BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Alixan Aras · 22.07.2005 · 2 görüntülenme
Politik yasamimizi analizler, tartismalar, çikarilan sonuçlar ve kararlar olmaksizin doldurmak mümkün degildir. Ancak ; biz kuzeyliler 5-6 senedir politik mucadelemizi ileriye tasiyacak yolaçici analizler ve tartismalar yapmis degiliz. Kollektif ama örgutlu tartismalarin kenarindan bile yakalanamamistir. Saniyorum, kaybettigimiz politik dinamizme denk dusen bir konumda analiz yapma ve tartisma nosyonumuzu nerdeyse kaybetmisiz.
Bir çok boyutuyla degerlendirildiginde, konumumuz itibariyla biz kuzeyliler, butun bir yuzyil boyunca hiç bir zaman içine dusmedigimiz bir konuma dustugumuzu açikça kabullenmeliyiz. Siyasi dinamiklerin ve örgutlerin zayifligi, analiz yapma ve sonuç alici tartismalar yurutme sartlarini oldukça zayiflatmistir.
Hep elestiren, ama siyasi örgutlere yardimci olabilecek analizler ortaya çikaramayan « örgütsüz » aydinlarimizin da durumu iç açici degildir ; suskunluklari devam ediyor. Yasanan olumsuzluklar, teslimiyet ve ihanet süreci onlari daha kötü bir konuma dusurmustur. Sorumluluklarin « paylasilmasi » dogalligi çerçevesinde, siyasi örgütlerin yani sira aydinlarimizin da yetmezligi sorgulanmalidir.
Sorumluluk sadece örgutlere ait olamayacagina göre siyasi parti ve ögütlerden « kaçan » aydinlarimizin da elestirilmeleri gerekiyor. « Bagimsiz aydin » olma dönemi kapanmistir. Bu bilinçle hareket etmeyen ve bu donemin çoktan evrilip kapandiginin farkinda olmayan aydinlar çok yogun bir konformizim dönemini yasamaktadirlar .
Konformizim aydinlarda bulunur elbette ve bu bilinen bir durumdur, ancak aydinsal üretimin duraganligi oldukça genis bir kapsama oturmustur. Ciddi eksikligi duyulan bu üretimdir. Fakat; öyle görülüyor ki yol açici fikri üretim yine de 1974-75lerde oldugu gibi örgütlü aydinlardan gelecektir. Ne var ki ; hiç bir biçimi ve içerigiyle ayni kapsam ve derinlikte olmayacaktir bu. Artik çok açik bir biçimde kelimenin gerçek manasiyla bilindigi gibi, Kurdistan aydini, devrimci fikrin kuramcisi ve örgütleyicisi konumundadir.
Butun diger milletlerde oldugu gibi bizde de tarihsel olmasi bakimindan soruna yaklasildiginda esas problematigin aydinlar açisindan bu misyonun oldugu görulmektedir. Kurdistanda, bir çok sebep yani sira aydinlarimizin hem fikri bakimdan ve hem de fiziksel olarak « yorgun » dustuklerini görmek pekala mümkün.
Düsünsel alanda, on bes seneden beri dünyada cereyan eden degisim ve dönüsümlere paralel bir gelisme içine giremeyen aydinlarimiz kendi zorluklari baglaminda belli bir vehameti yasamaktadirlar. 80li ve 90li yillarda oldukça hirpalanip yipratilan ve bastirilan aydinlar hala esas olarak kendilerine gelmis degildirler.
Benim gözlemim sudur ki ; yeni siyasi dinamikler ortaya çikmadigi surece bu durumda esas itibariyla bir degisiklik yasanmayacaktir. Bir çoklarimiz bu gözlemi paylasmaktadir. Yine bir çoklarimizin bildigi gibi, bu dönem kendi fikri kuramcilarini ve örgütleyicilerini eninde sonunda çikaracaktir.Mesele sudur ; bugune kadar var olan fikri ve örgütsel zeminlerde mi yoksa esas itibariyla bundan « bagimsiz » kulvarlarda mi yeni fikri ve örgütsel dinamikler ortaya çikacaktir ?
Diyalektik gelisme seyri içinde dogal olarak bugune kadar var olan fikirler ve örgutler etki yaratmaya devam etmektedirler. Bu hem olumludur ; çunku bir devamliligi saglamaktadir, hemde olumsuz bir rol oynamaktadir ; çunku yeni dusunce tarzlarinin ortaya çikmasini geciktirmektedir. Devrimci fikirlerin terkedilmesi, Kurdistan aydinlarini, bir çoklarinin sandigi gibi « özgürlestirmemistir ». Sadece bir uçtan diger uca savrulmalar yasanmistir.
Buda öyle sanildigi gibi « özgurlesme » degil, esasinda, kaynagini burjuva kapitalist sistemden alan, ekononik esitligi ve siyasi özgurlugu red etmeyi fazilet sayan hakim gerici akimlarin guçlu etkisine girmedir.
Devrimci fikirler pasif konuma duserek, buyuk politik gerçeklik içinde kitle ayaklanmalarina , ve halk devrimlerine ilham kaynagi olmayi surdurememistir. Dolayisiyla, gelismislik bakimindan ortalamanin ustunde olmayan Kurdistan aydinlari da yeni bir yol tutturacaklarina genel gidisata « teslim » olmuslardir. O bakima, liberal globalizasyonun yol açtigi ekonomik siddete ve muazzam esitsizlige ragmen, aydinlarimiz, kapitalizmin ve emperyalizmin elestirilmesini bir tarafa birakmislardir.
Aydinsal dinamizmi korelten ve pasif konuma dusuren önemli bir etkende budur. Oysaki, elestirilerle beslenmeyen bir aydin « ölü » aydindir.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.