Siyaset

Derfetên Zêrîn

Rojhat Badikî · 22.06.2011 · 2 görüntülenme

Derfetên Zêrîn

Sömürge ve ezilen halkların, ulusal bağımsızlık mücadelelerinde bazı anlarda ortaya çıkan anı gelişmeler, o halkınde geleceği, yazgısı üzerinde çok önemli rol oynar. Bir anlık olarak ortaya çıkan, hiç kimsenin ummadığı, beklemediği anların yarattığı, ortaya çıkardığı deprem ve artçı şoklar, bir halkın, ezilen sınıfın kaderi üzerinde belirleyici rol oynar, kaderini belirler. Kürtçe deyimle bunu ‘’ Derfetên Zêrîn’’ olarak ta adlandırabiliriz. Bu tür gelişmeler, Kurdistan tarihinde dönem dönem ortaya çıkmasına rağmen, ulusal davanın aktörleri bu fırsat ve gelişmelerden yeterince yararlanma ustalığını gösterememişlerdır. Bu biraz da yetenek, olay olguları önceden görebilme yetisi ve siyaset-politika ve mücadeleyi yönetebilme yönlendirmeki yetenek ve ustalıkla ilgili bir durumdur.


1991 ve 2003 tarihleri, Kurdistan’ın güneyi olduğu kadar, Kurdistan’ ın diğer parçaları açısında da önemli birer dönüm noktalarıydı. Bu gün, bu süreçlerde yaşanılanlar, Kurdistan’ ın güneyinde detaylı bir şekilde tartışılıyor ve bağımsız Kurdistani analistlerin ulaştıkları ortak görüş, Güney Kurdistan politik önderliğinin ‘’ Derfetên Zêrînî’’ kaçırdıklarıdır.


Derfetên Zêrînleri kaçırma, Kurdistan ulusal davası ve Kurdistan ulusal önderliğinin ortak kaderi ve ayni zamanda ortak büyük zaafıydı. Bunun bir çok nedenleri olmalarına rağmen, bu konuda iki önemli eksiklik, iki temel hata her zaman başat roldeydi. Bunlardan biri ve en önemlisi, günümüzde kendisini yakıcı bir şekilde dayatan, Kurdistan sorununu, sömürgeci devletlerin bir iç sorunu olarak görme ve çözüm arayışlarını, sömürgeci devletlerin başkantlerinde görme anlayışı diğeri ise kendine güvenmeme, halkının gücüne inanmama ve kendi halkını ikinci sınıf vatandaş, sömürgeci güçlerin halkları ile ayni ve eşit statüde görmeme anlayışıdır.


Bu temel hatalar günümüzde de kendini dayatmaktadır. Türkiye ve Kurdistan’ da yapılan seçimler ve bu seçimler etrafında yaydırılan umutlar, geçmişimizin hatalarını tekrarlatmaktan öte, Kurdistan ulusal davasını yanlış bir eksende, sömürgeci sistem içersinde sistemin yedek bir gücü haline getirilmektedir. Parlamento, TBMM’ sini bir umut olarak görme ve bunu halkına dayatma artık sıradan günlük rutin bir görev haline getirilmiştır. Sömürgeci Türk devletinin ırkçı ve faşist parlamentosunda, Kürt halkının temsilcilerine yapılanlar, bireyin kişilik haklarına yapılan bir saldırının ötesinde bir ulusun 40 milyonu aşkın bir halka yapılan bir çirkin saldırının ötesinde onun onurunu ayaklar altına alınmıştır.

Her seferinde yapılan hakeret, küfür, çirkin saldırılara fiziki saldırılar da eklenilerek yaka-paça yerlerden süründürülerek kodese tıktırılmalarına rağmen, TBMM kutsal mabet olarak, Kürt temsilciler tarafından Kurdistan halkına dayatırılmaya çalışılmaktadır. Her seferinde kovulan, onurları yerlerde süründürülenler, hiç bir şey olmamış gibi, yeniden TBMM meclisine girmek, imtiyazlarından yararlanmak için, hiç bir plan ve program olmadan birbirleri ile çelişen-yalanlayan ajitasyonlarla meydanlarda ter dökmektedirler.


Son seçimlerle birlikte komedya tekrarlanıyor, Halkın oyu ile seçilen Hatip Dicle’ nin milletvekilliği düşürülüyor.Birbirleri ile çelişen açıklamalar ardı ardına, Ahmet Türk’ın versiyonu başka Şerafettin Elçinin versiyonu başka......!


Aslında bu bir andır, Irkçı-Faşist TBMM kapılarına kapıyı kapatma, onun gerçek karekterini ortaya çıkarmaya, onu teşhir etmek için ortaya çıkmış tarihsel bir andır. Hatip Dicle’ nin milletvekilliğinin düşürülmesi, Kürt’ lere yeniden düşünme ve kendi özlerine dönme, Kurdistan davasını ulusal bir eksende sürdürme, ulusal davayı uluslararası platformlara taşıma ve TC’ nin gerçek karekterini-ırkçı-faşist ve sömürgeci yapısını teşhir etme, Kurdistan ulusal mücadelesine yeni bir ivme kazandırmak için ‘’ Derfetê Zêrîn’’ vermiştır.


Karar sizin ya TBMM kapılarında sürünen emir erleri olarak anılacaksınız yada adınızı Kurdistan tarihinde altın harflerle yazacaksınız!


Yoksa çok mu iyimser oldum!







İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.