Çözüm: Filistinlilere Devlet Hellal, Kürtlere Devlet Haram...!
Rojhat Badikî
·
21.11.2010 · 2 görüntülenme
’’ Kürt’’ sorunun çözümü konusunda, Kurdistan’ın Kuzeyi ve Türkiye genellinde yapılan tartışmalar giderek geniş bir alana yayılıyor. İlk bakışta olumlu görülen ve cuzzi bir miktarda olumluluklarda taşıyan tartışmalar, bir çok boyutu ile ele alındığında, Kurdistan sorunu konusunda bir çok handikap ve tuzaklı bir süreci de beraberinde getirdiği fark edilecektir. Bazı olgu ve gelişmelere gözünüzü kapattığınızda, denilebilir ki, resmi alanda TC tarihinde ‘’ Kürt’’ sorunu konusunda yapılan en geniş kapsamlı tartışmadır. At gözlüğü il e baktığınızda sorunu bu şekilde vasıflandırabilirsiniz.
TBMM, radyo-tv, basın-yayın, parti, demokratik-sivil toplum örgütleri.....vs vs bu denli ‘’Kürt’’ sorunu ile haşır neşir olmamıştı. Geçmişte tabu görülen ‘’Kürt’’ sorunu, bu gün rahatlıkla tartışılabiliyor. Bazı, iç ve dış olgulara gözünüzü kapattığınızda, ‘’ Kürt’’ sorununda olumlu gelişmeler yaşanılıyor ve bu sorunun çözümü için, iyimserlik beklentisi içersine girip kendi kendinizi tatmin edebilirsiniz!
Oysa olayı bir çok boyutu ile ele alıp, iç ve dış gelişmeleri, tartışılan yada tartışılmak istenilen sorunun merkezine koyduğunuzda,çok bariz bir şekilde tuzak ve handikapları görebilirsiniz. Gördüğünüzde de, ‘’ Kürt ‘’ sorunun çözümü konusunda kullanılan arguman ve kavramların, sorunu dejenere etme gibi, bir misyon ve görevi taşıdığını rahat bir şekilde görebilirsiniz. Özelliklede, bu terim ve kavramların Kürt ‘’ dostları’’ olarak bilinenler tarafında kullanılması işin vahimiyetini gözler önüne sermesi açısında, büyük bir önem taşıyor.
Kürt ‘’dostlarının’’ kullandığı terim ve kavramlar, iki temel, Kürt halkının varlık olma zemini olan, vatan ( KURDİSTAN) kavramını ebediyen ortadan kaldırma, Kurdistan halkının toplumsal hafızasını silme ve Irkçı-jenosidçi Faşist Kemalist rejiminin bütün uygulamlarını Kürt halkı nezninde, Kürt halkına onaylatıp meşrulaştırmadır. Çünkü sorun ısrarla, sorunu doğuran nedenlere inmekten ziyade, sorunun etrafında dönerek, soruna dokunuyormuş gibi görünmek ama sorunun özüne inmeden teyet geçip yüzeysel bir şekilde geçiştirmek.
Çünkü bu ‘’ dostlarımız’’ çok rahat bir şekilde, Filistin ve İsrail sorununda, iki kesim arasındaki sorunu TOPRAK ve iki ayrı ÜLKE iki ayrı HALK olarak görüp, Filistinlilerin kendi devletlerini kurmalarını meşru bir hak olarak görüp savunurken, KURDİSTAN ve TC konusunda tersi bir pozisyonla, TC kuruluş süreci içersinde hedeflediği bütün uygulama ve sonuçlarını meşru görüp, Kürt halkının bu zemin üzerinde soruna haklaşmasını öngörüyor.
Kurdistan ve Kürt halkının bin yıllardırdır yaşadığı coğrayfa inkar ve yok edileycek, yerine Kemalist rejimin, Kurdistan halkını ebediyen yok etmek için kullandığı terimler ‘’ Güney-doğu Anadolu ve Doğu Anadolu yasal ve meşru olacak, Kürt halkı ve onun temsilcileri bunu onaylayıp sorunu bu zemin üzerinde tartışacak ve bir çözüm bulacak!
Bu mümkün mü, Kurdistan halkını vatanı ve ulusal değer ve simgelerinden koparıp onun yerine Kemalist rejimini değer ve sempollerini monte etme ile sorun çözülecek mi?
Bir Milleti, Millet yapan bütün değer ve sempollerden, Kurdistan halkını, tüm dünya halkları ile eşit statüde tutacak değerlerden yoksun kılıp, başka bir halkın değer ve sempollerini empoze edip, buna da ‘’ Kürt ‘’ sorununda çözüm yolu diyeceksin! Buna ‘’ sahtekarlık’’ demeyipte ne diyeceksin? Kürt sorunun çözümü için iki halk arasında tam eşitliği savunduğunu söyleyecek ve Kurdistan halkına Türkiyeliliği dayatacaksın, Filistinlilerinde Bağımsız Filistin devlet kurmalarını tek yegane çözüm yolu olduğunda israr edeceksin!
Pes bu kadarına !
Ergenekon-Jitem davalarında görüldüğü gibi, israrla sistem, TC’ nin sömürgeci-Irçı-Jenosid ve Faşist yapısı ve bu sistemin sonuçlari gözardı edilmek isteniliyor. Bütün uygulamaların, Kurdistan halkına geçmişte, Ermeni-Rum ve diğer halklara yapılan uygulamaların; planlı ve sistemli olarak uygulandığı TC’ nin bu sistem üzerinde inşa edildiği gerçekliği red ediliyor. Bir Yanda Kemalizm lanetlenilir gibi gösterilir gibi bir tavır içersine girilirken diğer yanda, Kemalist sistemin bütün sonuçlarına sahip çıkılıp meşru görülüyor.
Ergenekon vs davalar, sistemden soyutlanarak bir kaç kişinin fevri davranışları olarak ele alınıyor.
Soruna bu yöntem ve çerçeve içersinde yaklaşıldığında, soruna gerçek bir çözüm bulamazsınız, ısrarla Türkiyeciliği, çözüm olarak dayattığınızda, Filistinlilere meşru gördüğünüz hakları, Kürt halkına meşru olarak görmezseniz, doğal olarak niyet ve çabanız sorgulanır.
Türk aydınları, Kürt dostları, gerçekten Kürt-Türk sorunun çözümünü istiyorlarsa, Kemalist sistemin bütün sonuçlarını masaya yatırmak, Türkiye ismininden başlayarak ( Çünkü bu coğrafya 87 yıl önce Türkiye diye ne bir terim ne bir coğrafya vardı ama Kurdistan adı ve coğrafyası ile vardı) Bayrak, Anayasa...vs Kemalizmin bütün sonuçları masaya yatırmalıdırlar. İttihat-ı Teraki-Kemalist sistemin soykırım-talan-yağma-sürgün yakma ve yıkmalarla Başta Kurdistan halkı olmak üzere bu coğrafyada yaşayan bütün halklara dayattığı sistemi doğru bir şekilde adlandırmazsanız, soruna doğru bir çözümde bulamazsınız.
Geri şu kalır, soruna çözüm adı altında, Kürt halkının toplumsal belleğini silmek, Kurdistan adını yok etmek ve bunun yerine Türkiye, Türk bayrağı, Türk anayasasını geçirmektır. Eğer niyet ve amacınız bu değilse, sömürgeci sistemin yeni bir versiyonla devamından yana değilseniz, sorunun adını doğru koyun!