Siyaset

ERMENİ SORUNU

Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme

90 Yıl sonra ermeni sorunu Türkiyenin gündemine zorla oturtuldu. 90 yıldır Kürt sorunu gibi Ermeni sorunu da kanuşulması yasaktır ve tabu haline getirilmiştir.Kamuoyu öyle manupüle edilmiştirki böyle bir sorun yok sayılıyor ve türk düşmanları tarafından zorla gündeme getirildigi söyleniyor.. Bu kamuoyu öyle manupüle edilmişki, doğruları gerçekleri anlaması algılaması çok zordur. Vatan,bayrak millet siperlerinden hemen saldırıya geçiyorlar. Bunlarla bilimsel tartışma, demokratik zeminde diyalog geliştirmek mümkün değildir.Türklerin Ermeni sorununa yaklaşımı, kürt sorununa yaklaşımınında emarelerini gösteriyor. Türkler sorunu gerçekten tartışmak istemiyorlar. Türk başbakanı, Ermenistana çağrı yaparak, konunun tarihçıler tarafından tartışılmasını önerdi. Bu tartışmanın iki devletin tayin ettigi tarihciler tarafından yapılmasını öngörüyor. Bağımsız tarihçıler, bilimadamları ve diasporadaki Ermenilerin dışardan bırakılması demektir. Oysa Türk hükümeti de Ermeni hükümeti de olayın tarafıdırlar ve tarafsız bir komisyon oluşturmaları olayın tabiatına aykırıdır. Taraflardan biri mağdur biri faildir. Ermeni devleti ise olayın iki devlet arasında bir araştırma ile sınırlandırılması taraftarı değildir. Kamuoyunun, hatta dünya kamuoyunun, bilimadamlarının üniversitelerinin de böyle bir araştırmaya tartışmaya katılmasından yanadır.Türklerin kendi arşivlerini ne kadar bu araştırmaya sunacakları da kuşkuludur.Türk tarih kurumu yetkililrinin konu hakındaki tavirları ve tahlilleri öyle gösteriyorki, bu arşıvler, düzenleme adı altında, ayıklanmışlardır. Güneş balçıkla savanamaz. Tarihi olaylar, yaşanmışlar belgelerle çürütülemez. 90 yıldır tartışması yasaklanan Ermeni sorunu yıllardır türkiyeye uyarı şeklinde her 24 nisanda mesajlar gönderiliyordu, batı başkentlerinden. Türklerin tavrı, türk düşmanlarına hadlerini bildirme şeklinde oldu. Tabi bu hadbildirme önce icerdeki ermenilere veya konuyu gündeme getirmek istiyenleredir.Ancak batı başkentlerinde ve parlamentolarından ardarda Ermeni soykırım kararı alındıktan sonra hatta soykırımın inkar edilmesini suç sayma kararları alındıktan sonra, Türkler ne oluyoruz, önce sorunu konuşalım, bilim adamları araştırsın demeye başladılar. Bugüne kadar konuyu araştırmak istiyenleri vatan hainleri olarak cezalandıranlar konuyu tartırşmak araştırma istemleri samimi degil. Onlar Avrupa parlamentolarının kararlarını hükümsüz kılmak için tartışmak istiyorlar. Ama gerçekten tartışma istekleri varsa bu bir ilerlemedir. Ama bunun hiç bir belirtisi yoktur.
Türklerin ulus olarak ortaya çıkışının temelinde Rum ve Ermeni daha sonrada Kürt duşmanlığı yatmaktadır. Bu abartılı bir tespit değildir tarihsel bir gerçektir. Ulusların oluşumunda ortak düşmana karşı birleşmek ve ortak çıkarlarla ortak savunma güdüleri önemli roller oynar. Türk milliyetçiliğinin Ermeni veya Kürt milliyetçiliğinden daha gerici olmasının temelinde de bu düşmanlık yatmaktadır. Bu konuya daha sonra tarihsel gelişim içinde tekrar değineceğiz. Burada vurgulamak istediğimiz şudur. Ulus olarak tarih sahnesine çıkışının temelinde Ermeni düşmanlığı olan bir halk olayı bilimsel tartışma yetisini de yitirmiş demektir. Çünkü böyle bir tartışma dost düşman ikileminde çıkararak gerçek yalan, doğru yanlış ikilemine getirir ki, bu da türklerin uluslaşmasınan temel etkenine darbe vurmak olacaktır ki, türkler hemen bayrak vatan ulus siperlerine yatarlar.. Nitekim öyle olmaktadır. Uluslararası girişimler, türk başbakanın çağrısından cesaret alan 150 kadar prof. Titeli olan bilimadamı Boğazicin üniversitesinde imparatorlugun son yılları ve Ermeni sorununu tartışmak için bir konferans düzenlemek istediler. Türkler galyana geldiler. Düzenleyiciler tehdit edildi, muhalefet ve iktidar partileri yetkilileri, adalet bakanı vatan hainleri arkadan hançerliyenlar suçlamalarıyla toplantıyı yaptırmama kararı aldılar. Yök devreye girerek Bogaziçin üniversitene toplantıyı iptal ettirdi. Savcılar, okunmayan konuşma metinlerini katılımcılardan istiyerek soruşturma başlattı. Bu saldırı kampanyası ancak AB yetkililerinin uyarası üzerine durduruldu. Peki o zaman, türk tarafının sorunu tartışma çağrısının anlamı nedir. Türk devlet yetkilileri sorunu bilimsil zeminde tartışma niyetinde değil, onlar Avrupa ülkelerini bilimadamlarını, Ermeni diasporasını dıştalıyarak, sorunu sadece Ermeni devleti ile siyasi zeminde, kuvet bileşkesinde çözmek niyetindedir. Ermenistanının içinde bulunduğu sıkıntılı durumunda gündeme getirileceği, diplomatik ilişki, ticaret, sınırkapılarının açılışı, Karabağ sorunu ve Azerbaycanla barış gibi konuların gündeme getirileceği zeminde tarih komisyonunun sunacağı bir raporla konuyu sınırlayıp geçiştirmek niyetindedir. Türkler hic bir zaman kendi iç dinamikleriyle kendi tabularını kıramadılar, sorunları diyalog yolu ile çözemediler. Çünkü demokratik dimamik yok edilmiştir. Devletin resmi politikası ve ideolojisi dışında hiç bir güç, hükümet bile olsa bir davranış içine giremez. Bu ancak güçlü bir Batılı devletin desteği ile mümkün olur. Türkiyede Ermeni sorunu da böyle bir zorlama ile gündeme geldi. Türkiye gerçekten Ermeni sorununu tartışırsa, zorla bile olsa bu önemli ve radikal bir gelişmedir. Türkiye tarihi ile yüzleşmek zorunda kalacak ve yıllardır manüpüle edilmiş kitleler soke olacaklarıdr. Resmi tarihin bir çok yanlış yalan tahrifatları ortaya çıkarılacaktır.. Türkiye tarihindeki yanlışları, hataları soykırımları kabul etmeden geleceğe sağlıklı bir bakış geliştiremez , kürt sorununda ki yanış politikasından kurtulamaz.
İşin gerçeği nedir?
Ermeni sorunu nasil gelişti ve nasıl sonuçlaandı?

ERMENİ TARİHİNE KISA BİR BAKIŞ.

Burada, amacımız Ermeni tarihini araştırmak değil, fakat Ermeni katliamını anlıyabilmek,ve bugünü anlıyabilmek için tarihie kısaca da olsa değinmek gerekir.

Ermeniler orta doğu ve kafkasyanın bilinen en eski halklarındandır. Tarihteki bir çok uygarlıkların kurucusudurlar. Kürtlerle iç içi ve yanyana bir çok medeniyetler yaratmışlardır.Hiristiyanlıktan önce Ermeniler da kürtler gibi önce çok tanrılı dini daha sonra Zerdüşti dinini kabul etmişlerdi..
Ermeniler zaman zaman kendi kırallıklarını kurarak komşu halkları hakimiyetleri altına alırken, zaman zaman da komşu halkların hakimiyetinde yaşamışlardır.
Pers kralı Darius, Ermenistan ve Kürdistanı fehtetmeden önce Ermeniler bağımsız kıralıklar şeklinde yaşıyorlardı.Büyük iskender İ.Ö. 331 yılında Ermenistanı işgal eder.Fakat yüzyıl sonra Artavazde ll. Tekrar bağımsızlığını ilan ederek Pers ve kürtlerin saldırılarını önler. Daha sonra oğlu Tigran 30 yıl Ermeni kıralı olarak bölgede hakimiyetini sürdürür. İ.Ö 50 yılında Roma imparatoru ile anlaşma yaparak Pers saldırılarını önlemeye çalışıyor. Fakat bu tarihten sonra Ermenistan bazen Doğu roma imparatorluğunun, bazen Arasidilerin, daha sonra sasanilerin eğemenliğine girmiştir.
Sasanilerin hakim olduğu dönemde hırıstıyanlık bölgede hızla gelişiyordu. Sasaniler zerdüstü oldukları için hırıstıyanlığın gelişmesine kardış tedbirler alıyor ve hem Roma imp. Hem sasaniler bu yeni dinin kabul edenlere karşı savaş açmışlardı.
İ.S. 390 yıllında Hosrev lll. 392 yılında daVram Chapouh Ermeni doğu Ermenistan krallığının başına geçti. Ermeni Alfabesi bu dönemde icat edildi. 484 yılında Ermeni kıralı Firuz ve Vahan Mamokonyan döneminde iran ve roma ordularını yenerek Ermeni krallığının sınırlarını genişlettiler.
İslam ordularının Ermenistana girişi 640 yılıdır. Ermeniler bu dönemde hırıstıyanlışmıştı ve islam ordularına karşı şidetli direnişler gösterdiler. İki yıl süren savaşlardan sonra Arap orduları 642 yılında Dwine girdiler, 12. bin Ermeniyi öldürdüler 35 kişiyi de esir aldılar.
885 yılında Bagradit Achot Ermeni derebeyliklerini birleştirerek krallığını ilan ediyor.

Türk boylarının Ermenistan ve Kürdistan a akınlarına karşı değişik yerlerde direnişler oldu. Özellikle beylikler 1020 yılında başlıyan bu akınlara karşı güçlü direnişler gösterdi. Van daki Vaspurakan beyligi hem yerel kürt beyleriyle hem de roma imparatoru ile itifak kururarak türk akınlarını önlemeye çalışmış fakat yenilerek daha batıya doğru göc etmek zorunda kalmıştır.
Türklerin bölgeye girdikten sonraki tarih yeniden yazılmalı. Ancak tarih belgeler olmadan yazılmaz. Belgelerde uzun süre bölgede hakimyetini sürdüren ve hala da da eğemen olan türkler kendi bakışaçıları ile düzenlenmiş tek taraflı resmi tarihe kaynaklık eden belgelerdi. Tarih bilimcileri bu dönemi yeniden bilimin ışıgında araştırmalı, gerçekler açığa çıkarılmalıdır. Türk tarihçılerinin dedigi gibi, kahramanlarla korkaklar, kahpelerle yigitler savaşlarının geçtiği dönem değil. Kürtlerin olduğu kadar Ermenilerin de Türk işgalinden sonraki tarihleri bizce çok iyi bilinmemektedir.

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.