Siyaset

Düşmanın Beşinci Kolu:Kürd islamcıları......

ARÝS ARDA · 06.07.2006 · 1 görüntülenme

  Ben bugün AFP’nin yayınladıĝı „Ansar El Islam“ın şefi Mella Karker’in açıklamalarını okuduĝumda 1992-3 yılında Pişder mıntıkasında „Islamî Hareketin“ faaliyetleri bir film şeriti gibi gözlerim önüne geldi...O dönemler Kürdistan Parlamentosu seçilmış, Kürdistan Hükümeti oluşmuştu... Kürdlerin askeri güçleride günden güne daha örgütlü bir duruma geliyordu.. Ama, „Buztnewey Islami“ ne Kürdistan Parlamentosunu, ne Kürdistan Hükümetini ve ne de Kürdistan Savunma güçlerini tanıyordu.. Islamiler Kürdlerin tüm sözkonusu tarihsel kurumlarını „şeytani“, „kafir“ diye deĝerlendiriyor ve karşı tavır alıyorlardı..Onların o dönemler çok ciddi ekonomik, siyasi ve askeri dış yardımları vardı... Kürdistan’ın her köyünde mantar gibi camiler türemeye başlamıştı.. Islami çevreler bir yandan Kürdistan Hükümetine parelel olarak „islam ordusunu“ oluştururken, diĝer yandan sahip oldukları ekonomik destekle yürütükleri „Sosyal faaliyetler“ sayesinde her geçen gün gelişiyorlardı...Islami hareketin gösterdiĝi gelişme sokkaklarda çok daha açık bir şekilde görülüyordu.. Islami harekete baĝlı askeri güçlerin elinde yeni silahlar ve üstlerinde yeni elbiseler hemen göze çarpıyordu.... Geçmişte Ranya ve Qeladıza sokakları alışık olduĝumuz Kürd renkleriyle, kadınların Kürd milli giysileriyle cıvıl-cıvıl canlı bir görünüm sergilerken, islami hareket geliştikçe, kadınlar kara çarşaflara, erkekler bıyık yerine sakal uzatmaya başladılar.. Pişder mıntıkası aniden sakallıların ve kara çarşaflı kadınların hüküm sürdüĝü yada hakim olduĝu bir diyar haline gelmeye başladı.. Neyse daha sonra „Buzutnewey Islami“ kırsal kesime çıkarak askeri faaliyetlerini daha da yoĝunlaştırdı.. YNK gelecek tehlikeyi gördüĝünden dolayı askeri mudahalede bulundu ve Şeyh Osman esir aldı.. Böylelikle büyük bir tehlikenin yolu tıkanırken, ama daha sonra oluşacak olan „Ansar El Islam“ gibi daha radikal yapılanmalarında başlangıcı oldu....Aynı durumu KDP Bedînan mıntıkasında „Yekgirtuyi Islami“yle yaşadı.. Bir çok defa var olan örgütlenme bürolarını kapatmak zorunda kaldı..Bugün Norveç’te ilticacı olarak yaşiyan Mella Karker yine sert açıklamalardan bulunuyor.. Mella Karker AFP’ye yaptıĝı açıklamada „ Ebu Musab El Zarqawi bir şehidtir.. Onun ölümü kötü bir şey, fakat ben üzgün deĝilim... Çünkü o cenete gitti“ diyor..Mella Karker daha önceleride bir açıklama yapmış ve „Bin Laden’ın islam dünyasının altın tacı „ olduĝunu söylemişti.. Mella Karker yine son açıklamasında „ Usama Bin Laden’in iyi bir adam olduĝunu ve kendisine uzun ömürler dilediĝini ve Bush yönetimine karşı mücadele eden iyi bir müslüman“ olduĝunu söylüyor..Mella Karker Kürdçe çıkan „Awine“ gazetesine yaptıĝı „kendimi Usama için feda ederim“ yönündeki açıklamasını reddediyor.. Ama, ülkesi olan Irak’a „özgür bir insan olarak dönerek, Amerika ve Ingiliz güçlerine karşı savaşacaĝını“ söylüyor... Çünkü „Kürd“ Mella Karker’e göre Amerika onun ülkesi olan Irak’ın „uygarlıĝını, kültürünü, ekonomisini ve dilini“ yok ediyor...Aslında bu söylemi tuturan Sadece Mella Karker deĝil, bugün Kürdistan’da legal faaliyet yürüten „Islami Hareketin“ politbüro üyesi Kamil Haci Ali „Kurdistani Niwê“ gazetesine yaptıĝı açıklamada „ Ben El Qaide örgütünün müslüman olmadıĝını söyleyemem... Onların hâtâları var.. Ama zulme karşı cihad yapıyorlar“diyor.Bugün Kürdistan Parlamentosunda ve Irak Parlamentosunda üyesi bulunan „Komelay Islami“ adlı örgütün Emiri Ali Bapir’de Medya gazetesine yaptıĝı açıklamada „Amerika’nın Zerqawi gibi bir müslümanı öldürdüĝü için üzgün olduĝunu, Zerqawi’nin mücadelesinin meşru olduĝunu“ söyleyebiliyor..Ali Bapîr’in eski silah arkadaşı, 1991‘den itibaren „Bizutnewey Islami“ saflarına katılan ve daha sonra „Ensari Islami“ yüksek şurasında yer alan Namiq Germiyani olarak bilinen Kelarlı Namiq Kerim 3 hafta önce Zarqawi’yle aynı evde öldürüldü..„Kürd“ islami çevreleri 2001 yılından 2003 yılına kadar Zarqawi gibi teröristleri Kürdistan’ın Hewraman mıntıkasında barındırdılar... Daha başka bir çok Arap ülkesinden gelen Araplar, Hewraman Kürdlerini terörize ettiler, islam adına Kürdlerin tüm deĝerleriyle oynadılar.. Eski Baasçı Ebu Wahil gibi bir arap Hewraman hakimi olmuş ve Kürdlerin nasıl yaşıyacaĝını o karar veriyordu.... Yine bu islami çevreler, bölgede bulunan Naqşibendi Şeyhlerinin türbelerinin Kürdler tarafından ziyaret edilmesini yasaklamışlardı.. Daha sonra 18 Temmuz gecesi Ebu Wahil Naqşibendi Şeyhi, Şeyh Husamedin’in türbesini yıkarak, kemiklerini ortadan kaldırdılar... Ebu Wahil gibileri Kerkük vb Kürdistan şehirlerinin Kürdlük simalarını deĝiştirmek amacıyla Kürd mezarlıklarını yok etme tecrubelerini Kürd islamcıların desteĝiyle Naqşibendi Şeyhlerinin türbelerini „putperestlik“ diye yok edebiliyorlardı. „Ensari Islam“ gibi terörist gruplar Hewraman’daki varlıĝını 2003 yılında ABD’nin hava ve YNK’nin kara saldırıları neticesinde kaybetti.. Ama, iki yıl boyunca bölgede Iran ve bir dizi Arap rejiminin desteĝiyle tam bir orta çaĝ rejimini kurmuşlardı.... Kürd govendleri, Kürd stranları, Kürd kadın giysileri tümden yasaklanmış ve tam olarak bir vahşet rejimi kurmuşlardı.. Bu iki yıllık sürecin yaratabildiĝi tahribatı „Helebçe Monumentin“ yakılmasında da görmüştük...Naqşibendi Şeyhlerinin türbesini yıkarak insanların dini deĝerlerine ve Helebçe monumetini yakarak ulusal deĝerlerimize saldırdılar.... Bugün yine Mella Karkerler, Mella Aliler,uygun koşulları bekliyorlar.. Hewlêr’de Şeyh Zanaları kısa bir süre önce görmüştük......

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.