BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Mamed deriki · 15.11.2007 · 2 görüntülenme
DTP’li Ankara’yı bırakıp Amed’e gelmeli DTP’nin Üzerinde yine kara bulutlar dolaşıyor. 1992–94 yıllarında olduğu gibi ve film başa sarılıyor… Tahammülsüzlük had safhada!Aslında son olaylar da, DTP’nin Meclise girmesiyle alakalı. Çünkü ilk günden belliydi, Ordu, CHP, MHP ve Türk Medyası buna tahammül edemeyeceği.DTP Mecliste olursa, Kurd’lerin bir temsilcisi olacaktı (…) zaten temsil falan da yok ya, yinede adını-Kimliğini-varlığını söyleyen birileriydiler. Ama Onlar(TC), bunu bile inkâr ediyorlar.En önemlisi de Ortak bir sorun olan “Kurd sorunu” en çok DTP’li dile getiriyor çözelim diye. Net olmasalar bile dile getiriyorlar. Oysa bu “sorun”en çok onların (TC) ‘başını ağrıtıyor’ Ağrıtmak az gelir, gözünü kör ediyor/edecek. Onlar hala ‘vücudumun/muzun kalan kısmı sağlam ya’ diyor. Yani “Böyle bir sorun yok ki, PKK sorunu var, Terör sorunu var.” diyorlar… Ve Onlar terörist iken!* * *KURD’LER NE İSTER? Zaten DTP Kurd’lerin ne istediğini bilseydi yada çekinmeden istediklerini söyleyebilselerdi ve/veya kurd’ler arasında bir mutabakat olsaydı, bunlar DTP’lilerin başına gelmezdi. Gelmeyecekti! Mesela, DTP’nin yanlış çözüm önerileri ve politik beklentilerden bir kaçı;AB uyum süreci veya AB üyeliği ile; Yeni kanunlar, Özgürlükler, zenginlik falan ile çözülebileceğini düşünmeniz çok ama çok saflık idi. Yani tam bir tutarsızlık, bilmezlik!... Onlar ise, buna inanıyorlar (!)“Demokratik haklar” dediniz. Bunun çözüm olmayacağını Onlar da biliyor, biz de biliyoruz, siz de biliyorsunuz. Siz bunu kullanmaya devam ettiniz. Çözüm olmayacağını bile bile…“Demokratik haklar” serbest dolaşım, mal-mülk edinme, Okula gidip Türkçeyi öğrenme (!) falan mı? … AK parti yi muhatap gibi gösterip, onu hedef almanız bir yanılgı, bir çıkmazlık… Oysa kötüler arasından iyiyi görmek-seçmek gerekirken!“Demokratik Muhtariyet” Diyorsunuz. Bunun da çözüm olmayacağını bilmelisiniz/bilmeliydiniz. Hele hele 20–25 bölge ile gündeme getirmek… Oda nedense!Peki, ne kaldı demeyin. Neyin kaldığını söyleyeyim ben size. Siz şiddetten yana değilsiniz, bunu biliyoruz. Fakat Onlar, Çözümü şiddette arıyorlar. Onun için ciddiye alınmıyorsunuz, istenmiyorsunuz. Ki, ‘Barış’ diyorsunuz alay ediyorlar. Nerdeyse ‘Barış’ kelimesini yasaklayacaklar. Yasaklamamasının tek sebebi, belki de yasaklaya yasaklaya kullanacakları kelime kalmadı da ondan yasaklamıyorlar. Ama ‘barış’ denildiğinde, tüyleri diken diken olduğunu fark ediyoruz, “Kürt” kelimesinde olduğu gibiOnlar, sizi ciddiye almaya bilir, istemeye bilir. Fakat biz size ve yurtseverliğinize inanıyoruz. Artı’larınız ile Eksi’leriniz ile… Sizinle olmalıyız ve de sizinleyiz!Çözüm ise, Federasyondur. Tam bir Federasyon! Ve de bizi (kurd-Türk) birbirimize bağlayacak bir federasyon olmalı... Elbette onlar, bunu kolay kolay istemeyecektir. İstemeyeceği için, sizi çetelere hedef gösterecektir, sizi linç etmeye çalışacaktır ve sizi Meclis’ten silah zoruyla da olsa atacaktır!… Kendinize yazık etmeyiniz ve bizi de daha fazla üzmeyiniz ve geri gelin! Evet, geri gelin! Onlar, tek çözüm seçeneğine inanıyor O da ‘Şiddet’ Bize de bu seçeneği bırakıyorlar Maalesef… Geçenlerde, DTP’ye karşı yürütülen tahammülsüzlüğü, şiddeti ve linçi tartışıyorduk; Bir arkadaşım “keşke bunları da 94 te olduğu gibi, yine meclisten atsalar” dedi. (kendisi DTP’li) Birisi de (Avukat-DTP li Yönetici) “keşkeee” deyip “gelsin Diyarbekir de bir dernek kusun daha iyi… Ve adı da, ‘Diyarbakır ve çevre il’leri yönetme derneği’ olsun” demişti. Burada da hemfikirdik… Dolayısıyla çoğu Kurd biliyor, Kurd halkına Şiddetten başka kapı, başka yol bırakılmadığını.Gerçekten de gelin Diyarbekir’de Bir dernek kurun! Adını da “ Diyarbakır ve çevre il’leri yönetme derneği” Onların meclisinden daha iyi ve daha yararlı olacaktır. Ta ki Onlar size muhtaç olana kadar “aman bilâder gelin, birlikte çözelim, siz asında barış severmişsiniz” diyene kadar.Seçimleri ve onlar (İnkârcı TC) ile olan her şeyi boykot etmek varken Gitmek hataydı, hatada ısrar etmeyiniz. Ankara Meclisini onlara bırakın, Ankara’da gözümüz yok. Sadece kardeş demiştik birlikte olalım demiştik ki, yıllarca yüzümüz Ankara’ya dönüktü. Oysa Onlar mirasın üstüne oturmuş, kalkmak istemiyor. Yani “Nuh diyor Peygamber demiyor” O halde gelin Diyarbekir’de bir dernek kurun. Ankara’dan daha faydalı olacaktır. Ki, bize Amed Meclisi lazım.14.11.2007Mamed Dêrikîmderiki@windowslive.com
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.