saat süre doldugunda herkes salonda yerini tekrar aldi. Hakim Winzap Maître Moreillonun Yeni anket, belge, delil eksikligi incelenmesi talebini red edildigini, Iki seneden beri arastirma hakimi (Juge d’instruction) tarafinden devam eden arastirma-inceleme sürecinden avocet Moreillonun önerilerden bulunma sansi vardi bunu zamaninda yapmamasi vede mahkemenin soruglari bitirdigi ve savunmalara gecilecegi bir esnada bu ek anket ve delil arastirmasi talebi mahkemenin elinde var olan bilgi belge, delilin daha fazlasini saglayamayacagini, Moreillonun bu girisiminin sadece taktik bir girisim oldugu kanisina vardigini ve buu gerekçelerden dolayi talebi red edilmistir diyerek sözlerini tamamladi.  Moreillonun tabiki bu girisimi taktikseldi. Tek amaci Perinçeke mahkümiyet çiktigi taktirde bir üst Mahkemede itraz etiginde isitilme hakinin (droit d’être entendu) ihlaledildigini ileri sürebilmek içindi denilebilinir. Daha sonra savunmalara gecildi ve ilk söz hakkı davaci Tarafi olan Isviçre-Ermeni derneginin savunma avocati olan Maître Philippe Nordmann’a (ayni zamanda uluslararasi rasizme ve antisémitizme karsi mücadele lig’nin hukuk commissionu baskani) verildi ve Nordmann savunma söylevinde: Inkarin, ve inkarciligin soykirimi suçunun bir parçasi oldigini, Ermeni soykirimin tarihi bir olgu oldigini ve mahkemeden bu suçun devam etmemesini önlenmesini talep ediyoruz dedi. Hakim Winzap iddia makamina söz verdi.Savici Cottier, bu durusma bir negationisime durusmasi degildir,fakat inkarci (negationiste) sözler sarfeden bir sanigin durusmasidir. Tarihi bir karar almak sözkonusu degildir. Her yil burada karara baglanan 1500 ceza davasinden sadece bir tanesidir, ne fazla ne eksik. Bize Montesquieu den beri kuvetler ayriligini taniyoruz. Savci Cottier il çözülmesi gereken soru soykirimin varolusu, mevcudiyet. Tarihsel bir karar, politik bir karar sözkonusu degildir, fakat 261 bis madesine uygun hukuki bir pozisiyon. Bu durusmada soykirim oldu mu olmadi mi karari verilmiyecek, isviçre hakimleri gözünde Ermeni soykirimi kabul edilmis, taninmistir.  Federal hükümet message fasiculinda (2001) Federal hükümetin 15 kasim 2000 tarihli mesajinda Roma statusuna referansta bulunarak "Soykirimin eski bir fenomen oldugunu ve Ermenilere karsi 1915 te islenmis agir suçlarida kapsiyan 600'000 et 1'500'000 kurbani icine almaktadir. Bu temelde, isviçre mahkemeleri için isviçre cercevesinden, baska bir pozisiyonun olmasi mümkün degildir. Soykirim bir olgudur, mahkeme tarafinden taninmamistir fakat Isviçre devleti tarafinden taninmistir. Isviçre ulusal federal Meclisi isviçre halkinin iradesini belirlem organidir 90 kilo kagitla 90 yilik tarih silinmez, 1’000.000 sayfayla 1’000’000 kurban silinmez. Jean-Bernard Racine’nin kitabi cok interesandir, sadece bir hukukcu yazdiginden dolayi degil. Aadonian documenleri konusunda (Perinçek tarafinden itiraz ettiginden) bir tarafa birakalim andonian documenlarini, ihtiyacimiz yok bunlara, cünkü baska kaynaklar ve documenlar […] Madame Tessa Hofmann bizi etkiledi, ciddiyetle calisan bir kisinin intibasini verdi. Bay Yves Ternon sorunu iyi anlayan bir kimse, büyük bir objectiviteye sahip, ciddi, titiz,Tarihci olmadan evel bir cerahciydi, deride kullanilan (sccalpel) cerahi ince biçakla ile belirlenmis tamolarak nerde gerekiyorsa orda müdahale edecek bir cerah [M. Ternon tarihçi kariyerini yapmadan önce bir cerah idi Monsieur Kevorkian ciddi metod ve bir çok kaynakla çalismaktadir Bundan baska, uluslararasi bir çok taninma oldu. Bütün bu ulkelerin parlementolarinden güvensizlik hisedip onlarin gelisigüzel davrandigini idda edemeyiz.diyebiliriz ki bu ülkeler arasinda uzak ulkeler vardir, eski düsman ülkeler : Yunanistan, lübnan. Kalan diger ülkeler: belçika, Almanya, Kanada, fransa. Süçün maddi unsurlari gerçeklesmistir Ihlalin olusumunu saglayan elemenlar. 261 bis sadece bir tek soykirimi için yazilmadi fakat bütün soykirimlar için, ermeni soykirimida dahil. Oysaki sohou için herzaman inkarcilikten ayrilmayan, irkci dürtü kabuledilmisti. Genel yasalar butün kurbanlari ayni sekilde korumaya alir, bu iliski Ermeni soykirimi içinde geçerlidir Sanigin iyi niyetli olmasi durumu, sanik Perinçek biliyor miydi ki bu açiklamalariyle gerçegi inkar ettigini? Söylemlerinin süç teskil edip etmedigini bilmek açisinde, Sanik Perinçek, hukukçu, tarihçi, politikaci, her türlü olanaga sahip bundan dolayi Perinçek iyi niyetli oldugunu söyliyemez. Bunun delili kendisine sorulan asagidaki soruda saklidir: «sayat bagimsiz, tarafsiz bir arastirma komissiyonu,arastirmalari sonucunda gerçekte soykirimi olmistir dese kabul edecekmisiniz bu gercegi?» Sanik Perinçekin cevabi: Hayir, ben kendi kararimdi israrliyim bugün bile. Perincek komplodan söz ediyor, ve savas hukuku ile olup bitenleri dogrulamaya çalismaktadir.Perinçek sadece emperiyalist komplodan degil fakat Ermenileri saldiran taraf olarak göstermeye ve onlari sorumlu tutmaya çalismaktadir olan hadiselerde hakkınde. Bu durumda Ermenilere karsi bir ayirimcilik yapilmaktadir. Perinçek Talat basa komitesinin direksiyonunda bulunmaktadir. Sanik Perinçekin avocat, Maître Laurent moreillon ise anketin esikligini dile getirdi, Hakimin mümkün oldugunce bütün kaynaklara inmesi gerektigini, Mahkemeye, hangi experlere danistiniz? Sorusunu yöneterek, Sali günü (6 mart) 7-8 sahidi (tarihçi-yazar-sosyolog) dinlediniz, bunlardan bazilari soykiriminin olmadigini, bazilariyse oldigini söylediler. Bu durumda mahkeme bir karar verebilecek durumda degildir.Dahasi Isviçre Ermeni soykirimini tamamen kabul etmis degildir, çünkü Conseil national parlementonun sadece bir parçasini olusturmaktadir, soykirimi kantonlar meclisindende gecmesi gerekir. Avocat Moreillon göre yahudilere karsi nazilerin isledigi soykirimini olmadigini savunmak ifade özgürlüğü kapsamina giremiyecegini fakat Ermenilerin durumu farklidir. « delil eksikligi » mevcutur diyerk özetledi Perinçekin müdafasini.  Durusma saat 19 :00 dogru sona erdi. Hakim Winzap Cuma günü yani 9 mart saat 11:00 da Kararini aciklayacagini duyurdu. SON söz sanik D. Perinçeke verildi: Perinçek Isviçre ceza kanununun 261 bis maddesinin kendisine uygulanamayacagini iddia ederek, Isviçre Adalet bakani Christoph Blocherin Turkiye ziyareti sirasinda bu madeyi degistirecegini söyledigini, bununda bu madenin uygulanmasi konusunun ne kadar tartismali oldugunu ileri sürdü Perinçek bu dava burada olmamaliydi, bu tartismalar akademik alanlarda, universitelerde olmaliydi. Perinçek Türkiyenin jeopolitique konumundan dolayi Emperiyalistlerin tehditi altinda oldugunu ve ABD’nin K. Iraki Basamak olarak Kulanarak Türkiyeye, Suriye’ye ve irana yayilmak istemektedir “Ermeniler bizim kardeslerimizdir” ben karsilikli katliyamlar oldugunu, Sürgünler oldugunu kabul ediyorum ama soykirimi kabul etmiyorum. Bunu çünkü olmayan bir seyi kabul etmem. Benim hüküm giymem isviçrede ifade özgürlüğünün olmadigi anlamina gelecektir. Sayin baskan, bu anlatiklarimdan ve avukatimin anlatiklari işiginde beratimi istiyorum.  9 mart Cuma, saat 11:00 da mahkeme salonu tiklim tiklim dolmuştu ek sandaliye yerlestirilmisti. Büyük bir gazeteci ordusu doluşmustu Hakim Winzap Kararini sözlü olarak gerekcelendirerek açikladi. Bu karara gore: Isviçre kamuoyu görüsüne göre Ermeni soykirimi Adalet önünde açik, beli, tarihsel bir olgudur. Komplo teorisini, savas sartlarini ve hukukunu ileri sürerek Ermeni soykirimin uluslararasi bir yalan olarak nitelendirmek, igrençlikleri hakli göstermek, türk politikacisı D. Perinçeki açik beli olan rassit, nationalist sebebler harekete geçirmisti. Bu argumanlar Lozan Sulh Ceza Mehkemesi sanigin irk ayirimciligi suçunu islediginden dolayi 90 gün hapis cezası karşılığında her günü 100 İsviçre Frangı (yaklaşık 115 YTL) olmak üzere 9 bin İsviçre Frangı para cezasına çarptırildi ve bu cezayı iki yıl tecil ettirildi. Lozan Sulh Ceza Mahkemesi, bunun dışında sanik D. Perinçeki 3000.- İsviçre Frangı para cezasına çarptırdı. Sanik Perinçek, bu parayı hemen ödemediği takdirde 30 gün hapis yatmasına karar verdi. Perinçek, ayrıca sembolik olarak Isviçre-Ermeni dernegine ödeyecek. 1000 İsviçre Frangina mahküm edildi. Ayrica sanik Perinçek' Mahkeme masrafı olarak 5873 İsviçre Frangı ödemeye mahüküm edildi. D. Perinçek kendisi hakkinda dava açan Sarkis Şahinyan'a da 10 bin İsviçre Frangı ödemeye mahküm edildi.  Mahkemenin ilk günlerindeki sabir Mahkeme kararinin okunmasi esnasinda ve sonrasinda heme Ermeni diyasporasi hemde salonde bulunan turklerde yerini yogun bir heycana birakti. Denebilirki Isviçre adalet tarihinde ilk defa, belkide dünyada ik kez Ermeni soykirimi cezalandirilmis oldu. Bu sonuca varmak için, Mahkeme, ilk basta, bu davada hiç bir factual (olaysal) problémin olmadigi düsündu. Opfikon (Zürihte), Lozanda 2005 te herkes önünde, açikça sarfetmis olunan sözler sanik tarafindan Kabul edildigi, bu sözler açik bir biçimde soykirimi gerçegini inkarini hedefledigini, herhangi bir katliamin her zaman yasanin cezalandirma alanina düsmedigini,Hakim Pierre-Henri Winzap sözlerine ekledi. Cezalandirilabilinmesi için 1948 Uluslararasi konvonsiyonu ve Roma statusunun tanimladigi gibi bir soykirim tanimi sözkonusu olmalidir. Burdan yolla çikarak Mahkeme kendine hakli olarak su soruyu sordu: sadece uluslararasi mahkemelerce taninan soykirımlarin mi inkarciligi yasaklanmaktadir 261 bis tarafindan? Hakim Winzapin cevabi negatiftir. 261 bis madesinin texti uluslararasi herhangi bir taninmayi gerekli görmemektedir. Et bu yasada herhangi bir unutulmaya da eksiklik olarak anlasilmamalidir. Bu anti rasist normun kabul edilmesi esnasindaki Parlamanto tartismalari sirasinda örnek olarak ermeni katliamlarindan sözedildi,böylece doktorin de bu anti-rasist normin uygulanmasini Shoah ile sinirlandirmaz, fakat kabuledilmis, açik soykirimlarada uygulanir. Bir soykirimi bir uluslararasi mahkemece taninma ihtiyaci yoktur onun bir soykirimi degerine sahip olmasi için. Yeter ki taninmis olsun ve isviçrede taninmis olsun.  Federal parlamento (Conseil National) Ermeni soykirimini 2003 yilinda tanidi, anti rasist norme iliskin Isviçre hükümeti (conseil federal) yayinladigi messageda ermenilerin soykirimininden sözedilmis ve soykirimi inkarini krim olarak cezalandirmayi öngürmüstür. Isviçre okul kitaplarinden 1915 olaylarini soykirimi olarak degerlendirmektedir.Genevre hükümetin 2001 yilindeki resmi bir açiklamasi da Ermeni soykirimini Kabul görmus bir gercek olgu olarak Görmüstir. Yakin geçmiste ki Isviçre hükümetinin pozisiyonu hiç bir seyi degistiremez, çünkü bu organin politik motivationu, Türkiye ile iliskilerin gerilmemesi amacina yöneliktir. Hakim Winzap ayrica 20 den fazla ulke parlemantosu, Avropa Conseyi dahil bu soykirimini tanidilarini hatirlatti.  Sonuçte beliirlenmesi gereken olgu şu: D. Perincek kasten ( bilinçle, istekle) mi dedi “Ermeni soykirimi uluslararasi emperyalist bir yalandir” ve bu davranisi horgören,asagsayan sebebler mi dikte etti. Mahkeme Başkani, Winzap’a göre sanik D. Perinçek inkarciligin Isviçrede cezalandirildigini bilerek konusmalarin yapmistir. Sanik herhangi bir dikkatsizlik, dalginlikla bu sözleri sarf etmemistir. Hatta baskalarinin bütün argumanlarini boşaltana, tahliye edene kadar ileri gitmek ve pozisiyonunu asla degistirmiyecegini ve küstahçe söylemek, bundan israrli olmak. Sanigin suç islemedeki motivationun (mobile) tabiati bir çesit rasizim ve nationalizim karisimi olarak hakimlerin gözünden açikça görülmistir. Sanik zeki, provocateur ve küstah gibi görünmekte, hiç bir hafiflatici şartan istifade etmemesi düsünüldü. Mahkeme kararinin sözlü olarak Yüzüne okunmasindan sora, Perinçek görünür sekilde etkilenmisti. Hakimin kararinden. Hemen hakime itiraz yapacagini deklare etti Mahkeme salonunda. Gazetecilerde, bu Mahkeme kararinin tarafli olduğunu, emperyalist, rasist bir karar olduğunu söylemekten geri kalmadi.  Ş. ÖZDEMIR

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.