'' Çukurda Debeleşmek''
Rojhat Badikî
·
13.02.2012 · 2 görüntülenme
‘’Çukurda Debeleşmek’’
Bu başlığı kullanmamın nedeni, Kurdistan politik arenasının içinde bulunduğu açmaz ve sorunlara şaşı bakma, yanlış hedef ve yönlendirme-yönlendirilme durumundandır. Değişim ve sınırların yeniden çizilme ve büyük rejim değişikliklerin yaşanıldığı süreçte, kelli-felli siyasi-politik önderlerimiz, politik kurumlarımız, düşmanın ellinde Hacivat ve Karagözleşerek, Kurdistan ulusal davasının büyüklüğü altında ezilmişlerdir.
Tutum ve davranışları, Türk basınına yansıyan demeçleri, bu ‘’ liderlerimizin’’ yıllarca buzdolabına konularak dondurulduğunu ve ihtiyaç üzeri, buzluktan çıkarıldıkları görünümünü sunuyorlar. Aslında döğmeye 1998 yıllında Öcalan’ ın Türkiye’ ye gelişi-getirilişi ile basıldı. Mücadelenin önündeki en büyük engelleli Öcalan ve şurakasını gösterenler, her ne hikmet-i keramet ise deyim yerindeyse; birer birer arazi olup, iz bırakmadan arenadan çekilmesi ile Kurdistan politik arenasında büyük bir boşluğun oluşmasına neden oldular.
1998 yıllı TC’ nin Kurdistan ulusal davası ve politik arenasını açık ve gizli bir şekilde kontrol altına alarak kademeli olarak, düzen dışına çıkan, Sömürgeci Türk devletini düşman olarak gören büyük Kürt kitlesini düzen içine çekme hamlelerini başlattı. Kürt gençliğinin, 11-17 yaş arasındaki çocuk ve genç kuşağının, taşlarla Türk panzerlerine saldırması başta şimdiki Başbakan olan Kasımpaşalı Külhanbeyi Erdoğan’ ın ağzından salyalar akıtırken, başta Kürt etiketli lider, aydın-yazar..vs kesimler olmak üzere tüm liberal-demokrat-islamcı-muhafazakar-solcu... ve kesimleri harekete geçirdi.
Ortak korku ve panik; Kurdistan politik arenasına yeni bir mücedele ruhunun yeşermesi TC ile bütün köprüleri yakıp-yıkan bir kuşağın filizlenmesiydi. Yeni kuşağın özelliği Kürt ve Kurdistan’ lılık kimliklerini korkusuzca savunup-Türk polis ve askerini düşman ve işgalcı güç olarak görüp beynine kazımasıydı. Bu ortak korku, Türkiye’ yi ortak vatan olarak gören tüm kesimleri harekete geçirdi.
Kürt ve Kurdistani militan bir ruhla yetişen kuşak ömürünü Türkiyecilik ve Türkiye’ nin bölünmesine-parçalanmasına karşı mücadele ile geçiren kimi Kürt lider ve kadrolarını panikletmesi doğal olarak Türk devletini yeni arayışlara itti. Dünya değişiyor, değişen dünyada yeni mücadele tekniklerin ortaya çıkması bir düşünce ve olayın saniyeler içersinde tüm kitlelere ulaşması ve etkilemesi, yeni Kürt kuşağını etkilememesi mümkün mü?
Uluslararası alandaki en küçük bir başarı Türkçülük duygu ve hislerini şaha kaldırıp Türk ırkçılığının sevinç ve coşkusu en değme Kürt demokratını bile ayağa kaldırırken, Kürtlerin, yeni kuşak Kürtler ezilmişliklerini, horlanmışlıklarını, bir vatan a sahip olamama duygu ve hisslerini ne zamana kadar bastırabilirler? Türk bayraklarının Kürtlerin kalbine bir hançer gibi sokmasının yaraları ne zamana kadar taşınabilir!
Türklük, Türk aidatının, Türk kültürünün, Türk tarihinin, Türk sembol ve değerlerinin, Kürtlere zorla dayatılması ve Kürtlük, Kürt aidatinin, Kürt Kültürünün, Kürt sembol ve değerlerinin küçük görülmesi aşağılanılması Türk devletinin kuruluşundan günümüze kesintisiz devam etmesi, yeni kuşak Kürtleri harekete geçirmemesi mümkün mü?
Kürt ve Türkler arasında Toplumsal kopuşun hızlanmasından olayı ki son dönemlerde Türk basın-yayınlarında birlik ve beraberlik, kardeşlik, Kürt sorunun çözülmesi! Vurgularının sık sık görülmesi nedensiz değildir. Kopuşun temelleri atılmıştır ama Kürt etiketli lider ve kadrolar halen Türkiyecilik cephesinden sorunlara yaklaşarak ‘’ Çukurlarda depreşiyorlar’’ bundan dolayı bilgi kirliliği Kürt eliyle yaptırılarak zihinler bulanıklaştırılmak isteniliyor. Mit-Polis çatışması, KCK operasyonları, Burkay’ın açıklamaları, Öcalan’ ın sözde tecriti...vs ler hedef ve gündem değiştirme ayak oyunlarıdır. Kürtlerin kendi gündemlerini yaratarak bu atmosferin dışına çıkması gerekir.
Depreşleşme, son dönemlerde daha net bir şekilde ortaya çıkmasının nedenlerı Türkiye’ nin çözülüş ve Bağımsız-Özgür Kurdistan kurulmasının ayak seslerindendir. Bunun içindır ki Kürt ve Kurdistan aidiyatının yeniden yeşermesi-kökleşmesi için Kürt ve Kurdistan’ ın mezar kazıcılarının teşhir ve tasfiye edilmesi kaçınılmazdır. 1998 yllında başlatılan Kurdistan ulusal mücadelesini sekteye uğratma senaryolarının başarı ile sonuçlanmamasının garantisı Kürt ve Türkler arasındaki toplumsal kopuşun hızlandırılmasıdır. Önümüzde duran görev, Kürt ve Kurdistani olma ve köleliliği red etmedir.
13. 02. 2012