BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
DR. Mahmud Osman · 26.09.2005 · 2 görüntülenme
Newroz /Aso Gazetesinden Cev: Aso Zagrosi Dr. Mahmud Osman: „ABD, Anayasyi hazirlayan tüm taraflar üzerine baski kurmustu“..Ünlü Kürd siyaset adami, Anayasayi Yazim Komisyonun üyesi Dr. Mahmud Osman, Amerikanin Anayasayi Yazim Komisyonunun üzerine cok büyük bir baski kurdugunu ve simdi kendilerini „hazir olmayanlar“ olarak adlandiran kesimlerinin Anayasayi yazim calismalarina katilmalari icin israrli oldugunu acikladi. Dr. Mahmud Osman bu durumuda Anayasayi yazim sürecinde bir hata olarak degerlendirdi.Dr. Mahmud Osman, Aso Gazetesine verdigi özel söyleside söyle dedi: „Baskan Bush’un yönetimi Amerikan kamuoyunun baskisi altindadir. Bundan dolayi Anayasayi yazim sürecinde dakikadan dakikaya somut sonuclari bekliyorlardi. Amaclari dünyaya Irak siyasetini nasil planlamislarsa, öyle gitigini anlatmakti“...Kürdlerin tüm ulusal istemlerinin Anayasada yer alip almadigi meselesinde ise Dr. Mahmud Osman söyle dedi: „Hayir.. Biz istediklerimizi elde edemedik.. Biz, bagimsiz bir Kürd devletini kurmak amaciyla kendi kaderini tayin hakkini Anayasaya yerlestirmeyi umuyorduk.. Türkiye, Irak, Iran ve Suriye arasinda parcalanan Kürdler, tüm dünya milletleri gibi özgür ve bagimsiz devlet kurma hakkina sahiptir. Gelecekte de bunun gerceklesmesini umuyoruz.. Ama simdi biz demokratik Irak’in cercevesinde Federal Kürdistan Bölgesini kurmak istiyoruz. Ben, Kürdistan halkinin istemlerinin büyük bir cogunlugunun Anayasa taslagina yerlestirildigi kanisindayim.. Bu yasada elde ettigimiz kazanimlar Gecici Idare Yasasindan daha fazladir. Bu Anayasa tüm istemlerimizi tatmin etmemesine ragmen, elde edilen kazanimlar kabullenilir , diye bilirim.Biz Amerika ve Birlesmis Milletlerin varligina ragmen, Sii, Sünni ve diger kesimlerle görüsmeler yapiyorduk. Böyle bir ortamda her istedigini elde edemezsiniz.. Diger taraflarinda istemleri var. Bunun icin bir kazanimi elde etmek icin sende bir sey vermelisin.Fakat,ben genel olarak Anayasada temel noktalar üzerine karar verildigi kanisindaydim. Örnegin: Federal devletin kurulmasi,Kürdistan Hükümetinin taninmasi, Kürdistan icin özel Anayasanin olusumu, Gecici Idare Yasasinin 58. Maddesinin tatbik edilmesi, Kürdistan Bölgesinin sahip oldugu yetkilerinin taninmasi, Yüksek Anayasa Mahkemesinin olusumu, Anayasanin giris bölümünde gönüllü birliginin taninmasi ki, yine giris bölümünde bu Anayasanin cignenmesi gönüllü birliginin yikilmasi anlamina geldigi vb... en önemli istemleri elde edebildik. Kürdistanda yasiyan Türkmen, Asuri ve Keldani gibi etnik azinliklarin haklarini, Êzidi gibi dinsel azinliklarin haklarini acik bir sekilde savunan, baski kuran ve Anayasaya yerlestirenler Kürdlerdi. Ben bu meselede görüldügü gibi Kürd siyasal önderliginin digerlerine göre dünyaya daha acik oldugu kanisindayim. Pesmergelere iliskin de uygun bir cözüm bulundu. Anayasa da polis ve Bölgenin ic güvenlik güclerinin yaninda Bölge Savunma Gücleri adi altinda yer aldi“..Irak yöneticilerinin gelecekteki görevlerine iliskin Dr. Mahmud Osman söyle dedi: „ Irak yöneticilerinin gelecekte en temel görevleri, ilk önce bu Anayasanin kabul edilmesi icin calismak, sonra Temsilciler Meclisinin secimlerini gerceklestirmek ve daha sonrada Anayasa da yer alan maddeleri oldugu gibi uygulamaya koymaktir..Kürdistanda ise, en acil görev Kürdistan Hükümetinin iki idaresini birlestirmek, Kürdlerin ortak iradesi devami icin, Kürd Evinin icini düzenlemek gerekir. Simdi kadar elde ettigimiz tüm kazanimlar, Kürd siyasal önderliginin, Kürdistan halkini olusturan tüm katmanlarin ve birleskenlerin birligi sayesindedir“.....Ayica Dr. Mahmud Osman, Kürd önderlerinin Anayasayi yazim süreci icindeki rollerinide degerlendirerek söyle dedi: „ Kürd önderleri Anayasaya iliskin tartismalarin en temel unsuruydular. Toplantilarin büyük cogunlugu ya Cumhurbaskani Mam Celal’in bürosunda yada Kürdistan Baskani Kek Mesud’un ecinde yapiliyordu. Bu da taraflarin görüslerinin yakinlasmasi icin Kürdlerin sahip olduklari rollü gösteriyor. Kürd tarafi, iraklilar arasi görüsmelerin basarisizlik sonuclanmamasi ve sonradan Iraktaki siyasi prosesi ve Anayasanin yazim sürecinin yenilgiyle sonuclanma sebebiyle sorumlu tutulmamak cok israrli davrandilar. Simdi de her vicdanli insan Kürd önderlerinin bu olumlu rollünü tanimak zorundadir. ABD ve Birlesmis Milletlerinde temsilcileri de Kürdlerin oynadiklari bu role sahitlik yapabilirler. Kürdlerin tüm istemleri elde edilmemesine ragmen, genel olarak süreci basarili olarak degerlendirebiliriz“..Aso gazetesi Dr. Mahmud Osman’a bir Kürd devletinin olusumu ve razi edenlerin sonucuna razi olmak arasinda büyük bir fark var. Acaba siz, Irak’ta Anayasa yazim sürecinin basarili olmasi icin cok mu uzlasmaya gitiniz? Özellikle bugün bir cok cevre Amerkanin Kürdler üzerine baski yapmadigini söylüyor?Sorulan soruya cevaben Dr. Mahmud Osman: „ Kendi kaderini tayin hakki bizim temel istemlerimizden biriydi. Kürdistan Parlamentosu bu hakkin Anayasada yer almasini istemisti. Bu hakkida iki secim dönemi boyunca uygulamisti. Onlar, Anayasanin cignemesi ve Kürd halkina yönelik imha politikalarina dönme durumlarinda referandum talep ederek ve kendi kaderini tayin hakkini kullanmasini istiyordu.. Bunuda Anayasal bu boyutta tasimak istiyordu. Fakat, biz bu hakkin Güney Siilerinin de sahip olmasini savunmamiza ragmen, bu istemimiz yerine gelmedi. Sünni Araplar bu istemlerimizi Irak’in bölünmesinin bir baslangici olarak degerlendirdiler.. Amerika ve Ingiltere de onlari destekleyerek, bizim üzerimize cok yogun bir baski kurdular. Onlar, Irak’ta Iraklilar arasinda yeni bir siyasi Antlasma yapmak istediklerini yenilediler. Bundan dolayi biz Kürdler olarak yalniz kaldik. Ortalama bir zeminde bulusuldu ve acik bir sekil söyle formule edildi Irak, özgür ve gönülü birlik üzerine kurulmustur. Bir birlik Anayasa ihlal edilene kadar devam eder...diye. Eger Anayasa ihlal edilirse, Iraki olusturanlar arasinda birbirlerine olan bagliliklari da sona erer.. Bu da Anayasanin giris bölümünde yer aliyor. Bizim uzlasmaya gitigimiz baska bir mesele daha var, o da Kürdistan’a geri dönmesi gereken sorunlu olmayan Kürd bölgeleridir. Örnek olarak tümden Kürdlerin oturdugu bazi bölgeleri varki, Arap Eyaletlerine baglanmislar. Bunlar, Sengal, Xaniqin, Sêxan, Mexmur ve baska bir kac yer daha... Bu Kürd bölgelerine iliskin hic bir baska milletin talebi olmamistir. Eski rejim bu bölgeleri cesitli Arap Eyaletlerine baglamisti. Biz bu bölgelerin Kürdistan Bölgesine geri dönmelerini talep ettik. Fakat bu talebimiz yerinne gelmedi. 58. Madde 2007 yilina kadar ertelendi. Biz siyasi sürecin yenilgisinin sorumlulugunu üstümüze almamak icin bu uzlasmaya gitik. Musade ediniz, size bizim Anayasa görüsmelerinin basarili olmasi icin israrimiza iliskin bir örnek vereyim.. Irak’in kimligine iliskin Siiler, Sünniler , Arap dünyasi ve diger Arap cevreleri arasinda vardi. Biz Irak’in Arap milletinin bir parcasi olarak konulmasini kabul edemeyecegimizi söyledik. Cünkü, biz baska bir milletiz. Ayrica Türkmen, Asuri ve Keldanilerde farklidirlar ve Arap vatanin bir parcalari degiller. Bununla birlikte biz dedik ki, biz baska bir bicimde antlasmaya variz: Biz Irak’i cevresindeki Arap ve islami cevrelerden koparmak istemiyoruz, dedik. Bunun icin bir öneride bulunduk. Biz Irak’in cok uluslu, cok dinli oldugunu, Irak’in Arap Birliginin kurucusu oldugunu, Islam Ülkeleri Örgütünün üyesi oldugunu yada Irak, Arap ve Islam dünyasin bir parcasi oldugunu Anayasaya yazilabilinir dedik. Fakat sunuda söyledik: Irak’in Arap milletinin bir parcasi olarak yerlestirilmesini reddediyoruz... Sonuc olarak Irak’in islam dünyasinin bir parcasi oldugunu ve Irak Araplarininda Arap milletinin bir parcasi oldugu konusunda anlastik. Irak’in kimligine iliskin olan bu hatanin biz Kürdlerle bir iliskisi yok. Bu sorun Irak Araplari icindeki bir sorundur. Bize yönelik yapilan elestiriler dogru degildir. Bana göre bu hatanin hâlâ devam etmesinin nedeni, Bagdat’ta bulunan Kürd fraksiyonun zayifligindan kaynaklaniyor. Simdi kadar bu tip seylere aciklik getirebilecek ve görüsmelerde üzerine konusulanlari anlatacak bir resmi basin sözcüleri yok. Kürd kamuoyu bilgileri Kürd önderliginden ve kaynaklarindan alabiliyor. Fakat, Arap kamuoyunun Kürd tavrini bilmesi önemlidir. Kürd basinin zayifligindan dolayi bu gerceklestirilemedi. Bundan dolayidir Kürdler töhbet altinda birakiliyor.Aso gazetesinin Kürd Önderligi devamli olarak Amerikalilarin baski yaptigini reddediyor, ama siz sürekli olarak baskilardan söz ediyorsunuz, dogruluk nerede ve bazilarida Amerikalilarin Anayasayi yaptigini söylüyorlar yönündeki sorulara Dr. Mahmud Osman: „ Gercekten Amerikalilarin amaclari Anayasanin yazilmasiydi ve bu konuda onlar, isin üzerine anlasilan zaman icinde Iraklilara göre daha israrliydilar. Baskan Bush’un yönetimi Amerikan kamuoyunun baskisi altindadir. Bundan dolayi Anayasayi yazim sürecinde madde madde takip edip ve somut sonuclari bekliyorlardi. Amaclari dünyaya Irak siyasetini nasil planlamislarsa, öyle gitigini anlatmakti... Bundan dolayi tüm taraflarla ayri ayri görüsüp ve üzerine baski uyguluyorlardi. Bu baskilar bazen olumlu bir rol oynarken bazende tersi bir rol oynuyordu. Baskilarin olmadigini söylemek dogru degildir. Cünkü Amerikalilar Irak’taki siyasal sürecin esas taraflarindan biridirler“..Aso Gazetesinin Anayasanin bir maddesinde Yüksek Federal Mahkeme’nin bir grup hukukcu ve din alimlerinden olusumundan söz ediliyor, acabu bu Iran’da var olan „Mecmehi Teshqisi Mesleh’eti Nizami“nin bir benzeri degilmidir? Ve sonradan Islam devletinin yerlestirilmesi yönündeki soruya Dr. Mahmud Osman söyle cevapladi:“ Irandaki yapilanmayla ayni olduguna inanmiyorum.. Bana göre Sii ve Sünnilerin Anayasa’ya islami bir renk verme yönünde israrlari var. Örnegin din ve devlet islerini örgütleyen Anayasa maddesi söyle diyor: Islam yasamanin temel bir kaynagidir.. Biz buna karsi Islamin yasamanin esas kaynaklarindan biri oldugunu önerdik.. Fakat, önerimiz reddedildi.Ikinci Maddenin bir bendi hic bir yasanin islamin temel prensiplerine ters düsmemesi gerekir, diye bir belirleme var. Hatta Sünniler icinde Islamin yasamanin tek kaynagi oldugunu savunanlar vardi. Biz bir öneri de bulunduk ve bu önerimiz de kabul görmedi. Bu iki maddede anlasamadik. Amerikalilarda onlari destekledi. Bundan dolayi biz bir yasanin demokrasi ve insan haklarina da ters düsmemesi gerekir önerisini yaptik.Kadin haklarina iliskin diger taraflarin Medeni kanununu yeniden düzenlemek icin daha fazla istemleri olmasina, vatandaslarin bas vuracagi yasa ve mezhep acisindan özgür oldugu yönünde anlastik.Parlamentoda bazilari kadinlarin %25 oranindaki kontenjanina karsi cikiyordu ve bunun sadece iki secim dönemi icin gecerli olmasini istiyorlardi. Ama biz buna karsi ciktik ve kadin temsilcilerinin orani eski yasada formüle edildigi gibi kalmasini istedik“.Aso gazetesinin acaba kadinlar Anayasadan daha önce var olan haklarini kayip mi ettiler? Acaba bu kadin haklari acisindan bir yenilgi degilmidir? Yönündeki soruya, Dr. Mahmud Osman: „ Evet“ diye cevapliyor ve ekliyor: „ medeni kanun kanusunda israrli olunmamasi bir gerilemedir. Fakat, Parlamentoda bazi kesimler vardi ki, kadinlarin %25 kotasina dahi karsiydilar. Eger bizim israrimiz olmasaydi, kadinlar bu oranida elde edemezlerdi“ ded.Amerikalar, anayasiyi yazim tartismalari sürecine katilmalarina ragmen nasil insan özgürlügü prensiplerine tezat olan islamin temel emirlerinin Anayasada yer almasina yol verdiler yönündeki Aso Gazetesinin sorusuna ise Mahmud Osman: „ Amerika dünya ölcüsünde teröre karsi bir savas yürütmektedir. Ne yazik ki, bazi islami cevreler teröre bas vurdular. Bundan dolayi ABD, islam dünyasina islama karsi olmadigini, hatta saygi gösterdigini göstermek istiyor. Amerikanin bu genel tutumu hem Afganistan ve hemde Irak’ta Anayasanin yaziminda rol oynadi“....Sünni Araplarin rol aldiklari sorunlar ve son dönemlerde Anayasayi reddetmeleri ve var olan siyasi süreci baltalamak icin gelecekteki referanduma iliskin tehditleri konusunda Dr. Mahmud Osman: „ Sünnilerin belirlenmis bir Mercisi yok. Fakat Siilerin, kendi aralarindan sorunlar ortaya ciktigi zaman, basvurduklari yüksek bir Mercileri var. Biz Kürdlerinde bir Mercimiz var.. Acikca söylemek gerekirse, partileri Kürdistan Parlamentosunda cogunlugu olusturan ve Kürdistan Hükümetine yöneten iki Kürd lideri, Talabani ve Barzani dir. Fakat Sünnilerin bir Mercisi yok.. Güclü bir yada iki partileride yok. Sünnilerin dinleyebilecekleri ve onlari temsil edebilecek bir yada iki din adamlarida yok. Onlar, kendi aralarinda cok bölünmüsler. Amerika ve Ingilterenin cabalari ve bizim sürecin basarisi icin Sünnilerin katilimi icin israrimiza bagli olarak, üzün süre onlarla sürece katilmalari iliskiler saglandi. Baslangicta biz Amerikalilara söylemistik: Onlarin getirdikleri Sünniler, tüm Sünnileri temsil etmiyorlar ve onlarin icinde eski Baascilar var. Biz onlari Sünni temsilcileri olarak kabul edemeyiz. Onlarda acik bir sekilde Sünnileri temsil edemediklerini itiraf ettiler. Onlarda kendilerini „hazir olamayanlarin“ temsilcileri olarak nitelendiriyorlardi. Baslangicta bunlarin Sünnilerin temsilcileri olarak getirilmeleri bir hataydi. Anayasayi Yazim Komisyonuna katildiklari zamanda biz bazilarina Baasci gecmislerinden dolayi elestirdik ve Amerikalilarida haberdar etmistik. Fakat, Amerikalilar bizden onlari kabul etmemiz icin ricadan bulundular. Amerikalilar öyle saniyordu ki, onlarin „direnisciler“ üzerinde etkileri var. Ama sonradan böyle bir seyin olmadigi ortaya cikti. Daha sonra bu kisiler komisyonlarda yer aldilar. Tüm kararlarin konsensus temelinde alinacagi yönünde anlasma saglandi. Temelde bir grup hatayi iceriyordu.. Fakat önemli olan bu kesimler tüm Sünnileri temsil etmiyorlar. Sünnilerin önemli bir kesimi bu Anayasaya razi degil. Ama, bununla birlikte Sünnilerin tüm kesimleriyle iliski saglamak ve görüsmek gerekir. Özellikle asiret, parti ve sivil kurumlarla iliskiye gecip, siyasi sürece ve referanduma katilmalari onlarin cikarina oldugunu anlatmak gerekir“...Daha sonra Mahmud Osman Sünnilerin Referandumda tümdem reddetmeleri durumda var olan siyasi sürecin yeniden sifirdan baslamasi gerekir dedi...
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.