Siyaset

Düşmana Düşman Demek Gerek

Sinan KARAÇALI · 01.02.2007 · 2 görüntülenme

 Türk egemenlik sahipleri, hükümetten muhalefete, MİT’en Orduya, basından üniversite çevrelerine, deyim yerindeyse istisnalar hariç Türk toplumun tümü Kerkük'teki Türkmen 'kardeşleri' koruma adına Kürdistan’ın güneyini işgal edilmesini seslendiriyor, dahası istiyor. Sınıra yüzbinlerce asker yığıyor. TBMM’inde kapalı oturumlar düzenliyor. Irak ve dünyada ne kadar anti-Kürd terörist grup varsa değişik isimler adı altında konferanslar düzenliyor. Ne kadar anti-Kürd çevre varsa hepsini seferber ediyor. Amaç bellidir. Kerkük’ün özgür Kürdistan’a katılmasını ve bağımsız Kürd devlet ilanını engelemektir. Gerekçe olarak ileri sürdükleri PKK’ye karşı mücadele sadece „kırmızı çizgileri“ne haklılık kazandırmak için işin bahanesidir. Onların PKK ve önderi ile bir sorunları yoktur.Onlar, Genelkurmay alayları. * * *Türkler terbiyetsizleşiyor. Haddini aşıyor. Neymiş efendim? Türkmen kardeşlerinin haklarını koruma görevleri varmış. Peki bu görevi onlara kim vermiş? Türkmenler, TC devletinin vatandaşımı ki, haklarını korusun?Uluslararası bir anlaşma böyle bir yükümlülük mü onlara yüklemiş? Bunların hiç birisi olmadığına göre dertleri üzüm yemek değil, bağcı dövmekse o başka şey. Ama başkalarını dövmeye gidenin başına çuval geçirildiği unutulmasın. Bizden hani komşuluk uyarısı. Dinlerler mi, yoksa çuvalı kafalarına geçirmeyi bir daha kabullenirler mi oda onların sorunun.Ben ayırım yapmadan şunu net olarak söylüyorum.Kendine Türk’üm diyenler istisnalar hariç haddini bilmeyen mahluklardır.Bunun doğru olmadığını söyleyenler ahlak dersi vereceklerine tersini ispatlasınlar.Bana Kürdler karşısında olumlu tek bir duruşunu söylesinler.Söyleyemezler.Buna rağmen olmayan bir şeyi varmış gibi bir hava veriliyorsa düşmana benzeme budur.Çünkü varı yok, yoku var saymak Türk ahlakıdır.Bunu söylediğimde bazı arkadaşlar, bunun „genel Türk eleştirisi“ deyip rahatsız olacaklarına ne hikmetse kafalarındaki „ayırımı“ bizimle paylaşmaktan itina ediyorlar.Burada soru şudur:Bu arkadaşların kafasındaki „Kürd dostu“ Türk kimdir?Önce zahmet olmasın bunu bir açıklasınlar.O zaman daha somut konuşuruz.Bunu yapamazlar.O zaman kimseye ahlak dersi vermesinler.Ben şunu iddia ediyorum.İstisnalar hariç Türk toplumu bir bütün olarak Kürd düşmanlığı yapmaktadır. Türk’ün Kürdistan’ın Kuzeyinde yaşayan biz Kürdlere yaklaşımını bir yana bırakıyorum.Peki Kürdistan’ın Güneyinde yaşayan kardeşlerimizden ne istiyorlar?„Soydaşlarım“ diye diye timsal gözyaşı dökmenin sebebi harbiyesini nedir? Peki bugüne kadar nerdeydiler? Dost ve mittefik bildikleri Saddam, Türkmenleri yerleşik yerlerinden sürerken gıkları çıktı mı? Yaptıkların kabullenilemez dendi mi? Peki şimdi Türkmenlere karşı bu hassasiyetlerinin nedeni nedir?Kürd düşmanlığı olmanın ötesinde başka bir sebeb var mı? Kürdler, yapılan bir yanlışlığı düzeltiyorlar. Yerlerinden zorla edilen Kürd, Asuri, Keldani, Türkmenleri eski yerlerine dönmesini sağlıyorlar. Peki sıkıntı nedir?Kürdler yaptığı için karşı çıkılıyor. Türk’e göre Kürdlerde kim ki, haksızlıkları çözsün. İşte yanıldıklarıda bu ya. Kürdlerin engelenemez yükselişi Türk’ü deli divaneye çevirmiş. Sonları xér değil. Bu gidişle kafalarına daha çok çuval geçirilir. Onlarda o kafa, eloğlunda güç oldukça sonra kafalarına daha çok çuval geçirirler. * * *Şimdi Arap, Fars ve Türklerin toplum olarak ABD’nin Irak işgaline karşı niye çıktıkları daha iyi anlaşılıyor.ABD’nin Irak işgaline karşı çıkanların kimliğinin ve esas amaçlarının ne olduğunun sorgulanması Kürd siyasal önderliği açısından vazgeçilemez bir görevdir. Irak işgaline karşı çıkan güçlerin “barışsever” niteliklerinden kaynaklanmıyor. Hele Kürdistan’ı egemenliğinde bulunduran devletlerin ve bu devlet sınırları içinde yaşayan egemen milletlerin tüm kesimlerinin bu noktada buluşması tesadüf değildir. Onlar, şunu görüyorlar. ABD’nin Irak işgali ile bölge sömürgeci devletlerin meşruiyetinin tartışma masasına geldiği ve parçalamalarının kaçınılmaz olduğunu gördüler. Bunu kendi varlık nedenlerinin yokoluşuna yol açtığına yorumladılar. İşte bu nedenle ezen millet saflarında sınıf ayırımı yapmadan tüm ırkçı ve milliyetçi kesimler aynı noktada buluştular.Bu da toplumun tamamına yakın demektir.“Bir kamuoyu araştırmasına göre Türklerin yüzde 78'i Irak'a müdahaleden yana.” (Boris Kalnoky)Diğer yüzde 22’ide Kürdler olmak üzere Kürd dostu azınlıklar.Burada bir sıkıntı var mı?Peki sormazlar mı, hani Kürd dostu Türk?Diyebilirler ki, işgale karşı çıkan Türklerde var.Çok doğru, ama Türk toplumunda işgale karşı çıkanların gerekçeside iğrenç.“Artık yeter bizim Kürdlere yaptığımız zülum” içermiyor. Karşı çıkış nedenleri devlete karşı duydukları kar ve zarar kaygılarındadır.Bunların işgalı savunanlardan farkı yok.Burada sınıf ayırımı yok.Bu konuda toplumsal bir uzlaşı var.Toplum olarak düşman konumundadır.Bunu görmek gerekir.İyi düşman kötü düşman olmaz.Düşman düşmandır.Düşman Arap, Fars ve Türk toplumlarıdır.Bu toplumlar içindeki sınıf ayırımı göz önünde bulundurularak, bu sınıf düşman, bu sınıf dost ayırımına gitmekte yanlış.Bunu yapan niyeti ne olursa olsun hedef şaşırttığından dolayı Kürd’e zarar verir.Bu toplumlarda Kürd dostu demokrat insanlar yok mudur deniliyorsa var, ama az.Bu nedenle istisnalar kaideyi bozmaz diyorum.Bu anlaşılırsa Kürdlerin düşmanlarına karşı nasıl konumlanması gerektiğide kendiliğinden anlaşılır. Düşmanla ayrışmaya hizmet eder.Milli refleksleri canlı kılar.Bu az şey midir?Eğer az şey değil diyorsak düşman hakkında pembe hayaller yaymaktan sakınmak gerek.Bunu her yurtsever Kürd’ün yapması gerek.İyisimi düşmana düşman demek gerek.Tüm Kürdçülere sevgi ve saygılarımla...Bu vesileyle 1 Şubat 2004 Şehitlerini saygıyla anıyorum01 Ocak 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.