BİR ANTLAŞMA; DÖRT İTTİHATCI BİR BOLŞEVİK
Bîşar Norşîn · 7 ay önce
Solaxî · 15.06.2006 · 2 görüntülenme
A. Haydar Koç, Dema-Nu sitesinde yayınlanan 'İki Yüzlü Düşünenler' başlıklı inceleme yazısında türk aydınlarının ikiyüzlü karakterini çok iyi tanımladığı gibi ikiyüzlülüğün anlaşılmasına kriter teşkil eden sömürge Kürdistan'ın kurtuluşuna karşıt biçimlenmeyi de iyi yakalamış. Türk aydınlarının sömürge Kürdistan'a dair şovenizmi yeterince bilinir. Avrupalı aydınların Kürdistan'a dair siyasal projelerine bakıldığında Avrupalıların da türk aydınlarıyla aynı şovenizmi paylaşmakta oldukları, hatta türk şovenizminin besleyicisi ve cüretlendiricisi oldukları kuşkuya yer kalmaksızın anlaşılır. 1 milyonluk Kıbrıs'ı bağımsız devlet olarak bünyesine kabul eden.. 100 binlik Luxemburg'u bağımsız devlet olarak bünyesine kabul eden.. etmekle kalmayıp bu devletçiklere 25 milyon Kuzeyli kürdün kaderiyle ilgili tayin edici kararlar alma hakkı bahşeden.. Filistin için bağımsız devlet hakkını savunan.. IRA, ETA, ACEH gibi örgütlerle devlet düzeyinde temas kuran, arabulucuk girişimleriyle meşruiyet sağlayan.. Ama Kürdler bahse konu olunca, köy belediye başkanları yada festival komiteleri aracılığıyla 'çok iyi oynadınız çocuklar' demenin dışında kürdlere kendi ulusal kaderini tayin etme haklarının teslimi anlamına gelecek imalardan dahi titizlikle kaçınan.. Kürdlere siyasal özerkliği bile çok görerek Kürdistan Sorununu kültürel haklar düzeyine kaydıran.. Kürdistan'ın askeri operasyonlar, soykırımlar ve tehcirlerle kontrol altında tutulmasına 150 yıldır askeri-siyasi-ekonomik destek sunarak niteliği gün gibi ortada olan türk faşizminin varlık nedeni olmayı görev edinen.. Evet.. Avrupa ve Avrupalı aydınlardan bahsediyorum.. İkiyüzlülüğün türkleri aratmayacak katmerli örnekleri aynı zamanda türk şovenizminin dayandığı-beslendiği kaynakları da işaret ediyor.. Ya bizimkiler..? Bir yandan 'Kürd milletinin kendi kaderini tayin hakkı' derken, diğer yandan 'Türkiye Avrupa Birliğine alınmalıdır' demiyorlarmı? Avrupa Birliği kürdlerden siyasal otonomiyi bile esirgemek değilmi? Avrupa Birliği'nin yetkili ağızları, deklare edilen belgeler tahtında kürdlere kültürel haklarla yetinip Türkiye Cumhuriyeti içerisine monte edilmeyi kabulden öte bir milim hak bırakıyormu? Aynı kültürel haklar Lozan'la garanti edilmiş olup, Lozan, Türk devletinin kuruluş belgesi ve maddeleri anayasa hükmünde bir uluslararası antlaşma olmasına reğmen Türk devletinin ırkçı-inkarcı uygulamaları nedeniyle 'Kürd' sözcüğü bile kanla, işkenceyle, hapisle, sürgünle yasaklanagelmiş değilmi? Avrupa Birliği'nin, 40 milyon nüfuslu bir ülke olarak Kürdistan'ın fiili varlığını her resmi belgesinde özenle inkar etmekte olduğu gerçeğinin ışığında Lozan'a işlerlik kazandırmaktan başka bir amacı yada anlamı varmı? Lozan, Kürdistan'ın paylaşılarak ortadan kaldırılması, kürd milletinden kendi devletini kurma hakkının zorla gaspedilmesi değilmi? 'Kürdler kültürel haklarla yetinmezlerse bütün Avrupa devletlerini topyekun karşılarında görürler' açıklaması daha dün Avrupa Birliği yetkilileri tarafından kürdlere yöneltilmiş bir tehdit olmasının dışında, Avrupa Birliği'nin Lozan'a hangi ölçülerde itibar ettiğinin kanıtı değilmi? Bir yandan 'Kürd milletinin kendi kaderini tayin hakkı' derken, diğer yandan 'Türkiye Avrupa Birliğine alınmalıdır' demek, biri yekdiğerinin zıddı-inkarı olan, uzlaşmaz karakterdeki iki eğilimi aynı anda omuzlamaktan kaçınamamış kürd siyasetçilerinin Kürdistan gerçeğinden hatta siyasal bilimlerin asgari kurallarından habersiz olmalarının ötesinde çifte standardına, ikiyüzlülüğüne kanıt teşkil ediyor.. Köleliği vazeden siyasi pratikle özgürlüğü savunuyor görünmenin nedenlerine inildikçe kürd siyasasının da sakatlıklarını ve ikiyüzlülüğünü türklerle aynı kaynaktan devşirdiği, aynı kaynaktan beslenmekte olduğu aşikardır. Bize de; Dert bir değil elvan-elvan Takatsiz kalmışım yayan Bir derdime bin dert koyan.. şeklindeki türküyü anımsamak düşüyor... Nasılsa Yado bir 'türkü' ve isimsiz 'ülkemde' söyleniyor. Bağımsızlık sembolleri türküye indirgendikten sonra bir ''türkü'' de Solaxî çığırmışsa çok mu görülür? 16 Haziran 2006 Solaxî
Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.