Siyaset

ÊDÎ BES E! AMA NASIL?

Akt. B.Ç. · 03.02.2008 · 2 görüntülenme

ÊDÎ BES E! AMA NASIL? Hejarê Şamil Kürdlerden gıcık duyan Türkler okuyup hiç de sevinmesin. Tam tersine, şoven Türklerin üzülmesi gereken bir yazıdır bu; Kürdlere kazandıracak garezsiz ve açık bir tartışma örneğidir bu. PKK ile birlikte hareket ettiğim dönemlerde APO’cu sayıldım. Güney Kürdistan’daki gelişmeleri savunduğum günlerde “Barzanici” sanıldım. Bu görüşler yanlış. “Apo”cu olduğum dönemlerde “Barzanici”ydim. “Barzani”ci olarak suçlandığım bu günlerde “Apo”cuyum. Hiç birinden değilim aslında. Sıradan bir Kürdüm. Halkıma kazandıranlara rağbet besler, kaybettirenlere tepki duyarım. A.Öcalan’ın ve M.Barzani’nin tüm başarıları benim, yani halkımındır. Onların yanlışları kendilerine aittir. Evet, siyaset bu kadar acımasızdır. A.Öcalan’ın Güney Kürdistan’la ilgili “İkinci İsrail” tanımlamasını, “Türkler bizi anlamadı, Güneyli Kürdlere olanaklar sundu”, “Türkiye’nin desteği ile Kuzey Irak’ta ABD güdümlü bir Kürdistan kuruluyor” açıklamaları talihsiz açıklamalar olmuştur. Ama unutmayalım ki, bu açıklamaların yapıldığı yer TÜRK ZİNDANIDIR! Mesud ve Necirvan Barzani’lerin (onlar özgür ortamda bulunmaktadırlar ve de geniş olanaklara sahiptirler) PKK’nin “terörist” olduğunu ima eden, “bize dokunmayan yılan bin yaşasın”, “bize dokunmayın ama PKK’nin kökünü kazıyın” anlamındaki açıklamaları talihsiz açıklamalar olup bu temelde Türklere sundukları olanaklar üzücü örnekleridir. Halkımıza kaybettiren, kaynağını bölgeselcilik ve aileselcilikten alan yaklaşımlardır; “Bir Kürdistan kuruldu, elden gitmesin” retoriği ile süslense dahi. Fakat Özgür Kürdistan’ı korumanın yolu kardeşe ve halkımızın 30 yıllık mücadele değerlerine sırt çevirmekle olmaz. Türkiye yüz bin tonlarca bomba yağdırdı Kürdistan dağlarına. Gülümüz-çiçeğimiz, kezvanımız-cevizimiz… katledildi, insanlarımız kanlarında gömüldü. Özgürlük ruhumuza tecavüz edildi. Günlerce Barzanilerden tepki bekledim. Kürdistan Bölge Hükümeti Başkanı “Siviller katledildi, bu harekâtı kınıyoruz” deme cesareti buldu nihayet kendisinde. Sivilleri vurmayın da, dağımızı-taşımızı, ovamızı-ormanımızı yakıp-yıkmakta, “bizden olmayan” her Kürdün annesini bellemekte serbestsiniz, bize dokunmadıkça Özgür Kürdistan’da “özgürce” hareket edebilirsiniz demenin açıklamasıdır bu. Bu açıklamanın başka tür algılanması imkânsızdır. Mesut Barzani’nin “Bugünden bile Kürdler birbirine silah kaldırmayacaktır” açıklamasını sevgiyle, överek ve böbürlenerek bu köşeye taşıdık aylar öncesinde. Bu açıklamasından dolayı kendisine en akli selim Kürd lideri misyonu biçtik. Sayın Mesut Barzani, Size direk ve katıksız bir soru soracağım: Siz halkımızın duygularını, inancını, güvenini, sui-istimal etme hakkını ve gücünü nereden buluyorsunuz? Siyaset yapıyoruz mu diyeceksiniz? Af edersiniz, böylesi siyaseti, onun kaynaklarını ve varacağı sonuçları iyi biliyoruz. Böylesi siyaseti Şeyh Mahmud Berzenci de, Sımko Şıkaki de, biraz daha ileri gidersek İdrisi Bidlisi de yapmıştı. Kazanamadılar ve en başta da kazandıramadılar halkımıza. TC’liler sivil halkı öldürmeseydi, kendilerini kınamayacaktınız, değil mi? Sivil olan Kürdle, sivil olmayan Kürd arasında fark çok mu büyüktür Sizin gözünüzde? Bir Barzan’lı silahlı peşmerge ile ABD’de eğitim almış ve eli silah görmemiş başka bir Barzan’lı aydın arasındaki farktan bahsediyorum!? “Kürdler bundan sonra birbirine silah kaldırmayacak” açıklamanızdaki samimiyete nasıl inanalım? Kürd Kürdü öldürmesin, ama başka birisinin Kürdün toprağında Kürdü öldürmesine sesimizi çıkarmayız demektir mi bu? Sizin açıklamanızdan çıkan tek sonuç budur. Ve Kürdler arası barış konusunda samimiyetiniz şüphe altına girmiştir. Bunu telafi edebilecek misiniz? İnanın, eğer telafi edemezseniz, Sizin Kuzey Kürdistan’daki kitle kazanma yönlü başarılarınız ile Kürd katili AKP’nin Kürdistan’daki seçim başarıları arasında bir fark kalmayacaktır. Ve her ikiniz de Kuzeyde kaybedeceksiniz. Bunu şundan biliyorum; halkımızın tamamı Sizleri Özgür Kürdistan’ın liderleri olarak destekledi ve daha da destekleyecekler. Ama bilin ki, Sizler henüz bu desteğin hakkını yeterince vermiş değilsiniz. Bu desteğin hakkını nasıl verebilirsiniz, biliyor musunuz? Kürdistan’ın her çiçeğinin yaşama hakkını savunacaksınız. Her ağacını, her taşını, her tavşanını savunacaksınız. Kürdistan’da sivil insanların katledilişinden üzüntü duymak yetmez, onları korumanın yollarını bulacaksınız. Ne benim, ne Sizin, ne de bir gayri Kürdün babasının mülkü olmayan Kürdistan dağlarında Kürdistan sevdasıyla çile çeken Mardinli, Erbilli, Senendeçli, Kobanili gençlerin sevdalarına saygılı olacaksınız. Açık konuşuyorum; bugün neredeyse Abdullah Öcalan’ın 1996’larda Kürd halkı nezdinde sahip olduğu otoriteyi yakalamış bulunuyorsunuz. Shekspire ne demişti: “Zirveye çıkmak kolaydır, orada dikiş tutturmak zordur”. Dikiş tuttura bilecek misiniz? Her günlük gelişme ile ilgili bir yazı yazdım. Yayınlattıklarım, yazdıklarımın yüzde birini bile kapsamıyor. İçime gömüyorum yazılarımı. İçime gömdüklerim, Kürd dünyasındaki ilkesizlikleri deşifre eden yazılardır. Bugün patladım artık. “EDÎ BESE!” “Edi bese!” yanlız Türk zulmüne karşı söylenmemelidir. Kürdlerin kendi içlerinde yaşadıkları ilkesizliklere karşı da “Edi Bese!” denilmelidir!” Parçacılık siyasetine “Edî Bese!” PKK, DTP, PDK, YNK, YNDK, Rizgari, Elçi, Bucak, Burkay ... parçacılığına “Edî Bese!” Güneyciliğe “Edî Bese!” Kuzeyciliğe “Edî Bese!” Mahabadcılığa “Edî Bese!” Amedciliğe “Edî Bese!” Apoculuğa “Edî Bese!” Barzanicilğe “Edî Bese!” KÜRDİSTANCILIĞIA: “ERÎ!” Ve bu ünlem işaretinden sonra yazıp yayınlatmadığım yüzlerce yazıdan birisini buraya eklemek istedim:

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.