Siyaset

Erdoğan ve Büyükanıt ne konuşmuş olabilirler?

Kenan Fani Doðan · 04.05.2007 · 2 görüntülenme

Türk medyası bugün Erdoğan-Büyükanıt görüşmesini beklenmedik bir görüşme olarak lanse etmeye çalıştı. AKP'nin orduya bağlılığını bilen ve son gelişmeleri bu açıdan izleyenler için görüşmenin sürprizden ziyade beklenen bir görüşme olduğunu söylemek mümkün.   Görüşmede Güney'e müdahale niyetlerinin tartışıldığını söyleyenler de var. Bize göre zayıf hatta gerçekleşmesi mümkün olmayan bir varsayımdır. Olasılıklar üzerine siyaset yapmanın mahzurlarını gözardı etmeden, daha sağlıklı bir değerlendirmeye imkan sunacağı hesabıyla verili durumun incelenmesi gerekir. Türkiye'nin son siyasi manevraları ve dünyadaki yankıları dikkatle incelendiğinde Güney'e müdahalenin aşağıda açıkladığımız sebeplerden dolayı bu aşamada imkansız olduğu görülür.   1. Türkiye, Güney'e müdahale niyetlerini görücüye çıkararak zemin yokladı. Aynı amaçla yoğun bir diplomasi yürüterek taraftar edinmeye çalıştı. ABD ve AB'nin Türkiye'de önemli çıkarlarının bulunmakta olduğunun bilinciyle Türkiye'yi bugünkünden daha istikrasız bir konuma geriletebileceğinin şantajını askerlerin muhtırasıyla dillendirdi. Türkiye'nin beklentilerine İran da dahil olmak üzere olumlu yanıt veren bir tek devlet çıkmadı. Özellikle dünyanın büyük güçleri Türkiye'nin girişeceği bir maceraya beklemediği karşılıkları vereceklerinin açık ve anlaşılır mesajlarını verdiler.   2. Güney Kürdistan Yönetimi, Türkiye'nin işgal denemesine kararlı bir şekilde karşı koyacağını tereddütsüz bir şekilde belirtmek suretiyle hem konumunu güçlendirdi hem de ciddi bir hazırlığa girişti. Güney'in kararlılığı Türkiye için önemli bir caydırıcılıktır.   3. Türkiye, olağan koşullarda bile savaşacak güçten yoksun bir ülkedir. Türkiye'de kesinleşmiş bir seçim kararı vardır. Alınan seçim kararını diğer seçimlerden ayıran özellik genel seçimlerle birlikte cumhurbaşkanlığı seçiminin de aynı zaman dilimine yayılmış olmasıdır. Türkiye bir yandan iki seçim yapmanın eşiğindeyken öte yandan savaşamaz.   4. Alınmış seçim kararını, daha da önemlisi cumhurbaşkanlığı seçimine dair anayasa hükümlerini çiğneyerek savaşa kalkışabilmek için önce parlamentoyu iskat etmek gerekir. Diğer bir deyişle askeri darbe gerekir. Türk parlamentosu zaten seçim kararı almıştır. Bu durumda askeri darbenin gerekçeleri siyaseten ortadan kaldırılmıştır. Alınan seçim kararının bizatihi kendisi başarıya ulaşmış bir darbenin kanıtıdır. Askeri darbe teşebbüsüne karşı açık tepkiler alan askerlerin seçim arefesinde daha da ileri gidebilmelerine maddeten imkan olmadığı gibi askeri bir yönetim oluşturmaya gerek de kalmamıştır.   Geriye, Ordu-AKP mutabakatının üzerinde değişiklikler yapılması öngörülen anayasa ve seçim kanunu hükümleri üzerinde pazarlık etmiş olabilecekleri seçeneği kalıyor. % 10 barajının muhafaza edilerek kürt muhalefetinin parlamento dışı bırakılması pekala görüşülmüş olabilir. Seçim kararını verdirenin askerler olduğu gerçeğini hatırımızdan çıkarmadan DTP belediye başkanlarına ve aylar öncesinden planlanmış seçimde aday olması muhtemel kürt siyasetçilerine uygulanan toplu tutuklama furyasına bakmak gerekir. Bağımsız aday ihtimalinden dahi ürken ordu, ehlileştirebildiklerine seçim vizesi verirken mecliste milletinden yana tavır alacağı intibaı verenleri aylar öncesinden haklarında davalar açtırarak 'adli rehine' pozisyonunda tutmaktadır. Türk devlet yetkilerinin her görüşmesini Güney'e müdahale hazırlığı olarak yorumlamaya kalkışmak bu nedenle kürtlere kakalanan her kazığı "Öcalan'ın sağlığına" sarmalayarak gizleyebileceğini sanan siyasi sığlığı çağrıştırıyor. Büyükanıt, iyi hazırlanmış planın sekteye uğramaması için Erdoğan'la görüşme ihtiyacı hissetmiştir. Kuşkusuz, görüşülen ve üzerinde anlaşılan başka konular da vardır. Ordunun, hepsi aynı ağızdan çığırsa bile parti bolluğundan rahatsızlık duymakta olduğunun, Ağar gibi miadı dolmuş suçluları safra atarcasına elimine ederek 'iyi çocuklar' imajını güçlendirmeyi arzuladığının işaretleri var. Bütün bunlar aynı zamanda AKP-Ordu ikilisinin müşterekleridir. Açıklanmadığı için detaylarını bilemiyoruz. Görüşmenin türkleri ilgilendiren yönünün değerlendirmesini türk siyasetçilerine bırakıyoruz. SerbestiAkt: F.D  

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.