Siyaset

Daha Fazla Hoşgörü!

Dîyar AYDÎN · 24.06.2007 · 2 görüntülenme

Asırlardan beridir Êzîdîlik-Müslümanlık arasında sorunlar sürüp gelmektedir. Duruma bakılırsa sorunların devam edeceğidir. 14 subat 2007´de Şhéxan’de baş gösteren olaylarla birlikte yeni bir tartışmayıda bereberinde getirdi.Fakat daha öncede yazılarımda belirttiğim gibi Kürd kamuoyu, özelikle (Newroz Com yazarları hariç) Kürd aydınları bu olay karşısında sessiz kalmayi tercih ettiler..Yani bu linç ve kaliam girişimini bir nevi onaylamış oldular.Dolayisiyla bu sessizlik doğal olarak Êzîdîlerin tepki götermesine neden oldu.Buda haklı ve yerinde bir tutumdu bence.Fakat Êzîdîlerin bu haklı tutumu başkalarını yani bir bütün olarak Kürd Müslümanlarını karşılarına almayı, onlara hakaret etme ve küçük düşürme hakkını vermiyor.Êzîdîler, bu konuda çok sağduyulu ve dikkatli olmalıdırlar. Çünkü Kürd milletinin ezici çoğunluğu Müslümandır ve Êzîdîler Kürd milletinin bir parçasıdırlar. Bu nedenle dini inançları farklı olsada dost ve düşmanları birdir. Kürd millet varlığına yönelen düşmanlarımız-ki bunlar sömürgecilerimizdir- Kürdler arasında Müslüman ve Êzîdî ayırımı yapmamaktadır. Yaptığı zamanda Kürd milli birliğini bozmaya yönelik hesaplarındandır.Düşmanlarımız bu tür hesaplar zemininde Kürdler arasında çatışmaları bilinçli bir şekilde organize etmekte ve Kürdleri provaka etmektedir. Kürdistan halkıda zaman zaman bu provakasyonlara geldiği bilinmektedir.Düşmanın yapmak isteyipte yapamadığını bu vesileyle Kürlerin eliyle yapmış oluyor ve kısmende olsa amaçlarına ulasmış oluyorlar.Peki biz Kürdler, hep düşmanın maşasımı olacağız? Yada düşmanlarımız biz Kürdleri hep maşa olarakmı kullanacak? Görünen o ki düşmanlarımız bu çelişkilerimizden daha çok yararlanacak.Suçlumu arıyoruz? Bence suçluyu dışarda aramaya gerk yok. Önce içimizdeki suçluları bulup teshir etmeliyiz. Suçlu nasıl bulunur? Cevabı çok basitBir kere hepimizin ortak kimliği var. Buda Kürd-Kürdistan’ı kimliktir. Bizi buluşturan zemin budur. Kürd milli zemini baz almak koşuluyla Müslüman, Hiristiyan, Yahudi, Êzîdî, Kakayi, Alevi vs. dini inanca sahip insanlarımızın birbirlerine saygı duyması, elele verip ortak çatı altında kardeşçe yaşaması zorunludur. Düşmanın oyunu bozacak olanda budur.O zaman düşmanlarımız istedikleri zaman at oynatamazlar ve kurdukları tuzağa kendileri düşerler. Çok ilginçtirki Êzîdîler ve Kürd Müslümanlar birbirleriyle tartışamıyorlar ve tartışmaya gelemiyorlar.Bu zihniyet nereden kaynaklaniyor? Bence bunun üzerinde yoğun düşünülmelidir.Iki üç gün önce Newroz Com’da Bavê Rızgar’ın „Êzîdî Tarihi Eşittir Kürd Tarihi“ diye bir makalesi çıktı. Bana göre Êzîdiliği yanlış ve hatalı bir şekilde anlatmaya çalışmış. Ayrıca Müslümanları sert bir uslupla eleştirmiş. İnanıyorumki Bavê Rızgar bunu bilinçli yapmadı/yapmamıştır. Temenin bu tür yaklaşımlardan kendisini soyutlamasıdır.Bir kere Bavê Rızgar’ın Êzîdî sayısına ilişkin verdiği rakam çok abartılı. Sanırım Êzîdî Com denen sitenin yanlış yönlendirmesinden etkilenmiştir. Oysa bu konuda Mala Êzîdîye Lı Oldenburg Derneğinden bilgi alabilirdi.Kuşkusuz Êzîdîlerle ilgili sağlıklı bir nufus sayımı yapılmış değildir. Ama herkesin ittifakla kabul ettiği sayının 1-1,5 milyon cıvarında olduğudur.Ikincisi, Güney Kürd Hükümeti, yeni bir Anayasa hazırlamaktadır. Yoğun tartışmalara yol açtığı bilinmektedir. Dinler arası sağlanacak konsesüs konusunda hassas davranacakları konusunda iyimser olmak gerekir. Bu nedenle oluorta Kürd Hükümeti yıpratılmamaya özen göstermek Kürt-Kürdistan yurtseverliği gereğidir.Sayın Bavê Rızgar bu konular çok hassas ve önemlidir, dolayısiyla bizler bu tür konularda başkaları gibi önyargılı olmamalıyiz.Gelelim Bavê Rızgar’ın makalesine gelen tepkilere. Sayın Muhamed adlı bir vatandaş, Bavê Rızgar’ın anlayışını eleştirmekten öte Êzîdîlere hakaret etmeyi önüne koymuş. Bavê Rızgar’ın düştüğü hataya kendisi düşmüş. Karşılıklı tırmandırılan bu kin niye? Kimin işine gelir? Her samimi Kürd bunu bir daha düşünmelidir.Muhamed’in yorumunda savunulacak hiç bir yan yok.Verdiği bilgilerin tümü yanlış.Êzîdîlerin Pakistan, Hindistan’da yaşadığını söylüyor. Bu doğru değil. Oralarda hiç bir Êzîdî yok. Oralarda sadece Zerdüştiler vardır. Zerdüştilerde Êzîdî değildir. Muhamed’in yanlış bildiği budur.Ikincisi, Muhamed’in “xerebê miska”da öldürülen Müsülman şahısla ilgili verdiği bilgi yanlıştır. Bahsedildiği gibi Şangal’de gelip adı geçen şahıs öldürülmedi. Sözkonu şahsı öldürenlerin anı sanı herkes tarafından biliniyor. Olayı gizemli hale getirmekle neye hizmet etmeye çalışıldığına bir anlam verebilmiş değilim.Muhamed neyin peşinde olduğunu bilmiyorum. Ama aynı köyde bir linç olayı yaşandı. Ama Muhamed bu olaydan bahsetme gereğini bile duymuyor. Neden Muhamed?O linç olayında iki gencecik insan vahşice katledild. Bir kadın öldü diye olay yerinde linç edildi. İşte öldürmeyen Allah öldürmüyor ve o kadın tüm acılara göğüs gererek yaşamaya devam etti. Halen hayattadır.Ki bu kadın, o olayda hem bir oğlunu, hemde bir yeğenini kayıp etmisti.Muhamed, bu olayı bilmiyor olamaz, ama bu olayı kınamaz. Ama namusuzluk ettiği, yanı evli bir Êzîdî kadını kaçırdığı için kadının ailesi tarafından öldürülen bir Müslümanı Êzîdîleri suçlamak için savunur. Olmadı Muhamed kardeşim. Seninki üzüm yemek değil, bağcı dövmek misali bir bütün olarak Êzîdîlere hakaret etmektir. Bu marifet değil Muhamed kardeşim.Aynı eleştirilerim Bavé Rızgar kardeşim içinde geçerlidir.Umarım bundan sonraki makale ve yorumlarımızda birbirimize karşı daha tolaranslı davranırız. Ve birbirimize karşı saygılı oluruz.Saygılarımla24 Haziran 2007

İlgili

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yapın.