BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Veysel MERÝÇ · 05.10.2005 · 2 görüntülenme
Bir düsünün! Türk ulusu, Türk halki, Türk toplumu, Türk devleti, Türk ordusu, Türk polisi, Türk ekonomisi, Türk dili, Türk kültürü vs. kavramlar herkesce kabul edilir ve kullanilir. Hic kimse bu kavramlarin yanlisligini iddia etmez. Etmeside gercegi ifade etmez. Fakat sistemin „ortak“ literatürünü kullanan Türk sol hareketleri, kendi acmazlarini asmak icin „Türk solu“ kavraminin yanlisligina kafayi takmis. Bu kavramin yanlisligini ispat etmek icin bin dereden su getirirler. Niye bu tartismayi sürdürürler dememek gerekir. Sebebsiz degildir. Sikintilari vardir. Dedik ya; Türk egemenlik sisteminin Türk halkina güvenmemesi, herseyi devsirmelere havale etmesi yaklasim ve yaptirimi „sol“a da yansimistir. Sistem kaynakli „ortak“ literatürü kullanan Türk sol hareketleri, izledigi politika ile Türkiye devriminin dinamiklerini sömürgeci sisteme kazandirmislardir. Bu sefer Kürdistan´a yönelmislerdir. Dahasi sömürgeci sistem icazetli sol´unu bu alanda görevli kilmistir. Sistem Türk halkini kazanmissa bunlarada Türk olmayan ulus ve ulusal azinlik halklara ulasmak kalir. Bu ayni zamanda sisteminde yaptiginin sol adina yapmasi demektir. Bunun icinde buna uygun bir kavrama ihtiyac duyulur. „Türk sol“ kavrami buna dar gelir. Bunun yerine „Türkiye solu“ kavramini kullanirlar. Kuskusuz Türkiye devrimci hareketin bu kavrami kullanmasi yanlis degildir. Fakat onlarin amaci farklidir. Peki degisen ne olur? Esek ayni esek olduktan sonra semer degistirmek care midir? „´Türk solu´ kavraminin kökeni sömürgecilik teorisidir…Türk solu deyip küfür eder gibi konusulmamalidir…´Türk solu´ nakarati bayatlanmistir artik. – Sanki asagilar gibi Türk solu, Kürt solu, baska ?... Evet ortada cokca kullanilan ´Türkler´ ve ´ Kürtler´ söylemi vardir, bu Kürt milliyetcilerinin bakis acisi sonucu ortaya cikarilan kavramlardir… Kürtler kim ?... yani mafiyasi, isbirlikcisi, feodal agasi, tefeci-tücari, MIT, ajan, it kopuguyla bütün Kürtler bizim midir ? Türkler kim ? Isbirlikci tekeller, büyük toprak sahipleri, MGK, ordu, burjuva partileri, hatta MHP, polis, ceteler hepsi bizim midir ? … Bunlari düsünmek zamani degil midir artik ? Bu kavramlar, tanimlar nereden cikti ? Anlamak ve anlatmak zamani degil midir ?“ ( Bagimsizlik ve Demokrasi Yolunda Kurtulus. Sayi. 31. Sf. 21-22. 21 Mayis 1999.) Alintinin sonunda baslayalim. Sayilan tüm it kopuklari bizim. Bu oruspo cocuklari, bizim oruspo cocuklarimiz. Bir ulustan bahsediyorsak, ulus bir bütündür. Ezen ve ezileniyle, sömüren ve sömürülenleriyle, hain ve yurtseveriyle, bir bütünün farkli yanlaridir. Eger bir ulustan bahsediyorsak, bu Kürt olur, Türk olur fark etmez; bu böyledir. Hic bir ulus saf ve ari degildir. Iyi ile kötünün, pezefenk ile namuslunun, ileri ile gerinin, yurtsever ile hainin, ezen ile ezilenin, sömüren ile sömürülenin varoldugu toplumsal bir kategoridir. Bu kabullensede kabullenilmesede bu bir gercektir. Dahasi Türkler ve Kürtler kavramina karsi cikan TC devletinden icazetli sistemin “solu”da bu kavramlari kullanir. Kendileri kullandiklarinda dogru, baskalari kullandiklarinda yanlis mi olur? Böyle bir cifte standart olur mu?Bunlar, üzerinde durulacak önemli seyler degildir dememek lazim. Sistemin “sol” Kemalist gücleri, buna kafayi takmasinin nedeni vardir. Bir bildikleri vardir. Bir amaclari vardir. Onlara göre kendi disindakiler, bu kavramlari kullaniyorsa mutlaka bunun arkasinda bir bit yenigi vardir demektir. Hele bu kavramlari Kürdistanli yurtseveri, miliyetcileri ve devrimcileri kullaniyorlarsa bu bir o kadar daha tehlikelidir. Cünkü, “devletin ülkesi ve milliyetiyle bölünmez bütünlügü” tehlikeye girer. Bu nedenle herkes bu kavramlari kullanabilir, ama bir tek Kürtler bunu yapamazlar. Mantik ve yaklasimlari budur. Korkulari var. Korkulari TC devletinin korkularidir.TC devletinden icazetli ihanet odaklari niye “Türk solu” kavramindan korkar? Niye kendine hakaret sayar? Söyledikleri ve yazdiklari bunun izahati degildir. Cünkü kendileride Türk ile baslayan sayisiz kavram kullanir. Bu kavramlari kullanma yanlista degildir. Fakat sorun “Türk solu” kavrami olunca kalayi basiyorlar. “Olmaz böyle bir sey. Bize bunu söyleyemesiniz. Bu bize hakarettir.” vs. süren zirvaliklar seslendiriyorlar. Bunu anlamakta zorluk cekiyoruz demeyecegiz. Cünkü zikredilen yaklasimin arkasindaki gizli emeli iyi biliyoruz Bir ulus, bir halk ve onlara ait ne varsa kendi öz ismiyle ifade edildiginde dogru olurda “sol “ denildiginde bir itiraz varsa bu sorgulanmalidir. Aslinda buna itiraz edenlerin hakli yanlarida yok degildir. Cünkü “Türk solu” diye bir sol´da yoktur. Türk sol hareketleri hareket edenlerin cogu sagda solda devsirilmis unsurlardir. Bu nedenle bunlara „Türk solu „ demektense Devsirilmis Sol demek daha dogru olur. Devsirilmisin zoruna bakin. Türkler, Kürtler, Türk solu denildiginde zorlarina gidiyormus. Peki ikide bir „Türk ulusal onuruyla övünc duyma“ diyen sen degil misin ? Peki „Türk solu“ denildiginde bu utangaclik niye? Bu telefuz edildiginde batiginiz ihanet aciga ciktiginda mi akliniza geliyor? Eger yaptiginiz utanc duyulacak bir seyse bundan daha hala israr niye? Bir aynaya bakin. Göreceginiz resim devrimci bir resim degildir. Kendi degisleriyle „Halk kitleleri nezdinde büyük ölcüde mesruiyet kaybetmistir.“ Eger burada kendilerine „Biz buraya neden ve nasil deldik ? „ sorusunu sorarlarsa gercek resimlerinide görmüs olurlar. Uzun bir tarih var. Bu sürecte gözü kara bir pratik var. Binlerce eylem var. Binlerce ölü var. Devrimci argümanlarla süslü bir ajitasyon ve propaganda var. Eger tüm bunlara ragmen „Halk kitleleri nezdinde devrimci hareket büyük ölcüde mesruiyet kaybetmistir“ deniliyorsa bunun sorgulanmasi gerekmiyor mu? Bunun nedeni „Kürt milliyetciligi „ olabilir mi? Olmayacagini kendileride bilir. O halde tikanikligin nedeni nereden aranmalidir? Bunun adresi sömürgeci sistemin „ortak „ literatürünü kullanan Türk sol hareketin teori ve pratigidir. Artik bazi seylerin ayrismasi zamanidir. Kimse kendine „enternasyonalizm „ kilifi altinda ülkesine, ulusuna, halkina ihanet ederek „devrimcilik „ yapamaz. Kendi ülkesine, ulusuna ve halkina yabancilasanlarin, baskalasanlarin halklara verecegi kandir, gözyasidir. TC devletinin „ortak „ literatürünü kullanan Türk sol hareketleri, Türk emekci halkinin kendi devrimci önderligini yaratma önünde engeldir. Bunlar herkesten cok en büyük kötülügü Türk emekci halkina yapmaktadirlar. Kendi yanlis egilimlerini, yasam tarzlarini, yaklasimlarini Türkiye devrimci hareket icine tasiyarak yanlis zemine kaymasina yol acmislar ve acmaktadirlar. Yillardir bu ugursuz yaklasim Türk emekci halkina dayatildi. Türkiye devrimci hareketi sakatlatildi. Bu görülmelidir. Bu zevat yol kenarina birakilmadan Türkiye devrimci hareketi kendi önderligini yaratamaz. Kürdistan´in bilmem hangi köyünde dogmus, ilkokulu bile bittirememis insanlarin „Türk“ ve „Türkiye“ ile baslayan örgütlerin merkez komitelerini isgal ettigi bir zeminde ne Türkiye halki kendi önderligini yaratabilir, ne de Türkiye devrimci hareketi kendi gercek mecrasinda gelisebilir. Dünden bugüne yasanan budur. Kürdistanli devrimcilerin yillardir söyledigi budur. Bunu „Kürt milliyetciligi“ne yorumladilar. Fakat yanildilar. Siyasal körlügü yasadilar. Yillardir söylediklerimiz bugünde gecerlidir. Bunu yapip yapmayacaklari onlarin sorunudur. Fakat bu gercegi görür ve geregini yaparlarsa kazanan halklarimiz olur. Kazanan devrim olur.
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.